|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Siyer |
Parola
34254. Ebu ishak,
Muzeyneli veya Cuheyneli bir adamdan naklediyor: Hz.
Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) bir topluluğun: "Haram olsun!" diye parola
kullandığını işitince, onlara: "Helal olsun (deyin)" buyurdu.
34255. iyas b. Seleme,
babasından naklediyor: "Hz. Ebu Bekr komutasında Hevazin'e savaşa çıktık.
Saldırı esnasında da parolamız ''Öldür! Öldür!'' idi.''
34256. iyas b. Seleme,
babasından naklediyor: "Halid b. el-Velid komutasında katıldığımız savaşta
parolamız ''Öldür! Öldür!'' idi.''
34257. Hişam b. Urve,
babasından naklediyor: "Museyleme ile yapılan savaşta Müslümanların
parolası ''Ey Bakara suresinin sahipleri!'' idi."
34258. Talha b. Musarrif
el-Yamı bildiriyor: Müslümanlar Huneyn savaşında kaçmaya başladıkları zaman
kendilerine: "Ey Bakara suresinin sahipleri!" diye seslenildi. Bunun
üzerine ağlayarak geriye döndüler.
34259. Zübeyr b. Surah
bildiriyor: Muhtar(-ı Sekafı)'nin ordusunun karşısında bizler de saflar halinde
durmuşken Mus'ab b. ez-Zübeyr bize şöyle dedi: "Parolanız ''Hamım, La
yunsarun'' olsun. Zira Hz. Peygamber'in de (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
parolası bu idi."
34260. Abdullah b. Amr
der ki: "Ensar'ın işareti (parolası) ''Abdullah'', Muhacirlerinki ise
''Abdurrahman" idi."
34261. Bera,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Yarın düşmanla karşılacaksınız ve parolanız ''Ha Mim. La yunsarun''
olsun.''
34262. Ebu ishak
bildiriyor: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Talha komutasında
on kişilik bir müfreze çıkardı ve şöyle buyurdu: "Parolanız ''Ya aşr
(Eyon!)'' olsun.''
34263. Muğ'i're b.
Şu'be, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Kıyamet gününde Müslümanların Sırat köprüsü üzerindeki parolası
''Allahım! Selamet ver! Selamet ver!'' olacaktır.''
34264. Semure b. Cundub
der ki: "Muhacirlerin işareti (parolası) ''Abdullah'', Ensar'ın ki ise
''Abdurrahman" idi."
*
Savaşta Kullanılacak
Künyeler
34265. Abdurrahman b.
Ebi Ukbe, iran ahalisinden, azatlı bir köle olan Ebu Ukbe'den naklediyor:
Resulullah'la (Sallallahu aleyhi ve Sellem) birlikte Uhud savaşına katıldım.
''Al! Bu da benden! Ben ki iranlı bir gencim!" diyerek müşriklerden birini
vurdum. Böyle dediğim Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ulaşınca:
"Al! Bu da benden! Ben ki Ensarlı bir gencim!" desen daha iyi olmaz
mıydı!" buyurdu.
34266. Kays b. Beşir
et-Tağlibı naklediyor: Babam, Şam'da Ebu'd-Derda'nın meclis arkadaşlarındandı,
Şam'da Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından Ebu'l-Hanzaliyye
adında Ensar'dan bir adam vardı. Bir gün Ebu'd-Derda'nın yanında oturuyorken
Ebu'l-Hanzaliyye uğradı. Ebu'd-Derda ona: "Bize faydası olacak sana da
zararı dokunmayacak bir şeyler söyle" dediğinde adam şöyle anlattı:
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) bir müfreze göndermişti ve bu birlik (savaşıp) geri döndü.
içlerinden biri Resulullah'ın da (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bulunduğu bir
meclise gelip oturdu ve yanında birine: "Düşmanla karşılaştığımız anı
görmeliydin! Filan kişi kılıcını çekti ve: ''Ai! Bu da benden! Ben ki Gifarlı
gencim!" diyerek düşmana sapladı" dedi. Bunun üzerine yanındaki adam:
"Ancak bununla alacağı sevabı yok etmiş oldu!" dedi. Adam: "Ben
bunu demesinde bir sakınca görmüyorum" diye karşılık verdi ve bu şekilde
aralarında tartışıp çekişmeye başladılar. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) onları duyunca: "Sübhanallah! Adamın sevap almasında ve bundan
dolayı övülmesinde bir sakınca yok!" buyurdu."
Ravi şöyle devam eder:
Adamın bu sözü üzerine Ebu'd-Derda'nın çok sevindiğini ve bundan dolayı
yükseldiğini, dizlerinin üzerinde oturacak duruma geldiğini gördüm. Adama:
"Bunu Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bizzat işittin
mi?" diye sorunca da adam: "Evet!" dedi.
34267. A'meş, Malik b.
el-Haris veya başkasından naklediyor: "Kadisiyye savaşında, atış
sırasında: ''Ben ki Neha'lı gencim!" seslerini istemediğin kadar işite
bilirdin."
34268. Kays b. Ebi Hazım
bildiriyor: Kadisiyye savaşı sırasında Amr b.
Ma'dikerib yanımıza
uğrar ve şöyle seslenirdi: "Ey Arap topluluğu! Aslanlar gibi olun ki
aslanlar kendi işini kendileri görenlerdir. Şu Farisiler ise mızrakları gitse
tekeden farkları kalmaz.''
34269. Ebu ishak,
Bera'dan naklediyor: Huneyn savaşında Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) şöyle buyurdu:
"Peygamber benim!
Bunda yalan yok! Ben ki Abdulmuttalib'in oğluyum!''
*
Develerle Yarışma
34270. Enes bildiriyor: Hz.
Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Adba adında yarışta geçilemeyen bir
devesi vardı. Ancak bedevinin biri genç bir deveyle geldi ve yarışta Adba'yı
geçti. Adba'nın yenilişi Müslümanlara ağır geldi. Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) Müslümanların yüzlerindeki bu sıkıntıyı görünce, ashab: ''Ya
Resulallah! Adba yenildi!'' dediler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Dünyada yükselen her şeyi tekrar aşağıya
indirmesi Yüce Allah üzerine haktır."
34271. Başka kanalla
Enes, Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aynısını nakleder.
34272. Cafer(-i Sadık)
naklediyor: "Babam bana, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
develeri koşturduğunu bildirdi, ancak bir yarıştan (ödülden) bahsetmedi.''
34273. (Zeynelabidın)
Ali b. el-Hüseyn der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Tebuk
gazvesindeyken Ensar: "Yarışalım!" dediler. Peygamberimiz de
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "İstiyorsanız yarışın!" karşılığını
verdi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |