|
Sahih İbn Hibban |
BİRR VE İHSAN |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
Toplum'da Günah ve Zulüm
Artıyor ve Buna Engel Olunmuyorsa
ذكر استحقاق
القوم الذين
لا يأمرون
بالمعروف ولا
ينهون عن
المنكر عن
قدرة منهم
عليه عموم
العقاب من
الله جل وعلا
imkanları Olmasına
Rağmen iyiliği Emredip Kötülükten Nehyetmeyen Topluluğun Genel Bir Azaba Maruz
Kalması
[ 300 ]
أخبرنا الفضل
بن الحباب قال
حدثنا أبو
الوليد
الطيالسي قال
حدثنا أبو
الأحوص عن أبي
إسحاق عن عبيد
الله بن جرير
عن أبيه قال
سمعت رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
يقول ما من
قوم يعمل فيهم
بالمعاصي
يقدرون أن
يغيروا عليهم
ولا يغيروا
إلا أصابهم
الله بعقاب
قبل أن يموتوا
300- Ubeydullah b.
Cerir, babasından bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurduğunu işittim: "Eğer bir kavimde masiyetler (günahlar) işlenir ve o
topluluk, bunu değiştirmeye gücü yettiği halde değiştirmezse, bu kavim ölmeden
önce, Allah mutlaka onlara cezalarını verecektir.''
[Tahric:] Elbani: Hasen sahih (es-Silsiletu's-sahiha 3353); Şuayb:
İsnadı hasendir. Ahmed 4/364; Ebu Davud 4339; İbn Mace 4009.
ذكر ما يستحب
للمرء
استعمال
الأمر بالمعروف
والنهي عن
المنكر لعوام
الناس دون الأمراء
الذين لا يأمن
على نفسه منهم
إن فعل ذلك
Zarar Vermelerinden Emin
Olunamayan Yöneticilerden Ziyade Halkın Geneline iyiliği Emredip Kötülükten
Nehyetmenin Müstehab Olması
[ 301 ]
أخبرنا عبد
الله بن محمد
الأزدي قال
حدثنا إسحاق
بن إبراهيم
قال أخبرنا
جرير عن مطرف
عن الشعبي عن
النعمان بن
بشير قال سمعت
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم يقول مثل
المداهن في
حدود الله
والآمر بها
والناهي عنها
كمثل قوم
استهموا
سفينة من سفن
البحر فصار
بعضهم في مؤخر
السفينة
وأبعدهم من
المرفق وبعضهم
في أعلى
السفينة
فكانوا إذا
أرادوا الماء
وهم في آخر
السفينة آذوا
رحالهم فقال
بعضهم نحن
أقرب من
المرفق وأبعد
من الماء نخرق
دفة السفينة
ونستقي فإذا
استغنينا عنه
سددناه فقال
السفهاء منهم
إفعلوا قال
فأخذ الفأس فضرب
عرض السفينة
فقال رجل منهم
رشيد ما تصنع قال
نحن أقرب من
المرفق وأبعد
من الماء نكسر
دف السفينة
فنستقي فإذا
استغنينا عنه
سددناه فقال
لا تفعل فإنك
إذا تهلك
ونهلك
301- Nu'man b. Beşır der
ki: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim:
"Yüce Allah'ın koyduğu sınırları aşan ile bu sınırlara riayet edip
emirlerinin yerine getirilmesini söyleyen ve yasaklarından alıkoyanların durumu
deniz gemilerinden biri için kura çeken topluluğa benzer. Kura sonucu bir gruba
sudan uzak olan alt güverte düştü. Bunlar da sefih kişilerdi. Su için üst
güvertedekilerin yanına geldikleri zaman onları rahatsız ediyorlardı.
Birbirlerine: ‘‘Biz denize onlardan daha yakın olmamıza rağmen suya daha
uzağız. Gelin geminin tahtalarını delelim, su ihtiyacımızı giderdikten sonra
tekrar kapatırız’‘ dediler. içlerinden yine sefih biri bunu teklif eden kişiye:
‘‘Yap!’‘ deyince adam gemi tabanını delmek için keser almaya yeltendi. O sırada
üst taraftan aklı başında olan bir adam ona: ‘‘Ne yapıyorsun?’‘ diye sordu.
Adam: ‘‘Biz denize sizden daha yakın olmamıza rağmen suya daha uzağız. Geminin
tabanında delik açacağım. Su ihtiyacımızı giderdikten sonra geri kapatırız’‘
karşılığını verince, üst güverteden olan adam: ‘‘Bunu yapma! Zira yaparsan hem
siz hem biz helak oluruz’‘ dedi.''
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 69); Şuayb; İsnadı
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Bak hadis no; 298.
ذكر
توقع العقاب
من الله جل
وعلا لمن قدر
على تغيير
المعاصي ولم
يغيرها
Masiyetleri Gücü Olduğu
Halde Değiştirmeyenlerin Yüce Allah'ın Cezalandırmasına Maruz Kalması
[ 302 ]
أخبرنا محمد
بن عبد الله
بن الجنيد
ببست قال
حدثنا قتيبة
بن سعيد قال
حدثنا أبو
الأحوص عن أبي
إسحاق عن عبيد
الله بن جرير
عن أبيه قال سمعت
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم يقول ما
من رجل يكون
في قوم يعمل
فيهم
بالمعاصي
يقدرون على أن
يغيروا عليه
ولا يغيروا
إلا أصابهم
الله بعقاب
قبل أن يموتوا
302- Ubeydullah b.
Cerir, babasından bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurduğunu işittim: "Eğer bir kavimde biri masiyetlerde bulunur ve o
topluluk, bunu değiştirmeye gücü yettiği halde değiştirmezse, bu kavim ölmeden
önce, Allah mutlaka onlara cezalarını verecektir."
[Tahric:] Elbani; Hasen; Şuayb; İsnadı hasendir. Bak hadis no; 300.
ذكر
جواز زجر
المرء المنكر
بيده دون
لسانه إذا لم
يكن فيه تعد
Saldırganca Olmadan
Kişinin (Dinen) Çirkin Olan Bir Şeyi Diliyle Yasaklamasının Caizliği
[ 303 ]
أخبرنا أبو
يعلى قال
حدثنا
المقدمي
وزحمويه قالا
حدثنا وهب بن
جرير قال حدثنا
أبي قال سمعت
النعمان بن
راشد عن
الزهري عن
عطاء بن يزيد
الليثي عن أبي
ثعلبة الخشني
قال قعد إلى
النبي صلى
الله عليه
وسلم رجل
وعليه خاتم من
ذهب فقرع رسول
الله صلى الله
عليه وسلم يده
بقضيب كان في
يده ثم غفل
عنه فألقى
الرجل خاتمه
ثم نظر إليه
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم قال أين
خاتمك قال
ألقيته قال أظننا
قد أوجعناك
وأغرمناك قال
أبو حاتم
النعمان بن
راشد ربما
أخطأ على
الزهري
303- Ebu Sa'lebe
el-Huşenı anlatıyor: Bir adam, parmağında altından bir yüzük olduğu halde
(günün birinde) Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanına oturdu,
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), (adamın parmağındaki altın yüzüğü
görünce) elindeki değnekle adamın eline vurdu, Sonra da adama karşı gereken
önemi göstermedi, Adam da, yüzüğünü (çıkarıp) attı. Sonra Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) adama baktı ve: "Yüzüğün nerede!" diye
sordu. Adam da: "Onu (çıkarıp) attım!" dedi, Bunun üzerine Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sanırım ki, canını acıttık ve (altın
yüzüğü atmanla da) seni zarara soktuk!" buyurdu.
Ebu Hatim der ki: "Nu'man
b. Raşid, Zühri'nin hadislerinde zaman zaman hata ederdi,"
[Tahric:] Elbani: Sahih (Adabu'z-zifaf 126); Şuayb: İsnadı zayıflır.
Ahmed 4/195; Nesai 8/171.
ذكر
البيان بأن
المنكر
والظلم إذا
ظهرا كان على
من علم
تغييرهما حذر
عموم العقوبة
إياهم بهما
Azabın Genel Olarak
Gelmemesi için Kötülük ve Zulüm Baş Gösterdiğinde Bunu Bilenlerin Onu
Değiştirmesinin Gerekliliği
[ 304 ]
أخبرنا عبد
الله بن محمد
الأزدي قال
حدثنا إسحاق
بن إبراهيم
قال أخبرنا
جرير عن
إسماعيل بن
أبي خالد عن
قيس بن أبي
حازم قال قرأ
أبو بكر
الصديق هذه
الآية { يا
أيها الذين
آمنوا عليكم
أنفسكم لا
يضركم من ضل
إذا اهتديتم }
قال إن الناس
يضعون هذه
الآية على غير
موضعها ألا
وإني سمعت
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم يقول إن
الناس إذا
رأوا الظالم فلم
يأخذوا على
يديه أو قال
المنكر فلم
يغيروه عمهم
الله بعقابه
304- Kays b. Ebı Hazım
der ki: Ebu Bekr es-Sıddık: "Ey İman edenler! Siz kendinize bakın; doğru
yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez ...''(Maide 105) ayetini okudu
ve: "insanlar bu ayeti yanlış tefsir ediyorlar, Halbuki ben Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): ‘‘insanlar bir zalimi görüp te onu bundan men
etmezlerse" -veya- "Çirkin olan şeyi değiştirmezlerse o zaman Yüce
Allah toplumun tümünü cezalandırır’‘ buyurduğunu işittim" dedi.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in şartlarına
göre sahihtir. Ahmed 1/2; Ebu Davud 4338; Tirmizi 2168; İbn Mace 4005; Bak
hadis no: 305.
ذكر
البيان بأن
المتأول للآي
قد يخطىء في
تأويله لها
وإن كان من
أهل الفضل
والعلم
Fazilet ve ilim Ehlinden
Olsa Bile Kişinin Ayetlerin Tevilinde Hata Edebilmesi
[ 305 ]
أخبرنا أبو
يعلى قال
حدثنا عبيد
الله بن معاذ
بن معاذ حدثنا
أبي قال حدثنا
شعبة عن
إسماعيل بن
أبي خالد عن
قيس بن أبي
حازم عن أبي
بكر الصديق
رضى الله
تعالى عنه عن
النبي صلى
الله عليه
وسلم قال أيها
الناس إنكم
تقرؤون هذه
الآية
وتضعونها على
غير ما وضعها
الله { يا أيها
الذين آمنوا عليكم
أنفسكم لا
يضركم من ضل
إذا اهتديتم }
إن الناس إذا
رأوا المنكر
فلم يغيروه يوشك
أن يعمهم الله
بعقاب
305- Kays b. Ebı Hazım
bildiriyor: Ebu Bekr es-Sıddık, Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Ey insanlar! Siz: ‘‘Ey inananlar! Siz kendinize bakın; doğru yolda iseniz
sapıtan kimse size zarar veremez’‘ (Maide 105) ayetini okuyor ve yanlış anlam
veriyorsunuz" buyurduğunu söyledi" dedi ve devamında yukarıdakine
benzer bir rivayette bulundu. Ancak hangi ibareyi kullandığında şüpheye
düşmeden: "insanlar bir kötülük gördüğü zaman onu değiştirmezse ifadesini
kullandı.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in
şartlarına göre sahihtir. Ahmed 1/9; Bak hadis no: 304.
ذكر
وصف النهي عن
المنكر إذا
رآه المرء أو
علمه
Kişinin Gördüğü ve
Bildiği (Dinen) Çirkin işleri Nehyetmesi
[ 306 ]
أخبرنا عمران
بن موسى بن
مجاشع قال
حدثنا عثمان
بن أبي شيبة
قال حدثنا
وكيع قال
حدثنا سفيان
الثوري عن قيس
بن مسلم عن
طارق بن شهاب
الأحمسي قال
أول من بدأ
بالخطبة قبل
الصلاة يوم
العيد مروان
بن الحكم فقام
إليه رجل فقال
الصلاة قبل
الخطبة ومد
بها صوته فقال
ترك ما هناك
أبا فلان فقال
أبو سعيد
الخدري أما
هذا فقد قضى
ما عليه سمعت
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم يقول من
رأى منكرا
فليغيره بيده فإن
لم يستطع
فبلسانه فإن
لم يستطع
فبقلبه وذاك
أضعف الإيمان
306- Tarık b. Şihab der
ki: Bayram namazlarında hutbeyi namazdan önce veren ilk kişi Mervan b.
el-Hakem'di. Adamın biri kalkıp sesini uzatarak:
"Hutbeden önce
namaz kılınmalıdırı" deyince, Mervan: "Ey Ebu Filan! Senin dediğin
artık bırakıldı" karşılığını verdi. Bunun üzerine Ebu Said el-Hudri itiraz
eden adamı kastederek şöyle dedi: "Bu adam üzerine düşeni yaptı. Zira
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim:
"içinizden her kim bir kötülük görürse gücü varsa onu eliyle düzeltmeye
çalışsın. Eliyle düzeltmeye gücü yetmezse diliyle düzeltsin. Diliyle düzeltmeye
gücü yetmezse onu kalbiyle değiştirmeyi dilesin ki bu da imanın en zayıf
şeklidir."
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1034); Şuayb: İsnadı Buhari
ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 3/54; Müslim 49; Tirmizi 2172;
Nesai 8/111
ذكر
الخبر المدحض
قول من زعم أن
هذا الخبر تفرد
به طارق بن
شهاب
Bu Hadisi Tarık b.
Şihab'ın Rivayette Tek Kaldığını iddia Edenin Kavlini çürüten Haber
[ 307 ]
أخبرنا عبد
الله بن محمد
الأزدي قال
حدثنا إسحاق
بن إبراهيم
وهناد بن
السري قالا
حدثنا أبو
معاوية قال
حدثنا الأعمش
عن إسماعيل بن
رجاء عن أبيه
عن أبي سعيد
وعن قيس بن مسلم
عن طارق بن
شهاب عن أبي
سعيد قال أخرج
مروان المنبر
في يوم عيد
وبدأ بالخطبة
قبل الصلاة
فقام رجل فقال
يا مروان
خالفت السنة
أخرجت المنبر
في يوم عيد
ولم يكن يخرج
وبدأت بالخطبة
قبل الصلاة
ولم يكن يبدأ
بها فقال أبو
سعيد من هذا
قالوا فلان بن
فلان قال أبو
سعيد أما هذا
فقد قضى ما
عليه زاد
إسحاق سمعت
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم يقول من
رأى منكم منكرا
فليغيره بيده
فإن لم يستطع
أن يغيره بيده
فبلسانه فإن
لم يستطع
فبقلبه وذلك
أضعف الإيمان
307- ismail b. Reca,
babasından bildiriyor: Bayram namazlarında ilk olarak (namazgah alanına) minber
getirten ve hutbeyi namazdan önce veren kişi Mervan'dı. Adamın biri kalkıp:
"Ey Mervan! Bu yöndeki sünnete aykırı davrandın. Bayram günlerinde minber
getirilmezken sen minber getirttir hutbeyi de namazdan önce verdin ki hutbe ile
başlanmazdı" diyerek itiraz etti. Ebu Said el-Hudri itiraz eden adamı
kastederek: "Bu kim?" diye sorunca' "Filanın oğlu filan"
karşılığını verdiler. Ebu Said: "Bu adam üzerine düşeni yapt dedi -ishak
rivayetinde- ve şöyle devam etti: "Zira Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim: "içinizden her kim bir kötülük
görürse gücü varsa onu eliyle düzeltmeye çalışsın. Eliyle düzeltmeye gücü
yetmezse diliyle düzeltsin. Diliyle düzeltmeye gücü yetmezse onu kalbiyle
değiştirmeyi dilesin ki bu da imanın en zayıf şeklidir.''
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in
şartlarına göre sahihtir. Ahmed 3/10; Müslim 49/79; Ebu Davud 4340; İbn Mace
1275.
Sonraki
sayfa için aşağıdaki link’i kullan: