m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Siyer

 

Cizye ve Bu Uğurda Savaşmak

 

33299. Ebu'l-Bahterl bildiriyor: Selman, Farisilerden olan müşriklerle savaşmaya gidince: "Onlara Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) duyduğum gibi (islam'a) davet edene kadar bekleyiniz" dedi ve Farisilerin yanına giderek: "Ben sizden biriyim ve bu topluluk yanındaki konumumu biliyorsunuz. Sizi islam'a davet ediyoruz. Eğer Müslüman olursanız bizimle aynı haklara sahip olur, aynı mesuliyetleri yüklenirsiniz. Eğer Müslüman olmazsanız, hakir bir şekilde cizye vermeyi kabul ediniz. Eğer cizye vermeyi kabul etmezseniz sizinle savaşırız" dedi. Farisiler ilk iki teklifi kabul etmeyince Selman halka: "Onlara saldırın!" dedi.

 

33300. Süleyman b. Bureyde, babasından naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) askeri birliğe veya orduya komutan gönderdiği zaman ona şu tavsiyede bulunurdu: "Müşriklerden düşmanınla karşılaştığın zaman, onları şu üç şeyden birine (Müslüman olmak, cizye vermek veya savaşa) davet et. Bunlardan hangisini kabul ederlerse ona göre davran: Onları İslam'a davet et. Eğer İslam'ı kabul ederlerse onların bu cevaplarını kabul et ve serbest bırak. Sonra onlara Medine'ye hicret etmelerini söyle. Bunu kabul ederlerse muhacirlerin sahib oldukları haklara sahib olur ve aynı mesuliyetleri yüklenirler. Eğer hicreti kabul etmeyip yurtlarında kalmayı tercih ederlerse Müslüman bedeviler gibi muamele görürler ve müminler üzerine uygulanan Allah'ın hükmü onlara da uygulanır ve Müslümanlarla beraber savaşmadıkça feyden ve ganimetten kendilerine bir pay verilmez. Eğer İslam'ı kabul etmezlerse kendilerine cizye vermelerini teklif et. Eğer kabul ederlerse kabul et ve onlarla savaşma. Eğer cizye vermeyi de kabul etmezlerse Allah'dan yardım dileyerek onlarla savaş."

 

33301. Ebu'l-Eşheb naklediyor: Hasan(-ı Basri): "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Arap yarımadasındakilerle Müslüman olmaları için savaşmıştır ve onlardan Müslüman olmaktan başka bir seçeneği kabul etmemiştir ki bu, cihadın en üstünüydü. Ondan sonra kitab ehlinden olan bu toplulukla bir cihad daha yapıldı" dedikten sonra şu ayeti okudu: "Kitap verilenlerden, Allah'a, ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Peygamberinin haram kıldığını haram saymayan, hak dinini din edinmeyenlerle, boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın." (Tevbe Sur. 29) Sonra ekledi: ItBundan başka sebeplerle savaşmak, bidat ve dalalettir.''

 

33302. Hasan(-ı Basri) bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Yemen halkına şöyle yazdı: "Kim kıldığımız namazı kılarsa, kıblemize dönerse ve kestiğimizi yerse o kişi müslümandır ve Allah'ın ve Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) koruması altındadır. Kim bunu kabul etmezse cizye vermek zorundadır. ''

 

33303. Ebu Vail ve İbrahim(-i Nehai) derler ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Muaz'ı Yemen'e gönderdi ve her buluğ çağına gelmiş her kişi için bir dinar veya bir dinar değerinde Yemen elbisesi cizye almasını emretti.''

 

33304. Hz. Ömer'in azatlısı Eslem naklediyor: Hz. Ömer, cizye toplamakla görevli olanlara: ''Cizyeyi sadece traş olacak çağa gelenlerden alınız. Kadınlardan ve çocuklardan cizye almayınız" diye yazdı. Eslem dedi ki: ItHz. Ömer cizye verenleri ayırt etmek için ödeme yapanların boyunlarına (sonradan açılmak üzerer mühür vururdu."

 

33305. Mücahid der ki: "Müslüman olmaları için putperestler ile savaşılır. Kitap ehliyle ise cizye için savaşılır."

 

33306. Mesruk bildiriyor: ''Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Muaz'ı Yemen'e gönderdi ve her buluğ çağına gelmiş her kişi için bir dinar veya bir dinar değerinde Yemen elbisesi cizye almasını emretti."

 

33307. Ebu Miclez der ki: "Hz. Ömer, (Cizye ehline) her sene için yirmi dört dinar cizye koydu ve kadınlarla çocukları bundan muaf tuttU.''

 

33308. Nafi, Hz. Ömer'in azatlısı Eslem'den naklediyor: Hz. Ömer memurlarına şöyle yazdı: "Kadınlardan ve çocuklardan cizye almayınız. Sadece sakalı ve bıyığı gelmiş olanlardan cizye alınsın ve boyunlarına (ödeme yaptığına dair) mühür vurulsun." Cizye alma konusunda nakdi malı olanlardan gümüş olarak ödeme yapacaklardan kırk dirhem ve (topraklarından yolcu olarak geçen) Müslümanların ihtiyacı olan erzak; altını olanlardan dört dinar; Şam halkından bir müd buğday ve üç kıst zeytinyağı, Mısır halkından bir irdeb (24 sa') buğdayelbise ve bal -NMi elbise ve balın miktarını hatırlamıyor- Irak halkından ise on beş sa buğday alınsın." (Ravi) Ubeydullah ekledi: "Miktarını hatırlamadığım elbise de alınmasını söyledi."

 

33309. İbn Tavus, babasından naklediyor: İbrahim b. Sa'd, İbn Abbas'a:

"Zifnmet ehlinin mallarından ne kadar alınır?';" diye sorunca, İbn Abbas: "ihtiyaçlarının fazlası alınır" dedi.

 

33310. Antere Ebu Vekı der ki: "Hz. Ali, cizyeyi; iğne ticaretiyle uğraşandan iğne, çuvaldız ticaretiyle uğraşandan çuvaldız, ip ticareti yapandan da ip olarak alırdı."

 

33311. Ebu Avn Muhammed b. Ubeydillah es-Sekafı bildiriyor: "Ömer b. elHattab, sadece erkeklerden cizye aldı. Zenginlerden kırk sekiz, maddi durumu orta halli olandan yirmi dört, fakirlerden ise on iki dirhem cizye aldı."

 

33312. Ma'kil bildiriyor: Ömer b. Abdilazız (cizyeyle görevli memurlarına) şöyle yazdı: "Kitab ehlinden cizyenin kendisi alınır. Bunun yanında firarda veya ölmüş kişi için cizye alınmaz. Firar eden için geride kalanlardan da onun adına cizye alınmaz."

 

 

 

Mecusilerin Cizye Vermesi Hakkında

 

33313. Hasan b. Muhammed b. Ali naklediyor: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hecer Mecusilerine mektup yazarak onları islam'a davet etti. Daveti kabul edenin Müslümanlığı kabul edildi. Kabul etmeyenlerin ise cizye vermesi, kestiklerinin yenmemesi ve onlardan olan kadınlarla evlenilmemesi istendi."

 

33314. ikrime der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bahreyn Mecusilerinden cizye aldı.''

 

33315. Zühri der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bahreyn Mecusilerinden, Hz. Ömer de Farisilerin Mecusi olanlarından, Hz. Osman ise Berberı olan Mecusilerden cizye aldı.''

 

33316. Becale der ki: "Abdurrahman b. Avf, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hecer Mecusilerinden cizye aldığını söyleyene kadar Hz. Ömer Mecusilerden cizye almadı.''

 

33317. Zühri der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hecer Mecusilerinden, Yemen Yahudileri ve Hıristiyanlarının büluğa ermiş olan her birinden bir dinar cizye aldı. Hz. Ömer, Sevad (Irak) ahalisinin Mecusilerinden, Hz. Osman da Mısır Mecusilerinden cizye aldı."

 

33318. Cafer(-i Sadık), babasından naklediyor: Hz. Ömer, Mecusilerin cizye vermesiyle ilgili sorunca, Abdurrahman b. Avf dedi ki: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Onlara kitap ehline yaptığınız uygulamayı yapınız" dediğini duydum.

 

33319. Cafer(-i Sadık) babasından naklediyor: Hz. Omer, Mecusilerin cizye

vermesi konusunda halkla istişare edince, Abdurrahman b. Avf şöyle dedi:

Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Onlara kitap ehline yaptığınız uygulamayı yapınız" dediğini duydum.

 

 

 

Mecusilerden Mahremiyle Evli Olanlar Birbirinden Ayrılır mı?

 

33320. Amr b. Dinar bildiriyor: Becale, Amr b. Evs ve Ebu'ş-Şa'sa'ya şöyle dedi:

Cez b. Mu'aviye'nin katibiyken bize Hz. Ömer'in (içinde şöyle yazan bir) mektubu geldi: "Sihirbaz olan her kadın ve erkeği öldürünüz. Mahrem olup birbiriyle veli olanları' ayırınız ve (Mecusileriri yemek yerken) anlaşılmaz sesler çıkararak mırıldanmalarını yasaklayınız." Üç sihirbaz öldürdük ve Allah'ın Kitab'ında haram kıldığı kişilerle evlenenleri birbirinden ayırdık.

