|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Faziletler |
Yunus b. Metta'nın
Faziletleri Hakkında
32523. Ebu Hureyre,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"(Yüce Allah buyurur ki:) Hiçbir kuluma: ''Ben Yunus b. Metta'dan daha hayırlıyım
demesi'' yaraşmaz."
32524. Abdullah b.
Seleme, Hz. Ali'den bildiriyor: "(Yüce Allah buyurur ki:) Hiçbir kuluma:
''Ben Yunus b. Metta'dan daha hayırlıyım demesi'' yaraşmaz. Zira o,
karanlıklarda Allah'ı tesbih etmiş birisidir,"
32525. Abdullah (b.
Mes'ud), Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğu nu
nakleder: "Hiç kimseye: ''Ben Yunus b. Metta'dan daha hayırlıyım demesi''
yaraşmaz.''
32526. Ebu'l-Aliye
bildiriyor: Peygamberinizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) amcasının oğlu İbn
Abbas, bana Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
nakletti: "Hiçbir kula: ''Ben Yunus b. Metta'dan daha hayırlıyım demesi''
yaraşmaz.''
32527. Amr b. Meymun
bildiriyor: Beytulmalde iken Abdullah b. Mes'ud, Hz.
Yunus hakkında bize
şöyle anlattı: Hz. Yunus kavmine, azaba uğrayacaklarını ve bunun üç gün içinde
olacağını söyledi. Bunun üzerine kavmi her ana ile oğlunu ayırdılar ve çıkıp
Yüce Allah'a yalvardılar, bağışlanma dilediler. Yüce Allah da onları
cezalandırmaktan vazgeçti. Hz. Yunus da ikinci günden itibaren azabın gelmesini
bekledi; ancak bir şeyolmadı. O zamanlarda da yalan söyleyip de söylediğini
ispatlayamayan kişi öldürülüyordu. Hz. Yunus kızmış bir şekilde oradan ayrıldı
ve gemide bulunan bir topluluğa geldi. Onu da gemiye aldılar, ancak onu
tanıdılar. Hz. Yunus gemiye binince gemi hareket etmez oldu. Oysa diğer gemiler
sağa ve sola doğru yol alıyorlardı. Birileri onlara: ''Geminize ne oldu?'' diye
sorunca, onlar:
''Bilmiyoruz''
karşılığını verdiler. Bunun üzerine Hz. Yunus: ''Geminizde Rabbine karşı çıkmış
bir kul bulunuyor ve onu gemiden atmadıkça hareket etmeyecekli dedi. Onlar ise:
''Ancak seni atamayız ey Allah'ın Peygamberi!'' karşılığını verdiler.
Hz. Yunus onlara: ''O
zaman aramızda kura çekeyim. Kurada kim çıkarsa onu gemiden atarsınız'' dedi.
Kurada Hz. Yunus çıktı, ancak onu atmayı kabul etmediler ve: ''Üç defa kura'da
çıkan atılsın'' dediler. Çekilen kurada üç defa Hz. Yunus çıktı ve gemiden
denize atıldı. Ancak Yüce Allah onun için bir balık tahsis etmişti. Hz. Yunus
suya düşünce balık onu yuttu ve denizin dibine indirdi. Hz. Yunus orada dipteki
çakılların Yüce Allah'ı tesbih edişlerini işitince ''... Karanlıkların bağrında
şöyle yakardı: "Senden başka ilah yok, tesbih ederim seni! Kuşkusuz, ben
zalimlerden oldum."[Enbiya, 87] Orada üç karanlığın içindeydi. Biri
balığın karnıydı, diğer denizin, diğeri de gecenin karanlığıydı. "Hemen
Biz onu hasta bir halde bir alana çıkardık.[Saffat, 145] ayetinde de
belirtildiği gibi tüyleri dökülüp hırpalanmış bir kuş yavrusu gibi deniz
kenarına atıldı. Yüce Allah onun için orada bir kabak bitkisi bitirdi. Altında
hem gölgeleniyor, hem de ondan yiyordu. Kabak kuruyunca da ağlamaya başladı.
Yüce Allah ona: "Kuruyan bir bitki için ağlıyorsun da helak etmek
istediğin altıyüzbinden fazla kişiye ağlamıyorsun!" diye vahyetti.
Hz. Yunus oradan
ayrıldıktan sonra koyun güden bir gençle karşılaştı. Ona: "Sen
kimlerdensin ey genç!" diye sorunca, genç: "Ben Yunus'un
kavmindenim" karşılığını verdi. Hz. Yunus ona: "Kavminin yanına geri
döndüğünde onlara Yunus'la karşılaştığını söyle" dedi. Genç: "Şayet
sen Yunus'san bilirsin ki biri yalan söylediği zaman şayet bunun doğruluğunu
ispatlayamazsa öldürülür. Seni gördüğüme dair bana kim şahit olacak?" diye
sorunca, Hz. Yunus: "Şu ağaç ile şu yer parçası sana şahitlik
edecektir" dedi. Genç: "O zaman onlara bunu emret!" deyince, Hz.
Yunus ağaç ile yer parçasına: "Bu genç şahitlik için size geldiğinde ona
şahitlik edin!" dedi. Onlar da: "Tamam" karşılığını verdiler.
Sonra genç adam kavmine
geri döndü. Gencin kardeşleri de vardı ve onu himaye ediyorlardı. Genç kralın
yanına geldi ve: "Yunus'la karşılaştım, size de selam gönderdi" dedi.
Ancak kralanun öldürülmesini emretti. Oradakiler: "Ancak gencin bu konuda
delili var" dediklerinde kral gençle birlikte adamlarını gönderdi. Ağaç
ile yer parçasının yanına vardıklarında genç onlara: "Allah aşkına
söyleyin! Yunus sizleri şahit tutmadı mı?" diye sordu. Ağaç ile yer
parçası: "Evet!" dediler. Bunun üzerine topluluk korku içinde: "Ağaç
ile yer ona şahitlik ediyor!" şeklinde söylenerek geri döndüler. Kralın
yanına gelip gördüklerini anlattılar.
Abdullah şöyle devam
etti: "Bunun üzerine kral, gencin elinden tutup kendi yerine oturttu ve:
''Sen bu mekana benden daha layıksın'' dedi. işte o genç, o topluluğu tam kırk
yıl yönetti."
32528. Ebu Malik der ki:
"Hz. Yunus balığın karnında kırk gün kaldı."
32529. Mansur şöyle
nakleder. "Karanlıkların bağrında şöyle yakardı. .. "[Enbiya, 87]
ayeti hakkında Salim: "Buradaki karanlıklar, balığın içinde balık ile denizin
karanlığıdır" dedi.
32530. Abdulmelik
bildiriyor: "Karanlıkların bağrında şöyle yakardı ... ''[Enbiya Sur. 87]
ayetindeki karanlıklar hakkında Said b. Cübeyr'in şöyle dediğini işittim:
"Gecenin, denizin ve balığın (içinin) karanlığıdır."
32531. Abdullah b.
el-Haris der ki: "Balık onu yutup da sonra karaya attığı zaman Hz. Yunus
yerin tesbih ettiğini işitti ve yerin bu davranışı onu da tesbih etmesi yönünde
şevklendirdi."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Yüce Allah'ın Hz.
isa'ya Has Kıldığı Faziletler