|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Siyer |
Manastır, Kilise ve
Ateşgedelerin Yıkılması Hakkında
33653. ikrime
bildiriyor: İbn Abbas'a: Müslüman şehirlerinde bina veya manastır yapan Acemler
hakkında sorulunca şöyle dedi: "Müslümanların kurduğu şehirlere Acemler
bina veya manastır yapamazlar, çan çalamazlar, içki içemezler, domuz
bulunduramazlar veya oraya domuz sokamazlar. Acemlerin kendi kurdukları ve Yüce
Allah'ın Araplara fethini nasib ettiği, hakimiyeti altına verdiği şehirlerde
ise Acemler daha önce olduğu gibi devam ederler ve Araplara verdikleri ahitleri
yerine getirirler. Onlara güçlerinin üzerinde sorumluluk yüklenmez."
33654. Ubey b. Abdillah
bildiriyor: Bize, Ömer b. Abdilazız'in, içinde şöyle yazan bir mektubu geldi:
"Barış anında mevcut olan hiçbir manastır, kilise ve ateş evi yıkılmaz.''
33655. Ata (b. Ebi
Rabah)'a kiliselerin yıkılıp yıkılmayacağı sorulduğunda şöyle dedi: "
Harem dışındaki kiliseler yıkılamaz."
33656. Amr şöyler
bildiriyor: "Hasan(-ı Basri) Müslümanların şehirlerinde manastırların
bırakılmasını (yıkılmamasını) kerih görürdü."
33657. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Şehirler dışındaki ateşleri ve putlarına karışılmamak üzere
onlarla bir anlaşma yapıldı.''
33658. İbn Süraka
bildiriyor: Ebu Ubeyde b. el-Cerrah, Tayaya Manastın ahalisine: "Size
canınız, malınız ve kiliselerinizin yıkılmaması konusunda eman verdim'' diye
yazdı.
33659. İbn Sirin der ki:
"Farisilerde, kırılmayan put ve söndürülmeyen ateş bırakılmadı."
33660. Avf bildiriyor:
"Abdullah b. Ubeyd b. Ma'mer'e Basra'da ateş evi inşa eden bir Mecusi
getirildiğinde boynunu vurduğuna şahit oldum."
*
"Yahudiler ve
Hıristiyanlar, Müslümanlarla Aynı Şehirde Barınamazlar" Diyenler
33661. İbn Abbas,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Müşrikleri Arap yarımadasından çıkarınız.''
33662. Ebu Ubeyde b.
el-Cerrah bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) söylediği son
söz şudur: "Yahudileri Hicaz topraklarından, Necran halkını da Arap yarımadasından
çıkarınız''
33663. İbn Ömerı Hz.
Ömer'in şöyle dediğini nakleder: "Yahudileri Medinelde mallarını satmak
için üç günden fazla bırakmayınız." Yine Hz. Ömer: "Arap
yarımadasında iki din bir arada bulunmaz" dedi.
33664. İbn Abbas der ki:
"Müslüman olmadıkları müddetçe Yahudiler ve Hıristiyanlarla aynı yerde
ikamet etmeyiniz."
33665. İbn Ebi Zi'b
bildiriyor: "Ömer b. Abdilazızı hilafeti döneminde Zimmileri Medine'den
çıkardı ve Müslüman olmuş kölelerini sattırdı."
33666. Cabi(in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Eğer yaşarsam müşrikleri Arap yarımadasından çıkaracağım." Hz. Ömer
idareyi ele alınca onları Arap yarımadasından çıkardı.
33667. Ebu'z-Zübeyr
bildiriyor: Cabir b. Abdillahla: "Mecusi, Harem'e girebilir mir diye
sorduğumuzda: "Zimmetimiz altında olanlar girebilir" dedi.
33668. Kays der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir ordu gönderdikten sonra buyurdu
ki: "Müşrikle beraber olan her Müslümandan uzağım. Müslümanla müşrikin
ateşleri birbirini görmez (birbirlerine bu kadar yakın oturamazlar.)
*
Zimmet Ehlinin Boynuna
Mühür Vurmak
33669. Hz. Ömer'in
azatlısı Eslem bildiriyor: "Hz. Ömer, Zimmilerin boynuna mühür
vururdu."
33670. Meymun b. Mihran naklediyor:
Hz. Ömer, Huzeyfe b. el-Yeman ve İbn Huneyf'i Sevad (Irak) ahalisine yolladı.