 

33321. Cez b. Mu'aviye'nin katibi ve Ehvaz'dan bir topluluğun sorumlusu olan Becale b. Abde el-Anberı anlatıyor: Ebu Musa, Basra emiriyken Ömer b. elHattab'ın kendilerine: "(Yemek yerken bir şeyler) mırıldanıp, acayip sesler çıkaran (Mecusileri)n öldürülmesi, mahremiyle evli olan her kadının evlendiği kişiden ayrılması ve her sihirbazın öldürülmesini emreden bir mektup yazdığını söyledi. Ebu Musa bunu Cez b. Mu'aviye'ye yazdı. Cez b. Mu'aviye, "(Yemek yerken kendi dillerinde ayin niteliğinde) mırıldanıp, acayip sesler çıkaranları çağırıp normal konuşmalarını sağladı. Ravi der ki: "Eğer kadın gençse onu evli olduğu mahreminden ayırıp başkasıyla evlendirdik. ihtiyar olana gelince ise, mahreminin ona yaklaşmasını yasaklayıp, onu mahreminden ayırmakla yetindik."

 

33322. Becale b. Abde bildiriyor: Hz. Ömer, Ebu Musa'ya şöyle bir ferman yazdı: "Yanınızdaki Mecusilerin anneleri, kızları ve kız kardeşleriyle evlenmelerini engelleyiniz. Ehl-i Kitabın uğradığı akıbete uğramamaları için de topluca yemek yemelerini sağlayın ve gördüğünüz her sihirbaz ile kahini öldürün!"

 

 

 

Mecusi Kadının Esir Edilmesi ve Onunla ilişkiye Girilmesi Hakkında

 

33323. Musa b. Ebi Aişe bildiriyor: Murre'ye, Mecusi bir kadını satın alan veya esir eden ve ona islam öğretilmeden onunla ilişkiye giren kişi hakkında sorunca:

"Bu caiz değildir" dedi. Aynı soruyu Said b. Cübeyr'e sorunca: "Böyle yaptığı takdirde bu kişi, o kadından daha hayırlı değildir" dedi.

 

33324. Musa b. Ebi Aişe der ki: Murre b. Şerahil el-Hemdanı ve Said b.

Cübeyr'e, kişi, eline geçen Mecusi cariyeyle ilişkiye girebilir mi?" diye sordum. Murre: "Müslüman olmadan onunla ilişkiye giremez" dedi. Said b. Cübeyr ise:

"Eğer günah olduğunu bildikten sonra yine ilişkiye girerse bu kişi o kadından daha kötü biridir" dedi.

 

33325. Mekhul der ki: "Eğer kız, Mecusi ise Müslüman olmadan onunla evlenemez.''

 

33326. Zühri der ki: ""La ilahe illallah" demeden Mecusi kadına yaklaşma! Eğer şehadet kelimesini söylerse bu onun Müslüman olduğunu gösterir."

 

33327. Ebu Seleme b. Abdirrahman der ki: "Kişi, (Mecusi olan kadın) islam'ı kabul etmeden, onunla ilişki kuramaz."

 

33328. Hasan b. Muhammed b. Ali naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hecer Mecusilerine mektup yazarak onları islam'a davet etti. Daveti kabul edenin Müslümanlığı kabul edildi. Kabul etmeyenlerin ise cizye vermesi, kestiklerinin yenmemesi ve onlardan olan kadınlarla evlenilmemesi istendi.''

 

33329. Yunus naklediyor: "Hasan(-ı Basri), yanında Mecusi bir kadın (cariye) olan kişi hakkında: "Onunla ilişki kuramaz" dedi.

 

33330. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Mecusi ve puta tapan kadınlar esir edildiği zaman onlara islam anlatılır ve Müslüman olmaları için zorlanırlar. Eğer islam'ı kabul ederlerse onlarla ilişki kurulup hizmetçi olarak kullanılabilir. Eğer Müslüman olmayı kabul etmezlerse hizmetçi olarak kullanılırlar, ama onlarla ilişki kurulmaz.''

 

33331. Said b. el-Müseyyeb der ki: "Kişinin Mecusi bir cariye satın alıp onu (Müslüman olması için) zorlamasında bir sakınca yoktur.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Esir Alınan Yahudi ve Hıristiyan Kadınlar Hakkında Söylenenler