m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Siyer

 

Ateşte Yakmayı Yasaklayanlar

 

33814. Ebu Hureyre ed-Devsi bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bizi askerı bir birlikle gönderdi ve: "Eğer falan ve filan kişiyi yakalarsanız onları ateşte yakınız" dedi. ikinci gün: "Ben size o iki kişiyi yakalarsanız yakmanızı emretmiştim, sonra anladım ki Allah'tan başkasının ateşle azap etmesi layık değildir. Eğer onları yakalarsanız öldürünüz" diye haber yolladı.

 

33815. İbn Abbas, Hz. Ali'nin yaktığı bazı kişilerden bahsederek şöyle dedi:

"Eğer ben olsaydım, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Allah'ın azabıyla azab etmeyiniz" sözü sebebiyle onları ateşte yakmazdım. Eğer ben olsaydım, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Dinini değiştireni öldürünüz" sözüne istinaden öldürürdüm.

 

33816. Abdurrahman b. Abdillah b. Mes’ud, babasından, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Ateşle azab etmeyiniz. Ateşle ancak onun Rabbi azab eder.''

 

33817. Kasım b. Abdirrahman naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir müfreze gönderdi. Askerler bir adamı yakalamak isteyince adam ağaca çıktı. Bunun üzerine onlar da ağacı yaktılar. Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip olayı kendisine anlattıklarında, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yüzünün rengi değişti ve: "Ben Allah'ın azabıyla azab etmek için gönderilmedim. Ben boyunları vurmak, birliği sağlamlaştırmak için gönderildim" buyurdu.

 

33818. Osman b. Hayyan bildiriyor: Bir adamın bit veya pireyi alıp ateşe attığını görünce Ümmü'd-Derda: "Hiç kimse Allah'ın azabıyla azap edemez" dedi.

 

33819. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Onlar (Sahabe ve Tabiun), akrebin ateşte yakılmasını kerih görür ve: "Bu müsledir (işkencedir)" derlerdi.

 

33820. Hureys bildiriyor: Yahya b. Abbad Ebu Hubeyre, akrebin ateşte yakılmasını kerih görürdü.

 

 

 

Düşman Toprağını ve Başka Yeri Yakmaya Ruhsat Verenler

 

33821. İbn Ömer der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Beni Nadir'in hurmalarını kesip yaktı."

 

33822. Usame (b. Zeyd) derki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beni Ubna denilen bir yere gönderdi ve: "Oraya sabah vakti git, sonra yak!'' dedi.

 

33823. Süfyan der ki: "Ömer b. Abdilazız'in (bir yeri) yakmayı emrettiği veya yaktırdığını duydum"

 

33824. Süveyd b. Gafele naklediyor: Hz. Ali, zındıkları meydanda yaktırdı.

Onlara ateşe verdiği zaman: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) doğru söyledi" dedi ve gitti. Ben de onu takip edince bana dönüp: "Süveyd (sen misin)?" dedi. Ben:

"Evet ey müminlerin emiri! Bir şey dediğini duydum" deyince, "Ey Süveyd! Ben cahil bir toplulukla beraberim. Eğer ben, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu" diyorsam bil ki dediğim doğrudur" dedi.

 

33825. Abdurrahman b. Ubeyd, babasından naklediyor: Bazı insanlar devletin kendilerine bağış ve yardımları alıp halkla beraber namaz kılıyorlar, gizlice de putlara tapıyorlardı. Ali b. Ebi Talib'e götürüldüklerinde onları mescide veya hapishaneye koyduktan sonra şöyle dedi: "Ey insanlar! Sizinle beraber bağış ve yardımları alıp şu putlara tapan bu topluluk hakkında ne dersiniz?" Halk: "Onları öldür" deyince; Hz. Ali: "Hayır! Onlara, babamız İbrahim'e (a.s.) yaptıkları gibi yapacağım" deyip onları ateşte yaktırdı.

 

33826. Kays b. Ebi Hazım, Cerir'den naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana: "Beni ZU Halasa'dan kurtaramaz mısın?" dedi. ZO Halasa, Cahiliye döneminde Yemen'de bulunan ve Yemen'in Kabesi olarak adlandırılan Has'am kabilesine ait bir evdi. Ben yüz elli süvari alarak yola çıktım ve orayı yakıp uyuz bir deveye çevirdik. Ravi der ki: Cerir, müjdeyi vermek için Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir adam gönderdi. Cerir daha sonra Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına gelince: "Seni hak olarak gönderene yemin ederim ki, onu tıpkı uyuz bir deveye benzettikten sonra yanına geldim" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ahmes kabilesinin atlarına ve adamlarına beş defa bereketler diledi.

 

33827. Abdullah b. Hasan, düşman topraklarındaki ağaçları yakmak ve kesmekte bir sakınca görmemiştir.

 

33828. ikrime der ki: "Inkarcı kitap ehlinin yurtlarında hurma ağaçlarını kesmeniz veya onları kesmeyip gövdeleri üzerinde ayakta bırakmanız Allah'ın izniyledir" (Haşr Sur. 5) ayetinden kastedilen acve dışındaki hurma ağaçlarıdır."

 

33829. Said b. Cübbeyr der ki: "Inkarcı kitap ehlinin yurtlarında hurma ağaçlarını kesmeniz veya onları kesmeyip gövdeleri üzerinde ayakta bırakmanız Allah'ın izniyledir" (Haşr Sur. 5) ayetinden kastedilen, hurma ağacıdır,"

 

33830. İbn Abbas der ki: "Inkarcı kitap ehlinin yurtlarında hurma ağaçlarını kesmeniz veya onları kesmeyip gövdeleri üzerinde ayakta bırakmanız Allah'ın izniyledir" (Haşr Sur. 5) ayetinden kastedilen, hurma ağacıdır."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Müşriklerden Yardım Almak ve Bunu Kerih Görenler