|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Zühd |
Rabi b. Huseym'in
Sözleri
35986. Ebu Ya'la
bildiriyor: Rabi b. Huseym bir meclise uğradığı zaman şöyle derdi: "Hayır
konuşun, hayır işleyin. Salih amele devam edin ve kalpleriniz katılaşmasın,
uzun emelli olmayın yoksa kalbiniz katılaşır. işitmedikleri halde işittik
diyenlerden olmayın."
35987. Ebu Ya'la
bildiriyor: Rabi b. Huseym'e: "Nasıl sabahladın?" diye sorulunca;
"Zayıf, günahkar olarak, rızıklarımızı yiyip ecelimizi bekliyoruz"
derdi.
35988. Rabi der ki:
"Kulun Rabbinden ''Ya Rabbi! Sen kendi nefsine rahmeti hükmettin. Sen
kendine şunu hükmettin'' diyerek istemesini hoş görmüyorum. Hiç kimsenin: ''Ey
Rabbim! Ben, üzerime düşeni yaptım. Sen de üzerine düşeni yap'' dediğini
işitmedim."
359890 Rabi b. Huseym:
"Mümini gıyabında, ölümden daha hayırlı bekleyeni yoktur" dedi.
35890. Rabi b. Huseym,
vefat edeceği zaman şöyle vasiyette bulundu: "Bu, Rabi b. Huseym'in nefsi
için ikrarıdır: Salih kullarına mükafaatı veren Allah'ı şahid kılarak söylüyorum
ki, ben Rab olarak Allah'ı, peygamber olarak Muhammed'i (Sallallahu aleyhi ve
Sellem), din olarak islam'ı kabul ettim. Kendim ve tebam için abidlerle beraber
ibadet etmeyi, hamidlerle beraber hamdetmeyi, müslüman cemaate katılmayı tercih
ettim.''
35991. Ebu Hayyan,
babasından naklediyor: Rabi b. Huseym'in dünya işleriyle ilgili birşeyden
bahsettiğini duymadımo Sadece bir defa: ''Teym kabilesinin kaç mescidi
vardır?'' dediğini duydum.
35992. Bekr b. Maiz,
Rabi b. Huseym'in kendisine şöyle dediğini nakleder: "Ey Bekr! Lehinde
olup aleyhinde olmayan sözler dışında, diline sahip ol, çünkü ben (dilime sahip
olamadığım için) insanlara dinim hususunda ithamda bulundum. Bildiğin konularda
Allah'a itaat et, bilmediğin şeyi ise bilen birine sor. Ben sizin için;
yanlışlıkla işlediğiniz günahtan ziyade, bilerek işlediğiniz günahlardan
korkarım. Bugün hayırlılarınız hayırla üstün olmamışlardır. Bilakis şerden uzak
durmakla hayırlıdırlar. Yoksa gereği gibi hayra tabi olmuyor, şerden de gereği
gibi kaçınmıyorsunuz. Muhammed'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) nazil olan her
şeyi idrak etmiş, her okuduğunuzu da anlamış değilsiniz. insanlara gizli kalan
günahlar Allah'a ayandır. Bu günahların devasını arayınız." Sonra Rabi b. Huseym
kendi kendine: "Bunun devası, tövbe etmen ve o günaha bir daha dönmemenden
başka bir şey değildir" dedi.
35993. Rabi b. Huseym,
bir gece namaz kılarken: "Yoksa, kötülük işleyen kimseler, ölümlerinde ve
diriliklerinde kendilerini, inanıp yararlı iş işleyen kimseler ile bir mi
tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!" (Casiye Sur. 21) ayetine
gelince bu ayeti sabaha kadar tekrar etti.
35994. İbrahim
bildiriyor: Rabi b. Huseym, Alkame'nin yanına giderdi.
Alkame'nin mescidinden
yol geçmekteydi. Kadınlar yoldan geçerken mescidin içinden uğrarlar, kendisi de
onlara herhangi bir müdahalede bulunmazdı.
35995. Rabi b. Huseym:
"Kaçsanız bile az bir zamandan fazla yaşatılmazsınız" (Ahzab Sur. 16)
ayetiyle ilgili olarak: "Ecelle aralarında çok az bir zaman vardır"
dedi.
35996. Rabi b. Huseym:
"Hayır öyle değil; kötülük işleyip suçu kendisini kuşatmış olan kimseler;
cehennemlikler işte onlardır" (Bakara Sur. 81) ayetiyle ilgili olarak:
"Küfür üzere öldüler" veya "Masiyet üzere öldüler" dedi.
35997. Münzir
bildiriyor: Rabi b. Huseym, evinin çöplerini kendisi süpürürdü.
Ona: "Senin yerine
bunu başkası yapar" denildiğinde, "işten payımı almak istiyorum"
derdi.
35998. Rabi' b. Huseym
der ki: "Şu dokuz şey dışında konuşmayı azaltınız:
Tesbih (Sübhanallah),
Tehlil (La ilahe illallah), Tekbir, Tahmid (Elhamdülillah), hayır duada
bulunmak ve şerden Allah'a sığınmak, iyiliği emretmek, kötülüğü nehyetmek ve
Kur'an okumak."
35999. Rabi b. Huseym,
ailesine: "Bana un helvası yapın" dedi. Helva yapılınca kendisinde
delilik olan bir adamı çağırdı ve adamın salyalan akarken RabT, eliyle ona
yedirmeye başladı. Ailesi: "Bu kadar külfete katlanıp helva yaptık, sen ne
yediğini bilmeyen birine yedirdin" deyince Rabi: "Ama Allah
biliyor" karşılığını verdi.
36000. Şa'bi der ki:
Rabi b. Huseym, izar giymeye başladıktan sonra yol kenarlarında oturmadı. Bunun
sebebini ise şöyle açıkladı: "Oturduğum yerde zulme uğrayan birine yardım
edememekten veya biri tarafından iftiraya maruz kalan birine şahitlik etmem
sorumluluğunu yüklenmekten, gözümü (harama bakmaktan) koruyamamaktan ve
insanları doğru yola sevk edememekten veya önümpe düşen hamile bir kadına
yardım edememekten çekiniyorum."
36001. Ebu Vail
bildiriyor: Ben ve kardeşim Rabi b. Huseym'in yanına gittiğimizde onu mescitte
otururken bulduk. Bize: "Neden geldiniz?" diye sorunca, "Allah'ı
zikretmen ve hamdetmen bizim de seninle beraber zikir ve hamdetmemiz için
geldik" karşılığını verdik. Ellerini kaldırdı ve şöyle dedi: "Allah'a
hamdolsun ki ne: ''içmen ve bizim de seninle beraber içmemiz, ne de zina etmen
ve bizim de seninle beraber zina etmemiz için geldik'' demediniz."
36002. Rabi b. Huseym
dedi ki: "Şu üç kişiye ölüm meleğinin gelme şekli pek şaşırtıcıdır:
Kalelerinde korunan bir krala gelip canını alır ve mülkünü ardında bırakır.
Halkı tedavi eden usta bir tabibe gelir ve canını alır ... "
36003. Süfyan, bir
adamdan naklediyor: Rabi b. Huseym gece namaz kılarken otuz bin dirhem
değerinde bir atı çalındı; ama kendisi namazını bozmadı. Sabah olunca da
çalınan atın tayına bindi. Atının çalındığı gecenin sabahı da: "Allahım! O
benim malımı çaldı, oysa ben onun malını çalacak değilim" dedi. Rabi'
namaz kılarken kıraatini sesli yapardı. Bir ses işittiği zaman da sesini kısardı.
36004. Abdulmelik b.
Umeyr, Rabi'ye: "Sana doktor çağıralım mı?" diye sorduklarında:
"Bana mühlet veriniz" deyip biraz düşündü ve: "Ad, Semud
milletleri ile Ress'lileri ve bunların arasında birçok nesilleri de yerle bir
ettik. Her birine misaller vermiştik ama, dinlemedikleri için hepsini kırdık
geçirdikıl (Furkan Sur. 38- 39) ayetini okudu, sonra bu kavimlerin dünyaya olan
hırslarından ve isteklerinden bahsedip şöyle dedi: "Bu kavimde benim
hastalığım vardı ve aralarında hekimler de vardı. Ne tedavi edenler, ne de
tedavi olanlar kaldı. ilaç tavsiye eden de, kendisine ilaç tavsiyesinde
bulunulan da helak oldu. Hayır Vallahi! Bana hekim çağırmayınız."
36005. Şa’bi bildiriyor:
Rabı b. Huseym'in yanına girdik. Şu sözlerle dua etti:
"Allahım! Tüm
hamdler sanadır. Tüm hayırlar elindedir. Bütün işler sonunda sana dayanır. Sen
ki bütün mahlukatın Rabbisin. Senden tüm hayırları diler, tüm kötülüklerden de
sana sığınırız."
36006. Rabi'nin cariyesi
bildiriyor: Rabı vefat edeceği zaman kızı ağlayınca, Rabı şöyle dedi:
"Kızım! Neden ağlıyorsun? ''Müjdeler olsun! Babam hayırlara kavuştu''
de."
36007. İbrahim et-Tey mı
bildiriyor: Rabı b. Huseym ile yirmi yıl beraber olan bir kişi, ondan
ayıplanacak bir kelime bile duymadığını söyledi.
36008. Münzir
naklediyor: Rabı b. Huseym: "Fakat (ölen kişi Allah'a) yakın olanlardan
ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti vardır" (Vakıa Sur. 8889)
ayetiyle ilgili olarak: "Bu onun için saklanmıştır" dedi. "Eğer,
sapık yalancılardan ise, ona kaynar sudan konukluk sunulur" (Vakıa Sur.
92- 93) ayetiyle ilgili olarak: "Bu konukluk, Allah katında kendisine
sunulur" dedi. "Ve çılgınca yanan ateşe bir atılma" (Vakıa Sur.
94) ayeti için de: "Yani Allah katında kendisi için bekletilmektedir"
dedi.
36009. Nuseyr Ebu Tu'ma
bildiriyor: Rabı b. Huseym'e bir dilenci geldiği zaman:
"Bu dilenciye şeker
yedirin" derdi. Rabı şekeri severdi.
36010. Rabı b. Huseym:
"Ey insan! Ihsanı bol Rabbi'ne karşı seni aldatan nedir?" (İnfitar
Sur. 6) ayetiyle ilgili olarak: "Aldatan şey cahilliktir" dedi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Murra (b. Şerahil el-Hemdani)'nin Sözleri