m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Zühd

 

Hasan el-Basri'nin Sözleri

 

36335. Hasan(-ı Basri) der ki: "Bir iş yapacağı zaman durup düşünen kula Allah rahmet etsin. Zira her kul bir iş yapmaya kalkışacağı zaman durup düşünmelidir. Yapacağı iş şayet hayırlı ise devam etmeli, kötü ise de yapmaktan vazgeçmelidir.''

 

36336. imran el-Kasır bildiriyor: Hasan'a bir şey sordum ve: "Fakihler bu konuda şöyle diyor" dedim. Hasan: "Sen gözlerinle fakih gördün mü? Fakih, dünyada zahid, dininde basiret sahibi ve Rabbine devamlı ibadet eden kişidir" dedi.

 

36337. Yunus, Hasan'ın şöyle dediğini nakleder: "Kişi,. amelini neyin bozduğunu bildiği sürece hayır üzeredir." Yunus ekledi: "Bazıları kendini (batıl üzere olduğu halde) hak üzere görür, kimisi de şehvetine yenik düşer."

 

36338. Hasan(-ı Basri) der ki: Şöyle denilirdi: "Müminin kalbi, dilinin ardındadır.

Biriniz bir iş yapmak istediğinde kalp onu tartar, eğer hayırlıysa onun yapılmasını söyler. Eğer hayırlı bir iş değilse susar. Münafığın kalbi ise dilinin kenarındadır. Münafık bir iş yapacağı zaman hemen konuşur ve o işe başlamasını sağlar."

 

36339. Hasan(-ı Basri) der ki: "Mümin Rabbine iyi zan besleyip güzel amel yapmıştır. Münafık ise O'na kötü zan besleyip kötü amel yapmıştır."

 

36340. Hasan(-ı Basri) der ki: "ilmi, ibadetine zarar vermeyecek şekilde tahsil et. ibadetini de ilim öğrenmene zarar vermeyecek şekilde yap. ilimsiz amel yapan kişinin bozduğu, yaptığından daha fazladır."

 

36341. Yunus'un bildirdiğine göre Hasan hüzünlü bir kişiydi.

 

36342. Hasan(-ı Basri) der ki: "Öyle bir topluluğa yetiştim ki; amellerinden gizli yapabildiklerini hep gizlice yaptılar."

 

36343. Hasan(-ı Basri) der ki: "Kişi bir iyilik yapar ve bu iyilik kalbinde nur, bedeninde kuvvet olur. Yine kişi bir kötülük yapar ve bu kötülük kalbinde karanlık, bedeninde ise zayıflık meydana getirir."

 

36344. Hasan(-ı Basri) der ki: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) as ha bı birbirleriyle karşılaştıklarında biri: "(Cehenneme) uğrayacağın sana bildirildi mi?" diye sorar, diğeri: "Evet" karşılığını verir. Soruyu soran: "Ondan çıkacağın sana bildirildi mi?" sorusunu sorar. Karşısındaki: "Hayır" deyince: "O zaman bu gülmek neden?" der.

 

 

36345, Hasan(-ı Basri) der ki: "Vallahi! Rızkı kendisine günlük olarak takdir edilen kişi, şayet bunun kendisi için daha hayırlı olduğunu bilmiyorsa ya aciz birisidir, ya da kıt görüşlüdür,"

 

 

36346. Hasan(-ı Basri) der ki: "Vallahi! Müminin ecelinin yaklaştırıldığı, unutmuş olduğu ve varacağı yerin kendisine hatırlatıldığı ve günahlarının bağışlandığı gün kendisi için en kötü günlerinden biri değildir,"

 

 

36347, Hasan(-ı Basri) der ki: "Kur'an hafızı olan kişinin sırtını dönüp gitmesinden daha ağır bir gidişi görmüş değilim,"

 

 

 

36348. Hasan(-ı Basri) der ki: "Sırat'ta kılçıklar ve dikenler vardır. O gün (bunlara takılıp da) aşağıya düşen nice erkek ve kadınlar olacaktır."

 

 

 

36349. Hasan(-ı Basri) der ki: "Kişinin ilim peşinde koşup da öğrendiğiyle amel etmesi kendisi için tüm dünyaya sahip olmasından daha hayırlıdır. Şayet dünya onun olsa da onu ahireti için kullanır,"

 

 

 

36350. Hasan(-ı Basri) der ki: "Mümin üzüntülü bir şekilde sabahı bulur, yine üzüntülü bir şekilde akşamı eder. Oğlağa (yiyecek olarak) bir günde yeten şey onun için de kafi gelir."

 

 

 

36351. Hasan(-ı Basri) der ki: "Kişinin dünya nimetlerini elde etmek için seninle yarıştığını gördüğünde sen de onunla ahireti elde etme konusunda yarış."

 

 

 

36352. Ebu'l-Eşheb naklediyor: "Onlar: ''Rabbimiz, cehennem azabını bizden geri çevir; gerçekten, onun aza bı ödenmesi kaçınılmaz bir borçtur'' derler" (Furkan Sur. 65) ayeti hakkında Hasan(-ı Basri) der ki: "Cehenneme olan borç hariç, her borçlunun alacaklısından ayrıldığını artık öğrenmişlerdir."

 

 

 

36353. Kurra naklediyor: "Insanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat çıkar; Allah da belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmını böylece kendilerine tattırır" (Rum Sur. 41) ayeti hakkında Hasan(-ı Basri) der ki:

"Yüce Allah günahları ve kötülükleri dolayısıyla, belki yaptıklarından vazgeçerler ve onlardan sonra gelenler de onların peşlerinden gitmezler diye karada ve denizde onları(n işlerini) bozdu."

 

 

 

36354. Hasan(-ı Basri) der ki: Yüce Allah'ın kitabında (önceki kutsal kitaplarından birinde) şöyle yazılı olduğunu öğrendim: "Ey Ademoğlu! iki şeyi, senin olmadığı halde sana verdim: Vefat ettiğinde başkasının eline geçtiği halde malından makul bir şekilde vasiyet etmeni ve kötülüklerini telafi edemeyip iyiliklerini de arttıramayacağın bir yerdeyken (mezardayken) Müslümanların senin için ettikleri duaları."

 

 

 

36355. Yunus bildiriyor: Said b. Ebi'I-Hasan vefat ettiği zaman Hasan'ın çok üzgün olduğu görüldü. Kendisiyle bu konuda konuşulunca: "Ya'kub'un üzülmesi sebebiyle, Yüce Allah'ın onu ayıpladığını duymadım" dedi.

 

 

 

36356. Hasan(-ı Basri) der ki: Kim mezarlığa girer ve: "Dünyadan sana iman etmiş bir şekilde ayrılan eskimiş şu bedenlerin, çürümüş kemiklerin Rabbi olan Allahım! Bunlara senin katından bir rahmet, benden yana da selamet bahşet" derse, Adem'in yaratılışından o zamana kadar ölen her mümin onun için istiğfar ederler."

 

 

 

36357. Hasan(-ı Basri) der ki: Mümin, nefsini düzelten kişidir. O, Allah için nefsini hesaba çeker. Dünyada nefislerini hesaba çekenlerin kıyamet günü hesapları kolayolur. Dünya hayatını nefislerini hesaba çekmeden geçirenler için ise kıyamet günü hesap zor olacaktır. Mümin bir şeyle karşılaşıp onu beğendiği zaman: "Vallahi benim canım seni istiyor ve sana ihtiyacım vardır, ama Vallahi ikimiz bir araya gelemeyiz. Heyhat! ikimizin arasında engeller var" der. Mümin bir hata işlediği zaman nefsine döner: "Ben bunu istememiştim. Bundan bana ne" der. Bir hata işlediği zaman hatasını anlayıp kendi kendine: "Vallahi! inşallah bir daha bu yaptığıma dönmeyeceğimli der. Müminler öyle bir toplumdur ki Kur'an onları bağlamış ve onları helak edecek şeylerle aralarına engel koymuştur. Mümin dünyada kendini azad etmeye çalışan esirdir ve Allah'a kavuşana kadar hiçbir şeyden emin olmaz. Çünkü yaptığı her şeyin hesabını vereceğini bilir."

 

 

 

36358. Hasan(-ı Basri) der ki: "Mümin dünyada garip gibidir. Ne ondan gelecek onura sahip olmak için mücadele eder, ne de ondan gelecek zilletten çekinir. insanlar bir haldeyken o başka bir haldedir. Elinizdeki fazlalıkları Allah'ın belirttiği yerlerde harcayınız."

 

 

 

36359. Hasan(-ı Basri) der ki: "iman ne bir takım süslenmelerle, ne de temennilerledir. iman, kalbe yerleşen ve amellerin tasdik ettiği bir şeydir."

 

 

 

36360. Muhammed b. Cuhade bildiriyor: Hasan, rahvan giden bir yük beygirinin yanından geçerken: "Eyvah! Kıyamet saatinin geldiği zaman kederle beraber geleceğini öğrendim" dedi.

 

 

 

36361. Hasan(-ı Basri) der ki: "Müminler korkuyu dünyada yaşadıkları için kıyamet günü Yüce Allah onları korkudan emin kıldı. Münafıklar ise dünyadayken korkmayı akıllarına getirmeyip sonraya bıraktıkları için Yüce Allah onları ahirette korku içinde bırakacaktır."

 

 

 

36362. Hasan(-ı Basri) der ki: "Müslümanlar temenniyi bırakıp amel etmeye bakarlar."

 

 

 

36363. Hasan(-ı Basri) der ki: "Bazılarının gözleri ağladı, ama kalpleri ağlamadı.

Gözü ağlayan kişinin kalbi de ağlasın."

 

 

 

36364. Hasan(-ı Basri) der ki: "(Müminlerin) en güzeli ağlayandır."

 

 

 

36365. Hasan(-ı Basri) der ki: "Öyle bir topluma yetiştim ki, paralarını tasadduk ederken dillerini korudular. Sonra öyle bir topluma yetiştim ki paralarını saklarken dillerini serbest bıraktılar."

 

32

Zühd Kitabı

 

36366. Hasan(-ı Basri) der ki: "Hilim sahibi olanlar öyle kimselerdir ki birileri onlara cahilce davrandığı zaman onlar buna düşüncesizce bir karşılık vermezler. Onlar gündüzleri böyledir, ya geceleri nasıldır! Onlar için en hayırlı gece de gözyaşı döktükleri ve Yüce Allah'a, kendilerini azaptan kurtarması için ibadete durdukları gecelerdir."

 

 

 

36367. Asım der ki: Hasan'ın şu şiirden başkasını tekrar ettiğini görmedim:

"Ölüp rahat eden kişi ölü değildir Hakiki ölü yaşayan ölüdür. "

Ravi ekledi: Vallahi doğru söyledi. Kişi diriyken kalbi ölü olabiliyor.

 

 

 

36368. A'meş der ki: "Hasan, hikmetin peşinden o kadar gitti ki sonunda ağzından çıkan her şey hikmet oldu."

 

 

 

36369. Eyyub, Hasan'ın: "Allah'a yakıştırdığınız vasıflardan ötürü yazıklar olsun size!" (Enbiya Sur. 18) ayetiyle ilgili olarak şöyle dediğini nakleder: ''Kıyamet gününe kadar Allah'a vasıflar yakıştıran her yalancı bu hitaba dahildir.''

 

 

 

36370. Hasan(-i Basri) der ki: Yüce Allah, Hz. Adem'i ve zürriyetini yarattığı zaman melekler: ''Yeryüzü bunlara sığmaz" deyince, Yüce Allah: "Ben ölümü yaratacağım" buyurdu. Melekler: "O zaman yaşamlarından hiçbir tat alamazlar" deyince ise: "Ben (onların kalbine) umut koyacağım" buyurdu.

 

 

 

36371. Hasan(-ı Basri) der ki: "Bir saat tefekkür, bir geceyi ibadetle geçirmekten daha hayırlıdır."

 

 

 

36372. Ebu Süfyan es-Sa'dı, Hasan'ın devamlı şu beyti söylediğini bildirir:

"Güzel bir amel ortaya koyan genç, elbet mutlu olurfl "Eğer ölümüne sebep olan hastalığı biliyorsa "

 

 

 

36373. Hasan, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabına şöyle buyurduğunu nakleder: "Sizler insanlar içinde yemekteki tuz gibisiniz." Sonra Hasan dedi ki: "Tuz olmadan yemeğin tadı güzelolur mu? Tuzu giden bir topluluğun hali nasıl olur."

 

 

36374. Hasan(-ı Basri) der ki: "Vallahi öncekileri gördüm de hayatları boyunca kendileri için ne bir giysi katlanıp hazırlandı, ne eşlerinden kendilerine yemek yapmasını istediler ve ne de yerden başka bir şey üzerinde oturdular.''

 

 

 

36375. Hasan(-ı Basri) der ki: Hz. Adem'e zürriyeti gösterildiği zaman bazılarının bazısından üstün olduğunu gördü ve: "Ey Rabbim! Bunları eşit yapsan" dedi. Yüce Allah: "Ey Adem! Ben, Bana şükredilmesini seviyorum. Üstün olan üstünlüğünü görüp Bana hamd edip şükreder'' buyurdu.

 

 

 

36376. Mesruk der ki: "Hangi eve bir nimet girdiyse o eve muhakkak bir musibet de girer.''

 

 

 

36377. Hz. Aişe der ki: ''Abdullah b. Ömer gibi Yüce Allah tarafından halkın işlerinden (idareden) uzak tutulan ve kendisinden öncekilerin yolunu takip eden bir kişi görmedim.''

 

 

 

36378. Süfyan naklediyor: Bir adam Muhammed b. Vasi'ye: "Seni Allah için seviyorum" deyince, İbn Vasi: "Beni sana sevdiren de seni sevsin" karşılığını verdi.

 

 

 

36379. İbn Cüreyc bildiriyor: "Toplanma günü için, sizi bir araya getirdiği zaman, işte o, kimin aldandığının ortaya çıkacağı gündür" (Teğabun Sur. 9) ayetiyle ilgili olarak Mücahid: "Cennetlikler Cennete, Cehennemlikler cehenneme girdikleri zaman kimin aldandığı belli olacak" dedi.

 

 

 

36380. İbn Şubrume der ki: "Beni Sevr oğulları kadar seçkin ve kendini ibadete adayan ve alim çıkaran başka bir kabile görmedim."

 

 

 

36381. Ebu Ya'la der ki: "içimizde, her biri de Rabi b. Huseym'den aşağı olmayan tam otuz kişi vardı."

 

 

 

36382. Utbe el-Esedı bildiriyor: İbrahim(-i Nehai)'ye helva getirilince yemedi ve:

''Bu, küçük çocukların yemeğidir" dedi.

 

 

 

36383. İbn Münebbih der ki: Iliman çıplaktır. Onun elbisesi takvadır. Malı fıkıhtır. Süsü ise hayadır."

 

 

 

36384. Ebu ishak bildiriyor: "Amr b. Meymun mescide girdiğinde Allah'ı zikrederdi."

 

 

 

36385. Leys'in bildirdiğine göre Tavus: "Öğreneceksen kendin için öğren. insanların güvenilirliği kalmadı" dedi. Leys ekledi: "Tavus hadisleri tek tek aktarırdı."

 

 

 

36386. Ebu Hayyan, babasından, o da kabilesinden bir ihtiyardan naklediyor:

Bu ihtiyar, birinin: "Kim Allah'a güzel bir ödünç verir?" diye sorduğunu işitince şöyle dedi: "Allahım! Seni noksanlıklardan tenzih ederim, hamdler sana mahsustur. Allah'tan başka ilah yoktur, Allah en büyüktür" sözü güzel ödünçtür.

 

 

 

36387. Rabi'nin cariyesi bildiriyor: Rabı b. Huseym helvayı severdi. "Bize yemek yapın" derdi. Biz de çok yemek yapardık. O, başkalarını davet eder, kendi elleriyle onlara yedirir, içirir; arta kalanı da kendisi içerdi. Kendisine, "Bu davet ettiklerin kendilerine ne yedirdiğinin farkında bile değiller" denildiğinde: "Ama Allah biliyor" derdi.

 

 

 

36388. Bahtarı et-Tai şöyle derdi: "Ölülerde gıpta ettiğin şey için dirilere de gıpta et ve bil ki ibadet ancak zühd ve itaatte alçak gönüllülükle olur. Masiyetler karşısında dirençli ol ve insanları takvaları nispetinde sev."

 

 

 

36389. Ebu İshak bildiriyor: “Ebu Abdirrahman kırk yıl mescidde Kur'an okuttu.''

 

 

 

36390. Seleme b. Kuheyl der ki: "Eğer mümin denizde bir köşkün içinde bile olsaydı, Yüce Allah ona eziyet edecek birini musallat ederdi."

 

 

 

36391. Abdullah b. Amr'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Zulümden sakınınız. Çünkü zulüm, kıyamet günü (sahibini saracak) zifiri karanlık olacaktır."

 

 

 

36392. İbn Ömer, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Zulüm, kıyamet günü (sahibini saracak) zifiri karanlık olacaktır."

 

 

 

36393. Cerir naklediyor: Selman bana: "Kıyamet günü zifiri karanlığın (sebebinin) ne olduğunu biliyor musun? insanların dünyada birbirlerine karşı yaptıkları zulümdür" dedi.

 

 

 

36394. İbn Abbas bildiriyor: Yüce Allah Hz. Davud'a şöyle vahyetti: "Zalimlere söyle de beni zikretmesinler. Zira beni zikredeni ben de zikrederim. Onları zikretmem ise onlara lanet okumam şeklinde olur.''

 

 

 

36395. Sümame b. Becad der ki: "Sizi, ''Sonra kalkarım, sonra namaz kılarım, sonra oruç tutarım'' dememeniz konusunda uyardım."

 

 

 

36396. Ebu ishak, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından bir kişiden naklediyor: "Bugünün amelini yarına bırakma; çünkü yarın ne olacağını bilemezsin.''

 

 

 

36397. Ebu Cafer bildiriyor: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabı içerisinde Abdullah b. Ömer kadar, Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) işittiği hadise bir şey katmadan ve ondan bir şeyeksiltmeden aynıyla aktaran başka biri daha yoktur."

 

 

 

36398. Musa b. Kays, Zirr'in kendisine şöyle dediğini bildirir: "Haydi mescide gidip tesbih edelim." -Yani namaz kılalım.

 

 

 

36399. Musa b. Kays bildiriyor: Seleme b. Kuheyl: ''İkiyüzlüler, kalblerinde fesat bulunanlar, şehirde bozguncu haberler yayanlar, eğer bundan vazgeçmezlerse ... '' (Ahzab Sur. 60) ayeti hayasızca iş yapan kimseler hakkında inmiştir" dedi.

 

 

 

36400. Musa b. Kays naklediyor: Amr b. Kays el-Kindi: liFakat o en büyük felaket geldiği zamanlı (Naziat Sur. 34) ayetindeki felaket anının: "Bunu cehenneme götürün" dendiği zaman olduğunu söyledi.

 

 

 

36401. Ebu Hayyan der ki: "ibn Mes'ud, demirci körüğünü üfleyenlere rastlayınca oracıkta düştü."

 

 

 

36402. Hakım b. Cabir der ki: Bir kişi bir adama: "Bana nasihatte bulun" dediğinde adam: "Yaptığın bir kötülüğün ardından hemen iyilik yap, bu iyilik o kötülüğü siler, insanlara karşı güzel ahlakın gerektirdiği şekilde davran'' dedi.

 

 

 

36403. Mirdas el-Eslemi der ki: "Salihler birer birer gider. Geriye insanların alçakları kalır. Onlar tıpkı hurma ve arpa döküntüsü gibidirler. Allah onlara hiçbir değer vermez."

 

 

 

36404. Süfyan bildiriyor: Zeyd b. Eslem: "Onlara: ''Korkmayın, üzülmeyin, size vaadolunan cennetle sevinin!'' derler" (Fussilet Sur. 30) ayetiyle ilgili olarak şöyle dedi: "Karşılaşacağınız şeyden korkmayınız ve geride bıraktığınıza üzülmeyiniz ve size vaad edilen cennetle sevinin. Sevinç üç yerde olacaktır: Ölüm anında, kabirde ve dirilme anında."

 

 

 

36405. Muhammed b. Ka'b der ki: "Allah, bir kul için hayır isterse onu dinde fakih, dünyaya karşı zahid kılar ve kusurlarını görmesini sağlar. Bu şeyler kendisine verilen kişiye dünya ve ahiretin hayrı verilmiş demektir."

 

 

 

36406. Adiy b. Hatim der ki: "Ne zaman namaz vakti geldiyse muhakkak içimde ona karşı bir özlem de olmuştur. Bunun için namaz vakti geldiğinde ben ona hazırımdır."

 

 

 

36407. Ebu Hazım: "Kıyamet günü seninle olmasını istediğin şeye bak ve bu günden onu gönder. Kıyamet günü seninle olmasını istemediğin şeyi de bu günden terk et" dedi.

 

 

 

36408. Ebu Zer der ki: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ardında yürürken bana: "Sana Cennet hazinelerinden birini söyleyeyim mi?" diye sorunca, ben: "Evet" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "La havle vela kuvvet e illa billah (=Bütün güç ve kuvvet Allah'a aittir) sözüdür" buyurdu.

 

 

 

36409. Ebu Musa bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraberken ve ben arkasındayken: "La havle vela kuvvete illa billah" dediğimi duydu ve: "Ey Abdullah b. Kays! Sana Cennet hazinelerinden birini söyleyeyim mi?" diye sordu. Ben: "Evet" deyince Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "La havle vela kuvvete illa billah (=Bütün güç ve kuvvet Allah'a aittir) sözüdür" buyurdu.

 

 

 

36410. Amir b. Sa'd b. Ebi Vakkas bildiriyor: Ebu Musa el-Eş'ari ile karşılaşınca bana: "Sana, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana çokça söylememi emrettiği şeyi söyleyeyim mi? Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ''La havle vela kuvvete illa billah'' sözünü çokça söylememi emretti ve bu sözün Cennet hazinelerinden bir hazine olduğunu belirtti."

 

 

 

36411. Zeyd b. Sabit'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Size Cennet hazinelerinden birini söyleyeyim mi? Bu söz: "La havle vela kuvvet e illa billah (=Bütün güç ve kuvvet Allah'a aittir)'' sözüdür.''

 

 

 

36412. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: " ''La havle vela kuvvete illa billah (=Bütün güç ve kuvvet Allah'a aittir)'' sözü, cennet hazinelerinden bir hazinedir."

 

 

 

36413. Muaz b. Cebel, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğu nu nakleder: lI"La havle vela kuvvete illa billah (=Bütün güç ve kuvvet Allah'a aittir)'' sözü cennet hazinelerinden bir hazinedir."

 

 

 

36414. Ebu Hazım der ki: "Sebebiyle ölümü kerih gördüğün şeylere bak ve onları terk et. Böyle yaparsan ne zaman ölürsen öl, sana bir zarar gelmez.''

 

 

 

36415- Ebu Hazım der ki: "Az bir dünyalık birçok ahiret amelinden alıkoyar.'' Ebu Hazım daha sonra şöyle devam etti: "Öylelerini görürsün ki; kendini başkasının işiyle meşgul eder. Halbuki bu işin sahibi bile kendi işini o kadar önemsemez."

 

 

 

36416. Ebu Hazım der ki: Kişinin günah işlediğini görürsün, ona: "Ölümü seviyor musun?" diye sorulduğunda; "Hayır, yanımda bulunan bu şeylere rağmen nasıl severim?!" der. Ona: "işlediğin günahları terk etmeyecek misin?" diye sorulunca ise: ''Onları bırakmak istemiyorum. Hatta onları bırakmamak için ölmek istemiyorum" der.

 

 

 

36417. Ebu Sehl naklediyor: Hasan(-ı Basri): "Şüphesiz ki cehennem bir pusudur" (Nebe Sur. 21) ayetiyle ilgili olarak şöyle dedi: "Vallahi onlara pusu kurmuştur. Kişi giderken onu başka biri karşılar ve: ''Yolda pusu olduğu haberi sana geldi mi?'' diye sorar. o: ''Evet'' karşılığını verince diğer adam: ''o zaman tedbirini al'' der,"

 

 

 

36418. Hüseyin b. Ali bildiriyor: "Cuma günü Ebu Sinan'ı gördüm, gözlerinden yaşlar akarak dudakları bir şeyleri söylüyordu."

 

 

 

36419. Meymun der ki: "Kişi, kişinin ortağını, yediğinin içtiğinin ve kazancının nereden geldiğini öğrenmek için, en ince ayrıntısına kadar hesaba çektiği gibi kendi nefsini hesaba çekmedikçe takva sahibi olamaz.

 

 

 

26420. Said b. Cübeyr: "Dünya hayatını ve güzelliklerini isteyenlere, orada işlediklerinin karşılığını tastamam veririz; onlar orada bir eksikliğe de uğratılmazlar" (Hud Sur. 15) ayetiyle ilgili şöyle dedi: "Dünya için amel edene, amelinin karşılığı dünyada verilir."

 

 

 

36421. Süfyan b. Uyeyne bildiriyor: ibnu'I-Münkedir'e: "Hangi amel senin için daha sevimlidir?" diye sorulunca: "Müminin kalbine mutluluğu sokmak" dedi. "Zevk aldığın şeylerden ne kaldı?" sorusuna ise: "Kardeşlere ikramda bulunmak" karşılığını verdi.

 

 

 

36422. Umara b. Umeyr naklediyor: "Kays b. es-$eken mescide girdi ve bakıp:

"Mescidin cemaati azaldı, cemaat azaldı" demeye başladı.

 

 

 

36423. Malik b. Miğvel, Ebu Hasın'in kendisine şöyle dediğini bildirir: "Öyle bir topluluk vardı ki; eğer onları görseydin durumlarından dolayı yüreğin parçalanırdı."

 

 

 

36424. Ebu Hazım der ki: "Günahlarını gizlediğinden daha çok sevaplarını gizle."

 

 

 

36425. Amr b. Kays der ki: "Hiç kimse, Mushaf'a bakarak iki yüz ayet okuyan kişinin o günkü amelinden daha üstününü yapamaz."

 

 

 

36426. Amr (b. Dınar) dedi ki: "Fetva verme konusunda Cabir b. Zeyd gibi alim olanı görmedim ve onun: ''Dünyalık olarak sadece bir eşeğim var'' dediğini duydum."

 

 

 

36427. Ebu'd-Duha: "Iyi bilin ki, Allah'ın dostlarına korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir" (Yunus Sur. 62) ayetiyle ilgili olarak: "Onlar, görüldükleri zaman Yüce Allah'ın hatırlandığı kişilerdir" dedi.

 

 

 

36428. Abdullah der ki: ''Allah'ın katında neyi olduğunu öğrenmek isteyen, yanında insanlara ait neyin olduğuna baksın.''

 

 

 

36429. Hakem naklediyor: Mücahid: "Kalpleri parça parça olmadıkça kurdukları bina kalplerinde. daimi bir kuşku kaynağı olmaya devam edecektir" (Tevbe Sur. 110) ayetinde parça parça olmaktan kastın ölüm olduğunu söyledi.

 

 

 

36430. Tarık bildiriyor: Salim, "Ve sana yakın gelinceye kadar Rabbine kulluk et!" (Hicr Sur. 99) ayetinde geçen yakın sözünün anlamının ölüm olduğunu söyledi.

 

 

 

36431. Rabı b. el-Münzir, babasından naklediyor: Rabı b. Huseym'e oturması için bir hasır getirdiler veya satın aldılar ve evine veya avlusuna koydular.

 

 

 

36432. Rabı b. Huseym'in cariyesi, Rabi'nin amellerinin gizli olduğunu söyler.

 

 

 

36433. Mutarrif b. eş-Şıhhır naklediyor: İbn Abbas: "Orada kendisine irinli su içirilecektir" (İbrahim Sur. 16) ayetiyle ilgili olarak: "İrinli su, kafirin derisiyle eti arasından akan şeydir" dedi.

 

 

 

36434. Avf bildiriyor: Hasan(-ı Basri): "O gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır, ama artık öğütten ona ne? ''Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaymışım'' der" (Fecr Sur, 23, 24) ayetiyle ilgili olarak: "Vallahi, bu ilk ölümünden sonra başka ölümü olmayan bir hayatla karşılaştığının farkına varmıştır artık" dedi.

 

 

 

36435. Hasan(-ı Basri) der ki: Krallardan birinin vefat anı geldiği zaman, memleket halkı onu ziyaret edip: "Senden sonra halkı ve memleketi kime bırakacaksın?" diye sorunca: "Ey halk! Cahil almayınız, Siz mülkünden küçüğün mü, büyüğün mü alındığını önemsemeyen birinin mülkündesiniz" karşılığını verdi.

 

 

 

36436. Hasan(-ı Basri) der ki: "Kul, Allah için konuştuğu, Allah için amel yaptığı müddetçe hayır üzeredir."

 

 

 

36437, Hasan(-ı Basri) der ki: "Ey Ademoğlu! Senin bir gizli bir de açıktan yaptığın şeyler vardır, Gizlice yaptığın, senin için açıkça yapmış olduklarından daha faydalıdır. Yine senin amelin ve sözün vardır. Amelin senin için sözünden daha faydalıdır."

 

 

 

36438. Hasan(-ı Basri) der ki: "Ey Ademoğlu! Kardeşinin gözündeki çöpü görüyorsun da, kendi gözündeki merteği fark etmiyorsun."

 

 

 

36439. Ata b. es-Saib naklediyor: Ebu'l-Bahterı ve arkadaşları övüldüklerini duydukları veya içlerinde bir kendini beğenme hissettikleri zaman omuzları düşürüp: "Allah'ın huzurunda eğiliyorum" derlerdi.

 

 

 

36440, Sabit bildiriyor: Hasan(-ı Basri)'ye: "Ey Ebu Said! Şeytan uyur mu?" diye sorulunca, "Eğer uyusaydı her mümin bunu kalbinde hissederdi (rahat ederdi)" karşılığını verdi.

 

 

 

36441. Hasan(-ı Basri) der ki: "Şerrin de, hayrın da ehli vardır. Bir şeyi terk edene karşılığı muhakkak verilir."

 

 

 

36442. Ka'b(u'I-Ahbar) der ki: "Vallahi; kul ne zaman yeryüzünde iyi yönleriyle övülse, mutlaka sema ehli tarafından da aynı şekilde övülür."

 

 

 

36443. Dahhak naklediyor: Ömer b. el-Hattab, Ebu Musa'ya şöyle yazdı: "Derim ki; bir işte güçlü olmak, bu günün işini yarına bırakmamaktır. Eğer böyle yaparsanız işler başınızda birikir ve hangisini yapacağınızı şaşırırsınız ve zarar edersiniz. Biri dünyayla, diğeri ahiretle ilgili iki şeyarasında muhayyer bırakıldığınız zaman ahiretle ilgili olanı dünyayla ilgili olana tercih ediniz. Muhakkak ki dünya geçici, ahiret ise kalıcıdır. Allah'tan korkun ve onun Kitab'ını öğrenin. Çünkü 0/ ilmin pınarı ve gönlün baharıdır.''

 

 

 

36444. İbn Abbas: "Kim gösteriş olsun diye bir iş yaparsa Allah da onun riyakarlığını ortaya çıkarır" dedi.

 

 

 

36445. Abdullah b. Ebi Zekeriyya der ki: "Kişi ameliyle gösteriş yaptığında daha önce yapmış olduğu amellerin boşa gideceğini duydum."

 

 

 

36446. Cündüb el-Alaki'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim, iyi amellerini başkalarına duyurursa, Allah da onun günahlarını başkalarına duyurur. Kim gösteriş olsun diye bir iş yaparsa Allah da onun riyakarlığını ortaya çıkarır."

 

 

 

36447. Abdullah (b. Mes'ud) der ki: "Kim, iyi amellerini başkalarına duyurursa, Allah da onun günahlarını başkalarına duyurur. Kim gösteriş olsun diye bir iş yaparsa Allah da onun riyakarlığını ortaya çıkarır. Kim Allah korkusu sebebiyle mütevazı davranırsa, Allah onu yüceltir. Kim kibrinden dolayı büyüklük taslarsa Allah onu alçaltır."

 

 

 

36448. Abdullah b. Amr'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim amelini halka duyurursa, Yüce Allah kıyamet günü onun gizli amellerini bütün yarattıklarına duyurarak onu hak ir ve küçük düşürür. ''

 

 

 

36449. Ebu Said'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim, iyi amellerini başkalarına duyurursa, Allah da onun günahlarını başkalarına duyurur. Kim gösteriş için amel yaparsa, Allah onun gösterişini insanlara gösterir."

 

 

 

36450. Hasan(-ı Basri) der ki: "Öyle bir topluma yetiştim ki, tam olarak karınlarını doyurmazlardı. Onlardan birisi yediği zaman sadece nefsini köreltecek kadar yiyip yorgun ve bitkin bir şekilde yine işine dönerdi."

 

 

 

36451. Eş'as der ki: "Hasan'ın yanına girip çıktığımız zaman dünyaya hiç önem vermez bir duruma gelirdik."

 

 

 

36452. Ebu'I-Eşheb naklediyor: Hasan(-ı Basri): "Kendileriyle, arzuladıkları şeyler arasına artık engel konur" (Sebe Sur. 54) ayetinde arzu edilen şeyden kastın iman olduğunu söyledi.

 

 

 

36453. Hasan(-ı Basri) der ki: "Kıyametin yaklaştığının alametlerinden biri, ölümün, sizin, tabaktaki en güzel hurmaları seçmeniz gibi hayırlılarınızı seçmesidir."

 

 

 

36454. Hasan(-ı Basri) der ki: "Dünyayı önemsemeyiniz. Vallahi dünyayı önemsemediğin zaman yaşam daha tatlı olur."

 

 

 

36455. Hasan(-ı Basri) der ki: "Müminlerin manastırları, evleridir."

 

 

 

36456. Süfyan b. Hüseyn naklediyor: "Nihayet onların arasına, içinde rahmet, dışında azap bulunan kapılı bir sur çekilir" (Hadid Sur. 13) ayeti hakkında Hasan(-ı Basri) şöyle demiştir: "içindeki rahmet Cennet, dışındaki azap ise Cehennemdir."

 

 

 

36457. Avf bildiriyor: Hasan(-ı Basri): "O gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır, ama artık öğütten ona ne? ''Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaymışım'' der" (Fecr Sur. 23, 24) ayetiyle ilgili olarak: "Vallahi, bu ilk ölümünden sonra başka ölümü olmayan bir hayatla karşılaştığının farkına varmıştır artık" dedi.

 

 

 

36458. Hasan(-ı Basri) der ki: "insanlara öyle bir zaman gelecek ki; mescitlerindeki konuşmaları dünya işleriyle ilgili olacaktır. Yüce Allah'ın onlara ihtiyacı yoktur. Sizler onlarla oturmayınız."

 

 

 

36459. Umara b. el-Ka'ka bildiriyor: Hasan(-ı Basri): "Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra yorulur, sıkıntı çekersin!" (nha Sur. 117) ayetiyle ilgili olarak şöyle dedi: "Burada kastedilen dünyadaki sıkıntılardır. Ademoğlu ne zaman görülürse yorgun, argın görülür."

 

 

 

36460. Ebu Musa bildiriyor: Hasan(-ı Basri): "Babaları da salih bir zat idi" (Kehf Sur. 82) ayetini okudu ve: "Çocukların hayırlı olduğunu söylediğini duymadım. Yüce Allah, babaları sebebiyle onları korumuştur" dedi.

 

 

 

36461. Hasan(-ı Basri): "La ilahe illallah" Cennetin karşılığıdır."

 

 

 

36462. Hasan(-ı Basri) şöyle derdi: "Allah'ın kendilerine yasakladığı şeylerden sakındılar ve verdiği rızıkla iyilik ettiler."

 

 

 

36463. Hişam naklediyor: Hasan(-ı Basri): "Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ... " (Bakara Sur. 201) ayetiyle ilgili olarak şöyle dedi:

"Dünyada verilecek iyilik; ilim ve ibadet, ahirette ise Cennettir."

 

 

 

36464. Eş'as bildiriyor: Hasan(-ı Basri): "Dünyadan da nasibini unutma ... " (Kasas Sur. 77) ayetiyle ilgili olarak: "ihtiyacından arta kalanı önden gönder (hayır yollarında harca) ve sana yetecek kadarını da yanında alıkoy" dedi.

 

 

 

36465. Eş'as bildiriyor: Hasan(-ı Basri): " ... ve ışıkları önlerinde olarak giderken gördüğün gün" (Hadid Sur. 12) ayetiyle ilgili olarak şöyle dedi: "Kıyamet günü Sıratta gittikleri zaman kastedilmektedir."

 

 

 

36466. Ebu'l-Eşheb naklediyor: Hasan(-i Basri): "Allah'ı da pek az hatıra getirirler" (Nisa Sur. 142) ayetiyle ilgili olarak: "Zikirleri azdı; çünkü bunu Allah için yapmıyorlardı" dedi.

 

 

 

36467. Ebu'I-Eşheb naklediyor: Hasan(-ı Basri): "Allah'a tövbe eden, kullukta bulunan ... " (Tevbe Sur. 112) ayetiyle ilgili olarak: "Şirkten tövbe ettiler ve nifaktan berı oldular" dedi.

 

 

 

36468. Hasan(-ı Basri) der ki: "Alimler üç sınıftır: Bazısı ilmi hem kendisine, hem başkasına faydalı olandır. Bu, alimlerin en üstünü ve hayırlısıdır. Bazısının faydası kendi nefsi içindir ki bu da güzeldir. Bazısının ise ne kendine, ne de başkasına faydası yoktur, bu ise alimlerin en kötüsüdür."

 

 

 

36469. Hasan(-ı Basri) der ki: "Sizden kim, ailesine, kabilesine veya bunlardan başkasına lider olabilirse olsun. Çünkü senden alınan her şeyde senin de nasibin vardır."

 

 

 

36470. Hasan(-ı Basri) der ki: "Hiçbir dilenciyi boş çevirmemeleri konusunda ailelerine sıkı bir şekilde emreden topluluklara yetiştim."

 

 

 

36471. Eyyub naklediyor: Hasan(-ı Basri): "Onlara, deniz kıyısındaki kasabanın durumunu sor. Cumartesi yasaklarına tecavüz ediyorlardı, Cumartesileri balıklar sürüyle geliyor, başka günler gelmiyorlardı .. ," (A'rM Sur. 163) ayetini okudu ve şöyle dedi: "Allah onlara bir gün için balık tutmalarını yasakladı, diğer günlerde ise serbest bıraktı. Balık ta yakalanması yasak olan günde sığ bir şekilde geliyor ve kimseden kaçmıyardu. Onlar da yasak olan günde balık tutup yemeye başladılar ve Vallahi LOt kavminin yaptığından daha kötü bir iş yaptılar ki, bu yaptıkları onları dünyada rezil rüsvay etti, ahirette de, büyük bir azaba maruz bıraktı. Vallahi mümin Allah katında balıktan daha hürmetlidir; fakat Allah'ın kavmim için hazırladığı bir zaman vardır ve o zaman hızla yaklaşmaktadır."

 

 

 

36472. Muhammed (b. Sirin) der ki: "Allah bir kul için -zannedersem hayır dedi- dilerse ona nefsinden kendisine hayrı emreden ve kötülükten alıkoyan bir bakıcı tayin eder" derdik.

 

 

 

36473. Külsum b. Cebr bildiriyor: Mutemennı, Basra'da şöyle derdi: "Hasan'ın fıkhı, Muhammed b. Sirin'in verası ve Talk b. Habıb'in ibadeti, Müslim b. Yesar'ın hilmi (örnek alınmaya değerdir.)"

 

 

 

36474. Muvarrik el-İcli der ki: "Muhammed (b. Sirin) gibi, fıkhı takvasından, takvası fıkhından üstün birini görmedim." Ebu Kılabe ise şöyle dedi: "Nereye gönderirseniz gönderiniz, sizin en fazla vera sahibi olanınız ve nefsine sahip olanınızın o olduğunu görürsünüz."

 

 

 

36475. Muhammed (b. Sirin) der ki: "Kirliliğin dinden olduğunu zannetmiyorum.'

 

 

 

36476. imran b. Abdillah b. Talha el-Huzai der ki: "Said b. el-Müseyyeb, Allah katında nefsini bir sinekten daha değersiz görürdü."

 

 

 

36477. Yahya b. Said, Said b. el-Müseyyeb'in, oturduğu mecliste "Allahım!

Selamet ver. Selamet ver'' sözünü çok söylediğini nakleder.

 

 

 

36478. Ka'b(u'I-Ahbar) der ki: "Yüce Allah ne zaman Cennete nazar ettiyse: ''Sahiplerin için güzelleştin'' der. Bu sözle Cennetin güzelliği onu hak edenler gelip girene kadar artar durur."

 

 

 

36479. Ka'b der ki: Hz. İbrahim (a.s.): "Ey Rabbim! Yeryüzünde benden başka Sana ibadet edeni görmemek beni üzüyor" deyince Yüce Allah onunla beraber namaz kılıp beraber onunla olan melekler gönderdi.

 

 

 

36480. Ka'b(u'I-Ahbar) der ki: "Hayrı öğrenenler veya öğretenler dışında dünya ve dünyadakiler lanetlenmiştir."

 

 

 

36481. Mutarrif bildiriyor: Ka'b(u'I-Ahbar): "Ve kabartılmış döşekler üstündedirler" (Vakıa Sur. 34) ayetinde bahsedilen döşeklerin yüksekliğinin kırk yıllık mesafe olduğunu söyledi."

 

 

 

36482. Ka'b(u'I-Ahbar) der ki: Kıyamet günü hayırda öncülük eden kişi getirilir ve: "Rabbine icabet et" denir. Bu kişi Rabbinin huzuruna götürülür ve Rabbiyle arasında bir engel bulunmaz. Cennete götürülmesi emredilir ve bu kişi Cennetteki yerini ve hayırda kendisiyle beraber olup ona yardımcı olan arkadaşlarının yerlerini görür. Kendisine: "Bu falanın yeridir, bu filanın yeridir" denir. Bu kişi Allah'ın Cennette kendisi için hazırladıklarını görür. Kendi yerinin arkadaşlarının yerinden daha güzelolduğunu da görür. Buna Cennet elbiseleri giydirilip başına Cennet tacı takılır, cennet kokularından sürülür ve yüzü o kadar parlar ki Ay gibi olur. -Hemmam ekledi: "Zannedersem Ay'ın on dördü gibi parlar" dedi- oradan çıkar ve hayırda kendisiyle beraber olup yardımcı olan arkadaşlarının yanına gidene kadar onu hangi topluluk görse: "Allahım! Bunu onlardan yap" diye dua eder. Arkadaşlarının yanına varınca: "Ey falan! Allah sana Cennette şöyle vasıflarda bir yer hazırladı ve şunları hazırladı" deyip hepsinin yüzü kendisinin yüzü gibi ağarıp parlayana kadar Allah'ın kendileri için hazırladığı şeyleri anlatır. insanlar onları yüzlerinin beyazlığından tanır ve: "Bunlar Cennetlik olanlardır" derler.

 

Şerde öncülük eden kişi getirilir ve: "Rabbine icabet et" denip Rabbin huzuruna getirilir; ama huzura kabul edilmeyip Cehenneme götürülmesi emredilir. Cehennemde kendisinin ve arkadaşlarının yerini görür. Kendisine: "Bu falanın, bu da filanın yeridir" denip Allah'ın kendisi için hazırladığı zillet gösterilir. Kendisinin ve arkadaşlarının da yerini görür. Yüzü kararır ve gözleri mavi olur, başına ateşten bir şapka geçirilir. Oradan çıktığında hangi toplulukla karşılaşsa ondan Allah'a sığınırlar. Kötülükte kendisiyle beraber olup yardım. eden arkadaşlarının yanına gidince arkadaşları: "Senden Allah'a sığınırız" derler. O: "Allah sizi benden korumadı. Ey falan şunu şunu hatırlamıyor musun?" deyip onlara beraber oldukları ve yardım ettikleri kötülükleri hatırlatır. Onların da yüzleri tıpkı onun yüzü gibi simsiyah olana kadar Allah'ın onlara hazırladığı şeyleri anlatır. insanlar onları yüzlerinin siyahlığından tanır ve: "Bunlar Cehennemliktir" derler.

 

 

 

36483. Urve (b. ez-Zübeyr) der ki: "Sizden biri dünya güzelliklerinden ve süsünden bir şey görürse ailesine gidip onlara namaz kılmalarını emretsin ve kendisi de ona sabırla devam etsin. Çünkü Yüce Allah, Peygamberine (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: "Kendilerini sınamak için, dünya hayatının süsü olarak bol bol geçimlik verdiğimiz kimselere sakın göz dikme, Rabbinin rızkı daha iyi ve daha devamlıdır." (Taha Sur. 131)

 

 

 

36484. Hişam b. Urve, babasının şöyle dediğini bildirir: "Bir adamın iyilik yaptığını görürsen bil ki adamın yanında o iyiliğin başkaları da vardır. Çünkü o iyilik başka iyiliklerin de olduğuna delalet eder. Kötülük yapanı gördüğün zaman ise yine bil ki bu kişinin yanında bu o kötülüğün başkaları da vardır. Çünkü kötülük yanında başka kötülüklerin de bulunduğuna delalet eder."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Tavus'un Sözleri