|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
İman |
imanın Sıfatları
Hakkında
30955. Enes b. Malik
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Müslümanlık açıktan,
iman ise kalpte olur" buyurdu ve eliyle göğsünü işaret ederek şöyle devam
etti: "Takva işte buradadır! Takva buradadır! "
30956. Enes,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Emaneti (güvenilirliği) olmayanın imanı da olmaz!"
30957. Hz. Ali der ki:
"iman kalpte beyaz bir nokta olarak başlar. iman arttıkça bu noktanın
beyazlığı da artar ve sonunda tüm kalp beyaz kesilir. Nifak ta kalpte siyah bir
nokta olarak başlar. Nifak arttıkça da bu siyah nokta çoğalır ve sonunda tüm
kalp siyah kesilir. Canım elinde olana yemin olsun ki şayet bir müminin kalbini
yaracak olsanız onun beyaz olduğunu, münafığın da kalbini yaracak olsanız
kalbinin siyah olduğunu göreceksiniz."
30958. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Kişi bir günah işlediği zaman kalbine siyah bir nokta
düşer. Diğer bir günahı işlediğinde başka bir nokta belirir ve bu şekilde de
kalbi alaca bir koyunun rengine dönüşür."
30959. Hişam, babasından
(Urve'den) bildiriyor: ''Kulun güvenirliliği ne zaman azalsa imanı da mutlaka
eksilir.''
30960. Ubeyd b. Umeyr
der ki: ''iman (kişiyi günahlardan) sakındırır.''
30961. Nafi' b. Cübeyr
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kurban günü Bişr b. Suhaym
el-Gifari'yi gönderip insanlara: ''Cennete ancak mümin olan kişiler
girebilir!" diye seslenmesini istedi.
30962. Hişam b. Urve,
babasının şöyle dediğini nakleder: ''Birinin namazı ve orucu sizi aldatmasın!
Çünkü dileyen oruç tutar, dileyen de namaz kılar. Ama bilin ki emaneti
(güvenilirliği) olmayanın dini de olmaz!"
30963. Ebu Cafer
el-Hatmı, babasından, o da dedesi Umeyr b. Habıb b.
Humaşe'den nakleder:
Kendisi: ''iman artar ve eksilir" dedi. Ona: ''Onun artması ve eksilmesi
nasılolur?" diye sorulunca da şöyle karşılık vermiştir: ''Eğer Yüce
Allah'ı anar ve ondan sakınırsak bu durumda artar, ancak ondan gafil olur,
unutur ve heba edersek, eksilmesi de bu şekilde olur."
30964. Nafi' der ki: İbn
Ömer şöyle dua ederdi: "Allahım! imanı, bana verdiğin gibi benden çekip
alma!"
30965. Galib b. Bekr der
ki: Bu mescidin en üstün adamı bana sorulsa ve: "Bu kişinin, mümin
olduğuna, imanının tamamlanıp nifaktan da uzak durduğuna şehadet eder
misin?" dense, böyle bir şeye şehadet etmem. Zira şehadet edecek olsam o
kişinin Cennete gireceği ne de şehadet emiş olurum. Yine bana bu mescidin en
kötü veya pis -buradaki tereddüd ravi Ebu Bekr'e aittir- adamı sorulsa ve:
"Bu adamın münafık olduğuna, nifakının da tamamlanmış ve imandan uzak
olduğuna şehadet eder misin?" dense böyle bir şeye şehadet etmem. Zira
şehadet edecek olasam o kişinin Cehenneme gireceği ne de şehadet etmiş
olurum."
30966. Osman b. Safiyye
el-Ensarı bildiriyor: Abdulah b. Abbas, hizmetçilerinden birine: "Seni
evlendireyim mi? Zira zina eden hiçbir kul yoktur ki Yüce Allah ondan imanın
nurunu söküp almasın" dedi.
30967. Hz. Aişe,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Zina eden hiçbir kişi yoktur ki bu işi yaparken mümin olsun. Yine
hırsızlık yapan hiçbir kişi yoktur ki bu işi yaparken mümin olsun."
"Ben Müminim"
Diyenler
30968, Ebu Kılabe
bildiriyor: Abdullah b. Mes’ud'a giden elçi bana şöyle bildirdi: Abdullah'a
sordum: "Allah adına söyle! Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
zamanında insanların, gizlide mümin-açıkta mümin, gizlide kafir-açıkta kafir ve
açıkta mümin olanın gizliden kafir gibi olduğu, şeklinde olmak üzere üç
sınıftan meydana geldiğini bilmiyor musun?" Abdullah: "Allah şahit
olsun ki evet, biliyorum" dedi. Ona: "Peki sen hangi
sınıftaydın?" diye sorduğumda, Abdullah: "Allah şahit olsun ki ben
gizlide de açıkta da mümindim; zira ben bir müminim" karşılığını verdi.
Ebu İshak der ki:
Abdullah b. Ma'kil ile karşılaştığımda ona: "Salih kimselerden olan
bazıları, ''ben müminim'' dememden dolayı beni kınıyorlar" dedim. Abdullah
b. Ma'kil de bana: "Mümin olmasan hüsranda ve zararda olursun zaten!"
karşılığını verdi.
30969. ibrahim et-Teymı
der ki: "Biriniz: ''Ben müminim'' dediği zaman Vallahi eğer doğru
söylüyorsa, Yüce Allah doğruyu söylüyor diye ona azap verecek değildir. Ancak
şayet yalan söylüyorsa söylediği bu yalandan daha ağır olan bir küfre bulaşmış
olur,"
tekrar gelecektir. Bu
hadisin isnadı sahilitir. Hadisi Ebu Nuaym, Hilye (6/256) yazarın isnadıyla,
Bezzar (Zevaid 112) ve Taberani, M. el-Evsat (1253) rivayet etmişlerdir.
30970. ibrahim(-i
Nehai), (Alkame'den) nakleder: Adamın biri ona: "Sen mümin misin?"
diye sorunca, Alkame: "Öyle olmayı umuyorum" karşılığını verdi.
30971. Haris b. Amira
ez-Zubeydi bildiriyor: Şam bölgesinde veba baş gösterince Muaz, Humus ahalisine
bir hutbe verdi ve şöyle dedi: "Bu veba, Rabbinizden bir rahmettir,
Peygamberinizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) duasıdır, sizden önceki
salihlerin ölümüne sebep olan şeydir. Allahım! Muaz ailesini de vebadan yeteri
düzeyde nasiplendir."
Muaz minberden indiği
zaman ise biri yanına geldi ve: "(Oğlun) Abdurrahman b.
Muaz vebaya
yakalandı" diye haber verdi. Muaz: "İnna lillahi ve inna ileyhi
raciun" dedi ve oğluna doğru yöneldi. Abdurrahman onun geldiğini görünce:
"Andolsun ki, sana Rabbinden hak gelmiştir. O halde sakın şüphe edenlerden
olma!"[Bakara 147] dedi. Muaz da ona: "Inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın"[Saffat,
102] şeklinde karşılık verdi.
Sonrasında Muaz'ın
ailesi teker teker ölmeye başladılar ve en son kendisi de vebaya yakalandı.
Yanına Haris b. Amıre ez-Zubeydı geldi. Bir ara Muaz kendinden geçti ve kendine
geldiğinde Haris'in ağladığını gördü. Ona: "Neden ağlıyorsun?" diye
sorunca, Haris: "Seninle beraber gömülecek olan ilme ağlıyorum"
karşılığını verdi. Bunun üzerine Muaz şöyle dedi: "Şayet mutlaka ilim
öğrenmek istiyorsan onu Abdullah b. Mes'ud'dan, Uveymir Ebu'd-Derda'dan ve
Selman el-Farisi'den öğren. Ancak yanılan alimlerden sakın I"
Haris dedi ki: "Ona
''Allah seni ıslah etsin bunu nasıl bilebilirim?'' diye sorduğumda, bana:
''Hakkın kendisiyle bilinebileceği bir nuru bulunur'' dedi."
Sonra Muaz öldü, Haris
de Abdullah b. Mes'ud'a gitmek üzere Kufe'ye doğru yola koyuldu. Kapısına
ulaştığı zaman da kapıda Abdullah'ın öğrencilerinden bir grubun sohbet
ettiklerini gördü. Söz aralarında dolaştı ve sonunda kendisine: "Ey Şamlı!
Sen mümin misin?" diye sordular. Haris: "Evet!" karşılığını
verdi. Ona: "Yani Cennet ahalisinden misin?" diye sorduklarında,
Haris: "Günahlarım var ve Yüce Allah bu günahlarıma karşı bana ne yapar
bilmiyorum. Şayet bunların bağışlanacağını bilseydim, Cennet ahalisinden
olduğumu sizlere bildirirdim" karşılığını verdi.
Onlar bu haldeyken
yanlarına Abdullah çıktı. Ona: "şu Şamlı kardeşimizin durumu şaşırtıcı
değil mi? Mümin olduğunu iddia ediyor, ama Cennet ahalisinden olduğunu
söyleyemiyor" dediler. Abdullah da: "Şayet birini söylesem öteki de
zaten onu takip eder" karşılığını verdi. Bunun üzerine Haris: "Biz
şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na
döneceğiz."[Bakara, 156] Allah, Muaz'a hayırlar ihsan etsin!" dedi.
Abdullah: "Vay sana! Muaz da kim?" diye sorunca, Haris: "Muaz b.
Cebel" dedi.
123
Abdullah: "Ne dedi
ki?" diye sorunca, Haris şöyle karşılık verdi: "''Yanılan alimlerden
sakın'' dedi. Allah adına yemin ederim ki bu, senin bir yanılmandır ey İbn
Mes'ud! iman da, Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret
gününe, Cennet ve Cehenneme, öldükten sonra tekrar dirilmeye ve hesaba
çekileceğimize inanmamızdır. Günahlarımız var ve Yüce Allah bunlara karşı bize
ne yapar bilmiyoruz. Şayet bu günahların bağışlanacağını bilseydik o zaman:
''Biz Cennet ahalisindeniz'' diyebilirdik." Bunun üzerine Abdullah:
'Vallahi doğru söyledin! Bu benim bir yanılmamdı" dedi.
Bir Müminde
Bulunabilecek ve Bulunamayacak Sıfatlar
30972. Ebu Zer dedi ki:
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Kulu Cehennemden ne kurtarabilir?"
diye sorduğumda, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Yüce
Allah'a iman" buyurdu. Kendisine: "Ya Resulallah! imanla birlikte
amel de gerekiyor mu?" diye sorduğumda, bana: "Yüce Allah'ın sana
bahşettiklerinden de dağıtırsın" veya: "Yüce Allah'ın kendisine
bahşettiklerinden de dağıtır" buyurdu.
30973. Ümmü Muhammed der
ki: Adamın bir Hz. Aişe'ye: "iman nedir?" diye sordu. Hz. Aişe:
"Uzunca mı anlatayım, yoksa kısa mı tutayım?" deyince, adam:
"Kısa ve özlü olsun" karşılığını verdi. Bunun üzerine Hz. Aişe:
"Yaptığı iyiliğe sevinen, yaptığı kötülüğe de üzülen kişi mümindir"
dedi.
30974. Abdullah (b.
Mes’ud), Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
nakleder: "Mümin kişi ona buna dil uzatan, lanet okuyan, davranışları kötü
olan veya ağzı bozuk olan kişi değildir."
30975. Sa'd (b.
EbIVakkas) der ki: "Mümin tüm günahlara bulaşabilir; ancak ihanet ve
yalana asla!"
30976. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Mümin tüm günahlara bulaşabilir, ancak ihanet ve yalana
bulaşamaz."
30977. Ebu Umame,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Mümin tüm günahlara bulaşabilir; ancak ihanet ve yalana bulaşamaz."
30978. Ebu Musa,
Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Ahir zamanda gecenin koyu karanlığı gibi aşamalı bir şekilde fitneler
çıkacaktır. Bu zamanlarda kişi, mümin bir şekilde sabahlar, ama bir kafir
olarak akşamı bulur. Mümin bir şekilde geceler, ama bir kafir olarak
sabahlar."
30979. Muaviye b.
el-Hakem es-Sülemi bildiriyor: Uhud ve oraya yakın olan Cevvaniyye'de
koyunlarımı otlatan bir cariyem vardı. Bir gün onu kontrol ettiğimde
koyunlardan birini kurdun götürdüğünü fark ettim. Ben de bir insanım ve diğer
insanlar gibi de üzülürüm. Bu üzüntüyle de ona bir tane vurdum. Bunun üzerine
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldim. Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) ise bu yaptığımı çok ağır buldu. Ona: "Ya Resulallah!
Onu azat edeyim mi?" diye sorduğumda, bana: "Cariyeyi yanıma getir"
buyurdu. Getirdiğimde ise ona: "Allah nerede?" diye sordu. Cariye:
"Gökte" karşılığını verdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
ona: "Ben kimim?" diye sorunca da, cariye: "Sen Allah'ın
resulüsün" dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
bana: "Onu azat et! Zira o bir mümindir" buyurdu.
30980. Hakem der ki:
Adamın biri Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldi ve: "Annemin
mümin bir köleyi azat etme borcu var. Benim de yanımda siyah Acem bir cariyem
var'' dedi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) adama: "Onu
getir" buyurdu. Getirince de ona: "Allah'tan başka ilah olmadığına,
benim de Allah'ın Resulü olduğuma şehadet ediyor musun?" diye sordu.
Cariye: ''Evet!'' deyince de, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
adama: "Onu azat et!" buyurdu.
Bir Bölüm
30981. Ebu Hureyre,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Mümin, rüzgarla devamlı eğilen ekine benzer ve belalar üzerinden hiç
eksik olmaz. Kafir ise sedir ağacına benzer ki kesilinceye kadar hiç hareket
etmez."
30982. İbn Ka'b b.
Malik, babası Ka'b'dan, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurduğunu nakleder: "Mümin bir ekin dalına benzer. Olgunlaşıncaya kadar
rüzgarla kah eğilir, kah doğrulur. Kafir ise kökü üzerinde duran sedir ağacına
benzer. Bir defada kökünden sökülünceye kadar hiç hareket etmez."
30983. Beşir b. Nehık
bildiriyor: Ebu Hureyre: "Zayıf mümin, rüzgarın önünde bir eğilip bir
doğrulan ekin destesine benzer" dedi. Kendisine: "Peki ya güçlü
mümin?" diye sorduğumda ise: "Her an meyve veren, aynı zamanda
gölgesinden de faydalanılan ve rüzgar karşısında eğilmeyen hurma ağacına
benzer" dedi.
30984. Abdullah b. Amr
der ki: "Mümin hurma ağacına benzer. Temiz şeylerden beslenir ve temiz'
meyveler verir.''
30985. Ebu Musa,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Mümin mü mine karşı birbirini perçinleyen duvar gibidir."
30986. Amr b. Şurahbıl,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Ammar kemiklerinin iliğine kadar imanla doludur."
30987. Hani b. Hani
bildiriyor: Hz. Ali'nin yanında otururken içeriye Ammar girdi. Hz. Ali onu
şöyle karşıladı: ''Temiz olan ve temiz olduğu bildirilen kişi hoş gelmiş!
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim:
"Ammar, kemiklerinin iliğine kadar imanla doludur."
30988. Hasan(-ı Basri)
der ki: ''İman gösterişle ve temenniyle olan bir şey değildir.
Aksine iman, kalpte
yerleşen ve amelle onaylanan bir şeydir.''
Bir Bölüm
30989. Mücahid nakleder:
İbn Abbas kölelerine: "içinizden her kim aile sahibi olmak istiyorsa onu
evlendiririz. Zira içinizden biri zina ettiği zaman Yüce Allah ondan imanın
nurunu çekip alır. Artık dilerse geri onu iade eder, vermeyi dilemediği zaman
da kişiyi o nurdan mahrum bırakır" dedi.
30990. Tavus der ki:
"Şu Irak ahalisinden kardeşlerimize hayret! (Zalim lakaplı vali) Haccac'ı
mümin sayıyorlar."
30991. Şa’bi der ki:
"Onun (Haccac'ın) tağuta iman edip, Yüce Allah'ı inkar ettiğine şehadet
ederim."
30992. Abdullah b. Amr
der ki: "insanlara öyle bir zaman gelecek ki toplanıp mescitlerde namaz
kılacaklar, ancak içlerinde tek bir mümin dahi bulunmayacaktır."
30993. Asım bildiriyor:
Talk b. Habıb'e: "Bize takvayı vasfet" dediğimizde şöyle karşılık
verdi: "Takva, Yüce Allah'ın nuruyla ona itaat etmek ve rahmetini
ummaktır. Yine takva, Yüce Allah'tan gelen bir nurla ona karşı gelmekten
sakınmak ve ondan korkmaktır."
30994. Mansur der ki:
ibrahim(-i Nehai), (zalim vali) Haccac'ı andığı zaman:
"Allah'ın laneti
zalimlerin üzerine olsun!" derdi.
30995. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Haccac (ın mümin olmadığı) konusunda şüpheye düşeni Yüce Allah
kınasın!''
30996. İbn Abbas, Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Komşusu
açlıktan kıvranıp uzanırken kendisi tok yatan mümin değildir."
30997. Talk b. Habib
bildiriyor: Enes b. Malik şöyle dedi: "Şu üç şey kendisinde bulunan kişi
imanın tadı ve güzelliğine erebilir: Yüce Allah ve Resulünü diğer her şeyden
daha çok fazla sevmesi, Yüce Allah için sevip yine onun için buğzetmesi. ..
" Talk der ki: "Enes, (üçüncü olarak) şirkten bahsetti."
30998. Urve bildiriyor:
Misver b. Mahreme ile İbn Abbas, suikasta uğradığı zaman Hz. Ömer'in yanına
girdiler ve: "Haydi namaza!" dediler. Ömer de: "Namazı heba eden
kişinin islam'dan hiçbir nasibi olamaz!" dedi ve yarasından kan sızar bir
şekilde namazı kıldı.
30999. ibrahim(-i Nehai)
nakleder: Alkame arkadaşlarına şöyle derdi: "Haydi gidelim de imanımızı
arttıralım.''
31000. Esved b. Hilal
el-Muharibi bildiriyor: Muaz bana: "Haydi otur da biraz iman edelim (Yüce
Allah'ı zikredelim)" dedi.
31001. Muaviye b. Kurra
bildiriyor: ''Ebu'd-Derda şöyle derdi: ''Allahım! Senden daimi bir iman,
yararlı bir ilim ve bizi daima doğru tutan bir hidayet dileriz.'' Bu söz
üzerine bilirdik ki daimi olmayan bir iman, yararı olmayan bir ilim ve kişiyi
doğru kılmayan bir hidayet de olabilir.''
31002. Esved b. Hilal
bildiriyor: Muaz, kardeşlerinden bir adama: ''Otur da biraz iman edelim"
der ve oturup Yüce Allah'ı zikreder, ona hamdederlerdi.
31003. Zir bildiriyor:
Hz. Ömer, arkadaşlarından bir veya iki kişinin ellerinden tutar ve onlara:
''Kalk da imanımızı arttıralım!" derdi.
31004. Selman der ki:
''Beş vakit namaz, ganimetteki hisseler gibidir. Beş hissesi olan, dört hissesi
olandan daha üstündür. Dört hissesi olan, üç hissesi olandan daha üstündür. Üç
hissesi olan, iki hissesi olandan daha üstündür. iki hissesi olan, bir hissesi
olandan daha üstündür. Yüce Allah kendisine islam'dan bir hisse verdiği kişi,
hiç hissesi olmayanla bir değildir."
31005. Ebu Hureyre der
ki: "iman. bir nurdur. Her kim zina ederse iman kendisinden ayrılır. Şayet
kişi kendini kınar ve pişman olursa iman ona geri döner."
31006. Ebu Hureyre,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
liMüminler içinde imanı en kamil olan kişi, ahlak! en iyi olandır."
31007. Ebu Hureyre,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Müminler içinde imanı en kamil ve en üstün olan kişi, ahlakı en iyi
olanıdır."
31008. Hz. Aişe,
Resulullah'ın (ço 110 110 'lU olep veselle..'') şöyle buyurduğunu nakleder:
"Müminler içinde imanı en kamil olan kişi ahlakı en iyi olandır."
31009. Ebu Hureyre,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Müminler içinde imanı en kamil olan kişi, ahlakı en iyi olandır.''
31010. İbn Ömer der ki:
''Haya (utanma duygusu) ve iman beraber kılınmışlardır.
Biri gitse diğeri de yok
olur.''
31011. Alkame
bildiriyor: Adamın biri Abdullah (b. Mes’ud)'un yanında: ''Ben müminim''
deyince, Abdullah ona şöyle karşılık verdi: ''Ben Cennetliğim de desene! Bunun
yerine: ''Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine inanıyoruz''
de.''
31012. ibrahim(-i Nehai)
der ki: ''Alkame'ye: ''Sen mümin misin?" diye sorulduğunda, kendisi:
''Öyle olduğunu umuyorum'' dedi.
31013. Hz. Aişe der ki:
''İnşallah sizler birer müminsiniz.''
31014. Ebu Abdirrahman
der ki: ''Birinize: ''Sen mümin misin?'' diye sorulursa sakın (imanından)
şüpheye düşmesin."
31015. Abdullah b. Yezid
der ki: "Birinize: ''Sen mümin misin?'' diye sorulduğu zaman sakın
imanından yana şüpheye düşmesin."
31016. Musa b. Ebi Bekr,
adını vermediği birinden, o da babasından nakleder: '%n Mes'ud'un: ''Ben
müminim'' dediğini işittim."
31017. Ebu Vail
bildiriyor: Adamın biri gelip şöyle dedi: Bir kafileyle karşılaştım. Onlara:
"Siz kimsiniz?" diye sorduğumda, onlar: "Biz müminleriz!"
dediler. "Biz Cennetlik olanlçırdanız" deseydiler ya I" dedi.
31018. Ma'mer
bildiriyor: ibrahim(-i Nehai) ile Tavus, kendilerine mümin olup olmadıkları
yönünde bir soru sorulduğu zaman: "Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve
peygamberlerine iman ediyoruz" derlerdi.
31019. Şeybanı
bildiriyor: Abdullah b. Ma'kil ile karşılaştığımda ona: "Salih kimselerden
olan bazıları, ''Ben müminim'' dememden dolayı beni kınıyorlar" dedim.
Abdullah b. Ma'kil ise bana: "Mümin olmasan hüsranda ve zararda olursun
zaten!" karşılığını verdi.
31020. Sevvar b. Şebib
bildiriyor: Adamın biri İbn Ömer'in yanına geldi ve: "Şurada, benim kafir
olduğuma dair şehadet eden bir topluluk var" dedi. Bunun üzerine İbn Ömer:
"La ilahe illallah deyip de onları yalancı çıkarsaydın ya i" karşılığını
verdi.
31021. Abdullah b. Yezid
el-Ensarı der ki: "Kendinizi Yüce Allah'ın size vermiş olduğu hanıf,
Müslüman ve mümin gibi isimlerle tanımlayın."
31022. Seleme b. Sebre
bildiriyor: Muaz bizlere bir hutbe verdi ve: "Sizler müminlersiniz! Sizler
Cennet ahalisisiniz" dedi.
31023. Cafer b. Burkan
bildiriyor: Ömer b. Abdilazız bize şöyle bir mektup yazdı:
"Sonrasına gelince,
bilin ki dinin sağlamlığı ve islam'ın ikame edilmesi Yüce Allah'a iman ile
namazı kılıp zekatı da vermekledir. Namazlarınızı vaktinde eda edin.''
31024. Enes der ki: Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "La ilahe illallah
deyip de kalbinde arpa kadar hayır bulunan kişi Cehennemden çıkar." Sonra
ikinci defa şöyle buyurdu: "La ilahe illallah deyip de kalbinde bir buğday
tanesi ağırlığı kadar hayır bulunan kişi Cehennemden çıkar." Sonra da
şöyle buyurdu: "La ilahe illallah deyip de kalbinde bir zerre ağırlığı
kadar hayır bulunan kişi Cehennemden çıkar."
31025. Amir b. Sa'd,
babasından nakleder: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına bir
topluluk geldi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir kişi haricinde
diğerlerinin hepsine ihsanlarda bulundu. Sa'd: "Ya Resulallah!
Hepsineveripfilan kişiyi bıraktın, oysa Vallahi onu mümin biri olarak görüyorum"
deyince, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Veya Müslüman biri
olarak (de)" buyurdu. Sa'd bir daha:
"Vallahi onu mümin
biri olarak görüyorum" deyince, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) yine: "Veya Müslüman biri olarak (de)" buyurdu ve bunu bu
şekilde üç defa tekrar etti.
31026. Selman der ki:
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Dile, dileğin verilecektir.
Şefaat et, şefaatin kabul edilecektir! Dua et, duan kabul görecektir"
denilince, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) başını kaldırıp iki veya
üç defa: "Rabbim! Ümmetim!" der. Bunun üzerine kalbinde bir buğday
tanesi kadar veya bir arpa tanesi kadar veya bir hardal tanesi kadar dahi imanı
bulunan kişiye şefaat eder. işte "Makam-ı Mahmud" da budur.
31027. Ebu Hureyre,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Zina eden kişi bu işi yaparken mümin olarak yapmaz. Hırsız, hırsızlığını
mümin olarak yapmaz. içkici, içkisini mümin olarak içmez. Yağmacı kişi,
insanların bakışları altında bu işi mümin olarak yapamaz.''
31028. Hz. Aişe
bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
işittim: "Zina eden kişi bu işi yaparken mümin olarak yapmaz. Hırsız,
hırsızlığını mümin olarak yapmaz. içkici, içkisini mümin olarak içemez.''
31029. İbn Ebi Evfa,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Zina eden kişi bu işi yaparken mü min olarak yapamaz. Hırsız,
hırsızlığını mümin olarak yapamaz. içkici, içkisini mümin olarak içemez. Onur
sahibi kişi müslümanların bakışları altında bir şeyi yağmalarken bunu mümin
31030. Hasan b. Musa da
İbn Ebi Evfa kanalıyla Peygamberimizden (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yakın
metinle nakleder.
31031. Ebu Hureyre,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Haya imandandır ve iman(lılar) Cennette olacaktır. Çirkin / edepsiz
laflar etmek de kabalıktır. Kabalık da Cehennemde olacaktır."
31032. Cabir b. Abdillah
bildiriyor: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ''Ya Resulallah! Hangi
ameller daha üstündür?'' diye sorulduğunda: "Sabırlı ve müsamahakar
olmak" buyurdu. Yine: ilHangi müminlerin imanı daha kamildir?'' diye
sorulunca: "Ahlakı en iyi olanıdır" buyurdu.
31033. Cabir,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Kulun küfür ile arasında namazı bırakmak vardır."
Tahric: Ebu Davud
(4645), Tirmizi (2620, "hasen sahih"), İbn Mace (1078), Ahmed
(3/389), Müslim (1188: 134 sonrası), Nesai (330) ve Darimi (1233)
31034. Ebu Süfyan da
Cabir'den yukarıdakinin aynısını nakleder.
Tahric: Müslim (1/88:
134) ve Tirmizi (2618, 2619, "hasen sahih")
31035. Bureyde,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir:
"Bizimle onlar (kafirler) arasındaki tek fark namazdır. Onun için her kim
namazı bırakırsa küfre girmiş olur.''
31036. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Namaz kılmayanın dini de yoktur."
31037. Bureyde,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"İkindi namazını terk eden kişinin amelleri heba olur.''
31038. Bureyde,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder.
"İkindi namazını terk eden kişinin amelleri heba olur."
31039. Abbad b. Meysere
el-Minkarı nakleder: Ebu Kılabe ile Hasan otururlarken, Ebu Kılabe dedi ki:
Ebu'd-Derda : "Her kim mazeretsiz bir şekilde vakti geçinceye kadar ikindi
namazını ertelerse amelleri heba olur" dedi.
Hasan ise dedi ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her kim bir
mazereti olmaksızın farz olan bir namazı vakti geçene kadar ertelerse amelleri
heba olur."
31040. Kasame b. Zuheyr
der ki: "Emaneti (güvenilirliği) olmayanın imanı, ahdinde vefa olmayanın
da dini olmaz.''
31041. Mücahid der ki:
"En üstün ibadet, doğru bir görüşe sahip olmaktır."
31042. Yusuf b. Meymun
bildiriyor: (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ata (b. Ebi Rebah)'a:
"Karşımızda salih kimselerden saydığımız bir topluluk, biz: ''Bizler
müminiz'' dediğimizde bizi kınıyorlar" dediğimde, Ata şöyle karşılık
verdi: "Bizler Müslüman ve müminleriz. Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) ashabının da aynı şeyi söylediklerini gördük."
31043. Huzeyfe der ki:
"Kalpler dört çeşittir: Biri musaffah bir kalptir ki münafıkların kalbi
öyledir. Diğeri ağlaf olan kalptir ki, bu da kafirin kalbi gibidir. Diğer ec
red olan kalptir ki parıldayan bir kandil gibidir. işte müminin kalbi öyledir.
Dördüncüsü de içinde hem nifak, hem de iman bulunan kalptir. Bu kalp de içinde
irin ve kan bulunan bir çıban gibidir. Diğer taraftan hem pis, hem de temiz su
ile sulanan bir ağaç gibidir. Artık hangi su baskın olursa o yönü ağır
basar."
31044. Enes der ki: Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şu duayı çokça ederdi: "Ey
kalpleri sabit kılan! Benim de kalbi mi dininde sabit kıl!" Ashabı:
"Ya Resulallah! Sana ve sana gönderilene iman ettik, bizden yana endişe
ediyor musun?" diye sorduklarında, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) "Evet! Kalpler Yüce Allah'ın parmaklarından iki parmak arasındadır
ve dilediği şekilde onları çevirir" karşılığını verdi.
31045. Şehr b. Havşeb
der ki: Ümmü Seleme'ye: "Ey müminlerin annesi!
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) senin yanındayken en çok hangi duayı ederdi?" diye
sorduğumda, Ümmü Seleme şu karşılığı verdi: "En çok: ''Ey kalpleri halden
hale çeviren! Kalbimi dininde sabit kıl!'' duasını ederdi. Ona: ''Ya
Resulallah! Ne kadar da çok, "Ey kalpleri halden hale çeviren! Kalbimi
dininde sabit kıl!" duasını ediyorsun?'' diye sorduğumda, bana: ''Ey Ümmü
Seleme! Her insanın kalbi, Yüce Allah'ın parmaklarından iki parmak arasındadır.
Dilediğini sabit kılar, dilediğini de saptırır'' buyurdu."
31046. Hz. Aişe
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Ey kalpleri halden
hale çeviren! Kalbimi dininde sabit kıl!" diye dua ederdi. Ona: "Ya
Resulallah! Bu duayı mı ediyorsun?" diye sorduğumda, bana: "Ey Aişe!
Bilmez misin ki insanoğlunun kalbi, Yüce Allah'ın iki parmağı arasındadır!
Hidayete erdirmeyi dilediğini o yöne çevirir, dalalete sevketmek istediğini de
o yöne çevirir" karşılığını verdi.
31047. Hakem b. Uteybe
bildiriyor: Abdurrahman b. Ebi Leyla'nın şöyle söylediğini işittim: "Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) : "Ey kalpleri halden hale
çeviren! Kalbimi dininde sabit kıl!" dua ederdi.
31048. Vail b. Muhane
bildiriyor: Abdullah (b. Mes’ud): "Erkeklere oranla din ve akıl bakımından
eksiklikleri daha fazla olan kadınlardan başkasını görmedim" dedi. Ona:
"Ey Ebu Abdirrahman! Kadının dininin eksikliği nasıloluyor?" diye
sorduklarında, Abdullah: "Hayız olduğu zaman namazı bırakmasıdır"
dedi. Yine: "Aklının eksik oluşu nasıloluyor?" diye sorduklarında,
Abdullah: "Bir erkek olmadan iki kadının şahitliğinin geçerli
olmamasındandır" dedi.
31049. Muğire
bildiriyor: ibrahim(-i Nehai)'ye, birinin birine: "Sen mümin misin?"
diye sorması hakkında sorduklarında: "Buna cevap vermek bidattır. Kişinin
imanından şüphe etmem de beni memnun etmez" dedi.
31050. Ebu Hureyre der
ki: "Zina eden kişi bu işi yaparken mümin olarak yapamaz.
Hırsız, hırsızlığını
mümin olarak yapamaz. içkici, içkisini mü min olarak içemez."
31051. Huzeyfe der ki:
"Vallahi kişi gözleri görür bir şekilde sabaha başlar, ancak akşamı
bulduğunda tek bir gözü dahi görmez olur.''
31052. Said b. Yesar
bildiriyor: Hz. Ömer'e, Şam'da bir adamın, mümin olduğunu söylediği ulaşınca,
Ömer: "Onu bana getirin!" diye bir yazı yazdı. Adam gelince de Ömer
ona: "Mümin olduğunu söyleyen sen misin?" diye sordu. Adam da:
"Evet! Zira insanlar da Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında
mümin, münafık ve kafir olmak üzere üç sınıftaydılar. Vallahi ben kafir biri
değilim, nifağa bulaşmış da değilim" karşılığını verdi. Bunun üzerine Ömer
ona: "Elini uzat!" dedi.
(Ravi) İbn idrıs ekledi:
Bana rivayet edene: "Ömer, adamın dediğini kabul etti mi?" diye
sorduğumda, bana: "Dediğini kabul etti" karşılığını verdi.
31053. Enes,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Kıyamet kopmaya
yakın, gecenin koyu karanlığı gibi aşamalı bir şekilde fitneler çıkacaktır. Bu
zamanlarda kişi, mümin bir şekilde sabahlar, ama bir kafir olarak akşamı bulur.
Mümin bir şekilde geceler, ama bir kafir olarak sabahlar."
31054. Yahya b. Ebi Amr
eş-Şeybanı'nin bildirdiğine göre Huzeyfe der ki: "Ben iki din mensubu
kişileri biliyorum ki her ikisi de Cehennemde olacaklardır. Bunlardan bir
kesimi: ''iman, amelle değil sözle olur, kişi cana kıysa, zina da etse
imanlıdır'' derler. Diğer kesim ise der ki: ''Bizden öncekiler -Ravi:
"Huzeyfe burada, şu an hatırlayamadığım bir kelime kullandı" der.-
günde beş vakit namaz kılmamızı söylüyorlar. Oysa namaz, akşam ve sabah namazı
olmak üzere iki namazdır."
31055. Ebu Hureyre
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "İman aItmış"
veya: "yetmiş" veya: "AItmış küsur bölümdür. En üstü, Allah'tan
başka ilah olmadığına şehadet etmektir, en aItı da zararı olan bir şeyi yoldan
kaIdırmaktır. Haya (utanma duygusu) da imanın bir bölümüdür" buyurdu.
31056. Salim, babasından
(ibn Ömer'den), Resululah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
nakleder: "Haya (utanma duygusu) imandandır."
31057. Habbe b. Cuveyn
el-Uranı bildiriyor: Selman'la beraberdik ve düşmanların karşısında
dikilmiştik. Selman dedi ki: "Şunlar müminler, şunlar münafıklar ve şunlar
da müşriklerdir. Yüce Allah, müminlerin dualarıyla (müminlerle beraber)
münafıkları da zafere ulaştırır. Münafıkların ettikleri dualarla da müminleri
destekler."
31058. Ebu Kurra
bildiriyor: Selman bir adama şöyle dedi: "Şayet parça parça kesilsen dahi
imana erişemezsin."
31059. Bera,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"İslam'ın (tutunulacak) en sağlam halkası, Yüce Allah için sevmek ve Yüce
Allah için buğzetmektir."
31060. Mücahid der ki:
"imanın en sağlam halkası, Yüce Allah için sevmek ve yine onun için
buğzetmektir.''
31061. Temim ed-Darı der
ki: "Kıyamet gününde kul ilk olarak farz namazlardan hesaba çekilir. Şayet
eksiksiz kılmışsa ne ala! Yoksa: ''Bakın da nafile namazı var mı?'' denilir ve
farzlardan eksikleri nafile namazlarla tamamlanır. Şayet farzları tamamlanmazsa
ve nafile namazları da yoksa iki yakasından tutulup ateşe atılır.''
31062. Muhammed b. Salih
el-Ensarı der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Avf b. Malik ile
karşılaşınca ona: "Ey Avf b. Malik! Nasıl sabahladın?" diye sordu.
Avf b. Malik: "Hakiki bir mümin olarak sabahladım" dedi. Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Her sözün bir hakikati da vardır.
Dediğin nasıl oluyor?" diye sorunca, Avf b. Malik şöyle dedi: "Ya
Resulallah! Nefsimi dünya nimetlerinden uzak tutmadın mı? Geceleri uykusuz,
gündüzleri susuz kalmadım mı? Sanki Rabbimin Arş'ına bakıyor gibiyim.
Karşılıklı ziyaretleşen Cennet ahalisini görüyor gibiyim. Feryat edip ağlaşan
Cehennem ahalisini görür gibiyim." Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) ona: "Bildin" veya: "Iman ettin! Oyle
kal!" buyurdu.
31063. Temim ed-Dari'den
iki önceki (namazla ilgili) rivayetinin aynısı nakledilir ancak bu rivayette:
"iki yakasından tutulup ateşe atılır" ifadesi geçmez.
31064. Zubeyd
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Ey Haris b. Malik, nasıl
sabahladın?" diye sordu. Haris b. Malik: "Hakiki bir mümin olarak
sabahladım" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Her sözün
bir hakikati de vardır. Senin bu imanının hakikati nedir?" diye sorunca,
Haris b. Malik şöyle dedi: "Ya Resulallah! Nefsimi dünya nimetlerinden
uzak tutarak sabahladım. Geceleri uykusuz kalıp, gündüzleri susuz durdum. Sanki
Hesab için hükmünü koyan Rabbimin Arş'ına bakıyor gibiyim. Karşılıklı
ziyaretleşen Cennet ahalisini görüyor gibiyim. Feryat edip ağlaşan Cehennem ahalisini
görür gibiyim." Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
ona: "İşte kalbini imanın aydınlattığı bir kul! Zira bildin ve öyle
kal!" buyurdu.
31065. İbn Sabıt der ki:
Abdullah b. Revaha, arkadaşlarından birinin elini tutar ve: "Haydi gelin
de biraz iman edelim. Haydi gelin de Yüce Allah'ı zikredip imanlarımızı
arttıralım. Gelin onu itaatle zikredelim, belki o da bizi mağfiretle
zikreder" derdi.
31066. Hz. Ali der ki:
"islam'ın üç saçayağı vardır. Bunlar iman, namaz ve cemaattir. iman
olmadan namaz kabul edilmez. iman eden kişi de namaz kılar. Namaz kılan kişi de
cemaatle birlikte olur. Her kim de bir karış dahi olsa cemaatten ayrı durursa
islam boyunduruğunu boynundan çıkarmış olur.''
31067. Ebu Umame
el-Bahill, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
nakleder: "Haya ve az konuşmak, imandan iki bölümdür."
31068. İbn Bureyde
bildiriyor: Medine'ye geldiğimizde Abdullah b. Ömer'in yanına uğradık ve ona:
"Ey Ebu Abdirrahman! Çok uzak yerlere yolculuklar yapıyoruz ve kaderin
olmadığını iddia eden toplulukla karşılaşıyoruz" dedik. İbn Ömer bize:
"Bizim kıblemize dönük namaz kılan Müslümanlardan mı?" diye sorunca,
biz: "Evet! Kıblemize namaz kılan Müslümanlardan" karşılığını verdik.
Bunun üzerine İbn Ömer öyle öfkelendi ki, bunu ona dememiş olmayı diledim.
Sonra da şöyle dedi: "Onlarla karşılaştığın zaman, Abdullah b. Ömer'in
onlardan, onların da Abdullah b. Ömer'den beri olduğunu söyle!"
Devamen: "istersen
bu konuda Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sana hadis
söyleyeyim" deyince: "Evet! Söyle" karşılığını verdim. Şöyle
dedi: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanında oturuyorken,
temiz giyimli, güzel kokulu ve güzel yüzlü bir adam geldi. Adam: "Ya
Resulallah! islam nedir?" diye sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) "Namazı kılman, zekatı vermen, Ramazan orucunu tutman, haccetmen
ve cenabet sonrası yıkanmandır" karşılığını verdi.
Adam: "Doğru
söyledin!" dedi ve: "iman nedir?" diye sordu. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Yüce Allah'a, ahiret gününe, meleklerine,
kitabına, peygamberlerine ve hayrı ile şerriyle, acısı ve tatlısıyla tümüyle
kadere inanmandır" karşılığını verdi.
Adam: "Doğru
söyledin" dedi ve gitti. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
"Bana o adamı getirin" buyurdu. Hepimiz kalktık, ancak adamı
bulamadık. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Bu
Cebrail'di. Size dininizi öğretmek için gelmişti" buyurdu.
31069. Ebu Malik
el-Eş'arı der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
"Temizlik, imanın yarısıdır" buyururdu.
31070. Hucr b. Adiy
bildiriyor: "Hz. Ali bize temizliğin, imanın yarısı olduğunu söyledi.''
31071. Hassan b. Atiyye
der ki: "Abdest, imanın yarısıdır.''
31072. Ebu Leyla
el-Kindi, Hucr'un bir kölesinden şöyle nakleder: Hucr, oğullarından birinin
heladan geldiğini görünce ona şöyle dedi: "Oğlum! Bana şu pencereden su
kabını ver. Zira Hz. Ali'nin: ''Temizlik, imanın yarısıdır'' dediğini
işittim."
31073. Abdullah b. Ömer
der ki: "Dinin en sağlam halkaları ve ayakta tutanı, namaz ve zekattır ki
bunlar kesinlikle birbirinden ayrılamaz. Diğerleri haccetmek, Ramazan orucunu
tutmaktır. Amelleri ıslah etmek de sadaka ve cihatla olur. Şimdi kalk ve
git!"
31074. Hasan(-ı Basri)
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Müminlerin iman bakımından en kamili, ahlak bakımından en iyi
olanıdır."
31075. Ma'kil el-Has'amı
bildiriyor: Hz. Ali, Rahbe'deyken yanına bir adam geldi ve: "Ey müminlerin
emiri! Namaz kılmayan bir kadın için ne dersin?" diye sordu. Hz. Ali ise:
"Namaz kılmayan kişi kafirdir" karşılığını verdi.
31076. Ka'b(u'I-Ahbar)
der ki: "Her kim namaz kılıp da zekat verirse imanı yarılamış olur.''
31077. Ka'b der ki:
"Her kim namazı kılıp, zekatı verip, verilen emirleri dinleyip itaat
ederse imanı yarılamış olur. Allah için sevip, Allah için buğzeden, Allah için
verip, Allah'ın için vermekten geri duran kişinin de imanı tamamlanmış
olur."
31078, Ubeydullah b.
Ubeyd el-Kela'i bildiriyor: Mekhul elimden tuttu ve şöyle dedi: "Ey Ebu
Vehbi imana içinde çok değer ver. Bil ki her kim bilerek farz olan bir namazı
bırakırsa Yüce Allah'ın zimmeti üzerinden kalkar. Yüce Allah'ın zimmeti
üzerinden kalkan kişi de kafir olur,"
31079. Ebu ishak bildiriyor:
Hz, Ali şöyle dedi: "Sabrın imandaki konumu, başın bedendeki konumu
gibidir. Sabır giderse iman da gider,"
31080. Ammar der ki:
"Üç şey vardır ki bunları üzerinde taşıyan kişi, imanı da taşımış olur:
Nefse hakim olmak, az olandan da infak etmek ve tüm dünyada barış için
çalışmak,''
31081. Ammar der ki:
"Innehum la eymane lehum"[Tevbe, 12] ayeti: "Onların,
yeminlerine vefa göstermedikleri anlamına gelmektedir."
31082. ibrahim(-i Nehai)
bildiriyor: "Kalbinde hardal tanesi kadar dahi olsa iman bulunan insan
Cehenneme (ebedi olarak) girmez" denilirdi.
31083. İbn Mes’ud,
Resulullah'ın şöyle buyurduğunu nakleder: "İmanın en sağlam halkası, Allah
için sevmek ve Allah için buğzetmektir."
31084. Adiy b. Adiy der
ki: Ömer b. Abdilazız bana şöyle bir mektup yazdı:
"Sonrasına gelince,
bil ki iman; farzlar, kanunlar, hadler ve sünnetlerden oluşmaktadır. Bunları
ifa edip tamamlayan kişinin imanı da tamamlanmış olur. Bunları ifa edip
tamamlamayan kişinin imanı da tamamlanmaz. Şayet yaşarsam kendisiyle amel
etmeniz için size bunu açıklayacağım. Daha önce ölürsem de bilin ki aranızda
ebedi olarak kalmaya pek de hevesli değilim."
31085. Zeyd b. Eslem
dedi ki: "Şu din ahalisinin mutlak bir şekilde şu dört şeyi yapmaları
gerekir: islam dinine girmeleri gerekir. Mutlak bir şekilde iman etmeleri, Yüce
Allah'ı, ilkinden sonuncusuna kadar bütün peygamberleri, Cennet ve Cehennemi,
ölümden sonra tekrar dirilmeyi tasdik etmeleri gerekir. Mutlaka da (imanı)
doğrulayacak amellerde bulunmak, amellerinin de doğru olmasını sağlayacak ilim
öğrenmek gerekir."
Sonra da şu ayeti okudu:
"Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da
doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim. "[Taha, 82]
31086. Abdullah b. Şakik
der ki: Onlar (Sahabe ve Tabiun) namaz dışında herhangi bir ameli terk etmeyi
küfürden saymazlardı. Ancak namaz için: "Onu terk etmek küfürdür"
derlerdi.
31087. Asım der ki: Ebu
Vail'e: "Bazı insanlar müminlerin Cehenneme gireceklerini
söylüyorlar" dedikleri zaman, Ebu Vail şu karşılığı verdi: "Ömrü ne
yemin olsun ki Vallahi Cehennemin içi mümin olmayanlarla dolu olacaktır."
31088. Muğire
bildiriyor: Adamın biri Şakik'a: "ibn Mes'ud'un: ''Mümin olduğuna şehadet
edebilen kişi Cennetlik olduğuna da şehadet etsin''" dediğini
işittim" deyince, Şakik: "Evet! (Öyledir)" karşılığını verdi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |