|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Zühd |
Dahhak b. Kays'ın
Sözleri
Huzeyfe'nin Sözleri
Ubade b. es-Samit'in
Sözleri
*
Dahhak b. Kays'ın
Sözleri
35937. Dahhak b. Kays
der ki: "Ey insanlar! Amellerinizi Allah için yapınız, Allah ancak ihlasla
yapılan ameli kabul eder. Sizden biri, birinin kusurunu affederken: ''Bunu
Allah rızası ve sizin için yapıyorum'' demesin. Eğer böyle derse bunu sadece
onlar için yapmış olur. Yine biriniz, sıla-ı rahim yaparken: ''Bunu Allah için
ve akrabalık bağları için yapıyorum'' demesin. Eğer böyle derse sadece
akrabalık bağı için yapmış olur. Amel yapan kişi bunu sadece Allah için yapsın
ve bu amelinde Allah'a kimseyi ortak koşmasın. Çünkü Yüce Allah Kıyamet günü:
"Kim bir amel işler de, Benden başkasını, o amelde Bana ortak koşarsa, Ben
ondan beriyim. Yaptığı da ortak koştuğunadır'' diyecektir,''
35938. Ebu'd-Duha
bildiriyor: Dahhak b. Kays şöyle derdi: ''Ey insanlar!
Çocuklarınıza ve
ailelerinize Kur'an'ı öğretin! Kim Yüce Allah'ın Cennete sokacağı bir Müslüman olarak
yazılırsa, girdiğinde yanına iki melek gelip: ''Oku ve Cennetin basamaklarında
yüksel'' derler. Onu bu şekilde alıp, Kur'an hakkındaki bilgisinin bittiği yere
kadar yükselterek götürürler."
35939. Dahhak b. Kays dedi
ki: ''Rahatlık anında Allah'ı zikredin ki; zor anınızda o da sizi ansın. Hz.
Yunus ("leyhissel"m) salih ve Allah'ı zikreden bir kuldu. Balığın
karnına düşünce Yüce Allah: ''Eğer çok tesbih edenlerden olmasa idi, muhakkak
diriltilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı'' (Saffat Sur, 143- 144)
buyurdu. Firavun haddi aşmış ve Allah'ı zikretmeyi unutmuş biriydi. Boğulacağı
zaman: "İsrailoğullarının inandığından başka tanrı olmadığına inandım,
artık ben O'na teslim olanlardanım" dedi. "Şimdi mi inandın? Daha
önce baş kaldırmış ve bozgunculuk etmiştin" denildi." (Yunus Sur,
90-91)
35940-1. Ebu Neame,
Halid b. Umeyr'den bildiriyor: Utbe b. Gazvan bize bir hutbe verdi. -Ravi Ebu
Neame: "Minberin üzerinde" ifadesini kullanırken, diğer ravi Kurra
ise rivayetinde bu ifadeyi kullanmamıştır- hutbesinde şöyle dedi: Ey insanlar!
Dünya bizleri terkedeceğini haber vererek bize sırtını dönüp uzaklaşmaya
başlamıştır. Bizim için geride bir su kabının içerisinde kalıp ta sahibinin
içmeye çalıştığı birkaç damla kadar bir şey bırakmıştır, Şüphe yok ki bu fani
dünyadan sonu olmayan bir yurda göçeceksiniz. O halde oraya elinizde
bulunanların en hayırlılarıyla gitmeye çalışınız. Ben kendimi Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanında yedinin yedincisi olarak görmüştüm. Bizim
ağaç yapraklarından başka yiyeceğimiz yoktu da onları yemekten avurtlarımız
yara olmuştu." -Kurra'nın rivayetine göre-: "Bir hırka
bulmuştum" -Ebu Neame'nin rivayetine göre ise"Bir hırka
almıştım" Onu ikiye böldüm. Yarısını ben büründüm. Diğer yarısını da
Sa'd'a verdim. Bugün içimizde bir kimse yoktur ki, şehirlerden birinin
idaresini üzerine almış olmasın. Siz de benden sonra birtakım sultanlar
göreceksiniz. Peygamberliğin arkasından bir zayıflama ve gevşeme devresi gelir
ki bunun sonunda saltanat kurulur.
