|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Gazveler |
Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mektupları ve Elçileri Hakkında Söylenenler
37781. Abdullah b.
Şeddad bildiriyor: Kisra, Bazam'a şöyle bir mektup yazdı:
"Bana bir adamın anlamadığım
şeyler söylediği bildirildi. Ona birini gönder ve evinde oturmasını ve halkın
işine karışmamasını söyle. Öyle yapmazsa onunla karşılaşmam (savaşmam) için
bana bir zaman versin." Bazam, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
sakallarını kazımış, bıyıklarını uzatmış olan iki kişiyi yolladı. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara: "Sizin böyle yapmanızı kim
emretti?" diye sorunca, onlar: "Bunu yapmamızı Rabbimiz (olan Bazam)
emretti" dediler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ama biz
sizin yaptığınızın tersini yaparız. Bıyıklarımızı kısaltır sakalımızı
uzatırız" buyurdu.
-Ravi der ki:
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kureyş'ten bıyıkları uzun birisi
uğrayınca Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona bıyıklarını
kısaltmasını emretti.-
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) elçileri yirmi küsur gün Medine'de bekletti, sonra:
"Rabbiniz olduğunu iddia ettiğiniz kişinin yanına gidiniz ve ona benim
Rabbimin, onun rabbi olduğunu iddia ettiği kişiyi (Kisra'yı) öldürdüğünü
söyleyiniz" dedi. Elçiler: "Ne zaman ?" diye sorunca Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bugün" cevabını verdi. Elçiler
Bazam'ın yanına dönüp Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
söylediklerini aktarınca, Bazam Kisra'ya bir mektup yazdı; ama (gelen cevapta)
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bildirdiği gün Kisra'nın öldüğünü
anladılar.
37782. Said b.
el-Müseyyeb naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kisra, Kayser
ve Necaşı'ye şöyle yazdı: "Derim ki: "Sizinle bizim aramızda müşterek
olan bir söze geliniz: Allah'tan başkasına tapmayalım. O'na hiçbir şeyi eş
tutmayalım ve Allah', bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın. Eğer onlar
yine yüz çevirirlerse, işte o zaman: Şahit olun ki biz müslümanlarız!" deyiniz."
(Al-i imran Sur. 64)
Said b. el-Müseyyeb der
ki: "Kisra, mektubun içinde ne olduğuna bakmadan onu yırttı. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) onun hakkında: "Kisra parçalandı, ümmeti de
parçalandı" buyurdu. Necaşı ise yanındakilerle beraber iman etti ve
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hediye olarak bir kaftan gönderdi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onun için: "O size karışmadığı
müddetçe siz de ona karışmayınız" buyurdu. Kayser ise mektubu okudu ve:
"Süleyman peygamberin "Bismillahirrahmanirrahim" ile başlayan
mektubundan sonra böylesi bir mektubu duymuş değilim" dedi.
Kayser sonra ülkesine
ticaret için gelen Ebu Süfyan ile Muğire b. Şu'be'yi çağırıp Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile ilgili sorular sordu. Onlara: "Ona kim
tabi oldu?" diye sorunca; "Kadınlar ve zayıf olan insanlar"
dediler. Kayser: "Onun dinine girenler, tekrar o dinden çıkıyorlar
mı?" diye sorunca, onlar: "Hayır" karşılığını verdiler. Kayser:
"Bu peygamberdir ve benim şu ayaklarımın bastığı yere yakında hakim
olacaktır. Eğer onun yanında olsaydım ayaklarını öperdim" dedi.
37783. Cafer b. Amr
naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) dört kişiyi dört yöne
gönderdi. Bir kişiyi Kisra'ya, bir kişiyi Kayser'e, bir adamı Mukavkıs'a ve Amr
b. Umeyye'yi de Necaşi'ye gönderdi. Bu dört kişiden her biri gideceği
topluluğun dilini öğrendi. Amr b. Umeyye, Necaşi'ye gittiğinde, girmek
isteyenlerin eğilerek girebildiği küçük bir kapı gördü. Amr kapının küçük
olduğunu görünce hemen geri döndü. Onun böyle yapması Habeşlilerin ağırına
gitti ve ona saldırmak istediler. Hatta Necaşı'ye: "Bu bizim girdiğimiz
gibi (eğilerek) girmedi" dediler. Necaşı: "Neden bunlar gibi eğilerek
girmedin?" diye sorunca, Amr: "Biz Peygamberimize bile böyle
yapmıyoruz, Eğer bir kişinin önünde eğilecek olsaydık Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) önünde eğilirdik" karşılığını verdi. Bunun üzerine
Necaşı: "Onu bırakınız" dedi.
Oradakiler Necaşi'ye:
"Bu kişi, isa'nın (a.s.) kulolduğunu iddia ediyor" dediler. Necaşı:
"isa hakkında ne dersin?'' diye sorunca Amr: "Allah'ın Kelimesi ve
Ruh'udur" cevabını verdi. Necaşı de: "Zaten İsa (a.s.) bundan başka
vasfa sahip olamaz" dedi.
37784. Mücalid
anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) dedeme şöyle bir mektup
yazdı ve bu mektup yanımızdadır: "Bismillahirrahmanirrahim. Allah'ın
Resulü Muhammed'den, Umeyr ZO Murran ve Hemdan'dan Müslüman olanlara. Allah'ın
selamı üzerinize olsun. Sizin için kendisinden başka ilah olmayan Allah'a hamd
ediyorum. Derim ki: ROm diyarından dönerken Müslüman olduğunuzu öğrendik.
Gözünüz aydın. Allah size hidayetiyle doğru yolu gösterdi. Eğer Allah'tan başka
ilah olmadığına Muhammed'in de, O'nun ResLılü olduğuna şehadet ederseniz, namaz
kılarsanız, zekat verirseniz, kanlarınız, mallarınız ve üzerinde Müslüman
olduğunuz topraklarınız, ovasıyla dağıyla, pınarlarıyla ve meralarıyla Allah'ın
ve Resulü olan Muhammed'in zimmetindedir. Size zulmedilmez ve sıkıntıya
düşürülmezsiniz. Zekat, Muhammed'e ve ailesine helal değildir. Mallarınızın
zekatını Müslüman olan fakirlere vererek mallarınızı temizlemiş olursunuz.
Malik b. Murara er-Ruhavı de emanete sadık kalıp haberi ulaştırmıştır! Ey ZO
Murran! Sana, ona iyi davranmanı emrediyorum, zira kendisi (kavmi içinde)
seçkin kişilerden birisidir." Alı b. Ebi Talib de (mektubun sonuna):
"Allah'ın selamı üzerinize olsun! Rabbiniz size esenlikler versin"
diye yazdı.
37785. Kays b. Ebi Hazım
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Has'em kabilesinin içinde
bulunan bir topluluğun üzerine bir birlik gönderdi. Müslamanlar yanlarına varıp
onları kuşattıklarında adamlar hemen secdeye sığındılar ve secde etmeye (namaz
kılmaya) başladılar. Ancak yine de içlerinden bazıları öldürüldü. Olay
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ulaştığında: "Namaz kıldıkları
için ölenlerden her birine yarım diyet ödeyin!" buyurdu. Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) sonra şöyle dedi: "Müşriklerin içinde
bulunan (ve bundan dolayı öldürülen) her Müslüman(ın kanın)dan beriyim!''
37786. Usame der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bizi askeri bir birlikle gönderdi.
Sabahleyin Cüheyne kabilesinin Hurakat koluna hücum ettik. Ben bir adama
yetişince, adam: ''La ilahe illallah" dedi; ama buna rağmen ben onu
öldürdüm. Böyle yaptığımdan dolayı içimde bir rahatsızlık oldu ve bunu
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) anlattım. Hz. peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "La ilahe illallah demesine rağmen sen onu öldürdün
mü!" dedi. Ben: "Ya Resulallah! Bu adam silah korkusundan böyle söyledi"
deyince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu kelimeyi silah
korkusuyla söyleyip söylemediğini öğrenmek için kalbini yarıp baktın mı!"
dedi. Bunu o kadar tekrar etti ki ben o gün Müslüman olmuş olmayı (Müslüman
olarak böyle bir cinayeti işlememiş olurdum) temenni ettim.
37787. Ebu Said el-Hudri
naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Alkame b. Mucezziz
komutasında bir müfreze çıkardı. Ben de içlerindeydim. Savaşacağımız yere veya
yolun bir yerine ulaştığımızda ordudan bir topluluk ayrılmak üzere ondan izin
istediler. Alkame de başlarına Abdullah b. Huzafe'yi komutan tayin ederek izin
verdi. Abdullah'la birlikte savaşanlardan biri de bendim. Abdullah yolun bir
yerine ulaştığında askerler ısınmak veya üzerinde bir şeyler pişirmek üzere
ateş yaktılar. Şakacı biri olan Abdullah, askerlere: "Emirlerimi dinleyip
itaat etmeniz gerek değil mi?" diye sorunca, askerler: "Evet!"
dediler. Abdullah: "Size neyi emretsem onu yaparsınız değil mi?" diye
sorunca, askerler: "Evet!" dediler. Bunun üzerine Abdullah: "O
zaman emrediyorum, kendinizi şu ateşe atın!" dedi. Bunun üzerine bazıları
kalkıp bu işe yeltenmeye kalkıştılar. Abdullah askerlerin kendilerini ateşe
atacağını anlayınca: "Durun! Ben sizinle şakalaşıyorum!" dedi.
Döndüğümüz zaman da bu olay Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
anlatıldı. Hz. peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Komutanlardan
size masiyet konusunda her kim emir verirse ona itaat etmeyin!" buyurdu.
37788. Abdullah b.
Ebi'l-Hüzeyl bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Halid b.
el-Velid'i Uzza'ya gönderince Halid, Uzza'ya kılıcıyla vurup şöyle demeye
başladı: Ey Uzza! Bu geliş seni ta'zim için değil, seni inkar içindir. Çünkü
ben gördüm ki Allah seni değersiz kılmıştır.
37789. Ebu Burde
anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ehl-i kitaptan bir adama:
"Sen barıştan yana mısın?" diye başlayan bir mektup yazdı. Ancak
mektubun yazımını bitirmeden aynı adamdan bir mektup geldi. Mektubun içinde de
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) selamı vardı. Bunun üzerine Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yazdığı mektubun en altında adamın
selamına aynıyla karşılık verdi.
37790. Yezid b. Abdillah
b. eş-Şihhır naklediyor: Basra'da bu hurma harmanında otururken elinde bir deri
parçası veya deriden bir keseyle bir bedevi geldi ve: "Bu, bana
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yazdığı mektuptur" dedi. Ben
mektubu alıp oradakilere okudum. Mektupta şöyle yazmaktaydı:
"Bismillahirrahmanirrahim.
Eğer namazı kılarsanız, zekatı verirseniz, ganimetlerden de beşte birini,
Peygamber'in payını ve ganimetteki komutan payını ayırıp verirseniz, Allah'ın
ve Resulünün güvencesiyle güven içinde olursunuz." Bedeviye:
"Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) birşey söylerken duymadın mı?"
diye sorunca şöyle dedi: Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
dediğini duydum: "Sabır ayında (Ramazan'da) oruç tutmak ve her aydan da üç
gün oruç tutmak kalpteki vesveseyi giderir."
37791. Muhammed b. Cafer
b. ez-Zübeyr naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem); Abdullah b.
Uneys'i, Halid b. Süfyan'a (öldürmek üzere) gönderdi. (Abdullah) der ki:
"ikindi vakti Halid'in yanına varmak üzereydim. Ancak durup namaz kılmam
esnasında adamı elimden kaçırırım veya kendisi çekip gider endişesiyle namazımı
yürürken kıldım.''
37792. Kays bildiriyor:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Amr b. el-As'ı Zatu'sSelasilordusunun
başında, Lahm, Cüzam kabileleri ile Şam kıyı şeridindeki toplulukların üzerine
gönderdi. Amr b. el-As'ın yanındakiler sayıca azdı. Amr onlara: "Sakın
kimse ateş yakmasın!" emrini verdi. Bu askerlerin ağırına gitti ve Amr'ın,
ateş yakmalarına izin vermesi için Hz. Ebu Bekr ile konuştular. Hz. Ebu Bekr
onunla konuşunca: "Kim ateş yakarsa onu yaktığı ateşe atarım" dedi.
Sonra düşmanla çarpışmaya girdiler ve düşmanı yenip askerlerini hezimete
uğrattılar. Müslümanlar Amr'a: "Onları takib etmeyecek miyiz?" diye
sorunca Amr: "Hayır. Bu dağların ardında yardımcı kuvvetlerinin
olmasından, onların da Müslümanları öldürmesinden korkarım" dedi.
Savaş sonrası
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geri döndükleri zaman durumu ona
şikayet ettiler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Doğrumu
söylüyorlar ey Amr?" diye sorunca, Amr şöyle dedi: "Ya Resulallah!
Askerlerim azdı ve ateş yakmaları halinde düşmanın onların azlığını görüp
öldürmesinden çekindim. Düşmana galip geldiğim zaman bana: "Onları takip
edelim" dediler. Ben: "Bu dağların ardında yardımcı kuvvetlerinin
olmasından, onların da Müslümanları öldürmesinden korkarım" dedim."
(Ravi der ki: "Sanki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Amr'ın bu
tavrını çok beğenmişti."
37793. Kays'ın
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bilalla:
"Becile kabilesinden olan kafileyi hazırladın mı?" diye sorunca
Bilal: ''Haylr" dedi. Bunun üzerine; "(Yanıma) AhmesHeri Kasri'lerden
önce al" buyurdu.
37794. Şa’bi bildiriyor:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ri'yetu's-Suhaymi'ye bir mektup yazdı.
Ri'ye, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gönderdiği mektupla kovasını
yamayınca Hz. Peygamber(Sallallahu aleyhi ve Sellem) üzerine bir askeri birlik
gönderdi ve bu askeri birlik onun ailesini ve malını aldı. Ri'ye ise çıplak bir
şekilde Farisilerin yanına kaçtı. Orada Beni Hilal'den biriyle evli olan
kızının yanına gitti. Beni Hilal, Müslüman olunca kızı da onlarla beraber
Müslüman olmuştu- Eve arka taraftan girdi. Kızı onu görünce kendisine giysi
verdi ve: "Sana ne olmuş?" dedi. Ri'ye: "Olabilecek bütün
kötülükler oldu! Ne ailem, ne de malım bırakıldı" dedi ve:
"Kocan
nerede?" diye sordu. Kızı: "Develerin yanında" deyince Ri'ye
onun yanına gidip olanları kendisine anlattı. Damadı: "Bineğini
üzerindekilerle al ve sana azık olarak süt hazırlayalım" deyince, Ri'ye:
"Bunlara ihtiyacım yoktur. Bana çobanın devesini ve bir kırba su ver.
Muhammed ailemi ve malımı (Müslümanlar arasında) taksim etmeden ona
yetişeyim" dedi. Üzerinde, başını örttüğünde kalçaları, kalçalarını
örttüğünde ise başı açıkta kalan bir giysiyle yola çıktı.
Medine'ye girdiğinde gece
olmuştu. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hizasına geldi ve Hz.
peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sabah namazını kılınca: "Ya
Resulallah! Elini uzat sana biat edeyim" dedi. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) elini uzatıp Rl'ye onu tutmak isteyince Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) elini geri çekti. Sonra Ri'ye bir daha: "Ya
Resulallah! Elini uzat" deyince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Sen kimsin?" diye sordu. Ri'ye: "Ri'yetu's-Suhayml"
karşılığını verince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onun kolunu tutup
havaya kaldırdı ve:
"Ey insanlar! Bu,
kendisine mektup yazdığım ve bu mektubu kovasına yama yapan
Ri'yetu's-Suhaymi'dir ve Müslüman olmuştur" dedi.
Sonra Ri'ye: "Ya
Resulallah! Ailem ve malım (ne olacak)?" deyince Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Malın Müslümanlar arasında paylaştırılmıştır. Ailenden
ise alabildiğini al" buyurdu. Ri'ye der ki: "Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanından çıktığımda oğullarımdan birini gördüm.
Bineğimi tanımış ve yanında duruyordu. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) yanına gidip: "Bu benim oğlumdur" dedim. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bilal'ı benimle gönderdi ve:
"Kendisiyle git ve
çocuğa bu senin baban mı, diye sor. Eğer: ''Evet'' derse çocuğu ona ver"
buyurdu. Bilal çocuğun yanına gitti ve: "Bu senin baban mı?" diye
sordu. Çocuk: "Evet" deyince Bilal onu babasına teslim etti ve
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına dönüp: "Vallahi, bunlardan
birbirleri için ağlayabilen kimseyi görmüş değilim!" dedi. Resulullah da
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu bedevilerin katılığındandır"
buyurdu.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Habeşistan, Necaşi
ve Müslüman Olması Hakkında Anlatılanlar