m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Siyer

 

Komutanın Allah'a isyan Konusunda Emir Vermesi ve "Bu Emre itaat Edilmez" Diyenler

 

(2600), yine Ahmed (1/225, 232), Tirmizi (1701, "hasen sahih"), Nesai (138, 4422), İbn Huzeyme (175), Tahavi (2/4, 3/271, 297), Beyhaki (7/30, 10/23), Taberani, M. el-Kebir (10/10643), İbn Mace (426) ve Darimi (700) rivayet etmişlerdir.

 

34395. Hz. Ali bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir müfreze gönderdi. Başlarına da Ensar'dan birini komutan atayarakı askerlere: "Komutanınızın emirlerini dinleyip itaat edin!" buyurdu. Bir ara bir konuda komutanı kızdırdıklarında, komutan: "Odun toplayın!" emrini verdi. Odun topladıklarında:

"Ateş yakın!" dedi. Ateşi yaktıklarında da onlara: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana itaati emretmedi mi?" diye sordu. Askerler: "Emretti" dediklerinde komutan:

"O zaman ateşe girin!" emrini verdi. Ancak askerler birbirlerine bakarak: "Zaten biz (Cehennemdeki) ateşten kurtulmak için Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sığındık!" dediler.

Bu haldeyken komutanın öfkesi dindi ve ateş söndürüldü. Geri Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) döndüklerinde, olanları ona anlattılar. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şayet ateşe girselerdi oradan asla çıkamazlardı! Bilin ki itaat ancak iyi şeylerde olur.''

 

34396. İbn Ömer bildiriyor: Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her müslümanın, hoşuna gitse de gitmese de masiyet konusunda olmadıktan sonra verilen emirleri dinleyip itaat etmesi gerekir. Ancak emir, masiyeti barındırıyorsa bu emir dinlenmez ve itaat edilmez."

 

34397. Ebu Said el-Hudri naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Alkame b. Mucezziz komutasında bir müfreze çıkardı. Ben de içlerindeydim. Savaşacağımız yere veya yolun bir yerine ulaştığımızda ordudan bir topluluk ayrılmak üzere ondan izin istediler. Alkame de başlarına Abdullah b. Huzafe'yi komutan tayin ederek izin verdi. Abdullah'la birlikte savaşanlardan biri de bendim.

Abdullah yolun bir yerine ulaştığında askerler ısınmak veya üzerinde bir şeyler pişirme k üzere ateş yaktılar. Şakacı biri olan Abdullah, askerlere: "Emirlerimi dinleyip itaat etmeniz gerek değil mi?" diye sorunca, askerler: "Evet!" dediler. Abdullah: "Size neyi emretsem onu yaparsınız değil mi?" diye sorunca, askerler:

"Evet!" dediler. Bunun üzerine Abdullah: "O zaman emrediyorum kendinizi şu ateşe atın!" dedi. Bunun üzerine bazıları kalkıp atlamaya yeltendiler. Abdullah askerlerin kendilerini ateşe atacağını anlayınca: "Durun! Ben sizinle şakalaşıyorum!" dedi. Döndüğümüz zaman da bu olay Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) anlatıldı. Resulullah da (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Komutanlardan size masiyet konusunda her kim emir verirse ona itaat etmeyin!" buyurdu.

 

34398. Hz. Ali, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Yüce Allah'a isyan konusunda hiç kimseye itaat edilmez."

 

34399. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "Yüce Allah'a isyan konusunda hiç kimseye itaat edilmez."

 

34400. Hz. Ömer dedi ki: "Ey Ebu Umeyye! Bilmiyorum belki bu yıldan sonra seninle görüşme imkanım olmaz. Onun için şayet başına genç bir Habeşli dahi atansa onun emirlerini dinle ve itaat et. Sana vurursa sabret, seni bir şeyden mahrum ederse yine sabret. Şayet dininde halel getirecek bir şeyi sana emrederse ona: ''Dinimin aleyhinde olmadıktan sonra canım dahil emirlerini dinleyip itaat ederim'' de ve sakın cemaatten ayrılma."

 

34401. Hz. Ali der ki: "Kureyş, Arapların lideridir. iyileri iyilerinin, kötüleri de kötülerinin lideridir. Herkesin belirli bir hakkı vardır. Dinin ile boynunun vurulması arasında bir tercihe zorlanmadıktan sonra herkese hakkını verin. içinizden biri dini ile boynunun vurulması arasında bir tercihe zorlanırsa boynunu uzatsın. Anası onsuz kala ki bu kişinin dini gittikten sonra ne bir dünyası, ne de ahireti kalır!''

 

34402. Umara, İtris b. Urkub veya Mi'dad'dan -ravi A'meş hangisi olduğunda tereddüt etmiştir- naklediyor: "Yüce Allah'a isyan konusunda birine itaat etmem ile şu ağaca secde etmem arasında bir fark görmem."

 

34403. Umara bildiriyor: Mi'dad bir ağacın yanına konakladı ve şöyle dedi:

"Yüce Allah'a isyan konusunda birine itaat etmem ile Allah', bırakıp şu ağaca secde etmem arasında bir fark görmem."

 

34404. imran b. Husayn der ki: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Yüce Allah'a isyan konusunda hiç kimseye itaat olmaz.''

 

34405. İbn Sirin bildiriyor: Hz. Ömer birini vali tayin ettiği zaman ahitnamesine:

"Size adaletli davrandığı sürece emirlerini dinleyip itaat edin" diye yazardı. Huzeyfe'yi de vali olarak tayin ettiği zaman onun da ahitnamesine: "Emirlerini dinleyip itaat edin ve sizden ne isterse verin" diye yazdı. Huzeyfe merkebinin üzerine attığı hırkanın üzerinde elinde bir ekmek ve bir parça etle Medain'e girdi. -Talha'dan gelen rivayette ayaklarını bir taraftan saldığı belirtilir- Medain ahalisine, Ömer'in kendisine yazdığı ahitnameyi okuyunca, ona: "Bizden istediğini söyle" dediler. O da: "Bana yiyecek ve bu merkebime de yem istiyorum" karşılığını verdi. Yüce Allah'ın dilediği bir süre içlerinde kaldıktan sonra Ömer ona: "Yanıma geri gel" diye bir ferman yazdı. Huzeyfe de Medain'den ayrıldı. Huzeyfe'nin geldiği haberi Ömer'e ulaşınca çıkıp onu görebileceği bir yerde saklandı. Ömer, Huzeyfe'yi gönderdiği halde geri geldiğini görünce ona: "Sen benim kardeşimsin. Ben de senin kardeşinim'' dedi.

 

34406. Hasan(-ı Basri), Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Yüce Allah'a isyan konusunda hiç kimseye itaat olmaz.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Yemame Savaşı ve Bu Savaşa Katılanlar