m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Kur’anın Faziletleri

 

Değişik Surelerden Okumak

 

30887. Said b. el-Müseyyeb bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bilal'e uğradığında Bilal biraz o sureden, biraz da bu sureden okuyordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Sana uğradım da, bir o sureden bir bu sureden okuduğunu gördüm" buyurunca, Bilal: "Anam babam sana feda olsun ya Resulallah! Ben güzel olanı bir başka güzelolana katmak istedim" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Sureyi olduğu gibi oku" buyurdu.

 

30888. Ebu ishak bildiriyor: Muaz, okurken bir bu sureden bir o sureden okurdu.

Ona bunu neden yaptığı sorulduğunda, Muaz: "Kendisinden olmayan bir şeyi ona kattığımı gördünüz mü?" karşılığını verdi.

 

30889. Zeyd b. Yusey' bildiriyor: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bilal'e uğradı ... " Ravi daha sonra iki önce geçen Hatim'in rivayetinin benzerini zikreder.

 

30890. Ebu Avn bildiriyor: "Muhammed (b. Sirin)'e, bir şuradan bir buradan okuyan kişinin durumu sorulduğunda: "Bundan sakınsın! Farkında olmayarak büyük bir günaha bulaşmasın!" karşılığını verdi.

 

30891, İbn Avn bildiriyor: "Hasan(-ı Basri) iki sureyi birden okumayı kerih görür, birini bitirip de diğerine öyle başlardı."

 

30892. Velid b. Cumey' bildiriyor: Adamın biri bana şöyle anlattı: "Halid b. elVelid, Hire'de cemaate imam oldu ve kıraatini değişik surelerden yaptı. Namazı bitirdikten sonra da bize dönüp: "Cihad Kur'an'ı öğrenmekten bizi alıkoydu" dedi.

 

 

 

Ayetin Bir Kısmının Okunup Bir Kısmının Bırakılmasını Kerih Görenler

 

30893. Abdullah b. Ebi'l-Huzeyl bildiriyor: "Ashab, ayetin bir kısmının okunup bir kısmının da bırakılmasını kerih görürlerdi."

 

30894. Ata bildiriyor: Ebu Abdirrahman: "Filan ayeti (aradan) çıkardım" demeyi kerih görürdü.

 

 

 

Kur'an'ı Okumak Kendilerine Ağır Gelenler

 

30895. Ebu'l-Cevza der ki: "Taş taşımak, münafık için Kur'an okumaktan daha kolaydır."

 

 

 

Kur'an'ı Vesile Kılarak Dua Edenler

 

30896. Zeyd b. Ali bildiriyor: Evinde olan Ebu Cafer'e uğradığımda şöyle dua ediyordu: "Allahım! Kur'an'la beni bağışla. Allahım! Kur'an'la bana merhamet et. Allahım! Kur'an'la beni hidayete erdir. Allahım! Kur'an'la beni rızıklandır."

 

 

 

Kur'an'daki Ağır Sureler

 

30897. İbn Abbas bildiriyor: Hz. Ebu Bekr: "Ya Resulallah! Saçlarını ağartan nedir?" diye sorunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Hud, Vakı'a, Mürselat, Nebe ve Tekvir sureleri saçlarımı ağarttı" karşılığını verdi.

 

30898. Zir bildiriyor: Huzeyfe: "Sizler Tevbe suresi diyorsunuz; ancak o, Azap suresidir" dedi.

 

30899. ikrime der ki: "Tevbe (Berea) suresi, inmeye devam etti ki sonunda Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) as ha bı tedirgin olmaya başladılar. Bu sAreye "el-Fadiha (ifşa eden)" adı da verilirdi."

 

 

 

Kur'an'da, Tevrat ve incil'e Benzetilenler

 

30900. Abdullah (b. Mes'ud) der ki: "Uzun sAreler Tevrat'a, Miun (yüze ayetli) sureler incil'e, Mesani (yüzden az ayetli sureler) Zebur'a benzer. Kalanlar da diğerlerinde olmayıp Kur'an'da bulunanlardır."

 

30901. A'meş bildiriyor: "liYemin olsun, zikirden sonra Zebur'da şunu yazmıştık ... "[Enbiya, 105] ayeti hakkında Said b. Cübeyr: "Kur'an, Tevrat ve incil" dedi.

 

30902. Davud bildiriyor: "Yemin olsun, zikirden sonra Zebur'da şunu yazmıştık ... "[Enbiya, 105] ayeti hakkında Şa’bi dedi ki: "Davud'un Zebur'unda, Musa'nın zikrinden (Tevraftan) sonra" anlamındadır."

 

30903. Abdullah b. Rebah bildiriyor: Ka'b(u'I-Ahbar)'ın şöyle dediğini işittim:

"Tevrat'ın ilk sAresi Enam sAresine, son sAresi de HAd sAresine benzer."

 

 

 

Kur'an'da "Ye" ile "Te" Harfi Üzerindeki ihtilaflar

 

30904. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "Bir kelimedeki harfin "ye" harfi mi yoksa "te" harfi mi olacağı konusunda şüpheye düşerseniz, harfi "ye" yapın. Zira Kur'an müzekkerdir; siz de onu müzekkerlik sıgasıyla telaffuz edin."

 

30905. Ebu Abdirrahman es-Sülemi der ki: "Kur'an'daki bir kelimede harfin "ye" harfi mi, yoksa "te" harfi mi olacağı konusunda şüpheye düşerseniz, harfi "ya" yapın. Zira Kur'an "ye" sıgasıyla nazil olmuştur."

 

30906. Abdullah (b. Mes'ud) der ki: "Kur'an'daki bir kelimede harfin "ye" harfi mi yoksa "te" harfi mi olacağı konusunda şüpheye düşerseniz, harfi "ya" yapın. Zira Kur'an müzekkerdir; siz de onu müzekkerlik sıgasıyla telaffuz edin."

 

30907. İbn Mes'ud der ki: "Kur'an müzekkerdir; siz de onu müzekkerlik sıgasıyla telaffuz edin."

 

 

 

Çocuklara Kur'an Ne Zaman Öğretilir?

 

30908. Amr b. Şuayb bildiriyor: "Abdulmuttalib oğullarından bir erkek çocuğu düzgünce konuşmaya başladığı zaman, yedi yaşlarında Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona şu ayeti öğretirdi: "Hamd, çocuk edinmeyen, mülkte ortağı olmayan ve düşkünlükten dolayı yardımcıya da (ihtiyacı) bulunmayan Allah'adır." O halde O'nu tekbir edebildikçe tekbir et."

 

30909. Hasan b. Amr bildiriyor: Küçükken babam beni Said b. Cübeyr'in yanına götürdü. Said, babama: "Buna Kur'an'ı öğretiyor musun?" diye sordu.

 

30910. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Onlar (Sahabe ve Tabiun), akil baliğ oluncaya kadar çocuklarına Kur'an öğretmeyi hoş görmezlerdi."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Kur'an Okuyana Haset