m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Kur’anın Faziletleri

 

"Kur'an, Yüce Allah'ın Kelamıdır" Diyenler

 

30722. Ferve b. Nevfel bildiriyor: Kendisiyle beraber mescidden evine geldiğim Habbab b. el-Eret bana: "Yüce Allah'a yakınlaşmak istersen bil ki O'na yine O'nun kelamından (Kur'an'dan) kendisine daha sevgili olan bir şeyle yaklaşamazsın" dedi.

 

 

 

Kur'an'ın Tefsir Edilmesini Kerih Görenler

 

30723. İbn Sirin bildiriyor: Ubeyde'ye Yüce Allah'ın Kitab'ından bir ayeti(n açıklamasını) sorduğumda, bana: "Sen Yüce Allah'a karşı takvalı ve dosdoğru olmaya bak. Ayetlerin iniş sebeplerini bilenlerin hepsi de vefat ettiler" karşılığını verdi.

 

30724. Amr b. Murra bildiriyor: Adamın biri Said b. el-Müseyyeb'e Kur'an'dan bir ayeti sorunca, Said ona şu karşılığı verdi: "Kur'an (ın açıklaması) hakkında bana bir şey sorma. Sen bunu Kur'an'daki her şeyi bildiğini iddia eden kişiye (ikrime'ye) sor!"

 

30725. İbn Abbas der ki: "Her kim Kur'an hakkında bilgisi olmadan bir şey derse Cehennem ateşindeki yerini hazırlasın."

 

30726. Muğire bildiriyor: "İbrahim(-i Nehai), Kur'an hakkında açıklama (tefsir) yapmayı hoş karşılamazdı.''

 

30727. Şa’bi bildiriyor: Abdullah (b. Mes'ud) ve Hz. Ali'nin öğrencilerine ulaştım. ilimler içinde Kur'an'ı tefsir etmekten daha kerih gördükleri bir şey yoktu. Ebu Bekr de derdi ki: "Yüce Allah'ın Kitabı hakkında bilmediğim halde bir şey söylemem halinde hangi gök beni altında barındırır, hangi yer beni üzerinde taşıyabilir!''

 

30728. Abdullah b. Habıb b. Ebi Sabit bildiriyor: Tavus'a, "Herhangi birinize ölüm gelip çattığında, vasiyet zamanı aranızdaki tanıklık şöyle olsun ... ''[Maide Sur. 106] ayetinin tefsirini sorduğumda, Kur'an'ı tefsir etmeyi kerih gördüğü için neredeyse beni yere çalacaktı. Nihayetinde oradakiler: "Bu, İbn Habıbi" dediler.

 

30729. Enes bildiriyor: Hz. Ömer minberin üzerindeyken: "Ve fakiheten ve ebban''[Abese, 31] ayetini okudu ve: "Fakihe'nin (meyve) ne olduğunu anladık da peki ''Ebban'' ne?" diye sordu. Sonra kendi kendine: "Ey Ömer! işte bu, seni ilgilendirmeyen bir şeye karışmaktır" dedi.

 

30730. Amir(-i Şa’bi) bildiriyor: Adamın biri bir mushafyazdı ve yazdığı her ayetin yanına açıklamasını da yazdı. Ancak Hz. Ömer onu yanına çağırdı ve mushafı makasla parça parça etti.

 

30731. ibrahim et-Tey mı bildiriyor: Ebu Bekr'e, "Ye-fakiheten ve ebban''[Abese, 31] ayetinin açıklaması sorulduğunda: "Yüce Allah'ın Kitabı hakkında bilmediğim halde bir şey söylemem halinde hangi gök beni altında barındırır, hangi yer beni üzerinde taşıyabilir!" karşılığını verdi.

 

30732. A'meş bildiriyor: Ebu Vail'e, Kur'an (ın açıklamasın)dan bir şey sorulduğu zaman: "Yüce Allah murad ettiği şeyde doğruyu söylemiştir" derdi.

 

 

 

Kur'an Okunurken Birinin: "Bu Böyle Değildir" Demesini Hoş Karşılamayanlar

 

30733. Şu ayb bildiriyor: Ebu'l-Aliye insanlara Kur'an okuturdu. Birinin yanlış okumasını düzelteceği zaman: "Bu böyle böyle değildir" demez, yerine (okuması gerektiği şekli telaffuz da ederek): "Şöyle oku" derdi. Bunu İbrahim(-i Nehai)'e aktardığımda bana dedi ki: "Sanırım arkadaşınız (Ebu'l-Aliye), ''Kur'an'dan bir harfi inkar eden tümünü inkar etmiş gibi olur'' sözünü işitmiş olmalı."

 

30734. Alkame bildiriyor: Abdullah (b. Mes'ud)'un mushaftan okurken bir yerde yanlışını gördüm ve uyardım. Bana: "Nasıl okudum ki?" diye sorunca, ona: "Ayeti mushaftaki gibi okudun; ancak filan harfi filan şekilde okudun" dedim.

 

30735. A'meş bildiriyor: İbrahim(-i Nehai)'nin huzurunda Kur'an okurdum.

Kendisinin kabul etmediği bir şekilde bir harfi söylediğim zaman bana: "Bu böyle değildir" demez, bunun yerine: "Aikame bunu şöyle okurdu" şeklinde uyarıp düzeltirdi.

 

30736. A'meş bildiriyor: İbrahim(-i Nehai) bana: "ibrahim et-Teymı senden kendisine Abdullah'ın kıratıyla Kur'an'ı okutmanı istiyor" deyince, ben: "Yapamam!" karşılığını verdim. Ancak bana: "Hayır! Yapabilirsin; çünkü kendisi bunu istiyor" dedi. Daha sonra ibrahim'i gördüğümde ona: "O zaman bu senin de olacağın bir ortamda olur ve Abdullah'ın kıraat şeklini müzakere ederiz" dedim. Ancak bana: "Beni bu işe karıştırma!" dedi. Ona: "Bunun neyinden hoşlanmıyorsun?" diye sorduğumda ise şu karşılığı verdi: "Ben: ''Bu böyle değildir'' veya ''.....'' harfinin olmadığı bir yerde: ''Vav harfi vardır'' demeyi hoş karşılamıyorum."

 

30737. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: Adamın biri İbn Mes'ud'a: "Iman edenlerve soylan kendilerini imanda izleyenler ... "[Tur, 21] ayetini sordu. Ancak ayetteki "Zürriyyetühüm" ifadesini "Zürriyyatühüm" şeklinde okudu ve bunu tekrar tekrar söyledi. Buna rağmen İbn Mes’ud ona: "Bu, böyle değildir" demedi.

 

30738. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Kur'an'ın arzedildiği bir yerde bulunmayı ve (yanlış okunması halinde): "Bu, böyle değil şöyledir" demeyi hoş görmüyorum.

 

 

 

Dünyalık işlerde Kur'an'ı Kullanmayı Kerih Görenler

 

30739. Muğire bildiriyor: "İbrahim(-i Nehai), dünyalık bir konunun konuşulduğu bir yerde Kur'an'dan ayetler okumayı kerih görürdü.''

 

30740. Hişam b. Urve bildiriyor: Babam, hoşuna giden dünyalık bir şey gördüğü zaman şöyle derdi: "Onlardan bazı gruplara, kendilerini denemek için yararlandırdığımız dünya hayatının süsü ne gözünü dikme ... "[Taha, 131]

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Kur'an Kaç Harf Üzerine Nazil Oldu?