m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Vasiyetler

 

Kişi Malının Ne Kadarını Vasiyet Edebilir?

 

31558. Amir b. Sa'd (babasından) bildiriyor: Ağır bir şekilde hastalandığı zaman Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ziyaretine geldi. Ona: "Ya Resulallah! Malım çok, ama mirasçı olarak sadece bir tane kızım var. Malımın üçte ikisini tasadduk edeyim mi?" diye sorunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Hayır!" karşılığını verdi. "Yarısını vereyim mi?" deyince, yine: "Hayır!" karşılığını verdi. "Üçte birini vereyim mi?" dediğinde ise: "Üçtebiri de fazla!" buyurdu.

 

31559. İbn Abbas der ki: "insanların vasiyeti üçtebir yerine dörttebir olarak yapmalarını isterdim. Zira Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Üçtebir de çoktur'' buyurmuştur."

 

31560. Hişam, babasından naklediyor: "Zübeyr, malının üçtebirini vasiyet etti."

 

31561. İbn Ömer der ki: "Hz. Ömer'in yanında vasiyet olarak malın üçtebirinin edilmesi zikredildiğinde: "Üçtebiri normaldir. Ne azdır, ne de çoktur" dedi.

 

31562. Muaz b. Cebel der ki: "Yüce Allah, yaşarken yaptığınız amellere ek olarak malınızın üçte birini sadaka (vasiyet) olarak vermenizi ister."

 

31563. Halid b. Ebi Azze bildiriyor: Hz. Ebu Bekr: "Yüce Allah'ın ganimetten aldığı payı ben de kendi malımdan çıkarıyorum" dedi ve malının beştebirini vasiyet etti.

 

31564. Dahhak bildiriyor: "Ebu Bekr ile Hz. Ali mallarının beştebirini vasiyet ettiler."

 

31565. Humeyd b. Abdirrahman der ki: "çocuğu varken birinin malından ettiği üçtebirlik bir vasiyeti kabul edecek değilim!"

 

31566. Şureyh der ki: "(Vasiyet olarak) malın üçtebiri iyidir (uygun) ve caizdir.''

 

31567. Yezid b. eş-Şıhhır bildiriyor: "Mutarrif, vasiyetin malın beştebiri olmasını uygun görürdü.''

 

31568. İbrahim(-i Nehai) der ki: Onlar (Sahabe ve Tabiun) şöyle derdi: "Malının beştebirini vasiyet edenler, dörttebirini vasiyet edenlerden daha üstündür. Dörttebirini vasiyet edenler de, üçte birini vasiyet edenlerden üstündür.''

 

31569. Şa’bi bildiriyor: "Onlar (Sahabe ve Tabiun), vasiyetin beştebir veya dörttebir olmasını tavsiye eder ve inatçı olanlar için de son sınırın üçtebir olduğunu söylerlerdi.'' Ravi İbn Numeyr ise: "inat etme durumunda son sınır'' lafzıyla rivayet eder. 

 

31570. Hz. Ali der ki: "Malımın beştebirini vasiyet etmem, benim için dörttebirini vasiyet etmemden daha sevimlidir. Dörttebirini vasiyet etmem de, üçtebirini vasiyet etmemden daha sevimlidir. Vasiyet eden kişi de etmeyen kişi gibi değildir."

 

31571. Amr b. Şurahbıl der ki: "Üçtebir de haksızlıktır, dörtte bir de haksızlıktır."

 

31572. Abbas der ki: "Vasiyette dörttebir de haksızlıktır, üçte bir de haksızlıktır."

 

31573. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: Denilirdi ki: "Vasiyette altıdabir, üçtebirden daha hayırlıdır."

 

31574. Ebu Abdirrrahman bildiriyor: "Onlar (Sahabe ve Tabiun), üçtebirden daha az vasiyet etmeyi hoş görürlerdi."

 

 

 

Vasiyet Edenler ve Bunu Müstehab Görenler

 

31575. Hz. Ali: "Vasiyetim haram lokmaya el uzatmayan ve onuruna halel getirmeyen en büyük oğlumadır" dedi.

 

31576. İbn Ömer, Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Vasiyet edeceği bir şeyi bulunan Müslüman bir kimsenin vasiyeti yanında yazılı bulunmaksızın iki gece dahi geçirmesi caiz değildir.''

 

31577. Amir(-i Şa’bi) der ki: "Her kim haksızlık etmeyecek ve birilerine zarar vermeyecek şekilde bir vasiyette bulunursa bunun karşılığında, hayattayken ve sağlıklıyken bunu bağışlamış gibi sevap alır.''

 

31578. ikrime bildiriyor: İbn Abbas: "Yapılan vasiyette birilerine (mirasçılara) zarar vermek büyük günahlardandır" dedi ve şu ayeti okudu: " ... Bütün bunlar, varisler zarara uğratılmaksızın yapılacaktır. Bu, Allah tarafından size bir buyruktur."

 

31579. Habıb bildiriyor: Hakem'le birlikte Said b. Cübeyr'in yanına gittik ve ona:

"Ürperip titresin o kimseler ki, kendi arkalarında zayıf ve çaresiz aile fertleri bırakmış olsalardı, onlar için korku ve endişe duyacaklardı. O halde, Allah'tan korksunlar ve haksızlığı önleyici sağlam bir söz söylesinler"[Nisa, 9] ayetini sorduk. Said şöyle dedi: "Ölüm anı gelen kişinin yanında bulunanların ona: ''Allah'tan kork ve (mirasından payalamayan) yakınlarına bir şeyler bırak, onlara birşeyler vererek iyilikte bulun'' demeleridir. Oysa ona vasiyeti emreden bu kişilerin kendileri böylesi bir durumda kendi çocuklarına infakta bulunmak isterlerdi."

Bunun üzerine Miksam'a gelip aynı şeyi sorduk. Bize: "Said bu konuda ne dedi?" deyince, ona: "Şöyle şöyle dedi" karşılığını verdik. Bunun üzerine Miksam dedi ki:

"Hayır! Böyle değildir. Bunun anlamı, ölüm anı gelen kişiye şöyle denilmesidir:

"Allah'tan kork ve malını dağıtma! Zira hiç kimse çocukların kadar malında hak sahibi değildir. Sana yakınlarına vasiyet bırakmayı söyleyenler de aslında kendilerine bir şeyler vasiyet edilmesini temenni ederlerdi."

 

31580. Kasım b. Amr bildiriyor: Babam rahatsızlanıp hastalandığında Sumame b. Hazen el-Kuşayrı ile karşılaştım. Bana: "Baban vasiyette bulundu mu?" diye sorunca: "Hayır!" karşılığını verdim. Bunun üzerine şöyle dedi: "Şayet yapabilirsen vasiyet etmesini sağla. Zira vasiyet, zekatından eksik olarak verdiklerinin tamamlayıcısıdır.''

 

31581. ikrime bildiriyor: İbn Abbas: "Vasiyette mirasçılara zarar vermek büyük günahlardandır" dedi ve şu ayeti okudu: "Kim de Allah'a ve onun resulüne isyan eder, Allah'ın sınırlarını da aşarsa, Allah onu, içinde sürekli kalıcı olarak ateşe sokar. Artık onun için yere batırıcı bir azap vardır.''

 

31582. İbn Cüreyc bildiriyor: ibrahim b. Meysere bana Tavus'un şöyle dediğini aktardı: "Vasiyetin hak olduğuna inanıp da vasiyette bulunmadan ölen bir Müslümanın yerine ailesinin vasiyette bulunması hak olur."

 

31583. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Öncekiler, henüz miras ayetleri nazil olmadan önce, kişinin vasiyet bırakmadan ölmesini hoş görmezlerdi."

 

31584. Talha bildiriyor: İbn Ebi Evfa'ya: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vasiyet bıraktı mı?" diye sorduğumda: "Hayır!" dedi. Ben: "Peki insanlara vasiyet nasıl emredildi ki?" diye sorduğumda ise bana: "Yüce Allah'ın Kitabına sarılmayı vasiyet etti" karşılığını verdi.

 

31585. Hz. Aişe: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geriye ne bir dinar, ne bir dirhem bıraktı; ne de bir vasiyette bulundu" dedi.

 

31586. İbn Abbas bildiriyor: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir vasiyette bulunmadan vefat etti."

 

31587. Esved bildiriyor: Hz. Aişe'nin önünde Hz. Ali'nin Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vasısi olduğu söylenince şöyle dedi: liNe zaman ona bir vasiyette bulunmuş? Onu göğsüme dayamışken gevşeyip vefat etti. Ona ne zaman bir vasiyette bulunmuş ki?"

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Malı Az Olan Kişi Vasiyette Bulunur mu?