|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Siyer |
Fidye ve Bu Yöndeki
Uygulamalar
33920. imran b. Husayn
naklediyor: "Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Müslümanlardan
iki kişi karşılığında (fidye olarak) Ukayl oğullarından olan bir müşriği serbest
bıraktı."
33921. iyas b. Seleme
el-Ekva', babasından naklediyor: Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
zamanında Ebu Bekr komutasında Hevazin kabilesiyle savaştık. Ebu Bekr (elde
ettiğimiz ganimetler arasında) Arapların en güzellerinden olan bir cariyeyi
nefl (ganimet dışı hediye) olarak verdi. Üzerinde kendisine ait olan süslü bir
kürk de vardı. Medine'ye dönene kadar cariyeye hiç dokunmadım. Çarşıda
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile karşılaşınca bana: "Allah
babam korusun! Bu cariyeyi bana hibe et" buyurdu. Ben de cariyeyi ona hibe
ettim. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mekke'de bulunan
esir Müslümanların fidyesi olarak cariyeyi Mekkelilere gönderdi.
33922. Eş'as naklediyor:
Hasan(-ı Basri) ile Ata (b. Ebi Rebah) müşrik olan esir hakkında şöyle dediler:
"Ya karşılıksız ya da fidye karşılığı serbest bırakılır.''
33923. Asım b. Kuleyb
el-Cermı naklediyor: "Ömer b. Abdilazız, Cerm kabilesinden olan savaşçı
bir Müslümanın serbest bırakılması için yüzbin (dirhem) fidye ödedi.''
33924. Hammad (b. Ebi
Süleyman) der ki: "Düşmandan elde edilen kız ve erkeklerin serbest
bırakılması için fidye alınmasında bir sakınca yoktur.''
33925. Cabir naklediyor:
Esir hakkında Şa'bi der ki: "Ya karşılıksız ya da fidye karşılığı serbest
bırakılır."
33926. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: Bedir savaşı sonrası Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Bu esirler (e ne yapılacağı) konusunda ne düşünüyorsunuz?" diye
sordu. Daha sonra şöyle buyurdu: "İçlerinden hiç kimse fidye vermeden veya
boynu vurulmadan kurtulamaz!"
33027. İbn Abbas
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Muhacir ile Ensar arasında
bir anlaşma metni yazdı. Bu metne göre de Muhacirler ile Ensar birlikte diyetleri
ödeyecek ve Müslümanlar arası barışı ikamet etmek için güçleri yettiğince
esirlerinin fidyelerini ödeyeceklerdi.''
33928. Hz. Ömer der ki:
"Müslümanlardan birini kafirlerin elinden kurtarmam, benim için Arap
yarımadasına sahip olmaktan daha sevimlidir."
*
Dirhem ve Diğer Mallarla
Olan Fidyeyi Kerih Görenler
33929. Hz, Ebu Bekr der
ki: "Şayet müşriklerden birini esir alırsanız, fidyesi olarak size iki müd
dinar verseler dahi bunu kabul etmeyin."
33930. Suse'nin fethi
sırasında gözlerinden yaralanan Halid b. Zeyd bildiriyor:
Suse şehrini
kuşattığımızda çok büyük bir açlığa maruz kaldık. Müslümanların komutanı Ebu
Musa el-Eş'arT idi. O zamanlar Suse lideri kendi ile beraberindekiler adına Ebu
Musa'dan eman diledi. Ebu Musa: "Kendilerine eman istediklerini ayır"
deyince, Suse lideri onları ayırmaya başladı. Bu arada Ebu Musa da
arkadaşlarına:
"Umarım ki Yüce
Allah ona kendini unutturur" demeye başladı. Suse lideri beraberindekileri
ayırdı; ancak Allah düşmanı olan kendini unuttu. Bunun üzerine Ebu Musa onun
öldürülmesini emretti. Lider fidye olarak büyük bir miktar teklif etti; ancak
Ebu Musa kabul etmedi ve boynunu vurdu.
33931. İbn Abbas
bildiriyor: Hendek savaşı sırasında müşriklerden biri öldürüldü ve cesedi
Müslümanların tarafında kaldı. Müşrikler: "Cesedi bize verin biz de bunun
karşılığı size onbin dirhem verelim" dediler. Durumu Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) bildirdiklerinde: "Onun ne cesedine, ne de
diyetine ihtiyacımız var! Zira onun diyeti de, cesedi de pistir!" karşılığını
verdi.
33932. İbn Ebi Leyla,
Hakem'den naklediyor: "Hendek savaşı sırasında müşriklerinden birisi
öldürüldü. Müşrikler cesedini almak için Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) diyet miktarına ulaşana dek tekliflerde bulundular; ancak Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) kabul etmedi.'
33933. İbn Abbas
vasıtasıyla Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) benzeri bir rivayeti
aktarılmıştır.
33934. Mücahid der ki:
" ... Onları bulduğunuz yerde öldürün ... "[Nisa, 89] ayeti, daha
önce uygulanan fidye veya karşılıksız serbest bırakma gibi uygulamaları
neshetti."
33935. Leys naklediyor:
Mücahid, "Artık bundan sonra (esirleri) ya karşılıksız ya da fidye
karşılığı salıverin "[Muhammed,
4] ayeti konusunda şöyle demiştir: "(Neshedilmiştir ve artık) ne
karşılıksız, ne de fidye karşılığı bırakılmazlar."
33936. Mücahid
bildiriyor: Bedir savaşı sonrası Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
esirler konusunda ashabla iştişare etti. Ebu Bekr: "Ya Resulallah! Esirler
senin kavmin, akrabaların ve amcaoğullarındır. Onlardan fidye al" derken,
Ömer: "Onları öldür!" dedi. Bunun üzerine şu ayet nazil oldu:
"Yeryüzünde savaşırken, düşmanı yere sermeden esir almak hiçbir peygambere
yaraşmaz ... ''[Enfal, 67] Mücahid der ki: "Ayetteki "ishan"
ifadesi savaş anlamındadır.''
*
Esirlerin Fidyesini Kim
Öder?
33937. Hz. Ömer der ki:
"Müşriklerin elinde esir olarak bulunan her müslümanın fidyesi,
Müslümanlara ait olan beytülmaldan ödenir."
33938. Bişr b. Galib bildiriyor:
ibnu'z-Zübeyr, Hasan b. Ali'ye, zimmi olanlar için savaşıp esir düşen
müslümanın fidyesi konusunu sorunca şöyle dedi: "Fidyesi kendileri için
savaştığı kişilerin haraçlarıyla ödenir,"
33939. Muğire
naklediyor: Müşrikler tarafından esir alınan müttefiklerin, Müslümanların
müşrikleri yenmesi durumunda ne olacakları hakkında ibrahim(-i Nehai):
"Esir alınamazlar" dedi.
*
Kimler için Fidye
Verilmez?
33940. ikrime:
"Köle ve müttefik için fidye verilmez" dedi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Esirin
Öldürülmesini Kerih Görenler