Cehennem o kadar
derindir ki atılan bir kaya -Kurra: "Taş" kelimesini kullandı- yetmiş
senede dibine ulaşamaz, (Buna rağmen Cehennem bir gün insanlar tarafından)
doldurulacaktır. Yine cennet kapılarından her birinin yanları arasında kırk
senelik bir mesafe vardır. Buna rağmen gün gelecek bu kapıların önünde büyük
bir izdiham yaşanacaktır. Ben, kendi nefsimde büyük, Allah katında küçük
olmaktan Allah'a sığınırım.''
3594-2. Sa'd b. Muaz
dedi ki: "Şu üç şey dışında ben zayıfım: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) ne dediyse onun doğru olduğunu bildim, namaz kıldığım zaman, namazı
bitirene kadar hiçbir şey beni meşgul etmedi, hazır bulunduğum her cenaze de
(ölüye) söylenecek şeylerden ve vereceği cevaplardan başka bir şey
düşünmedim." Muhammed (b. Amr) der ki: Bunu Zühri'ye anlattığımda:
"Allah Sa'd'a rahmet etsin. O güvenilir biriydi. Böyle vasıflara peygamber
olan birinden başkasının sahip olduğunu görmedim" dedi.
35943. İbn Ebi'l-Hüzeyl
bildiriyor: Abdullah (b. Mes’ud) avlusunda kerpiçten bir ev inşa etti, sonra
Ammar'ı çağırıp: "Ey Ebu'I-Yakzan! Evi nasıl buluyorsun?" diye sordu.
Ammar: "Sağlam bir ev yaptığını, uzağı düşündüğünü ve yakında öleceğini
görüyorum" karşılığını verdi.
*
Huzeyfe'nin Sözleri
35944. Ebu Abdirrahman
naklediyor: Huzeyfe, Medain'de kalkıp hutbe verdi; Allah'a hamdü sena ederek:
"Kıyamet yaklaştı ve Ay yarıldı" (Kamer SAr. 1) ayetini okuyup şöyle
dedi: "Bilin ki; kıyamet saati yaklaştı ve Ay yarıldı. Bilin ki dünya
bizden ayrılacağını söyledi. Bugün idman, yarın ise yarış günü olacaktır. Varış
yerinde ise ateş vardır, ancak yarışı kazanan Cennete varandır."
35945. Huzeyfe:
"Mümine ilim olarak Allah'tan korkması yeter. Yalan olarak ta:
''(Günahımdan) Allah'a istiğfar ediyorum'' deyip günaha tekrar dönmesi yeterlidir"
dedi.
35946. Sıla, Huzeyfe'nin
şöyle dediğini nakleder. "(Kıyamet gününde) tüm insanlar, hepsinin
görülebileceği ve seslenen kişinin sesini duyurabileceği bir yerde toplanırlar.
Sonra bir münadi, öncekilerin ve sonrakilerin başında bulunan Peygamberimize
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Muhammed!" diye seslenir.
Resulullah da (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle cevap verir: "Buyur,
emrine amadeyim! Hayır senin elindedir. Doğru yolu bulan ancak senin hidayete
erdirdiğindir! Sen ki kutlu ve yücesin. Her şey sendendir ve yine sana
dönecektir. Senden başka korunacak ve sığınılacak bir yer yoktur. Kabe'nin
Rabbi! Seni her türlü eksiklikten tenzih ederim. Rabbimiz sen ki kutlu ve
yücesin!" Huzeyfe der ki: "Makam-ı mahmud da işte budur."
35947. Hemmam
bildiriyor: Huzeyfe, Mescid'e gırıp halkın oluşturduğu halkalarda durarak şöyle
derdi: "Ey Kur'an okuyanlar! Yola koyulunuz. Eğer yola koyülursanız uzun
bir mesafe kat edersiniz. Yok, eğer sağa veya sola saparsanız derin bir
sapıklığa düşmüş olursunuz."
35948. Huzeyfe der ki:
"Malıma bakan bir insanın olmasını, sonra kapıyı kapatıp ölünceye kadar
yanıma kimsenin girmemesini isterdim."
35949. Halid b. Rabı
el-Absı naklediyor: Huzeyfe'nin hastalığı ağırlaşınca Beni Abs ve Ensar'dan bir
grup ve beraberlerinde Ebu Mes'ud, Huzeyfe'yi ziyaret ettik. Yanına gece vakti
vardığımızda: "Şimdi vakit ne?" diye sordu. Biz: "Falan
vakit" karşılığını verince; "Ateşe girilecek sabahtan Allah'a
sığınırım. Beraberinizde bana kefen getirdiniz mi?" diye sorunca, biz:
"Evet" dedik. Huzeyfe: "Kefenlerken haddi aşmayınız. Eğer Allah
katında benim bir iyiliğim varsa, bana bu kefenden daha iyisi verilir. Eğer
iyiliğim yoksa bu kefen hızlı bir şekilde benden çıkarılıp alınır" dedi.
35950. Huzeyfe b.
el-Yeman şöyle dedi: "Kabirde hesap, kıyamet günü ise azab vardır."
35951. Kays bildiriyor:
Huzeyfe'ye kefen getirdikleri zaman: "Eğer kardeşiniz hayırla karşılaşırsa
bu iyidir. Yok, öyle değilse kıyamet gününe kadar mezarın yanları onu sıkıp
duracaktır" dedi.
35952. Huzeyfe:
"Ihsanda bulunanlara daha güzeli ve daha da fazlası vardır" (Yunus
Sur. 26) ayetinde daha güzeli sözünden kasıt, kerim olan Allah'ın yüzüne
bakmaktır" dedi.
35953. Ribi b. Hiraş,
Huzeyfe'nin şöyle dediğini nakleder: "Bazı günlerde ölüm bana gelse
(akibetimden yana) şüpheye düşmezdim. Ama bugünlerde öyle şeylere karıştım ki
bunların beni nereye götüreceğini bilmiyorum." Ebu Mes’ud da şöyle öğütte
bulunurdu: "Sen bildiğin şeylere tutun ve sakın Allah'ın dini konusunda
dönek olma!"
35954. Huzeyfe'nin
yeğeni Abdulazız bildiriyor: Huzeyfe'den kırk beş yıl önce şöyle dediğini
duydum: "Dininizden ilk kaybedeceğiniz şey huşudur. Son kaybedeceğiniz şey
ise namazdır."
35955. Cündüb b.
Abdillah el-Beceli el-Kasri der ki: Huzeyfe'nin yanına girmek için üç defa izin
istedim; ama izin verilmedi. Bunun üzerine geri döndüm. Bu sırada Huzeyfe'nin
gönderdiği birisi bana yetişti. (Geri dönünce, Huzeyfe): "Neden geri
döndün?" diye sordu. Ben: "Uyuduğunu zannettim" karşılığını
verince; "Güneşin nereden doğacağını görmeden uyumam'' dedi.
Abdullah b. Avn der ki:
Bunu Muhammed (b. Sirin)'e anlattığımda:
"Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından birçok kişi bunu yapmıştır" dedi.
*
Ubade b. es-Samit'in
Sözleri
35956. Ubade b. es-Sam it
dedi ki: "Kıyamet günü Yüce Allah şöyle buyurur:
"Dünyadan benim
için olanı ayırınız ve kalanını ateşe atınız."
35957. Şehr b. Havşeb
bildiriyor: Bir adam gelip Ubade b. es-Samit'e: "Bir kişi, Allah için
namaz kılıyor, ama insanların da kendisini övmesinden hoşlanıyor" deyince;
Ubade b. es-Samit: "Bu namazın hiçbir değeri yoktur. Yüce Allah şöyle
buyurur: "Ben, ortakların en hayırlısıyım (en zenginiyim); kim yaptığı
amelde başkalarını bana ortak kılarsa, yaptığı amel ortak koştuğu kişinindir ve
Benim o amele ihtiyacım yoktur."
35958. Ubade b. es-Samit
dedi ki: "Sevdiğim kişinin malının azalmasını veya ölümünün çabuk olmasını
temenni ederim.''
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |