|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Faziletler |
Hz. Ali b. Ebi
Talib'in Faziletleri
32727. Ali b. Ebi Talib
der ki: "Daneyi yaran rüzgarı gönderen Allah'a andolsun ki; ümmı olan
Nebi, beni ancak mümin olanın seveceğini ve ancak münafık olanın bana
buğzedeceğini söyledi."
32728. İbn Bureyde,
babasından, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
nakleder: "Ben kimin velisi isem Ali de onun velisidir."
32729. Ümmü Seleme
bildiriyor: Kendisi adına yemin ettiğime andolsun ki, Ali, Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile en son görüşen kişiydi. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat ettiği gün kendisini Aişe'nin evinde
ziyaret ettik. ikide bir: "Ali geldi mi?" diye soruyordu. Zannedersem
onu bir iş için göndermişti. Daha sonra geldiğinde Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) onunla işi olduğunu zannettik ve dışarıya çıkıp kapıda
oturduk. Ben kapıya en yakın oturandım. Ali, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) eğildi ve Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona gizlice bir
şeyler fısıldadı. Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) o gün vefat
etti. Ali Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) en son görüştüğü kişiydi.
32730. Sa'd b. Ubeyde
bildiriyor: Bir adam İbn Ömer'e: ''Bana Ali'den haber ver'' deyince, İbn Ömer:
''Ali'yi soruyorsan onun evinin Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
evine göre nerede olduğuna bakman yeterli. Zira Ali'nin evi bu, şu da
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) evi." Adam: ''Ben onu
sevmiyorum'' deyince, İbn Ömer: ''Allah da seni sevmesin'' dedi.
32731. Hz. Ali
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aralarında hüküm vermem
için beni Yemen halkına yolladı. Ben: ''Ya Resulallah! Hüküm verme, hükmetme
konusunda bir tecrübem yok" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) eliyle göğsüme vurup: ''Allahım! Kalbini doğru yola yönelt ve dilini
kifayedi kıl" buyurdu. O zamandan şimdiye kadar iki kişi arasında verdiğim
hükümde şüpheye düşmedim.
32732. Ebu'l-Bahteri der
ki: Hz. Ali'ye: "Bize kendinden bahset" dediler. Hz. Ali:
"Bir şey
istediğimde istediğim bana verilir, istemeyip sustuğum zaman ise bir şey
verileceği zaman ilk benden başlanır" dedi.
32733. Abdullah b. Amr b.
Hind el-Cemell, Hz. Ali'nin şöyle dediğini nakleder:
"Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir şey istediğim zaman isteğimi verir, istemeyip
sustuğum zaman ise bir şey verileceği zaman ilk benden başlardı."
32734. Ebu ishak der ki:
Hubşi b. Cünade'ye: "Ey Ebu ishak! Onu (Ali'yi) nerede gördün?" diye
sorduğumda bana şöyle dedi: Oturuyorken gelip başımızda durdu ve
"Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ''Ali bendendir, ben de
ondanım. Verdiğim sözleri, Ali'den başkası benim yerim e ödeyemez" buyurduğunu
duydum" dedi.
32735. Cabir b. Abdillah
bildiriyor: Gadir Hum günü Cuhfe'deyken Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) yanımıza geldi ve Ali'nin elini tutarak şöyle dedi: "Ben kimin
mevlası isem, Ali de onun mevlasıdır."
32736. Riyah b. el-Haris
naklediyor: Hz. Ali cami avlusunda otururken, üzerinde yolculuk izleri olan
birisi gelip: "Allah'ın selamı üzerine olsun ey mevlam" dedi. Hz.
Ali: "Bu kim?" diye sorunca, "Ebu Eyyub el-Ensarı" dediler.
Ebu Eyyub dedi ki: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle dediğini
duydum: "Ben kimin mevlası (dostu / sevdiği) isem, Ali de onun
mevlasıdır."
32737. Sa'd b. Ebi
Vakkas naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Tebuk gazvesinde
Hz. Ali'yi Medine'de bırakınca, Hz. Ali: "Ya Resulallah! Beni kadınların
ve çocukların yanında mı bırakıyorsun?" dedi. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Benim yanımdaki konumunun, Harun'un (a.s.)
Musa'nın (a.s.) yanındaki konumu gibi olmasına razı değil misin? Ne var ki benden
sonra bir peygamber gelmeyecektir"
32738. Sa'd'ın
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hz. Ali'ye şöyle
buyurdu: "Benim yanımdaki konumunun, Harun'un (a.s.) Musa'nın (a.s.)
yanındaki konumu gibi olmasına razı değil misin? Ne var ki benden sonra bir
peygamber gelmeyecektir"
32739. Esma binti Umeys,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hz. Ali'ye hitaben şöyle
buyurduğunu nakleder: "Benim yanımdaki konumun, Harun'un (a.s.) Musa'nın
(a.s.) yanındaki konumu gibidir. Ancak benden sonra peygamber yoktur."
32740. Zeyd b. Erkam'ın
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hz. Ali'ye şöyle
buyurdu: "Benim yanımdaki konumun, Harun'un (a.s.) Musa'nın (a.s.)
yanındaki konumu gibidir. Ancak benden sonra ne bi yoktur. "
32741. Abdurrahman b.
Sabıt, Sa'd'dan naklediyor: Muaviye bir defasında hac için Mekke'ye gelmişken
Sa'd onun yanına gitti ve Hz. Ali'den bahsettiler. Muaviye onun hakkında kötü
söz söyleyince Sa'd sinirlenip şöyle dedi: "Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) onun üç özelliğini söylediği biri hakkında böyle mi
diyorsun"? Bu özelliklerden birinin bende olması, benim için dünya ve
içindekilerden daha sevimlidir. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
şöyle dediğini duydum: "Ben kimin mevlası (sevdiği) isem, Ali de onun
mevlasıdır." Yine Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
dediğini duydum: Benim yanımdaki konumun, Harun'un (a.s.) Musa'nın (a.s.)
yanındaki konumu gibidir. Ancak benden sonra peygamber yoktur."
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu da duydum:
"Sancağı, Allah'ı ve Resulünü seven birine vereceğim."
32742. Zeyd b. Vehb
naklediyor: Hz. Ali'nin minberde şöyle dediğini duydum:
"Ben Allah'ın kulu
ve Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kardeşiyim. Benden önce olsun
sonra olsun; bunu kendine nisbet edecek olan herkes iftira eden bir
yalancıdır."
Abdurrahman b. Ebi Leyla
bildiriyor: Hz. Ali kışın bir izar ve rida olan iki ince elbiseyle dışarıya
çıkardı. Yazın ise liften kaba bir aba giyer öyle dışarı çıkardı. Halk
Abdurrahman'a: "Babana söylesen; çünkü baban Ali ile oturup sohbet eden
biridir" dendiğinde babama: "Halk Müminlerin emirinde yadırgadıkları
bir durum gördüler" dedim. Babam: "Ne gördüler?" diye sorunca,
ben: "Yazın şiddetli sıcağında liften kaba bir aba giyer, kışın ise iki
ince elbiseyle çıkar ve soğuğu umursamaz. Bununla ilgili bir bilgin var mı?
Halk, kendisiyle oturduğun zaman ona bunun sebebini sormanı istememi
söylediler" dedim.
Babam Ali ile sohbet
ederken: "Ey Müminlerin emiri! Halk sende bulunan bir şeyi
yadırgıyorlar" dedi. Hz. Ali: O nedir?" diye sorunca, babam:
"insanlar, senin, sıcakta liften yapılmış kalın elbise giymeni, soğukta da
iki örtüyle dışarıya çıkmanı ve soğuktan korunmamanı yadırgıyorlar" dedi.
Hz. Ali dedi ki:
"Ey Ebu Leyla! Sen Hayber'de bizimle değil miydin?" Babam:
"Evet" diye karşılık verince Hz. Ali dedi ki: Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) Ebu Bekr'i çağırdı, onu askerlerle birlikte kalenin üzerine
gönderdi. Ebu Bekr hezimete uğrayıp geri döndü. Geri döndüğünde Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ömer'i çağırdı. O da bir şeyelde edemeden halkla
birlikte hezimete uğrayarak geri döndü. Geri döndüğünde Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Sancağı, Allah'ı ve Resulünü seven, Allah
ve Resulünün de kendisini sevdiği, düşmana sırtını dönüp kaçmayan birisine
vereceğim. Allah onun eliyle fethi nasip edecektir. i) Bana haber gönderdi.
Yanına gittim. O zaman gözlerimin ağrısından bir şey görmüyordum. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) tükürüğünden gözlerime sürdü ve dedi ki:
"Allahım! Onu sıcağın ve soğuğun eziyetinden koru." O günden sonra ne
sıcak, ne de soğuktan rahatsız oldum."
32744. Hz. Ali,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Ey Kureyş halkı!
Yüce Allah size içinizden bir adam gönderecek. Yüce Allah onun kalbini imanla
imtihan etti. Sizi veya boynunuzu vuracak." Hz. Ebu Bekr: "O kişi ben
miyim ya Resulallah?" diye sorunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Hayır" dedi. Hz. Ömer de: "O kişi ben miyim ya
Resulallah?" diye sorunca) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona:
"Hayır; o kişi ayakkabıyı tamir eden kişidir" buyurdu. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hz. Ali'ye tamir etmesi için ayakkabılarını
vermişti.
32745. Ebu Said el-Hudri
bildiriyor: Mescid'de otururken Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) çıkıp
yanımızda oturdu. Biz başımızda kuş varmışçasına kıpırdamadan konuşmuyor (onu
dinliyor)duk. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Kur'an'ın tenzili
için sizinle savaşıldığı gibi, sizden bir adam, Kur'an'ın te'vili için
savaşacaktır." Hz. Ebu Bekr kalkıp: "O kişi ben miyim ya
Resulallah?" diye sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Hayır" cevabını verdi. Hz. Ömer kalkıp: "O kişi ben miyim ya
Resulallah?" diye sorunca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
dedi: "Hayır! Bu kişi odada ayakkabıyı tamir eden kişidir." Bu sırada
Hz. Ali tamir etmiş olduğu Hz. Peygamber'e ait ayakkabıyla yanımıza çıktı.
32746. Hz. Ali, Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendisine şöyle buyurduğunu nakleder: "Ey
Ali! Cennette senin için bir hazine vardır. Sen Cennet'in Zülkarneyn'isin.
Yabancı bir kadına bir defa bakınca ikinci defa bakma. İlk bakış lehine, ikinci
lehine değildir."
32747. Abbad b. Abdillah
der ki: Hz. Ali'nin şöyle dediğini duydum: "Ben Allah'ın kulu ve
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kardeşiyim. Sıddık-i Ekber de benim
ve benden sonra bunu kendine nisbet edecek olan kişi ancak bir yalancıdır! Zira
diğer insanlardan yedi sene önce namaz kıldım."
32748. Habbe el-Uranı,
Hz. Ali'nin şöyle dediğini nakleder: "Ben, Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) ile namaz kılan ilk kişiyim."
32749. Abdurrahman b.
Avf naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mekke'yi fethedip,
Taif'e yöneldi ve orayı on dokuz veya on sekiz gün kuşattı, ama fethedemedi.
Kuşluk vakti veya öğleden sonra bizden uzaklaştı (kayboldu) sonra geldi ve
orduyu (geri dönmek için) hareket ettirdi. Sonra şöyle dedi: "Ey insanlar!
Ben size gönderilen bir elçiyim. Size akrabalarıma iyi davranmanızı tavsiye
ediyorum. Buluşacağınız yer Havz'dır. Nefsim elinde olana yemin ederim ki;
(Taif ahalisi) ya namazı kılar zekatı verirsiniz, ya da sizlere benden veya
kendi nefsim gibi birini gönderirim, bütün savaşçılarınızın boyunlarını vurur
zürriyetlerinizi esir alır." insanlar, onun Ebu Bekr veya Ömer olduğunu
sandılar. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ali'nin elini tutup dedi ki:
"O kişi, budur."
32750. Hz. Ali der ki:
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) içinde ipek karışımı olan bir kaftan
hediye edildi. Kaftanın yan kumaşı ya da astarı ipektendi. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) kaftanı bana gönderdi. Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) yanına gidip: "Bunu ne yapayım, giyeyim mi?" diye
sorunca, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Hayır, ben kendim
için kerih gördüğüm bir şeyi senin yapmanı istemem" dedi.
32751. Başka bir kanalla
Hz. Ali'den, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buna benzer bir sözü
nakledilmiştir.
32752. Hz. Ali der ki:
Ebu Talib vefat ettiği zaman Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gidip:
"Ya Resulallah! Dalalette olan ihtiyar amcan öldü" dedim. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Git onu defnet ve yanıma gelene kadar
hiçbir şey yapma" dedi. Ebu Talib'i defnedip Resulullah'a (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) geldiğimde, bana yıkanmamı emretti. Sonra bana öyle dualar
etti ki, onlara karşılık yeryüzünde hiçbir şeyin olması beni sevindirmez.
32753. Hz. Ali'nin bildirdiğine
göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendisine şöyle buyurdu:
"Sen bendensin, ben de sendenim."
32754. Yezid b. Yusey'
bildiriyor: Hz. Ali bazı kişilerin hakkında konuştuğunu öğrenince minbere çıktı
ve şöyle dedi: "(Resulullah'ın ashabından olanlardan) her kim (benim
hakkımda) Resulullah'tan bir şey işitmişse kalksin ve Allah aşkına bunu
söylesin" dedi. Hz. Ali'nin yanında bulunanlardan altı, Said b. Vehb'in
yanında bulunanlardan da altı kişi kalkarak şöyle dediler: "Şehadet ederiz
ki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ben kimin
mevlası isem, bu da onun mevlasıdır. Allahım! Onunla dost olanla dost ol,
onunla düşman olana da düşman ol."
32755. Ebu Yezid
el-Evdı, babasından naklediyor: Ebu Hureyre, Mescid'e girdi ve biz etrafında
toplandık. Bir genç kalkarak: "Allah aşkına soruyorum. Sen Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ben kimin mevlası isem, bu da onun
mevlasıdır. Allahım! Onunla dost olanla dost ol, onunla düşman olana da düşman
ol" dediğini duydun mu?" diye sordu. Ebu Hureyre: "Evet"
deyince, genç:
"Ben senden
beriyim. Şahadet ederim ki sen onun dostu olana düşmanlık edip, düşmanı olanla
da dostluk ettin" dedi. Ravi dedi ki: "Halk (böyle söyleyen genci)
taşladılar."
32756. Abdullah b.
Şeddad bildiriyor: Yemen'den Serh kabilesinden bir heyet Resulullahla
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldi. Hz. Peygamber onlara: "Ya namazı
kılar zekatı verir, söyleneni, dinleyip itaat edersiniz, ya da savaşçılarınızı
öldürüp çoluk çocuğunuzu esir alacak olan ve bana benzeyen bir adamı üzerinize
gönderirim. Allah'a andolsun ki bunu ya ben yaparım ya da bana benzeyen birine
yaptırırım" buyurdu ve (bu şahsın kim olduğunu gösterir gibi) Ali'nin
elini tuttu.
32757. Asım b. Damra
naklediyor: Hz. Ali öldürüldüğü zaman, Hasan b. Ali bir hutbe vererek şöyle
dedi: "Ey Kufe halkı! -veya ey Irak halkı!- içinizde bu gece
öldürülen-veya bugün vurulan bir adam vardı. Onu ne öncekiler ilimde geçebildi,
ne de sonrakiler ona yetişebilir. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu
bir müfrezeyle gönderdiği zaman Cibrıl sağ tarafında, Mıkail sol tarafında
olurdu ve Allah ona fethi nasib etmeden geri dönmezdi.''
32758. Amr b. Murra
bildiriyor: Abdurrahman b. Ebi Leyla'nın yanında halkın Hz. Ali hakkında
söylediklerinden bahsedilince şöyle dedi: "Onunla oturduk, yedik, içtik ve
onunla birçok iş yaptık. Halkın dediği şeylerden hiçbirini söylediğini
duymadım. Onun hakkında: ''Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
amcasının oğlu ve damadı idi, Rıdvan biatına ve Bedir savaşına katıldı'' demen
yeterlidir."
32759. Ebu Hureyre
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu gün sancağı,
Allah'ı ve Resulünü seven birisine vereceğim" deyince, halk belki bana
verir düşüncesiyle ileriye çıktı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Ali nerede?" diye sorunca: "Gözlerinden rahatsız" dediler.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu çağırdı ve avuçlarına tükürerek
Hz. Ali'nin gözlerini meshetti. Sonra sancağı kendisine verdi. Yüce Allah o gün
Hz. Ali'nin eliyle fethi nasib etti.
32760. Abdurrahman b.
Ebi Leyla der ki: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanında sahabeden
bir grup varken, hanımlarına yemek için haber gönderdi ama hiçbirinin yanında
yiyecek birşey bulunmadı. Onlar bu durumdayken Hz. Ali saçı başı toz içinde
geldi. Omuzunda çalışarak kazandığı bir sa'ya yakın hurma vardı. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Taşıyana ve taşınana merhaba" dedi ve
onu oturtup başındaki tozu silkeledi. Sonra: "Ebu Turab'a merhaba!"
deyip yanına yaklaştırdı ve doyana kadar hurmalardan yediler. Sonra
hanımlarının her birine bir miktar hurma yolladı.
32761. Said b.
el-Müseyyeb naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sancağı Hz.
Ali'ye verip: "Bunu Allah'ı ve Resulünü seven, Allah ve Resulünün de
kendisini sevdiği birisine veriyorum" dedi. Hz. Ali gözlerinden rahatsız
olduğu için Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gözlerine tükürüğünü
sürdü ve ona dua etti. Yüce Allah Hayber'in fethini onun eliyle müyesser kıldı.
32762. İbn Ömer der ki:
"Hz. Ali'ye öyle üç özellik verilmiştir ki; onlardan birinin bende olması,
benim için kızıl develerimin olmasından daha sevimlidir. Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu kızıyla evlendirdi ve Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) kızından çocukları oldu. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) Hz. Ali'nin kapısı dışında bütün Mescid'e açılan kapıları
kapattırdı. Hayber günü sancağı Hz. Ali'ye verdi.
32763. iyas b. Seleme
der ki: Babam bana şöyle haber verdi: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
beni Hz. Ali'ye gönderdi ve: "Sancağı Allah'ı ve Resulünü seven, Allah ve
Resulünün de kendisini sevdiği birisine vereceğim" dedi. Gözlerinden
rahatsız olduğu için onu tutarak getirdim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) gözlerine tükürüğünü sürdü ve kendisine sancağı verdi. Yüce Allah
Hayber'in fethini onun eliyle müyesser kıldı.
32764. Cumey' b. Umeyr
der ki: Ben, annem ve teyzem Hz. Aişe'nin yanına girdik ve: "Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanında Hz. Ali'nin konumu nasıldı?" diye
sorduk." Hz. Aişe şu karşılığı verdi: "Öyle birini soruyorsun ki bu
kişi elini, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha önce kimsenin
koymadığı bir tarafına koydu. O'nun (Sallallahu aleyhi ve Sellem) midesi
bulanınca ağzından çıkan şeyi yüzüne sürdü. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) vefat ettiğinde, halk O'nun (Sallallahu aleyhi ve Sellem) nereye
defnedileceği konusunda ihtilafa düşünce demişti ki: "Allah katında
yerlerin en sevgilisi, peygamberinin ruhunu teslim ettiği yerdir." Bunun
üzerine Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (ruhunu teslim ettiği yere)
defnettik.
32765. Hz. Aişe
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir sabah üzerinde siyah
kıldan yapılmış dikişsiz bir kumaşa sarınarak çıktı. Hasan gelince, Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu elbisenin altına aldı, sonra Hüseyn gelince
onu da Hasan'ın yanına aldı, Fatıma geldi, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) onu da elbisenin altına aldı. Sonra Ali gelince onu da diğerlerinin
yanına aldıktan sonra şöyle dedi: "Ey ehl-i beyt! Allah sizden ancak kiri
giderip tam anlamıyla sizi temizlemek ister.'' (Ahzab, Sur. 33)
32766. Şeddad Ebu Ammar
der ki: Vasile b. el-Eska'nın yanına girdim. Yanında bir grup insan vardı. Hz.
Ali'den bahsedip ona sövdüler, ben de onlara katılarak sövdüm. Bana: "Sana
Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gördüğümü söyleyeyim mir dedi.
Ben: "Evef' deyince dedi ki: "Ali'yi sormak için Fatıma'nın yanına
gittim. Bana, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) doğru gittiğini
söyledi. Oturup onu beklemeye başladım. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) Ali, Hasan ve Hüseyin ile beraber geldi. içeriye girene kadar ikisinin
de elini bırakmadı. Ali ve Fatıma'yı yanına yaklaştırıp önünde oturttu. Hasan
ve Hüseyin'in her birini bir dizine oturttu. Sonra elbisesiyle veya örtüsüyle
onları sardıktan sonra şu ayeti okudu:
''Ey Peygamberin ev
halkı (Ehl-i beyt!) Şüphesiz Allah sizden kusuru giderip sizi tertemiz yapmak
ister.'' (Ahzab, 33) Sonra şöyle dedi: "Allahım! Bunlar benim Ehl-i
beyt'imdir. Ehl-i beyt'im temiz olmaya daha layıktır.''
32767. Ümmü Seleme şöyle
bildirdi: Bir gün, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) evimdeyken hizmetçi
şöyle dedi: "Ali ve Fatıma kapının önünde (girmek için izin
istiyorlar.)" Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana: "Kalk ve
beni Ehl-i beyt'imle yalnız bırak" buyurdu. Evin bir köşesine çekildim.
Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyn girdiler. Çocukları kucağına aldı. Bir eliyle de
Ali'yi kucakladı, öbürüyle Fatıma'yı kucaklayıp öptü. Sonra üzerlerini siyah
bir giysiyle örterek: "Allahım! Beni ve Ehli beyt'imi cehenneme değil sana
kavuştur" dedi. (Ümmü Seleme dedi ki) Dedim ki: "Ey Allah'ın Resulü!
Ya ben?" Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Sen de"
buyurdu.
32768. Hubeyre b. Yerım
bildiriyor: Hasan b. Ali bir hutbe vererek şöyle dedi:
"Ey insanlar! Dün,
onu ne öncekilerin ilimde geçebildiği, ne de sonrakilerin ona yetişebileceği
bir adam sizden ayrıldı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu bir yere
gönderdiği zaman Yüce Allah onun eliyle fethi müyesser kılmadan geri dönmezdi.
Bu seferlerinde (ibrıl sağ tarafında, Mıkail sol tarafında olurdu. Vefat
ettiğinde, yaptığı bağışlardan arta kalan ve bir hizmetçi satın almak için
ayırdığı yedi yüz dirhem dışında geriye ne gümüş, ne de altın
bıraktı."
32769. Zeyd b. Erkam der
ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber Müslüman olan
ilk kişi Hz. Ali'dir." Amr b. Murra der ki: İbrahim'e gidip bunu anlatınca
kabul etmedi ve: "ilk Müslüman olan kişi Hz. Ebu Bekr'dir" dedi.
32770. Cebele der ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) katılmadığı bir gazve olursa,
silahını, ya Ali'ye ya da Usame'ye verirdi.
32771. Amr b. Şas der
ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana: "Bana eziyet
ettin" deyince, ben: "Ya Resulallah! Ben sana eziyet etmek
istemem" karşılığını verdim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Ali'ye eziyet eden bana eziyet etmiştir" buyurdu.
32772. Abdulmelik b. Ebi
Süleyman bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a:
"Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabı arasında Hz. Ali'den daha bilgilisi var
mıydı?" diye sorduğumda: "Hayır Vallahi! Ondan daha bilgilisini
bilmiyorum" dedi.
32773. Amr b. Hubşi
bildiriyor: Hz. Ali'nin vefatından sonra Hasan b. Ali bize bir hutbe vererek
şöyle dedi: ''Ey insanlar! Dün, onu ne öncekilerin ilimde geçebildiği, ne de
sonrakilerin ona yetişebileceği bir adam sizden ayrıldı. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) onu bir yere gönderdiği zaman Yüce Allah onun eliyle fethi
müyesser kılmadan geri dönmezdi.''
32774. Enes der ki: Ben
ve Ali, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber Medine
bahçelerinden birine gittik. Ali: ''Bu bahçe ne güzeldir ya Resulallah!''
deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Ali! Cennetteki
bahçen bundan daha güzeldir" dedi. Yedi bahçeye uğradık, yedisinde de Ali:
''Bu bahçe ne güzeldir ya Resulallah!" diyor. Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) ise: "Cennetteki bahçen bundan daha güzeldir"
karşılığını veriyordu.
32775. Selman der ki:
''Bu ümmetin Peygamberinin yanına varacak ilk kişisi, ilk Müslüman olan Ali b.
Ebi ralib'tir.''
32776. Ebu Abdullah
el-Cedeli bildiriyor: Ümmü Seleme bana: "Ey Ebu Abdillah! Aranızda
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sövülüyor da siz buna engel olmuyor
musunuz?" dedi. Ben: "Kim Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
sövüyor?" diye sorunca, şöyle karşılık verdi: "Ali'ye ve onu
sevenlere sövülüyor. Resulullah (-av-) ise onu seviyordu."
32777. Ümmü Seleme,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Mümin olan Ali'ye buğzetmez, münafık olan da Ali'yi sevmez."
32778. Hz. Ali der ki:
"Biz (Ehl-i beyt) bu ümmet için, Nuh'un gemisi ve isriHloğullarının bağışlanma
kapısı gibiyiz."
32779. Hz. Ali der ki:
"Münafık olan bizi sevmez, mümin olan da bize bUğzetmez.''
32780. Ebu Ubeyde b.
el-Hakem el-Ezdi bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hz.
Ali'ye: "Benden sonra zorluklarla karşılaşacaksın" buyurunca, Hz.
Ali: "Dinimden yana selamette olacak mıyım?" diye sordu. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evet, dininden yana selamette
olacaksın" diye cevap verdi.
32781. Bera naklediyor:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber bir yolculuktaydık. Gadir
Hum'da konaklayınca :"Namaza" diye çağrıldık. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) için bir ağacın altındaki otlar temizlendi ve Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) orada öğle namazını kıldırdı. Sonra Hz. Ali'nin
elini tutarak:
"Bilmez misiniz ki
ben, müminler için kendi nefislerinden daha yakın ve sevgiliyim?" diye
sordu. Sahabe: "Evet biliyoruz, ey Allah'ın Resulü" karşılığını
verince şöyle dedi: "Bilmez misiniz ki ben, her mü mine kendi nefsinden
evlayım?" Sahabe yine: "Evet biliyoruz, ey Allah'ın Resul'ü"
diye cevap verdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hz. Ali'nin elini
tutarak: "Ben kimin mevlası isem, bu da onun mevlasıdır. Allahım! Onu
seveni sev, ona düşman olana düşman oL" Daha sonra Hz. Ömer onunla karşılaşınca:
"Ne mutlu sana ey Ebu Talib'in oğlu! Her mümin kadın ve erkeğin mevlası
(sevdiği dostu) olarak sabahlayıp akşamladın" dedi.
32782. Bera b. Azib
naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) birisinin başında Ali b.
Ebi Talib, diğerinin başında ise Halid b. el-Velid olmak üzere iki ordu
gönderdi ve onlara dedi ki: "Eğer savaşacak olursanız komuta
Ali'dedir." Ali bir kaleyi fethetti ve esirlerden bir kadını kendine
seçti. Büreyde dedi ki: "Halid b. el-Velid, bir mektup yazarak durumu
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bildirdi. Hzo Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) mektubu okuyunca şöyle buyurdu: "Allah'ı ve Resulünü
seven, Allah'ın ve Resulünün de kendisini sevdiği bir adam hakkında ne
dersin?"
32783. Atiyye b. Sa'd
der ki: Yaşlı bir ihtiyar olan Cabir b. Abdillah'ın yanına girdiko Kaşları (o
kadar uzamıştı ki) gözlerini kapatmıştı. Ona: "Bize Ali b. Ebi ralib'den
bahsefi dedik. Cabir b. Abdillah elleriyle kaşlarını kaldırarak: "O,
beşerin en hayırlısıdır" dedi.
32784. imran b. Husayn
naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir müfreze gönderdi ve
başlarına da Hz. Ali'yi görevlendirdi. Ali, hoşlarına gitmeyen bir şey yapınca
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından dört kişi durumu Hz.
Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bildirmeye karar verdiler. Sahabe
yolculuktan döndükleri zaman ilk önce gider Resulullah'ı görüp selam verir
sonra da evlerine dağılırlardı. Müfreze geldiğinde Resulullah'a (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) selam verdiler ve bu dört kişiden biri kalkıp: "Ya
Resulallah! Ali'nin şöyle şöyle yaptığını görmüyor musun?" dedi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yüzünden kızgın olduğu belli olmuş bir
şekilde adama dönerek: "Ali' den ne istiyorsunuz! Ali'den ne istiyorsunuz!
Ali bendendir, ben de Ali'denim. Ali, benden sonra her müminin velisidir"
buyurdu.
32785. Ebu Bekr b. Halid
b. Urfuta bildiriyor: Medine'de, Said b. Malik'in yanına gittim. Bana:
"Ali'ye sövdüğünüz bana ulaştı" dedi. Ben: "Evet sövdük"
karşılığını verince Said: "Sen de sövmüş olmayasın?" dedi. Ben:
"Bundan Allah'a sığınırım" dedim. Said: "Başının ortasına
testereyi dayasalar dahi sakın Ali'ye sövme. Ben Resulullah'tan (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) duyduklarımdan sonra kesinlikle ona sövmedim'' dedi.
32786. İbn ishak,
kendisine anlatan birinden, o da Meymune'den naklediyor:
Müslümanların ayrılığa
düştüğü fitne zamanında Meymune binti'I-Haris'e: "Ey müminlerin annesi (ne
yapalım?)" denince; Meymune: "ibn Ebi ralib'e gidiniz. Vallahi! O ne
sapar, ne de başkasını saptırır" dedi.
32787. Şa’bi der ki:
"Hacca gelenlere su vermeyi, Mescid-i Haramı onarmayı, Allah'a ve ahiret
gününe inananla, Allah yolunda cihat edenle bir mi tuttunuz ... " (Tevbe
Sur. 19) ayeti, Hz. Ali ve Hz. Abbas hakkında nazil olmuştur."
32788. Hz. Ali der ki:
Allah'ın Kitab'ında, benden önce kimsenin gereğince amel etmediği ve benden
sonra da kimsenin amel etmeyeceği bir ayet-i kerime vardır. Bir dinarım vardı,
on dirheme sattım (bozdurdum). Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile
gizlice bir şey konuşacak olursam, bir dirhem sadaka veriyordum. Bitinceye
kadar bu böylece sürüp gitti. O ayet: "Ey iman edenler! Peygambere gizli
bir şey söyleyecek olursanız, bu gizli konuşmanızdan önce bir sadaka
verin" (Mücadele Sur. 12) ayetidir.
32789. Hz. Ali der ki:
"Ey iman edenler! Peygambere gizli bir şey söyleyecek olursanız, bu gizli
konuşmanızdan önce bir sadaka verin" (Mücadele Sur. 12) ayeti nazil olduğu
zaman Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana: " Verilmesi gereken
sadakanın bir dinar olmasına ne dersin?" dedi. Ben: "Buna güçleri
yetmez" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ne kadar
olsun?" diye sordu. Ben: "Bir arpa ağırlığında (altın)'' deyince,
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Sen çok küçük bir
miktar söyledin" diye buyurdu. Bunun üzerine: "Yoksa gizli
konuşmanızdan önce sadakalar vermekten korktunuz mu?" (Mücadele Sur. 13)
ayeti nazil oldu. (Ali) dedi ki: "Benim sayemde Allah bu ümmetin yükünü
hafifletti.''
32790. Ebu Harun
bildiriyor: Nati b. el-Ezrak yanına geldiği zaman ben İbn Ömer ile beraberdim.
Nati, İbn Ömer'in başucunda durup: "Vallahi! Ben Ali'ye buğzediyorum"
dedi. İbn Ömer başını kaldırıp: "Allah sana buğzetsin. Daha önce yapmış
olduklarından sadece biri (bile), dünya ve içindekilerden daha hayıri, olan
birine mi buğzediyorsun!" dedi.
32791. Ebu't-Tufeyl,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından birinden naklediyor:
"Hz. Ali hakkında öyle faziletler zikredilmiştir ki şayet bunlardan birisi
insanlar arasında paylaştırılacak olsa hayır olarak hepsine yeter."
32792. Muaviye b. Kurra
bildiriyor: Ben ve Hasan oturmuş konuşurken Hasan, (babası) Hz. Ali'den
bahsedip: "Onlara (doğru) yolu gösterdi ve dinden uzaklaştıklarında dini
onlar için doğrulttu" dedi.
32793. Said b. Zeyd'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Ali, Cennettedir."
32794. Ebu ishak
naklediyor: (Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Fatıma'yı Hz. Ali ile
evlendirmek istediği zaman) Fatıma: "Ya Resulallah! Beni ince bacaklı, büyük
göbekli ve gözleri akan biriyle mi evlendiriyorsun?" deyince, Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ben seni Müslümanların ilki, en fazla
hilim sahibi ve en bilgili olanıyla evlendirdim" buyurdu.
32795. Bureyde
bildiriyor: Ali'yle birlikte savaş için Yemen'e gittim. Ondan kötü muamele
gördüm. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına geldiğimde Ali'yi
anıp onu ayıpladım. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yüzünün rengi
değişmeye başladı ve şöyle dedi: "Ben müminler için kendi nefislerinden
evla değil miyim?" Ben: "Evet ya Resulallah!" deyince, Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ben kimin mevlası isem, Ali de
onun mevlasıdır" buyurdu.
32796. Hz. Ali der ki:
"Bir topluluk beni o kadar (aşırı) sevecek ki; bu sevgileri sebebiyle
Cehenneme girecekler. Bir topluluk bana o kadar buğzedecek ki; bu nefretleri
sebebiyle Cehenneme girecekler."
32797. Hz. Ali dedi ki:
"Benden dolayı iki kişi helak olur: Beni aşırı seven ile bana aşırı
buğzeden."
32798. Enes bildiriyor:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir mektupla Hz. Ebu Bekr'i Mekke'ye
gönderdi ve Hz. Ali'yi çağırarak onu da Hz. Ebu Bekr'in peşinden göndererek:
"Bu mektubu sadece benim ehlimden olan tebliğ edebilir" buyurdu.
32799. Ebu Meryem, Hz.
Ali'nin şöyle dediğini nakleder: "Benden dolayı iki kişi helak olur: Beni
aşırı seven ile bana aşırı buğzeden."
32800. Ebu Zer'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Velia oğulları ya bundan vazgeçerler ya da onlara bana benzeyen birini
gönderirim. O da verdiğim emri yerine getirip savaşçılarını öldürür ve
zürriyetlerini esir alır."
32801. Süddi der ki: Hz.
Ali minbere çıkıp: "Allahım! Bize buğzeden ve sevgimizde aşırı giden
herkese lanet et" dedi.
32802. Leys bildiriyor:
Ebu Cafer'in yanına girdiğimde günahlarından ve korkularından bahsederek ağladı
ve şöyle dedi: Cabir bana dedi ki: "Hz. Ali Hayber günü kapıyı yerinden
söktü de müslümanlar öyle girip kaleyi fethettiler. (Daha sonra) denediklerinde
kırk kişi kapıyı kaldıramadı.''
32803. İbn Ömer, Hz. Ebu
Sekr'in şöyle dediğini nakleder: "Ey insanlar! Ehl-i beyti konusunda
Muhammed'i(n haklarını) gözetin!''
32804. İbn Abbas,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hz. Ali'ye şöyle buyurduğunu
nakleder: "Sen, benim kardeşim ve arkadaşımsın."
32805. Ebu Umeyye
naklediyor: "Hz. Ali, Murad denilen yerde yeni yapılmakta olan bir eve
uğradı ve üzerine bir tuğla kırığı veya parçası düşünce binanın bitmemesi için
dua etti. Ondan sonra binada kerpiç üstüne kerpiç konmadı.''
32806. Cabir bildiriyor:
Ebu Cafer ile beraber Mescid'dik ve bir çocuk Ebu Cafer'e bakıp ağlıyordu. Ebu
Cafer: "Neden ağlıyorsun?" diye sorunca, çocuk: "Size olan
sevgimizden dolayı" dedi. Ebu Cafer: "Allah'ın kendilerine nazar ettiklerine
baktın, en hayırlı kıldıklarını da tercih ettin" dedi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |