|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Gazveler |
Haris ve Amir b. Ebi
Vakkas
37855. Sabit bildiriyor:
Bedir günü Ömer b. el-Hattab'ta küçük bir mızrak, hangi esir getirilse onu bu
mızrakla dürtüyordu. Abbas getirilince, kendisini getirene:
"Benim kim olduğumu
biliyor musun?" diye sordu. Adam: "Hayır" deyince, Hz. Abbas:
"Ben Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) amcasıyım. Beni Ömer'e
götürme" dedi. Bunun üzerine adam Abbas'ı götürmedi. Akıl götürüleceği
zaman:
"Benim kim olduğumu
biliyor musun?" diye sordu. Adam: "Hayır" deyince, Akıl:
"Ben Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) amcasının oğluyum" dedi. Bunun üzerine
kimseyi Hz. Ömer'e götürmediler.
37856. Zu'l-Cevşen
ed-Dabbabi bildiriyor: Bedir savaşından sonra Resulullah'a (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) Karha adında olan kısrağımın yavrusunu götürdüm ve: "Ey
Muhammed! Kullanman için sana Karha adındaki kısrağımın yavrusunu
getirdim" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ona
ihtiyacım yok! Eğer Bedir zırhlarından en seçkinini onunla değiştirmemi
istiyorsan bunu yaparım" dedi. Ben: "Bugün onu ihtiyacım olmayan
herhangi bir şeyle değiştirmek istemiyorum" dedim. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) sonra: "Ey Zü'l-Cevşen! Niçin müslüman olmuyorsun? Bu
işin ilk ehlinden olursun" dedi. Ben: "Hayır" cevabını verince
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Neden?" diye sordu. Ben:
"Kavmini gördüm,
hepsi seninle savaştı" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Onların benimle
savaşmasını nasıl öğrendin?" diye sorunca, ben: "Haberim oldu"
cevabını verdim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Senin doğruyu
bulmana hangi şey sebep olur?" diye sordu. Ben: "Eğer sen Kabe'ye
galib gelir, orayı mesken edinirsen (Müslüman olurum)" dedim Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Eğer yaşarsan bunu görürsün"
karşılığını verdi.
Sonra Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Bilal! Bu kişinin heybesini al ve ona
hurmadan ver" dedi. Ben oradan ayrılırken Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem):
"Bu kişi, Amir
oğulları süvarilerinin en iyisidir" dedi. Allah'a yemin olsun ki ben
Avza'da aile efradımın yanında iken bir süvari geldi. Ona: "Nereden
geliyorsun?" dediğimde "Mekke'den" dedi. Ben: "Halk ne
yaptı?" diye sorduğumda dedi ki: "Muhammed galib geldi ve orayı
aldı." Kendi kendime "Annem matemimi tutsun. Eğer o gün müslüman
olsaydım ve Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hire'yi isteseydim
Resul-ü Ekrem bana orayı verirdi" diye hayıflanırken o da: "Vallahi
bundan sonra bir bardaktan bir şey içerim, ne de ömrüm boyunca birzevn atına
binerim!" dedi.
37857. İbn Abbas der ki:
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bedir'den döndüğü zaman:
"Korumasız kalan kervanı ele geçir" denince, esir bir halde bağlı
olan Abbas: "Bu olmaz" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Neden?" diye sorunca, Hz. Abbas: "Yüce Allah sana iki
topluluktan birini vaad etmişti ve vaad ettiğini sana verdi" karşılığını
verdi.
37858. Hişam b. Urve,
Zübeyr'in çocuklarından birinden naklediyor: Bedir günü, Zübeyr başına sarı
renkli bir sarık sarmıştı. O gün melekler de sarı renkli sarıklarla (yardım
için) indiler.
37859. Abbad b. Hamza,
Zübeyr'den buna benzer bir rivayette bulundu.
37860. İbn Ömer
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bedir kuyusunun başında
durup: "Rabbinizin size vaad ettiği şeyi siz hak ve gerçek buldunuz
mu?" dedikten sonra şöyle devam etti: "Şimdi onlar benim dediklerimi
duyuyorlar.''
37861. Hişam der ki:
"Bedir günü Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sadece iki atı
vardı ve birine (dedem) Zübeyr binmişti."
37862. Bera der ki:
"Bedir günü ben ve İbn Ömer Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) arz
edildik, ancak bizleri yaşça küçük gördü. Uhud savaşına ise katıldık."
37863. Enes naklediyor:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Ebu Süfyan'ın gelişini öğrendiği
zaman sahabeyle istişare etti. Hz. Ebu Bekr görüşünü bildirince Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ondan yüz çevirdi. Sonra Hz. Ömer de görüşünü
söyledi, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ondan da yüz çevirdi. Sa'd b.
Ubade:
"Bizim görüşümüzü
mü istiyorsun ey Allah'ın Resulü! Nefsim elinde olana yemin olsun ki atlarımızı
denize sürmemizi istesen tereddütsüz süreriz. Berku'I-Gımad'a (Yemen yönünden
Mekke'ye beş günlük bir yol uzaklığında olan bir bölge) sürmemizi istersen
tereddütsüz oraya da süreriz!" deyince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) Müslümanlardan bir grubun hazırlanmasını istedi.
2. Gidip Bedir'de
konakladıkları zaman Kureyş'in, aralarında Beni Haccac'ın kölesinin sürdüğü su
taşıyan develeri geldi. Sahabe onu yakaladı. Sahabe ona Ebu Süfyan ve
arkadaşları hakkında soruyor, o ise: ''Ebu Süfyan hakkında bilgim yoktur. Ama
Ebu Cehil, Utbe, Şeybe ve Umeyye b. Halef gelen halkın arasındadır" diyordu.
O böyle deyince onu dövüyorlar, bunun üzerine o: "Size Ebu Süfyan ile
ilgili bilgi vereceğim" diyordu. Onu bırakıp Ebu Süfyan ile ilgili
sorduklarında yine: "Ebu Süfyan hakkında bilgim yoktur. Ama Ebu Cehil,
Utbe, Şeybe ve Umeyye b. Halef gelen halkın arasındadır" diyordu. Köle
böyle deyince onu yine dövüyorlardı.
3. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ise namaz kılmaktaydı. Sahabenin böyle yaptığını
görünce namazı bıraktı ve: "Nefsim elinde olana yemin ederim ki; doğru
söylediği zaman onu dövüyorsunuz, yalan söylediği zaman ise
bırakıyorsunuz" dedi. Yine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Burası falan kişinin öleceği yerdir" deyip elini de onların vurulup
düşecekleri yerlere birer birer koydu. Onlardan hiçbiri, Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) elini koyduğu yerden öteye geçmedi.
37864. Enes anlatıyor:
Mekke ile Medine arasında Hz. Ömer ile beraber Ay'ı gözetliyorduk. Benim
gözlerim keskin olduğu için onu gördüm ve Hz. Ömer'e:
"Görmüyor
musun?" demeye başladım. Hz. Ömer: "Onu yatağımda yatarken
göreceğim" deyip Bedir ehlinden bahsetmeye başladı ve şöyle dedi:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bedir'de öldürülen müşriklerin
öldürüleceği yerleri bir gün önce görmüş ve: "Burası falan kişinin öleceği
yerdir" demişti. Onu hak ile peygamber gönderen Allah'a yemin ederim ki;
onlardan hiçbiri, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) elini koyduğu
yerden öteye geçmedi.
Sonra öldürülen
müşrikler üst üste bir kuyuya atıldılar ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) yanlarına gidip: "Ey falan oğlu falan! Ey falan oğlu falan!
Rabbinizin size vaad ettiği şeyi siz hak ve gerçek buldunuz mu?" dedi. Hz.
Ömer: "Ya Resulallah! Bu cansız bedenleri nasıl konuşturuyorsun?"
diye sorunca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Siz, benim
söylediklerimi onlardan daha iyi duymuyorsunuz. Ancak onlar bana cevap
veremiyorlar" buyurdu.
37865. Kays b. Ubade
bildiriyor: Hz. Ali, Hamza ve Ubeyde b. el-Haris ile Utbe b. Rabia, Şey be b.
Rabia ve Velid b. Utbe karşı karşıya gelip teke tek çarpıştılar ve onlar
hakkında: "Bunlar Rableri hakkında davalaşan iki hasımdırlar" (Hac
Sur. 19) ayeti nazil oldu.
37866. Ebu's-Sefer der
ki: Bedir günü, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) münadisi:
"Hakım binti Hizam'ın annesini esir eden onu serbest bıraksın. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona eman vermiştir" diye seslendi. Onu
Ensar'dan bir adam esir aldı ve perçemiyle ellerini arkadan bağladı.
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) münadisinin sesini duyunca kadını serbest
bıraktı.
37867. Ebu Nadra der ki:
"Tekrar savaşmak için bir tarafa çekilmek veya bir başka topluluğa
katılmak maksadı dışında, o gün arkasını düşmana dönen kimse Allah'dan bir
gazaba uğramış olur" (Enfal Sur, 16) ayeti, Bedir günü nazil oldu. Onların
geri çekilme hakları yoktu. Eğer geri çekilecek olsalardı, müşriklere katılmış
olurlardı.
37868. Enes der ki:
Halamin oğlu Harise, Bedir günü Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile
beraber savaşmak için değil, seyretmek için gitmişti Bedir'e ve ona bir ok
isabet etti ve öldü. Halam olan annesi Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) gelip: "Ya Resulallah! Eğer oğlum Cennette ise sabredip sevabını
Allah'tan beklerim. Yoksa ne yapacağımı göreceksin" dedi. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Harise'nin annesi! Cennette birçok
dereceler vardır. Oğlun bunlardan Firdevsü'l-A'la'dadır" buyurdu.
37869. Huzeyfe b.
el-Yeman bildiriyor: Bedir savaşına sadece şu sebeple katılamadım: Ben ve Ebu
Huseyl, (Medine'ye gitmek için) yola çıkınca Kureyş kafirleri bizi yakaladılar
ve: "Siz Muhammed'in yanına gitmek istiyorsunuz" dediler. Biz:
"Hayır biz Medine'ye gitmek istiyoruz" dedik. Kureyşliler, bizden
Medine'ye gitmek ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber savaşmamak
üzere Allah adına ahit aldılar. Resulullah'", (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) gidip durumu anlattığımızda şöyle buyurdu: "(Yanımızdan) gidiniz.
Onlara verdiğimiz sözü tutarız ve onlara karşı Allah'tan yardım dileriz."
37870. Hamza b. Ebi
Useyd, babasından bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bizi
Kureyş'in karşısında dizdiği, Kureyş'in de karşımızda dizildiği zaman bize
şöyle dedi: "Size saldırdıkları zaman onlara ok atınız.''
37871. İbn Ömer der ki:
"Talha (b. Ebi Talha), Bedir günü müşriklerin sancaktarıydı. Ali b. Ebi
Talib onu düelloda öldürdü."
37872. ikrime,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bedir günü şöyle dediğini bildirir:
"İçinizden, kim Haşimoğullarından biriyle karşılaşırsa onu öldürmesin.
Çünkü onlar savaşa zorla getirildiler."
37873. İbrahim et-Teymı
der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bedir günü Kureyş
müşriklerinden bir adamı öldürttü ve onu bir ağaca astırdı.''
37874. İbn Abbas der ki:
"Bedir ehli (Müslümanlar) üç yüz on üç kişiydi.
Muhacirler yetmiş beş
kişiydi. Bedir'de müşriklerin hezimeti Ramazanın on yedisinde Cuma gününde
gerçekleşti.''
37875. Bera der ki:
"Bedir ehli (Müslümanlar) üç yüz on küsur kişiydi.
Muhacirler yetmiş altı
kişiydi.''
37876. - Bera b. Azib
der ki: Bedir ehli (Müslümanlar) üç yüz on küsur kişiydi.
Biz, Bedir ehlinin,
Talut'la beraber o nehri geçen kişilerin sayısıyla aynı olduğunu söylerdik.
Talut'la beraber o nehri ancak mü'min olan geçmişti.
37877. Bera b. Azib der
ki: "Bedir ehli (Müslümanlar) üç yüz on küsur kişiydi.
Biz, Bedir ehlinin,
Talut'la beraber o nehri geçen kişilerin sayısıyla aynı olduğunu konuşurduk.
Talut ile nehri geçenler de üç yüz on üç kişiydi."
37878. Eba Masa der ki:
"Talut ile karşılaştıkları zaman Talut ile beraber olan kişilerin sayısı
üç yüz on küsurdu."
37879. Bera b. Azib der
ki: "Bedir günü Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabının
sayısı üç yüz on küsurdu. Talut'la beraber o nehri geçen kişilerin sayısıyla aynı
olduğu söylenirdi. Talut'la beraber o nehri ancak mü'min olan geçmişti."
37880. Muaz b. Rifa'a b.
Rafi el-Ensarı bildiriyor: Melek gelip Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Bedir ehlinin içinizdeki konumu nasıldır?" diye sorunca,
Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Onlar insanların en
faziletlileridir" buyurunca, melek: "Meleklerden de Bedir'e
katılanların konumu aynıdır" dedi.
37881. Hz. Ali,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hatıb b. Ebi Beltea hakkında şöyle
buyurduğunu nakleder: "Bu kişi, Bedir savaşına katılmıştır. Nereden
biliyorsun; belki de Yüce Allah Bedir ehline bakıp: ''Dilediğinizi yapın. Sizi
affettim'' buyurmuştur.''
37882. Hz. Ali,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hatıb b. Ebi Beltea hakkında şöyle
buyurduğunu nakleder: "Bu kişi Bedir ahalisinden değil midir? Nereden
biliyorsun; belki de Yüce Allah Bedir ehline bakıp: ''Dilediğinizi yapın. Size
Cenneti vacip kıldım'' buyurmuştur.''
37883. İbn Ömer,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hz. Ömer'e Hatıb b. Ebi Beltea
hakkında şöyle buyurduğunu nakleder: "Nereden biliyorsun; belki de Yüce
Allah Bedir ehline bakıp: ''Dilediğinizi yapın'' buyurmuştur.''
37884. Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Yüce Allah Bedir ehline bakıp: ''Dilediğinizi yapın. Sizi affettim''
buyurdu."
37885. Cabir bildiriyor:
Hatib b. Ebi Beltea'nın kölesi Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
Hatıb'ı şikayet etmek için gitti ve: "Ya Resulallah! Hatıb cehenneme
girecek" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Yalan
söyledin. O cehenneme girmeyecek; çünkü o, Bedir ve Hudeybiye'de
bulunmuştur" buyurdu.
37886. Rafi b. Hadic
bildiriyor: Cibril veya bir melek gelip Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "içinizdeki Bedir mücahidlerini hangi konumda sayarsınız?"
diye sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Onlar bizim en
hayırlılarımızdır" buyurunca, melek: "Meleklerden de Bedir'e
katılanların konumu aynıdır" dedi.
37887. Dahhak der ki:
"O gün arkasını düşmana dönen kimse Allah'dan bir gazaba uğramış olur ...
" (Enfal Sur. 16) ayetindeki hüküm, Bedir gününe hastır.
37888. Hasan(-ı Basri)
şöyle dedi: "Tekrar savaşmak için bir tarafa çekilmek veya bir başka
topluluğa katılmak maksadı dışında, o gün arkasını düşmana dönen kimse
Allah'dan bir gazaba uğramış olur" (Enfal Sur, 16) ayetindeki hüküm, Bedir
gününe hastır. (Haddizatında) savaş meydanından kaçmak büyük günahlardan
değildir.
37889. İbrahim(-i Nehai)
der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bedir günü esir edilen Arab'ın
fidyesini kırk ukiyye, anlaşmalıların fidyesini ise yirmi ukiyye yaptı. Bir
ukiyye, kırk dirhemdir.
37890. Ebu'z-Zinad der
ki: "Bedir savaşında Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) safiy
hakkı (kendisi için seçip ayırdığı şey) As b. Münebbih b. el-Haccac'ın kılıcı
olmuştu."
37891. Cübeyr b. Mut'im
der ki: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) huzuruna Bedir
esirleri hakkında bazı isteklerde bulunmak üzere geldim.''
37892. Ebu'I-Aliye der
ki: "Onları çarptıkça çarpacağımız gün öcümüzü şüphesiz alırız"
(Duhan Sur. 16) ayetiyle ilgili olarak şöyle dedi: "Bu ayetin Bedir
günüyle ilgili olduğunu, duman mucizesinin de (Duhan Suresinin 11. ayetinde
bahsedilen ve Mekke'de gerçekleşen kıtlık ve kuraklığın) gerçekleştiğini
konuşurduk.
37893. Abdullah (b.
Mes'ud) der ki: "Bedir savaşında (ganimet olarak) elde edeceklerimizde
beni Said ve Ammar ortak olmuştuk da, ben ve Ammar bir şey getirememiştik. Said
iki esir getirmişti."
37894. Ata bildiriyor:
Süheyl b. Amr üst dudağı yarık biriydi. Bedir günü esir alındığında, Ömer b.
el-Hattabı Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ya Resulallah!
Şunun iki üst dişini sök de bir daha hiç bir yerde seni karalamasın" deyince
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ona müsle yapmam. Eğer ben ona
müsle (işkence) yaparsam Allah da bana müsle yapar" buyurdu.
37895. Ebu Hureyre
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Ganimet sizden önceki hiçbir insan topluluğuna helal değildi. Gökten bir
ateş iner ve bu malları yerdi." Ancak Bedir savaşı sOnrası insanlar
ganimetlere koşuştular. Bunun üzerine şu ayetler nazil oldu: "Eğer
Allah'ın daha önce verilmiş bir hükmü olmasaydı, aldığınız şeyden dolayı size
büyük bir azap dokunurdu. Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve temiz olarak
yiyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok
merhamet edendir." (Enfal Sur. 68- 69)
37896. Kasım b.
Abdirrahman bildiriyor: "Bedir günü Müslümanlardan şehid olan ilk kişi
Mihca'dır."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |