|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Zühd |
Vehb b. Münebbih'in
Sözleri
36315. Vehb b. Münebbih
anlatıyor: Bir adam bir rahibe uğradı ve: "Ey rahip!
Ölümü hatırlaman
nasıl?" diye sordu. Rahip: "Her adım atışımda öleceğimi
zannederim" diye cevap verince adam: "Peki ölüme hazırlığın
nasıl?" dedi. Rahip: "Cennet ve cehennemin kendisine doğru
yaklaştığını duyan kişiye ne zaman uğrasan namaz kıldığını görürsün"
cevabını verdi. Adam: "Ben o kadar namaz kılıp ağlıyorum ki gözyaşlarımdan
otlar bitiyor" deyince rahip şöyle karşılık verdi: "Senin günahlarını
itiraf edip gülmen, amelinle iftihar edip ağlamandan daha hayırlıdır. Namaz
kılıp bununla böbürlenen kişinin namazı kendisinden yukarıya çıkmaz."
Adam: "Bana nasihatte bulun" deyince rahip: "Dünyada zahid
olmaya bak ve diğer insanlarla dünyalıklar için bir çekişmeye girme. Yediği
zaman temiz şeyler yiyen, çıkardığı da temiz olan, bir şeye düştüğü zaman ona
zarar vermeyen ve kirletmeyen bal arısı gibi ol. Köpeğin sahibine bağlı olduğu
gibi sen de Yüce Allah'a ihlasla bağlan. Sahipleri köpeği aç bıraksa ve dövse
bu, köpeğin bağlılığını ve onları daha fazla korumasını arttırmaktan başka bir
şey yapmaz" dedi.
36316. İbn Münebbih
şöyle derdi: "Dinin en büyük yardımcısı, dünyada zahid olmaktır. En hızlı
bir şekilde helake götüren ise heva heves peşinde koşmaktır. Hevaya tabi
olmanın bir şekli de dünyaya rağbet etmektir. Dünyaya rağbet etmenin bir şekli
de mal ve makam sevgisidir. Mal ve makam sevgisinin bir türü de haramları helal
saymaktır. Haramları helal sayana ise Allah buğzeder. Allah'ın gazabı, Allah'ın
rızasından başka ilacı olmayan hastalıktır. Allah'ın rızası, hiçbir hastalığın
zarar veremeyeceği bir devadır. Rabbini razı etmek isteyen, nefsini
öfkelendirsin. Nefsini kızdırmayan Rabbini razı edemez. Kişi, dininden
kendisine ağır gelen her şeyi bırakacak olsa, yakında dininden geriye bir şey
kalmaz.
36317. İbn Münebbih der
ki: "Kitaplarda Yüce Allah'ın şöyle buyurduğu nu gördük: "Ey
Ademoğlu! Bana ibadet ettiğin ve Benden istediğin müddetçe işlemiş olduğun
günahları affederim. Kulum doğru yola sıkıca yapışmışken Ben hüküm veren olarak
o'nu yoldan çıkarmamak üzerime bir haktır."
36318. Vehb b. Münebbih
der ki: "Amelsiz dua eden kişi, yayında tel / ip olmadan ok atmaya çalışan
kişi gibidir.''l
36319. Vehb b. Münebbih
der ki: Yüce Allah Üzeyr'e (aleyhisselom) şöyle vahyetti:
"Ey Üzeyrı Benim
adımı anarak yalan yemin etme. Benim adıma yalan yere yemin edenden razı olmam.
Ey Üzeyrı Anne babana iyilik yap. Anne babasına iyilik edenden razı olurum.
Eğer razı olursam da o kişiye bereket veririm. Bereket verirsem bereketim dört
nesle kadar ulaşır. Ey Üzeyrı Anne babana asi olma. Anne babasına asi olana
gazab ederim. Gazab ettiğime de lanet ederim. Birine lanet ettiğim zaman ise o
lanet dört nesle kadar ulaşır."
36320. Vehb b. Münebbih
der ki: Hz. Davud (a.s.): "Ey Rabbim!
Ademoğlunun hiçbir saç
teli yoktur ki, onun altında bir nimetin ve üstünde bir nimetin olmasın. Ona
verdiğin şeyin karşılığını nasıl ödeyecek?" deyince, Yüce Allah şöyle
vahyetti: "Ey Davud! Ben çok şey veririm, ama aza razı olurum. Bu
nimetlerin benden olduğunu bilmesiyle şükrünü ödemiş olur."
36321. Vehb b. Münebbih
der ki: Yüce Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) başkası için ateş olacak bir nur verdi.
Hz. Musa (a.s.), Hz. Harun'u (a.s.) çağırdı ve: "Yüce Allah, başkası için
ateş olacak bir nuru bana verdi" dedi. (Harun, çocuklarına): "Musa,
bana bu nuru verdi, ben de onu size veriyorum" dedi. Harun'un iki oğlu
israiloğulları için kurban kesiyorlardı. Ancak o esnada bir kötülük işlemeleri
üzerine bir ateş inip Harun'un iki oğlunu yaktı. Onlara: "Ey Musa ve
Harun! Bana itaat edenlerden biri isyan edince ona böyle yaparken, ma'siyet
ehlinden biri Bana isyan ederse ne yapmam!?" denildi.
36322. Vehb b. Münebbih
anlatıyor: "Sizden öncekiler arasında yaşayan biri, Allah'a bir müddet
ibadet ettikten sonra Yüce Allah'tan bir şey istedi. Bu kişi yetmiş cumartesi
oruç tuttu ve her cumartesi sadece bir hurma yedi. Allah'tan dileğini istediği
zaman Yüce Allah onun isteğini vermedi. Adam kendi nefsine dönüp: "Ey
nefis! Senden dolayı bu duruma geldim. Eğer sende hayır olsaydı istediğin
verilirdi. Ama sende bir hayır yokmuş" dedi. O saatte adama bir melek indi
ve: "Ey Ademoğlu! Senin şu nefsini azarlamış olman, daha önce yaptığın
bütün ibadetlerden daha üstündür ve Yüce Allah sana istediğini verdi"
dedi.
36323. İbn Münebbih,
Tavus ve o zamanın alimlerinden bazıları oturdu ve Allah'ın hangi emrinin daha
acele tecelli ettiğini müzakere ettiler. Bazıları: "Bir göz kırpması"
(Nahl Sur. 77) ayetini, bazıları: "Hz. Süleyman'a getirilen koltuğun
olduğunu söyledi. İbn Münebbih ise dedi ki: "Allah'ın en hızlı bir şekilde
tecelli eden emri; Yunus (a.s.) geminin kenarındayken Allah Mısır'daki Nil
nehrinde olan balığa vahyetti ve Yunus (a.s.) geminin kenarından balığın içine
düştü."
36324. Vehb b. Münebbih
der ki: "Hz. Musa (a.s.) üzerinde yü nden yapılmış bir cübbe, yün giysi ve
yine yün bir başlıkla bir ağacın yanında Allah'a dua etti."
36325. İbn Münebbih:
"Münafığın özelliklerinden biri de övülmeyi sevmesi ve yerilmekten
hoşlanmamasıdır" dedi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |