m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Siyer

 

Muharib'e Dair

 

*

Muharib veya Başkasına Eman Verilince Harb Halindeyken Elde Ettikleri Alınır mı?

 

33453. Hakem (b. Uteybe) bildiriyor: ilim ehli şöyle derdi: "Harbı olanlar iman ederlerse, savaş anında elde ettikleri şeyler kendilerinden alınır, savaştan önce ellerinde bulunan mallarına ise dokunulmaz."

 

33454. Hişam, babasından (Urve'den), haddi gerektiren bir şey yapıp sonra tövbe eden kişi için: "Had cezası ona uygulanır" dediğini nakleder.

 

33455. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Bir kişi suç işler ve düşmana sığınır da o düşmana eman verilirse, harb halindeyken alındığı bilinen şeyonlardan alınır ve sahibine iade edilir. Onlara sığınan kişi ise onlara sığınmadan önce işlediği suçun cezasını çeker.

 

33456. Hammad'in bildirdiğine göre, "Haddi gerektirecek bir şey yapıp sonra düşmana sığınan kişi gelip eman dilerse kendisine eman verilir mi?" sorusuna ibrahim(-i Nehai): "Kendisine işlemiş olduğu suçun had cezası uygulanır" cevabını verdi.

 

33457. Hammad, ibrahim(-i Nehai)'nin, yol kesen ve baskın yapan kişinin tövbe etmesi halinde kendisine had cezasının uygulanacağını, tövbesinin kendisiyle Rabbi arasında olduğunu söylediğini bildirir.

 

33458. Kays b. Sa'd der ki: Ata (b. Ebi Rebah) şöyle derdi: "Müslümanlardan bir kişi bir adamı öldürürse, sonra küfre girip müşriklere katılırsa, aralarında bir müddet kalıp tövbe ederek geri dönse, şirkten tövbe etmesi kabul edilir; ama kendisine öldürdüğü kişiden dolayı kısas uygulanır. Eğer kimseyi öldürmeden müşriklere iltihak edip küfre girerek Müslümanlarla savaşıp onlardan birini öldürse sonra tövbe ederek gelse, tövbesi kabul edilir ve ona hiçbir ceza uygulanmaz."

 

 

*

Müslümanlarla Savaşıp Yeryüzünde Fesat Çıkaran ve Kendisiyle Savaşta Ona Galip Gelinmeden Önce Eman Dileyen Kişinin Durumu

 

33459. Amir(-i Şa’bi) naklediyor: Basra halkından olan Harise b. Bedir etTemimı yeryüzünde fesat çıkarıp (Müslümanlarla) savaşmıştı. Hasan b. Ali, İbn Cafer, İbn Abbas ve Kureyş'ten başkalarıyla görüştü (ve eman diledi). Hz, Ali ona eman vermeyince Said b. Kays el-Hemedani'ye gidip onunla konuştu. Said onu evinde bırakıp Hz. Ali'ye gitti ve: "Ey Müminlerin emiri! Allah ve Resulü ile savaşıp yeryüzünde fesat çıkaran kişi hakkında ne dersin?" diye sordu. Hz. Ali: "Allah ve Peygamberiyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa uğraşanların cezası öldürülmek veya asılmak yahut çapraz olarak el ve ayakları kesilmek ya da yerlerinden sürülmektir. Bu onlara dünyada bir rezilliktir. Onlara ahirette büyük azab vardır" (Maide Sur. 33) ayetini okudu. Said: "Yakalanmadan önce tövbe eden hakkında ne dersin?" diye sorunca ise, Hz. Ali: "(Yüce Allah'ın) söylediğini söylerim. Tövbesi kabul edilir" dedi. Said: "Harise b. Bedir yakalanmadan önce tövbe etti" dedi. Hz. Ali, Harise'yi çağırıp huzuruna kabul ederek ona eman verdi ve kendisine bir belge yazdı. Harise şöyle dedi:

 

Kurtuluşa erdin, Hemedan'a haber verir vermez.

Onu küçümseyen düşman rahata ermez.

Allah için, Hemedan Allah'tan korkar.

Lideri Allah'ın Kitabına göre hükmeder.

Ak saçlarım basit görür rüyaları.

Çınlıyar etrafımızda ecel çanları.

Kader canımıza musallat olmuş,

Bir daha yaklaşmayız uzak dururuz.

Amir der ki: Bunu İbn cater'e anlattığımda, "Bu beyitlerin Hemedan kabilesine değil, bizim için söylenmesi gerekirdi" dedi.

 

 

33460. Şa’bi, Hz. Ali'den buna benzer bir rivayeti şiiri zikretmeden nakletti.

 

33461. Şa’bi naklediyor: Murad kabilesinden bir adam (Ebu Musa'nın ardında) namaz kıldı. Ebu Musa selam verince adam kalkıp: "Bu tövbe edenlerin ve sığınanların makamıdır" dedi. Ebu Musa: "Yazıklar olsun sana neyin var?" deyince, adam: "Ben Murad kabilesinden falan oğlu falanım. Allah ve Resulüne karşı savaştım ve yeryüzünde fesat çıkardım. Şimdi yakalanmadan önce gelip tövbe ettim" dedi. Ebu Musa kalktı, adamın durduğu yerde durup şöyle dedi: ''Bu kişi Murad kabilesinden falan oğlu falandır ve Allah ve Resulüne karşı savaşmış, yeryüzünde fesat çıkarmış ve yakalanmadan önce tövbe etmiştir. Eğer sözünde doğru ise diğer doğru olanlarla birlikte olacaktır. Ancak yalan söylüyorsa Yüce Allah onu günahına karşı cezalandıracaktır." Bu şekilde adam insanların arasına karışıp çıktı ve kurtuldu. Ancak eski durumuna geri dönünce öldürüldü.

 

 

*

Adam Öldürüp Mal(larını) Alan Muharibin Durumu

 

33462. Atiyye, İbn Abbas'ın, "Allah ve Peygamberiyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa uğraşanların cezası öldürülmek veya asılmak yahut çapraz olarak el ve ayakları kesilmek ya da yerlerinden sürülmektir. Bu onlara dünyada bir rezilliktir. Onlara ahirette büyük azab vardır" (Maide Sur. 33) ayetini okuyup şöyle dediğini nakleder: "Kişi Müslümanlarla savaşır ve mal alırsa elleri ve ayakları çaprazlama kesilir ve çarmıha gerilir. Eğer öldürür, ama mal almazsa sadece öldürülür. Mal alıp öldürmezse eli ve ayağı çaprazlama kesilir. Mal almamış ve adam öldürmemişse sürgün edilir."

 

33463. imran b. Hudayr, Ebu Miclez'in: "Allah ve Peygamberiyle savaşanların cezası ... " (Maide Sur. 33) ayetiyle ilgili olarak şöyle dediğini nakleder: "Eğer öldürür ve mal da alırsa, öldürülür; mal alıp yolcuları korkutursa çarmıha gerilir; eğer sadece öldürürse ve başka bir şey yapmazsa öldürülür; sadece mal alırsa (eli ve ayağı çaprazlama) kesilir; fesat çıkarırsa sürgün edilir."

 

33464. Hammad, İbrahim(-i Nehal)'nin, "Allah ve Peygamberiyle savaşanların ... " (Maide Sur. 33) ayetiyle ilgili olarak şöyle dediğini nakleder: ''Eğer yolcuları korkutup mal alırsa eli ve ayağı çaprazlama kesilir, eğer yolcuları korkutup mal almazsa sürgün edilir, eğer öldürürse öldürülür, eğer yolcuları korkutur, mal alır ve öldürürse çarmıha gerilir."

 

33465. İbn Cüreyc, Said b. Cübeyr'den kendisine şöyle anlatıldığını bildirir: Kim (Müslümanlarla) savaşırsa o kişi muharibtir. Eğer kan akıtırsa öldürülür. Hem kan akıtır, hem mal alırsa çarmıha gerilir. Çarmıha germek daha şiddetli bir cezadır. Eğer mal almış kan akıtmamışsa Yüce Allah'ın " ... yahut çapraz olarak el ve ayakları kesilir ... " (Maide Sur. 33) ayeti mucibince eli ve ayağı kesilir. Eğer tövbe ederse bu onunla Yüce Allah arasındadır. Had cezası da ona uygulanır.

 

33466. Katade, Muverrik el-İcli'nin şöyle dediğini bildirir: Muharib yakalanıp liderin huzuruna çıkarılırsa, eğer mal almış ama öldürmemişse (eli ve ayağı çaprazlama) kesilir, ama öldürülmez. Eğer mal almış ve öldürmüşse öldürülür ve çarmıha gerilir. Eğer ne mal almış, ne de öldürmüşse (eli ve ayağı çaprazlama) kesilmez. Eğer mal almamış ve öldürmemiş, ama Müslümanlara eziyet etmişse sürgün edilir.

 

 

*

Muharabe Nedir?

 

33467. İbn Cüreyc, Ata'nın şöyle dediğini nakleder: "(Müslümanlarla) muharebe, şirk demektir."

 

 

*

''Lider Muharibe Dilediğini Yapmakta Serbesttir" Diyenler

 

33468. Ata (b. Ebi Rebah), Mücahid, Hasan(-ı Basri) ve Dahhak şöyle derler:

"Siyasi lider, muharib konusundaki tutumda muhayyerdir."

 

34469. Asım naklediyor: Hasan(-ı Basri), ''Allah ve Peygamberiyle savaşanların cezası ... ''(Maide Sur. 33) ayetini okudu ve: "Cezayı vermek siyasi lidere aittir" dedi.

 

34470. Ömer b. Abdilazız der ki: "Sultan, islam'a karşı savaşanı öldürmeye yetkilidir. islam'a savaş açan ve yeryüzünde fesat çıkaran kişi, eğer birinin kardeşini ve babasını öldürmüş olsa bile, onu sadece sultanın öldürme yetkisi vardır. Bunun durumu idareciye ulaştığı zaman, bu kişi hakkında gereken hadlerin uygulanmasından geri durulmaz. Çünkü hadleri uygulamak sünnettendir."

 

34471. Said b. el-Müseyyeb: "Muharib, siyasi liderin huzuruna getirildiği zaman, lider ona dilediğini yapar" dedi.

 

 

*

Savaşta Kalmak mı, Yoksa Gitmek mi Daha Faziletlidir?

 

34472. Nafi' naklediyor: Adamın biri, savaşa gitmek isteyen kardeşi hakkında İbn Ömer'e soru sorduğunda, İbn Ömer (oradakilere): "Savaşa gidip de sağ salim geri dönmesi kendisi için daha hoş bir durumdur" dedi.

 

 

*

Öldürülen Kişiyle Defnedilmesi Mekruh Olan Şeyler

 

34473. Leys'in bildirdiğine göre Mücahid: "Öldürülen kişiyle birlikte ayakkabı veya nalın defnedilmez" dedi.

 

34474. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Öldürülen kişiden, kürkü, çorapları, çizmeleri ve ayakkabıları çıkarılır. Ancak çoraplar (kefeni) tamamlıyorsa üzerinde bırakılırlar.''

 

33475. Zeyd b. Suhan dedi ki: "(Beni defnedeceğiniz zaman) üzerimden sadece ayakkabılarımı çıkarınız."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Şehid Yıkanır mı, Yıkanmaz mı?