m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Kur’anın Faziletleri

 

Kur'an'ın, Kendisini Okuyana:...

 

Kur'an'ın, Kendisini Okuyana Kıyamet Gününde Şefaatçi Olacağını Söyleyenler

 

30667. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğu nu işittim: "Kıyamet gününde Kur'an bir adam suretine girer ve dünyadayken kendisini okuyan, ancak içindeki emirlere muhalif olarak davranan adamın karşısına hasım olarak çıkar. Yüce Allah'a da: ''Rabbim! Okuyup amel etmesi için beni ona yükledin, ancak o ne kötü bir taşıyıcıydı öyle! Haramlarıma tecavüz etti ve farzlarımı heba etti. Bana muhalif şeyler yaptı ve itaat etmedi'' demeye başlar. Yüce Allah: ''Adama istediğini yap!'' diyene kadar Kur'an bu şekilde adamdan yana olan şikayetlerini sıralar. Bunun ardından da adamın elinden tutar ve yüzüstü Cehennem ateşine atıncaya kadar da bırakmaz. Sonra dünyadayken kendisini okuyup içindekilerle amel eden salih bir adamın karşısına dikilir ve: ''Rabbim! Okuyup amel etmesi için beni ona yükledin ve ne iyi bir taşıyıcıydı o! Zira haramlarıma riayet etti, farzlarımı eda etti, sana karşı gelmekten sakınıp bana tabi oldu'' demeye başlar. Yüce Allah: ''Adama istediğini yap!'' diyene kadar Kur'an bu şekilde adamdan yana övgülerini sıralar. Sonra da o salih adamın elinden tutar, kalın ipek giysiler giydirmeden, başına kralların tacını koymadan ve Cennetteki şaraplardan içirmeden de bırakmaz."

 

30668. Abdullah b. Bureyde, babasından bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanındayken şöyle buyurduğunu işittim: "Kişinin mezarı açılıp da içinden çıktığı zaman Kur'an onu bitkin bir adam suretinde karşılar ve: ''Beni tanıyor musun?'' diye sorar. Adam: ''Seni tanımıyorum'' dediği zaman, Kur'an ona: ''Senin ıssız yerlerde susuz bırakan ve gece boyu seni ayaktan tutan Kur'an'ım. Her tüccar ticaretinin peşinden gider. Sen de bu gün yaptığın alışverişin karşılığını alacaksın'' der. Bunun üzerine adamın sağ eline hükümranlık, sol eline sonsuzluk verilir, başına da vakar tacı giydirilir. Ana babasına da iki tane giysi giydirilir ki dünya ahalisi onlara paha biçemezler. Onlar: ''Ne diye bunları giydirildik?'' diye sorduklarında, onlara: ''çocuğunuzun Kurtan'ı okumasıyla'' cevabı verilir. Sonra da çocuğa: ''Oku ve Cennetin basamakları ile odalarında yüksel'' denilir. İşte o kişi Kur'an'ı hızlı da okusa yavaş da okusa, okuduğu sürece bu yükselişi de sürer."

 

30669. Ka'b(u'I-Ahbar) der ki: "Kur'an, kendisiyle dünyadayken amel eden kişiye kıyamet gününde, o ana kadar görebildiği en güzel kokular içinde en güzel bir surete bürünür. Sonra onu okuyan kişinin yanında durur. Kişiye ne zaman bir korku düşse Kur'an onun korkusunu giderip sakinleştirir ve umutlu olmasını sağlar. Kişi ona: ''Yüce Allah senin gibi bir arkadaşa hayırlar versin! Ne güzel bir yüzün ve kokun var'' der.

Kur'an o kişiye: ''Beni tanımadın mı? Gel de üzerime çık; zira dünya hayatın boyunca ben senin üzerindeydim. Ben ki senin amelinim ve amelin de çok güzeldi. Güzel olduğu için de beni güzel bir surette gördün. Amelin çok temizdi ve böyle olduğu için de benden temiz ve hoş kokular alıyorsun'' karşılığını verir. Sonra Kur'an onu taşıyıp Yüce Allah'ın huzuruna çıkarır ve: ''Rabbim! Bu, filan kişidir'' der. Oysa Yüce Allah, o kulu kendisinden daha iyi bilmektedir. Kur'an şöyle devam eder: ''Dünya hayatında meşgalesi oldum, gündüzleri onu susuz bıraktım, gece boyu onu ayakta tuttum. Beni ona şefaatçi kıL.'' Bunun üzerine o kişinin başına hükümranlık tacı konulup kralların giysisi de giydirilir. Kur'an: ''Rabbim! Bu kişi için bundan daha üstününü umuyordum'' deyince, o kişinin sağ eline sonsuzluk, sol eline de nimetler verilir. Kur'an: ''Rabbim! Her tüccar bu gün ticaretinden umduğunu buldu'' diyerek de o kişinin akrabaları için de şefaatçi olur.

Ancak kişi kafir ise kıyamet gününde ameli ona görebildiği en çirkin bir suret ve en pis bir kokuyla karşısına çıkar. Kişi ne zaman bir korkuya kapılsa ameli onun bu korkusunu daha da arttırır. Kişi: ''Allah senin gibi bir arkadaşın cezasını versin! Ne kötü bir suretin ve pis bir kokun var! Sen kimsin?'' deyince, ameli: ''Beni tanımadın mı? Beni senin amelinim. Amelin kötü olduğu için benim de suretimi öyle çirkin görüyorsun. Amelin pis olduğu için de benim kokumu pis buluyorsun'' karşılığını verir ve şöyle devam eder: ''Dünyadayken sen üzerime bindiğin için şimdi gel ben sana bineyim.'' Ameli ona bu şekilde binerek Yüce Allah'ın huzuruna çıkartır ve orada kişinin amelinden yana lehine hiçbir ağırlığı olmaz.''

 

30670. Ebu Hureyre der ki: "En güzel şefaatçi kıyamet gününde sahibi için şefaatçi olan Kur'an'dır. Zira o zaman Kur'an: ''Rabbim! Dünyadayken onun, şehvetine uymasına engel oluyordum. Onun için ona ikramlarda bulun'' deyince, kişiye keramet giysisi giydirilir. Kur'an: ''Rabbim! Ona daha fazlasını ver'' deyince, kişi keramet elbisesiyle süslenilir. Kur'an: ''Rabbim! Daha fazlasını ver'' deyince, kişiye keramettacı giydirilir. Kur'an: ''Rabbim! Daha da fazlasını ver'' deyince ise, Yüce Allah o kişiden razı olur. Yüce Allah'ın kişiden razı olmasından da kişi için daha güzel bir şey yoktur."

 

30671. Ebu Salih der ki: "Kur'an, sahibine kıyamet gününde şefaatçi olur ve o kişiye keramet elbiyesi giydirilince, Kur'an: ''Rabbim! Ona daha fazlasını ver. Çünkü o şöyle şöyleydi'' diyerek kişinin iyi vasıflarını saymaya başlar. Bunun üzerine kişiye keramet tacı giydirilir. Kur'an yine: ''Rabbim! Ona daha fazlasını ver. Çünkü o şöyle şöyleydi'' diyerek onun iyi vasıflarını saymaya başlayınca, Yüce Allah: ''Ondan razı oluyorum'' buyurur."

 

30672. Mücahid der ki: "Kur'an, sahibine kıyamet gününde şefaatçi olur ve: ''Rabbim! (Dünyadayken) beni onun içine yerleştirdin. Geceleri onu ayakta tuttum ve şehvetlerinden bir çoğuna engeloldum. Her amelin de bir karşılığının olması lazım" der. Kişiye ''Ellerini aç!'' denilir ve açılan elleri Yüce Allah'ın rızasıyla dolar. Bundan sonrasında ise Yüce Allah ona hiç öfkelenmez. Sonra ona: ''Oku ve yüksel'' denilir. Kişi okuduğu her ayetle birderece yükselir, her ayette de sevaplarına bir tane daha eklenir."

 

30673. Mansur der ki: Mücahid'in şöyle dediği bana nakledildi: "Kıyamet gününde Kur'an, sahibinin (kendisini okuyan ve amel edenin) önünde yürür. Rablerinin huzuruna geldikleri zaman, Kur'an: ''Rabbim! Her kim bir amelde bulunduysa mutlaka bunun bir karşlılığı da vardır. Beni de bunun içine yerleştirdin. Ben de onu şehvetlerinden alıkoyuyordum'' der. Bunun üzerine o kişiye: ''Sağ elini aç'' denilir ve açılan eli Yüce Allah'ın rızasıyla dolar. Sonra ona: ''Sol elini aç denilir'' ve sol eli de Yüce Allah'ın rızasıyla dolar. Bundan sonrasında da Yüce Allah o kişiye asla öfkelenmez."

 

30674. Mücahid der ki: "Doğruyu getiren ve doğrulayanlara gelince ... "l ayetinde bahsi geçen kişiler, kıyamet gününde Kur'an'la birlikte huzura gelip: ''Bize verdiğiniz şey buydu ve biz de ona tabi olduk'' diyenlerdir."

 

30675. Zazan der ki: Şöyle denilecek: "Kur'an (kıyamet gününde) şefaat eden ve bu şefaati kabul edilendir. Kendisini okuyanı savunan ve bu savunması doğrulanandır."

 

30676. İbn Mes'ud der ki: "Kıyamet günü Kur'an, sahibinin yanına gelir. Artık ya ona şefaatçi olur da onu Cennete doğru götürür, ya da aleyhinde şahitlik edip onu Cehenneme sürükler."

 

30677. Abdullah (b. Mes'ud) der ki: "Kur'an (kıyamet gününde) şefaat eden ve bu şefaati kabul edilendir. Kendisini okuyanı savunan ve bu savunması doğrulanandır. Her kim dünyadayken Kur'an'ı önder edinirse Kur'an da onu kıyamet gününde Cennete götürür. Kendisini göz ardı edeni ise kıyamet gününde Cehennem ateşine sürükler."

 

 

 

"Kur'an Sahibine ''Oku ve Yüksel!'' Denilir" Diyenler

 

30678. Ebu Said veya Ebu Hureyre -ravi A'meşı hangisi olduğunda şüphe etmiştir- der ki: "Kıyamet gününde Kur'an sahibine: ''Oku ve yüksel.. Yerleşeceğin yer okuduğun son ayetin derecesinde olacaktır'' denilir.''

 

30679. Abdullah b. Amr'dan da benzeri şu ilaveyle nakledilir: "Kendisine: ''Dünyadayken okuduğun gibi şimdi de oku'' denilir.''

 

30680. Abdullah b. Amr der ki: "Kur'an sahibine Cennete girdiği zaman şöyle denilir: ''Oku ve derecelerde yükseL. Onu dünyadayken okuduğun gibi oku. Cennetteki konumun okuduğun son ayetin yanında olacaktır''."

 

30681. Mücahid bildiriyor: "Kendisine ''Oku ve yüksel'' denilir. Kişi okuduğu her ayetle konumu bir derece yükselir, her ayette de sevaplarına bir tane daha eklenir."

 

30682. Ebu'd-Duha bildiriyor: Dahhak b. Kays şöyle derdi: "Ey insanlar! Çocuklarınıza ve ailelerinize Kur'an'ı öğretin! Kim Yüce Allah'ın Cennete sokacağı bir Müslüman olarak yazılırsa, girdiğinde yanına iki melek gelip: ''Oku ve Cennetin basamaklarında yüksel'' derler. Onu bu şekilde alıp, Kur'an hakkındaki bilgisinin bittiği yere kadar yükselterek götürürler."

 

 

 

Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Zamanında Kur'an Okuyanlar

 

30683. Katade bildiriyor: Enes'in: "(Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında) Kur'an'ı Muaz, Ubey, Sa'd ve Ebu Zeyd okur (ve okutur)lardı" dediğini işittim. Ona: "Ebu Zeyd kim?" diye sorduğumda, Enes: "Amcalarımdan biridir" dedi.

 

30684. Şa’bi bildiriyor: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında Kur'an'ı okutanlar Ubey, Muaz, Zeyd, Ebu Zeyd, Ebu'd-Derda ve Said b. Ubeyd idi. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) halifelerinden Osman dışında Kur'an'ı okutan da olmadı. Mucemmi' b. Cariye ise bir veya iki sure dışında Kur'an'ı okutanlar arasındaydı."

 

30685. Abdullah (b. Mes’ud) bildiriyor: Muaz, Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip: "Ya Resulallah! Bana Kur'an'ı oku" dedi. Resulullah da (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana: "Onu okut!" buyurdu. Ben de yanımda bulunan sureleri ona okudum. Daha sonra Muaz'la birlikte Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına gidip geldik, ancak Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kur'an'ı Muaz'a okutturdu. Muaz, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) döneminde ileri gelen Kur'an öğretmenlerinden biriydi.

 

30686. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "Bizzat Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ağzından yetmiş sureyi dinledim. Ancak Zeyd b. Sabit'in (Kur'an'ı) yazanlar arasında diğerlerine karşı iki kat üstünlüğü vardı.''3

 

30687. İbn Abbas der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında muhkem (mufassal) sureleri bir araya topladım.''

 

30688. Muhammed (b. Sirin) bildiriyor: "Ashabımız (Kur'an'ın okunuşu konusunda) ayrılığa düşmezlerdi. Çünkü Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat edene dek Kur'an'ı hepsi de Ensar'dan olan şu dört kişi okutuyardu: Muaz b. Cebel, Ubey b. Ka'b, Zeyd ve Ebu Zeyd'' 

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Kur'an'ın Fazileti Hakkında Yine Kur'an'da Zikredilen Faziletler