m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Siyer

 

Düşman Topraklarında Bulunan Hazine Hakkında Söylenenler

 

33365. Hasan(-ı Basri) der ki: "Düşman topraklarında hazine bulunduğu zaman beşte biri beytulmalindir. Arap topraklarında bulunduğunda ise zekatını vermek gerekir."

 

33366. Husayn, Kadisiye savaşında katılan birisinden naklediyor: Bir adam yıkanırken suyun döküldüğü yerden bir külçe altın çıktı. Said b. EbI' Vakkas'a gidip durumu anlattığında Sa'd: "Onu Müslümanların ganimetine kat" dedi.

 

33367. Huzeyl bildiriyor: Bir adam Abdullah'a gelerek: "iki yüz dirhem buldum" deyince, Abdullah: "Müslümanların bu kadar malının olduğunu bilmiyorum. Bunun bir define olduğunu sanıyorum. Beşte birini beytulmala ver; kalan kısmı senindir" dedi.

 

33368. Amr b. Şu'ayb, babasından, o da dedesinden, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Rikazın (maden ve definenin) beşte biri beytulmalındır.''

 

33369. Şa'bi'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Rikazın (maden ve definenin) beşte biri beytulmalındır.''

 

33370. Ebu Hureyre Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buna benzer bir rivayette bulundu.

 

33371. İbn Sirin, Ebu Hureyre'den buna benzer bir rivayette bulunmuştur, ama onun rivayeti merfu değildir.

 

33372. Şa’bi der ki: ''Bir çocuk içinde on bin dirhem bulunan bir kese bulup Hz.

Ömer'e götürdü. Hz. Ömer beşte biri olan iki bin dirhemi alıp sekiz bin dirhemini çocuğa verdi.''

 

33373. Şa’bi der ki: Bir adam bir harabede bin beşyüz dirhem buldu ve Hz.

Ali'ye gitti. Hz. Ali: "Beşte birini (beytulmala) ver. Beşte üçü senindir. Diğer beşte birden yana da seni hoşnut edeceğiz."

 

33374. Hasan(-ı Basri) der ki: ''Rikazdan yani madenlerden beşte biri beytulmala verilir."

 

33375. Ömer ed-Dabbı bildiriyor: Sabura'da insanlar toprağı kazarken bir define buldular. Sabura'nın idarecisi Muhammed b. Cabir er-Rasibı mektup yazarak durumu Adiyy'e bildirdi. Adiyy de Ömer b. Abdilazız'e yazıp durumu anlatınca Ömer b. Abdilazız: ''Definenin beşte birini (beytulmala) alınızlı diye yazdı.

 

33376. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Rikazın (maden, definenin) beşte biri beytulmalindir.''

 

33377. Kesır b. Abdillah, babasından, o da dedesinden, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: '' "Rikaz'ın (definenin) beşte biri, beytulmalindir."

 

33378. İbn Abbas der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) rikazın (define, madenin) beşte birinin beytulmala verilmesine hükmetti."

 

33379. Ebu Hureyre, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Rikazın (maden, definenin) beşte biri beytulmalindir.''

 

 

*

Hums ile Vergiden Alınacak Mallar Nasıl Belirlenir?

 

33380. Amr b. Meymun der ki: Hz. Ömer, Sevad (Irak) ahalisinden her cerıb için bir kafiz ve bir dirhem vergi koydu.

 

33381. Ebu Avn Muhammed b. Ubeydillah es-Sekafı bildiriyor: Hz. Ömer, Sevad ahalisinden, iyi mahsul veren olsun çorak olsun her cerıb için bir kafiz ve bir dirhem vergi koydu. Bir cerıb yaş hurma için beş dirhem beş kafız, ağaçlık olan her cerıb için on dirhem ve on kanz, üzüm ekili olan her bağdan cerib için on dirhem on kanz vergi koydu. Hurma ağaçları için ise bir şey söylemedi.

 

33382. Ebu Avn Muhammed b. Ubeydillah es-Sekafi naklediyor: Ömer b. el-Hattab, Sevad ahalisinden, sulanabilen topraklardan çorak olsun, verimli olsun her cerıb için bir dirhem ve bir kanz yiyecek, bostanlara her cerıb için on dirhem ve on kanz yiyecek, her cerıb yaş hurma için beş dirhem ve beş kafız yiyecek, üzüm bağlarından her cerıb için on dirhem ve on kanz vergi koydu. Hurma ağaçlarına ise bir şey koymayıp onu tarlaya tabi kıldı.

 

33383. Ebu Miclez bildiriyor: "Hz. Ömer, Osman b. Huneyf'i arazilere gönderdi.

Osman, üzüm bağlarından her cerıb için on dirhem, her cerıb hurma ağacı için sekiz dirhem, sazlıkların yaş olanlarından her cerib için altı dirhem, her cerib buğday için dört dirhem ve her cerıb arpa için iki airhem vergi koydu."

 

33384. Ebu Miclez naklediyor: Hz. Ömer hurma ekili yerlerin her cerıbine sekiz dirhem vergi koydu.

 

33385. Hakem naklediyor: Ömer b. el-Hattab, Osman b. Huneyf'i Sevad ahalisine gönderdi ve verimli olsun, çorak olsun sulanan her cerıb tarla için bir dirhem ve bir kafız buğday veya arpa; her cerib üzüm bağı için on, her cerib yaş hurma için ise beş (dirhem ve kafız) vergi koydu.

 

33386. Eban b. Tağlib, bir adamdan naklediyor: Hz. Ömer hurma ağaçları için büyük olanlarına ve Farisı işi hurma ağaçlarına bir dirhem vergi koydu.

 

33387. Amr b. Meymun bildiriyor: Yanlarına geldiğimde Hz. Ömer, Huzeyfe ile Osman b. Huneyf'in başında duruyordu. Hz. Ömer onlara şöyle dedi: "Toprağa (sahiplerine) gücü yetmeyecek şeyi yüklemiş olmaktan korkuyorsunuz" deyince Huzeyfe: "Eğer istersen tarlamdan vermem gereken verginin iki katını veririm" dedi. Osman b. Huneyf: "Benim tarlama taşıyabileceği vergi oranını yükledim. Onda bulunan mahsul çoktur" dedi. Hz. Ömer: "Tarlanızdan fazla vergi almış olmamak için yanınızda ne (kadar ürün) var ona bakınız" dedi.

 

33388. Amr b. Meymun der ki: Osman b. Huneyf, Hz. Ömer'in yanına girince şöyle dediğini duydum: "Alınan vergiyi kişi başı için iki dirhem arttırsan, her cerıb tarla için bir dirhem ve bir kafız yiyecek daha vergi koysan bunu ödemek onlara zarar vermez ve zor gelmez" -veya buna benzer bir şey dedi- Hz. Ömer: "Olur" dedi. Ravi ekledi: "Hz. Ömer, kişi başına kırk sekiz (dirhem) olan vergiyi elliye çıkardı."

 

33389. Davud b. Süleyman bildiriyor: Ömer b. Abdilazız, Abdulhamıd b.

Abdirrahman'a şöyle yazdı: "Kufe halkının arazilerini işleyip bakımını yaptır. (Haracı belirlerken) verimsiz olan araziyi verimli arazi gibi, verimli olan araziyi de verimsiz arazi gibi sayma. Verimsiz ve bakımsız arazileri bul ve gücünün yeteceği kadarını al, sonra da bu arazileri işleyip ıslah et. Verimli ve bakımlı arazilerden ise araziyi işletenlere zor kullanmadan ve razı olacakları şekilde sadece gereken haraç miktarını aL. Haraç olarak da ancak yedi gram olan dirhemlerden aL. Alacağın haracı belirlerken eski eşyaları, tahsildarların ücretini, işlenmemiş gümüşü, Nevruz gibi şenlikler için ayrılmış hediyeleri, sahifelerin bedelini, meydanların getirisini, kiralık evleri, nikah için (mehir olarak) verilen parayı hesaba katma. Oradaki ahaliden Müslüman olanlardan ise artık haraç alınmaz."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Savaşta Tanıtıcı işaretler Kullanma Hakkında