|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Gazveler |
Hz. Osman'ın Hilafeti
ve Öldürülmesi Hakkında
38230. Harise b.
Mudarrib der ki: Hz. Ömer'in hilafeti döneminde hacca gittiğimde, ondan sonra
hilafetin Hz. Osman'da olduğunda kimsenin şüphesi yoktu.
38231. Abdullah b. Sinan
bildiriyor: Hz. Osman hilafete geçince, Abdullah (b.
Mes'ud) şöyle dedi:
"En hayırlımızı ve mükemmelimizi başımıza getirdik.''
38232. Hakım b. Cabir
der ki: Hz. Osman'a biat edildiği zaman, Abdullah b. Mes'ud'un şöyle dediğini duydum:
"En hayırlımızı ve mükemmelimizi başımıza getirdik.''
38233. Murra el-Behzı
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem, ile beraber Medine
yollarının birindeyken, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"İnekletin boynuzu gibi yeryüzünün her yerinden çıkan fitnelerde nasıl
yaparsınız?" diye sordu. Oradakiler: "Ya Resulallah! Ne
yapalım?" diye sorunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Buna ve arkadaşlarına tabi olunuz" buyurdu. Hızlı bir şekilde çıkıp
adama yetişerek: "Ey Allah'ın Peygamberi! Buna mı?" diye sorduğumda,
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evet" dedi. O adam, Hz.
Osman'dı.
38234. Hasan(-ı Basri),
Vessab'dan naklediyor: -Vessab, Hz. Ömer onu azad etmiş ve Hz. Osman'ın da
hizmetinde bulunmuştur. Onun boğazında Dar günü (Hz. Osman'ın evinin
kuşatıldığı gün) aldığını sandığım yanık izine benzer iki darbe izini gördüm-
(Vessab der ki): Müminlerin emiri bana: "Eşter'i çağır" deyince, ben
de çağırdım" -ibn Avn der ki: "Zanedersem şöyle dedi: "Her
birine birer yastık koydum"- Hz. Osman: "Ey Eşter! insanlar benden ne
istiyor?" deyince, Eşter: "Şu üç şeyden birini istiyorlar. Seni bu
şeyler arasında muhayyer bırakıyorlar: Ya halifelikten feragat eder, onlara:
''işte yönetim sizin olsun, dilediğinizi seçin'' dersin, ya da kendilerine ceza
verdiğin kimselerin sana misilleme yapmalarına imkan tanırsın. Eğer bunu
yapmazsan burada toplanan halk seni öldürecektir" karşılığını verdi.
2. Hz. Osman:
"Halifelikten feragat etmemi istiyorlar. Ben, Allah'ın bana giydirdiği bir
gömleği üzerimden çıkaracak değilim." İbn Avn der ki: Hasan'dan başkasının
rivayetinde şu ibare vardır: "Öne çıkarılıp boynumun vurulması, benim için
Muhammed ümmetinin böylesine birbirine bağlı olan (idare) işlerini bırakmamdan
daha sevimlidir." -ibn Avn der ki: "Bu Hz. Osman'ın sözüne daha çok
yakındır"- "Onların bana kısas yapmak isteyişlerine gelince, Vallahi
biliyorum ki iki dostum da önümde kendi nefislerine kısas uyguladılar. Ama
benim vücudum kısası kaldıramaz. Beni öldürmeleri meselesine gelince; Allah'a
yemin ederim ki beni öldürecek olurlarsa benden sonra birbirlerini asla
sevemezler ve benden sonra düşmanlara karşı da birlikte savaşamazlar"
dedi.
3. Bunun üzerine Eşter
kalkıp gitti ve biz bekleyip: "Belki insanlar vazgeçerler" dedik. Sonra
kurt gibi küçük bir adam gelip kapıdan bakıp döndü. Muhammed b. Ebi Bekr de on
üç kişiyle kalkıp Hz. Osman'ın yanına vardı ve sakalını tutup çekiştirdi. Hz.
Osman'ın çeneleri birbirine çarpılıp dişlerinden ses Çıktı. Muhammed b. Ebi
Bekr sonra şöyle dedi: "Muaviye'nin sana ne faydası olacak! İbn Amir'in
sana ne faydası olacak! Askeri birliklerin sana ne faydası olacak!" Onun
böyle yapması üzerine Hz. Osman: "Yeğenim, sakalımı bırak! Yeğenim,
sakalımı bırak!" dedi.
4. Vessab der ki: Ben,
Muhammed b. Ebi Bekr'in, oradaki bir adama Hz.
Osman'ı öldürmesi için
işaret ettiğini gördüm. Adam kalkıp bir okun demirini Hz. Osman'ın başına vurup
sapladı. (Ravi der ki): Vessab'a "Sonra ne oldu?" diye sorduğumda,
"Sonra (diğerleri de) yanına girip Hz. Osman'ı öldürdüler" dedi.'
38235. Ebu Leyla
el-Kindı anlatıyor: Hz. Osman'ın muhasara altındayken halka bakıp şöyle
dediğini duydum: "Ey insanlar! Beni öldürmeyiniz, hatamdan dönmemi
isteyiniz. Vallahi! Eğer beni öldürecek olursanız, kesinlikle bir daha toplu
olarak savaşamaz, hiçbir düşmanla ci had edemezsiniz ve ihtilafa düşüp sonunda
şöyle olursunuz. -deyip parmaklarını birbirine kenetledi- "Ey kavmim!
Sakın bana karşı düşmanlığınız, Nuh kavminin veya HOd kavminin yahut Salih
kavminin başlarına gelenler gibi size de bir musibet getirmesin! LOt kavmi de
sizden uzak değildir." (Hud Sur. 89) Sonra Abdullah b. Selam'ı çağırıp
sorunca Abdullah b. Selam: "Elinden geldiği kadar uzak dur. Bu senin haklı
durumda kalman için daha iyidir" dedi. Sonra Hz. Osman'ın yanına girip onu
öldürdüler.
38236. Hz. Osman der ki:
"içinizden bana faydası en çok dokunacak kişi, silahını ve elini bu işten
uzak tutandır.
38237. İbn Sirin der ki:
Zeyd b. Sabit, Hz. Osman'a gelerek: "Ensar kapıda" dedi.
Ensar: "istersen
iki (nci) defa Allah'ın yardımcıları oluruz" deyince, Hz. Osman:
"Savaşmak mı?
Asla!" dedi.
38238. Abdullah b.
ez-Zübeyr anlatıyor: Kuşatma altında olduğu zaman, Hz.
Osman'a: "Çık ve
onlarla savaş. Yanında Allah'ın daha az sayıda olanıyla yardım ettiği kişiler
vardır. Vallahi bunlarla savaşmak helaldir" dedim. Hz. Osman kabul etmedi
ve: "Kim beni dinleyip sözümü tutuyorsa Abdullah b. Zübeyr'e itaat
etsin" dedi. O zaman Abdullah, Osman'ın avluda bulunanların başına diktiği
komutandI. Saldırganlar girdiğinde Hz. Osman oruçlu idi.
38239. Nafi bildiriyor:
"Cehcah adında bir adam, Hz. Osman'ın elinde olan bir sopayı alıp dizinde
kırdı. Adamın, sopayı (Osman'ın dizinde) kırdığı bölümünde bir hastalık oluştu.
38240. İbn Ömer
naklediyor: Hz. Osman sabah uyandığı zaman insanlara şöyle dedi: "Rüyamda
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gördüm. Bana: "Ey Osman! Bu gece
yanımızda İftar et'' dedi." Hz. Osman oruçlu olarak sabahladı ve o gün
öldürüldü.
38241. Said b. Zeyd der
ki: "Hz. Ömer'in, beni ve kızkardeşini Müslüman olduğumuz için bağladığını
bilirim. Osman'a yaptıklarınızdan dolayı sizden birisine aynı şey yapılacak
olsa bunu hak etmiş olurdu."
38242. Ebu Salih
naklediyor: Hz. Osman muhasara edildiği zaman Abdullah b.
Selam: "Onu
öldürmeyiniz. Bunun ömründen az biz zaman kalmıştır. Vallahi eğer onu öldürecek
olursanız, bir daha toplu olarak kesinlikle namaz kılamazsınız" dedi.
38243. İbn Mes'ud dedi
ki: "Vallahi! Eğer Osman'ı öldürecek olursanız, onun yerine geçecek başka
birinin bulamazsınız!"
38244. Ebu Kılabe
bildiriyor: San'a valisi olan Sumame adında Kureyşli birine Osman'ın katli
haberi gelince ağlamaya başladı. Ağlaması da uzun sürdü. Kendine geldiğinde:
"Bugün nübüvvet (veya nübüvvetin halifeliği) Ümmet-i Muhammed'in içinden
çekip alındı. Yönetim saltanata ve zorbalığa dönüştü. Artık bir şeyi gücü yeten
alacaktır!" dedi.
38245. Ebu Kılabe
bildiriyor: Osman öldürüldüğü zaman, İlya'da hatipler kalktılar (ve bir şeyler
söylediler) Murra b. Ka'b kalktı ve dedi ki: "Vallahi ben, eğer Resulullah'tan
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) duyduğum şeyolmasaydı kalkıp konuşmazdım. Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yakında çıkacak bir fitneden bahsetti.
Bu sırada başını ridasıyla örtmüş bir kişi oradan geçti. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "O gün bu ve arkadaşları doğru yolda olanlardır"
buyurdu. Kalkıp adamın yüzünü Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
göstererek "Bu mu?" dedim. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Evet" dedi. O adam, Osman'dı.
38246. İbn Abbas der ki:
"Halk Osman'ı öldürmek için toplandıkları takdirde, Lut kavminin
recmedildiği gibi taşlarla recmedilirler.
38247. İbn Avn, Muhammed
b. Sirin'den naklediyor: Hz. Osman, konağını kuşatanlara görünüp: "Bana,
karşılıklı Allah'ın Kitab'ını okuyacağım birini yollayın" dedi. Ona henüz
genç olan Sa'sa'a b. Suhan'ı gönderdiler. Hz. Osman: "Bana bu gençten
başka yollayacak kişi bulamadınız mı?" dedi. Sa'sa'a bazı şeyler söyledi.
Hz. Osman, ona: "Oku" deyince, o: "Haksızlığa uğratılarak
kendilerine savaş açılan kimselerin karşı koyup savaşmasına izin verilmiştir.
Allah onlara yardım etmeğe elbette Kadir'dir" (Hac Sur. 39) ayetini okudu.
Hz. Osman: "Yalan söylüyorsun! Yardım edilecek kişi sen ve arkadaşların
değil, ben ve arkadaşlarımdır" dedi ve: "Haksızlığa uğratılarak
kendilerine savaş açılan kimselerin karşı koyup savaşmasına izin verilmiştir.
Allah onlara yardım etmeğe elbette Kadir'dir ... Işlerin sonucu Allah'a
aittir" (Hac Sur. 39-41) ayetlerini devamıyla okudu.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Ali b. Ebi
Talib'in Hilafeti Hakkında