m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Siyer

 

Anne-babası Hayatta Olan Kişi Savaşa Katılabilir mi?

 

34141. Abdullah b. Ömer der ki: Adamın biri Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldi ve: "Ya Resulallah! Cihat etmek üzere sana biat etmek istiyorum'' dedi. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Senin baban hayatta mı?" diye sorunca, adam: "Evet!" dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem):"Git ve onun hizmetinde bulun! Zira böylesi bir cihat da pek güzeldir" buyurdu.

 

34142. Abdullah b. Amr bildiriyor: Adamın biri cihad için izin almak üzere Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldi. Peygamberimiz ona: "Anne-baban hayatta mı?" diye sorunca, adam: "Evet!" dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):"Git ve cihadını onlara hizmet ederek yap!" buyurdu.

 

34143. Kureyb bildiriyor: Kadının biri İbn Abbas'a geldi. Oğlu savaşa katılmak istiyor, ancak kendisi buna razı olmuyordu. Bunun üzerine İbn Abbas, kadının oğluna şöyle dedi: "Annene itaat et ve yanında kal!"

 

34144. Zurare b. Evfa bildiriyor: Adamın biri İbn Abbas'a geldi ve: "Ben savaşa katılmak istiyorum, ancak anne-babam beni bırakmıyorlar" dedi. Bunun üzerine İbn Abbas ona şöyle karşılık verdi: ''Anne-babana itaat et ve yanlarında kal! Zira Rumlar, kendileriyle savaşacak senden başka birilerini bulurlar."

 

34145. Talha b. Muaviye es-Sülemi naklediyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına geldim ve: "Ya Resulallah! Seninle birlikte Yüce Allah'ın yolunda savaşmak istiyorum ve bununla Allah'ın rızasını umuyorum" dedim. Bana: "Annen sağ mı?" diye sorunca, ben: "Evet!" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana: "Yanında kal!" buyurdu. Ben Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beni anlamadığını düşündüm ve aynı şeyi birkaç defa tekrar ettim. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ayaklarının dibinden ayrılma zira Cennet oradadır" buyurdu.

 

34146. Hişam b. Urve, babasından naklediyor: iki adam yaşlı olan babalarını bırakıp savaşa katıldılar. Hz. Ömer durumdan haberdar olunca onları babalarının yanına geri döndürdü ve: "Ölene kadar sakın yanından ayrılmayın!" dedi.

 

34147. Ubeydullah b. Ebi Yezid naklediyor: Adamın biri Ubeyd b. Umeyr'e:

"Annesi ve babası veya onlardan biri istemediği halde kişi savaşa katılabilir mi?" diye sorunca, Ubeyd: "Hayır!" dedi.

 

34148. Salim ile Abdullah b. Utbe naklediyor: Muhammed b. Talha savaşa katılmak isteyince annesi Hz. Ömer'in yanına gelip onu bundan alıkoymasını istedi. Ömer de Muhammed'e yerinde kalmasını emretti. Hz. Osman halife olunca Muhammed b. Talha yine savaşa katılmak istedi. Annesi yine Osman'a geldi. Osman da Muhammed'e yerinde kalmasını emretti. Muhammed, Osman'a: "Ama Ömer bu konuda beni zorlamadı ve kati bir şekilde bana engelolmadı" deyince, Osman:" Ama ben seni zorluyorum!" karşılığını verdi.

 

34149. Ma'an b. Abdirrahman bildiriyor: Şeyban adında biri Şam taraflarına olan bir savaşa katıldı. Yaşlı bir babası da vardı. Babası onun için şöyle bir şiir söyledi:

"A Şeyban! Nereden bileceksen ki Nice geceler seni beslediğimi, beslenen sevilmez mi? Ancak bir zaman sonra öyle bir yalnız bıraktın ki beni Artık yanımda olan kişiyi dahi çift görür oldum Şeyban 'ımı Bil ki gün geçtikçe orduların Türlü talihsizliklere de maruz kaldıklarını göreceksin. "

Ravi der ki: "Hz. Ömer bu durumdan haberdar edilince Şeyban'ı geri çevirdi."

 

34150. Hasan(-ı Basri) der ki: "Şayet annen savaşa çıkman için sana izin verirse, ve aslında annenin arzusunun, senin yanında kalman olduğunu da biliyorsan gitme, annenin yanında ka!."

 

34151. Hasan(-ı Basri) bildiriyor: Adamın biri cihada çıkmak için izin almak üzere Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldi. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Annen (veya haremin) var mı?" diye sorunca, adam: "Evet!" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) adama: "O zaman onun yanında kal" buyurdu.

 

 

*

Efendisinin Atıyla Savaşan Kölenin Ganimetteki Payı

 

34152. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Köle efendisinin atı üzerinde savaştığı zaman ganimet taksiminde ata, normal bir Müslüman atına verilen hisse kadarı verilir. Bu hisse de efendisinin olur. Köleye de normal bir müslümana verilen hisse kadarı verilir."

 

 

*

Zimmilerin Yanında Konaklamak

 

34153. Ebu Osman naklediyor: "Hz. Ömer, Sevad (Irak) ahalisine, (müslümanlardan) yollarından geçenleri üç gün boyunca ağırlamaları görevini verdi."

 

34154. Abdurrahman b. Ebi Leyla naklediyor: Ömer b. el-Hattab, Sevad (Irak) ahalisine oradan geçen Müslümanları bir gün bir gece ağırlamaları şartını koştu. Onlardan biri bu süre için: "Bir gece ve bir gece daha" derdi.

 

34155. Ahnef b. Kays naklediyor: "Hz. Ömer, (zimmet ahalisine) topraklarından geçen Müslümanları bir gün ve bir gece ağırlama ve (yol üzerindeki) köprüleri onarma şartını koştu. Yine Müslümanlardan birinin topraklarında öldürülmesi halinde diyetini onlara yükledi."

 

34156. Harise b. Mudarrib, Ömer'den naklediyor: "Hz. Ömer, zimmet ahalisine (yollarından geçen) Müslümanları bir gün ve bir gece ağırlamalarını, yağmur veya hastalığa maruz kalmaları durumunda bunun iki güne çıkması şartını koştu. Müsmanların bu süreden daha fazla kalmaları durumunda masraflarının yine mallarından karşılanması ve bunun ancak güçleri yettiği kadarıyla olması şartını koydu."

 

34157. Ebu Hureyre, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Misafir ağırlama süresi üç gündür. Bundan daha fazlası da sadaka olarak sayılır.''

 

34158. Ebu Şureyh el-Huzai, Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Her kim Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsa misafirini ağırlasın ki misafir ağırlanması bir gün ve bir gecedir. Kişinin ev sahibini sıkıntıya sokacak şekilde uzun kalması caiz değildir. Misafirlik üç gün olabilir ve bunun üstünde olan ağırlamadaki harcamalar sadaka sayılır."

 

34159. Said b. Vehb, Ensar'dan bir adamdan naklediyor: "Hz. Ömer'in, Zimmilere yüklediği bir görev de (Müslüman) misafiri bir gün ve bir gece ağırlamalarıdır."

 

34160. İbn Suraka naklediyor: Ebu Ubeyde b. el-Cerrah, Tayaya Manastırı ahalisine şöyle bir (resmi) yazı yazdı: "Misafirleri üç gün boyunca ağırlayacaksınız ve bilin ki (oradan geçen) ordumuzun yapacağı her türlü taşkınlıktan beriyiz."

 

34161. Ebu Said der ki: ''Misafir ağırlama sadece üç günlüğüne olur. Bundan sonrası için (misafire) yapılan harcamalar sadaka sayılır.''

 

34162. Nafi' bildiriyor: İbn Ömer bir kavmin yanında konakladı. Üç gün geçtikten sonra da bana şöyle dedi: ''Ey Nafi'! Masraflarımızı artık sen karşıla! Zira bundan sonrası için bu kavmin bize tasadduk etmesine ihtiyacımız kalmadı.''

 

34153. Abdulvahid b. Eymen bildiriyor: ''Hasan b. Muhammed b. Ali bize misafir olurdu. Ancak üç günden sonra onu ağırlamak için yapmak istediğimiz harcamaları kabul etmezdi.''

 

34164. Abdullah (b. Mes'ud) der ki: ''Kişi misafir olduğu bir yerde ancak üç gün ağırlanır. Bundan fazlası için yapılan harcamalar sadaka sayılır. Yapılan her iyilik de bir sadakadır."

 

34165. Ebu Miclez der ki: "Misafirin üç gün ağırlanma hakkı vardır. Bundan sonrası (için yapılan harcamalar) ise sadakadır."

 

34166. Ebu imran el-Cevnı bildiriyor: Cundub el-Beceli'nin şöyle dediğini işittim: "Biz onların (zimmet ahalisinin) yemeklerinden yer, ama evlerinde kalmazdık. Yine kafirleri bir kasabadan diğer kasabaya bize yol göstermesi için kullanırdık."

 

34167. Ebu Zabyan bildiriyor: Celula veya Nihavend savaşında Selman el-Farisı ile beraberdik. Adamın biri topladığı meyveyi arkadaşları arasında paylaştırmaya başladı. Selman yanından geçince adama kötü laflar etti. Adam da Selman'a aynı şekilde cevap verdi, fakat Selman olduğunu bilmiyordu. Kendisine: "Bu adam Selman!" dendiğinde yanına gidip özür dilemeye başladı. Sonra ona: "Ey Ebu Abdillah! Zimmet ahalisine yönelik bize caiz olan şeyler ne?" diye sordu. Selman şöyle cevap verdi: "Bilgin olmayan bir şeyde onlardan bilgi edinebilir ve ihtiyaç anında sıkıntını giderecek kadar onlardan (yiyecek olarak) bir şeyler alabilirsin. Eğer onlardan biriyle beraber olursan sen onun yemeğinden yersin, o da senin yemeğinden yiyebilir. Sen onun bineğine binebilirsin ancak onu, gitmek istediği yerden alıkoyamazsın."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Atların Değeri Yönünde Gelen Rivayetler