Sahih

İbn Hibban

 

BİRR VE İHSAN

 

ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

Allah Rızası İçin Müslüman'ı Ziyaret

 

ذكر إيجاب محبة الله جل وعلا للمتجالسين فيه والمتزاورين فيه

Allah Rızası için Birbirleriyle Oturup Ziyaretleşenlerin Allah'ın Sevgisini Hak Etmeleri

 

[ 575 ] أخبرنا الحسين بن إدريس الأنصاري قال حدثنا أحمد بن أبي بكر عن مالك عن أبي حازم بن دينار عن أبي إدريس الخولاني أنه قال دخلت مسجد دمشق فإذا فتى براق الثنايا وإذا الناس معه إذا اختلفوا في شيء أسندوه إليه وصدروا عن رأيه فسألت عنه فقيل هذا معاذ بن جبل فلما كان الغد هجرت فوجدته قد سبقني بالتهجير ووجدته يصلي قال فانتظرته حتى قضى صلاته ثم جئته من قبل وجهه فسلمت عليه وقلت والله إني لأحبك لله فقال آلله قلت آلله فأخذ بحبوة ردائي فجذبني إليه وقال أبشر فإني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول قال الله تبارك وتعالى وجبت محبتي للمتحابين في والمتجالسين في والمتزاورين في

 

575- Ebu idrıs el-Havlanı anlatıyor: Şam mescidine girdim ve (gülümsediğinde) ön dişleri parlayan genç birini gördüm. insanlar onun etrafında toplanmıştı. Bir şeyde ihtilaf ettikleri zaman meseleyi ona götürüyor ve görüşünü kabul ediyorlardı. Kim olduğunu sorduğumda: "Muaz b. Cebel'dir" dediler. ikinci gün öğle vakti mescide geldiğimde onu benden önce gelmiş namaz kılarken buldum. Namazı bitirmesini bekledim ve bitirdiğinde karşı tarafından yanına geldim. Ona selam verip: "Vallahi ben seni Allah için seviyorum" deyince, Muaz: "Allah için mi?" dedi. Ben: "Allah için" cevabını verdim. O giysimin kemerinden tutup beni kendine doğru çekerek şöyle dedi:

 

"Müjdeler olsun sana! Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim: ‘‘Yüce Allah şöyle buyurur: Benim için birbirlerini sevenlere, benim için bir mecliste oturanlara ve benim için birbirlerini ziyaret edenlere Cennet vacib oldu.’‘"

 

[Tahric:] Elbani: Sahih (Mişkat 5011); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Muvatta 2/953, 2/954; Ahmed 5/233; Bak hadis no: 577.

 

قال أبو حاتم رضى الله تعالى عنه أبو إدريس الخولاني اسمه عائذ الله بن عبد الله كان سيد قراء أهل الشام في زمانه وهو الذي أنكر على معاوية محاربته علي بن أبي طالب حين قال له من أنت حتى تقاتل عليا وتنازعه الخلافة ولست أنت مثله لست زوج فاطمة ولا بأبي الحسن والحسين ولا بابن عم النبي صلى الله عليه وسلم فأشفق معاوية أن يفسد قلوب قراء الشام فقال له إنما أطلب دم عثمان قال فليس علي قاتله قال لكنه يمنع قاتله عن أن يقتص منه قال اصبر حتى آتيه فأستخبره الحال فأتى عليا وسلم عليه ثم قال له من قتل عثمان قال الله قتله وأنا معه عنى وأنا معه مقتول وقيل أراد الله قتله وأنا حاربته فجمع جماعة قراء الشام وحثهم على القتال

 

Ebu Hatim der ki: Ebu İdris el-Havlani'nin ismi Aizullah b. Abdillah'tır. Kendi zamanında Şam kurrasının efendisiydi. Muaviye'nin Ali b. Ebi Talib ile savaşmasına karşı çıkmıştı. Karşı çıkarken ona: "Sen kimsin ki Ali ile savaşıyor ve hilafet konusunda onunla çekişiyorsun? Sen onun gibi değilsin. Fatıma'nın kocası değilsin. Hasan ile Hüseyn'in babası değilsin. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) amcası oğlu değilsin" dedi. Muaviye bu yönde Şam kurrasının aklını karıştırmasından çekindiği için ona: "Ben Osman'ın katilini istiyorum" karşılığını verdi. Ebu İdris: "Onu öldüren Ali değil" deyince, Muaviye: "Ama katiline kısas uygulanmasına engel oluyor" karşılığını verdi. Ebu İdris: "Gidip onunla görüşene ve durumu anlayana kadar sabret" dedi. Sonrasında Ali'nin yanına gitti. Selam verdikten sonra ona: "Osman'ı kim öldürdü?" diye sordu. Ali: "Allah öldürdü! Ben de onunla birlikteydim" karşılığını verdi. Bu sözle "Ben de onunla birlikte öldürüldüm" demek istiyordu. Bundan kastının: "Allah onun öldürülmesini diledi. Ben de ona karşı savaştım" olduğu da söylenmiştir. Daha sonra Muaviye, Şam kurrasını topladı ve onları savaşa teşvik etti.

 

 

ذكر إيجاب محبة الله جل وعلا الزائر أخاه المسلم فيه

Müslüman Kardeşini Ziyaret Eden Kimsenin Allah'ın Sevgisini Hak Etmesi

 

[ 576 ] أخبرنا الحسن بن سفيان حدثنا يزيد بن صالح اليشكري حدثنا حماد بن سلمة عن ثابت عن أبي رافع عن أبي هريرة عن النبي صلى الله عليه وسلم أن رجلا زار أخا له في قرية أخرى فأرسل الله على مدرجته ملكا فلما أتى عليه قال أين تريد قال أزور أخا لي في هذه القرية فقال هل له عليك من نعمة تربها قال لا إلا أني أحبه في الله قال فإني رسول الله إليك إن الله قد أحبك كما أحببته فيه

 

576- Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Adamın biri başka bir kasabadaki din kardeşini ziyaret etmek için yola çıktı. Allah onun yoluna bir meleği koydu. Adam meleğin yanına vardığı zaman, melek: ‘‘Nereye gidiyorsun?’‘ diye sordu. Adam: ‘‘Bu kasabadaki kardeşimi ziyaret etmeye gidiyorum’‘ dedi. Melek: ‘‘Ondan beklediğin bir nimet mi var?’‘ diye sorunca, adam: ‘‘Hayır! Ama Allah için onu seviyorum’‘ dedi. Bunun üzerine melek ona: ‘‘Ben, Allah'ın, o kardeşini sevdiğin gibi seni sevdiğini bildirmek üzere gönderdiği bir elçisiyim!’‘ dedi.''

 

[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı sahihtir. Bak hadis no: 572.

 

Sonraki sayfa için aşağıdaki link’i kullan:

 

Allah için Birbirlerine Nasihat Eden ve imkanlarını Seferber Edenlerin Allah'ın Sevgisini Hak Etmeleri