Onlar Sevad halkından cizyeyi taleb ettiler ve: "Sevad halkından cizyeyi
getirmeyen kişinin boynuna zimmetten (Müslümanların korumasından) çıktığına
dair mühür vurulacaktır" dediler.
*
Atını Cihad için Tahsis
Eden Kişi ihtiyaç Duyarsa Onu Satabilir mi?
33671. Ebu'l-Meniyye
bildiriyor: Yemame halkından bir adam Allah yolunda kullanılmak üzere bir at
verilmesini vasiyet etti. Amcam oğullarından birisi yanıma gelip (atı
isteyin)ce: "Ben bunu (savaşta binmesi için) kardeşime vereceğim! Çünkü
kardeşim salih bir adamdır" dedim. Amcam oğlu: "Hasan'a sorayım (öyle
ver) dedi ve Hasan'a sordu (Hasan): "Atın üzerine birini bindir! Ama hiç
kimseyi kayırma" dedi. Hasan'a: "Muhtaç olup onu satmak zorunda
kalırsa?" diye sorunca: "(Allah yolunda savaşan) askerlere satsın! Bu
azatlılara verme! Çünkü onlardan birine verirsen; onu ailesine nafaka olarak
bırakır!" dedi.
*
Daru'I-Harbten Gelen
Kişinin Durumu
33672. İbn Cüreyc, Ata
(b. Ebi Rabah)'ın, daru'l-harbden gelen kişi için şöyle dediğini nakleder:
"(Allah kelamını işitinceye kadar ona eman verir) ya dediği şeyleri kabul
eder (böylece Müslüman olur) ya da geldiği yere dönmesine müsaade eder."
*
Daru'I-Harbte Evlenmek
33673. Eş'as bildiriyor:
"Hasan(-ı Basri), kişinin daru'l-harbte evlenip çocuğunu orada bırakmasını
mekruh görürdü."
*
Daru'I-Harbte Yakalanan
Kişinin Hükmü Nedir?
33674. İbn Cüreyc
bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a Zimmilerden birinin, müşriklerin yanına
gitmemesi şart koşulmasına rağmen şirk ehli arasından yakalandığı zaman:
"Ben onlara yardım etmek istemedim" demesi halinde durumunun ne
olacağı sorulduğunda, Ata, adamın söylediğinin aksini gösteren bir
delilolmadıkça öldürülmesini kerih gördü. Bunun üzerine ilim ehlinden bazıları
Ata'ya: "Eğer şartlardan birini dahi bozacak olursa aradaki anlaşmanın
tümünü bozmuş olur" dediler.
33675. Hişam, Hasan(-ı
Basri)'nin, Zimmiler hakkında şöyle dediğini nakleder:
"Zimmet ahalisinden
biri anlaşmayı bozacak olursa onun çoluk çocuğu bundan sorumlu tutulmaz."
*
Ganimet Dağıtılırken
Evli Olanın Bekardan Üstün Tutulması
33676. Avf b. Malik der
ki: "Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) fey (savaş ganimeti) geldiği
zaman onu aynı gün taksim eder ve evli olana iki, bekar olana ise bir hisse
verirdi."
*
Valilerin Posta
Kullanması
33677. Kasım b. Muhammed
der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) posta işlerinde
kullanılmak üzere bir binek tahsis ederdi."
33678. Talha b. Yahya
naklediyor: Ömer b. Abdilazız, posta işlerinde kullanılmak üzere bir binek
tahsis etmişti. Bir kölesi Ömer b. Abdilazız'in izni olmadan bir adama binmesi
için bu bineği verince, Ömer b. Abdilaziz onu çağırıp: "Bunun bedelini belirleyip,
bu bedeli de beytülmale aktarmadıkça buradan ayrılma" dedi.
33679. Yahya b. Ebi
Kesır, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) görevlendirdiği kişilere
şöyle dediğini nakleder: "Bana bir posta göndereceğiniz zaman güzel yüzlü
ve güzel isimli birini gönderiniz."
33680. Ebu ishak,
babasından naklediyor: Muaviye, Abdurrahman b. Halid'e:
"Bana posta
bineğiyle, Cerir'i gönderiniz" diye yazınca, Abdurrahman b. Halid ona
Cerir'i gönderdi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |