m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Siyer

 

Yolcunun Gece Vakti Ailesine Dönmesi

 

34332. Cabir der ki: ''Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yolcunun gece vakti ailesinin yanına dönmesini, onların sadakatsiz olduğunu düşünmesi veya kusurlarını araştırmasını yasakladı.''

 

34333. Enes bildiriyor: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yolculuk dünüşü ailesine gece vakti gelmez, bunun yerine sabah veya akşam vakti gelirdi.''

 

34334. Cabir b. Abdillah der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Gece vakti yolculuktan döndüğünüz zaman gelip de ailenizin kapılarını çalmayın!" Ancak Vallahi daha sonraları gece vakti döndüğümüzde gelip kapılarını çalmaya başlamıştık.

 

34335. Ebu Seleme, Abdullah b. Revaha'dan naklediyor: Bir savaş dönüşü Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) izin isteyip aceleyle dönmek istedim. (Gece) evimin kapısına geldiğimde lambanın yandığını ve yatakta beyaz bir şeyin yattığını gördüm. Hemen kılıcımı çektim ve o beyaz şeye dokundurarak hareket ettirdim. Bunun üzerine (karım): "Uzaklaş! Uzaklaş! Filan kadın saçlarımı temizlemek üzere yanımdaydı!" diye karşılık verdi. Hemen Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip durumu bildirdim. Sonrasında Peygamberimiz kişinin (yolculuk dönüşü) gece vakti ailesinin kapısından içeri dalmasını yasakladı.''

 

34336. İbn Ömer der ki: Ömer b. el-Hattab, Serğ savaşından dönüyordu. Curuf bölgesine geldiğinde yanındaki askerlere: ''Ey insanlar! Eşlerinizin yanına gece vakti, ansızın gitmeyin!'' diye seslendi. Daha sonra birini Medine'ye gönderdi ve ordunun sabah vakti şehre gireceğini haber vermesini istedi."

 

34337. Cabir b. Abdillah, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Biriniz ilesinden uzun bir zaman ayrı kaldığı zaman, dönüşte kapılarına gece vakti dayanmasın.''

 

 

*

Savaşa Kadınlarla Birlikte Katılmak

 

34338. Ümmü Atiyye el-Ensariyye der ki: ''Resulullah'la (Sallallahu aleyhi ve Sellem) birlikte yedi savaşa katıldım. Onların savaşırken ben çadırlarda kalıp onlara yemek yapar, yaralılarını tedavi eder ve hastalarına bakardım.''

 

34339. Haşrec b. Ziyad el-Eşcai, babaannesinden naklediyor: Hayber savaşına Resulullah'la (Sallallahu aleyhi ve Sellem) birlikte, altı kadından biri olarak katılmak istedik. Durum Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ulaştığında bizi yanına çağırdı ve: "Kimin emriyle savaşa çıkıyorsunuz?" diye sordu. Yüzünden öfkeli olduğunu anladık. Ona: "Ya Resulallah! Yanımızda tedavi amaçlı ilaçlar alarak, askerlere ok vermek, yemek yapmak, (çadırlara) kıl eğirmek ve Yüce Allah yolunda yardımcı olmak üzere çıktık" dedik. Ancak Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Burada kalın!" emrini verdi. Yüce Allah Hayber'in fethini müyesser kıldığında ise ganimetten erkeklere verdiği hisse kadarını bize de verdi.

 

34340. Yezid b. Hürmüz bildiriyor: Necde (el-Harurı), İbn Abbas'a bir mektup yazıp, kadınların Resulullah'la (Sallallahu aleyhi ve Sellem) birlikte savaşa katılıp katılmadıklarını ve O'nun (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara ganimetten payayırıp ayırmadığını sordu. İbn Abbas'ın Necde'ye olan cevabını ben kendi elimle şöyle yazdım: "Kadınlar Resulullah'la (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beraber savaşa katılırlardı. Ganimetten onlara payayırıp ayırmadığına gelince, onlara bir şeyler verirdi, ancak belli bir pay ayırmazdı.''

 

34341. Said b. Amr el-Kuraşı naklediyor: Kudaa kabilesinden ve Uzra oğullarından bir kadın olan Ümmü Kebşe: "Ya Resulallah! Filan savaşa benim de katılmama müsaade et!" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Hayır!" karşılığını verdi. Üm mü Kebşe: "Ya Resulallah! Ben de diğerleri gibi savaşma niyetinde değilim, ancak yaralı ve hastaları tedavi etmek, su vermek için katılmak istiyorum" deyince de Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şayet bu iznim sünnet olarak sayılıp: ''Filan kadın savaşa katıldı" denmeyecek olsaydı sana izin verirdim. Onun için yerinde otur!"

 

34342. ikrime naklediyor: "Hendek savaşında Safiyye de Peygamberimizle (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beraberdi.''

 

34343. Halid b. seyhan bildiriyor: "Tuster'in fethi sırasında Ebu Musa ile birlikte dört veya beş kadın savaşa katılmıştı. Bu kadınlardan biri de Meczee b. Sevr idi."

 

34344. Ebu Nadra'nın kızkardeşi Mu'sere binti Zeyd naklediyor: "Ebu Nadra, Horasan'a savaşa çıkarken yanında hanımını da götürdü."

 

34345. Velid b. Abdillah b. Cumey', ninesinden ve Abdurrahman b. Hallad el-Ensari'den, onlar da Ümmü Varaka binti Nevfel'den naklederler: Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bedir savaşına çıkacağı zaman kendisine: "Ya Resulallah! izin ver de ben seninle savaşa çıkayım. Yaralılarınızı tedavi eder ve hastalarınıza bakarım. Belki Allah bana da şehadeti nasip eder" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ise şöyle buyurdu: "Sen evinde otur, Yüce Allah sana şehadeti nasip eder." Ravi der ki: "Bundan dolayıdır ki Üm mü Varaka "şehit" diye anılırdı.

 

34346. Hişam naklediyor: "Hasan(-ı Basri), kadınların böylesi gazvelerden herhangi birine katılmasını kerih görürdü."

 

 

*

Düşmanın istediği Emanı Bazılarının Kabul Etmesi, Bazılarının da Kabul Etmemesi

 

34347. Malik b. Dınar'ın damadı olan Muğire b. Habıb bildiriyor: İbn Abdillah'a sordum: "Şirk topraklarına girip kaleyi kuşatıyoruz. Düşman bizimle çok şiddetli bir savaş verdikten sonra da bizden eman istiyorlar. Ancak komutan bunu kabul etmiyor. Böylesi bir durumda onlarla savaş konusunda ne dersin?" İbn Abdillah: "Bu sizin değil, komutanın vereceği bir karardır" dedi.

 

34348. Mutarrif bildiriyor: Hakem (b. Uteybe)'ye: "Horasan sultanlarından birinin belirli sayıda esirin serbest bırakılması karşılığında anlaşma yapmasına ne dersin?" diye sorduğumda şöyle karşılık verdi: "Barış olduktan sonra bir sakıncası yoktur."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Savaşta Hile ve Tuzaklar