|
Sahih İbn Hibban |
REKAİK |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب
الفقر والزهد
والقناعة
Bab: Fakirlik, Zühd ve
Kanaat
[ 668 ] أخبرنا
أحمد بن علي
بن المثنى
حدثنا أبو خيثمة
حدثنا جرير بن
عبد الحميد عن
منصور عن أبي وائل
عن سمرة بن
سهم قال نزلت
على أبي هاشم
بن عتبة بن
ربيعة وهو
مطعون فأتاه
معاوية يعوده
فبكى أبو هاشم
فقال معاوية
ما يبكيك أي
خال أوجع أم
على الدنيا
فقد ذهب صفوها
فقال على كل
لا ولكن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم عهد
إلي عهدا
ووددت أني كنت
تبعته قال إنك
لعلك أن تدرك
أموالا تقسم
بين أقوام
وإنما يكفيك
من ذلك خادم
ومركب في سبيل
الله فأدركت
وجمعت
668- Semure b. Sehm der
ki: Ebu Haşim b. Utbe b. Rabia veba hastalığına yakalandığı zaman yanında
misafir olmuştum. Bir ara Muaviye yanına geldi. Ebu Hişam ağlayınca, Muaviye:
"Dayıcığım! Seni ağlatan nedir? Rahatsızlığından dolayı bir acı mı, yoksa
dünyaya olan bağlılığın mı?" diye sordu. Ebu Haşim şöyle karşılık verdi:
"ikisi de değil! Ancak Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana:
‘‘Umulur ki bazı malların Müslümanlar arasında dağıtılacağı bir zamana
ulaşırsın. Mal olarak sana bir hizmetçi ile Allah yolunda kullanacağın bir
binek yeter’‘ diye bir vasiyet etmişti ki b
[Tahric:] Elbani: Hasen liğayrihi (es-Silsiletu's-sahiha 2202
altında: Mişkat 5185); Şuayb: İsnadı zayıftır. Ahmed 3/443; Tirmizi 2327; Nesai
8/218; İbn Mace 4103.
ذكر
البيان بأن
الله جل وعلا
إذا أحب عبده
حماه الدنيا
Kulunu Seven Yüce
Allah'ın Onu Dünyadan Himaye Etmesi
[ 669 ] حدثنا
محمد بن يزيد
الزرقي
بطرسوس حدثنا
العباس بن عبد
العظيم حدثنا
محمد بن جهضم
حدثنا إسماعيل
بن جعفر عن عمارة
بن غزية عن
عاصم بن عمر
بن قتادة بن
النعمان عن
محمود بن لبيد
عن قتادة بن
النعمان قال
قال رسول الله
صلى الله عليه
وسلم إذا أحب
الله عبدا
حماه الدنيا
كما يظل أحدكم
يحمي سقيمه
الماء
669- Katade b. Nu'man,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir:
"Allah kulunu sevdiği zaman, hastanızı nasıl iyileşmesi için sudan uzak
tutuyorsanız, Allah da bu kulunu dünya sevgisine karşı öyle korur ve ondan uzak
tutar.''
[Tahric:] Elbani: Sahih (Mişkat 5250); Şuayb: İsnadı Müslim'in
şartınca sahih. Tirmizi 2036.
ذكر
الإخبار عن من
صار من
المفلحين في
هذه الدنيا
الزائلة
Bu Fani Dünyada Kimlerin
Kurtuluşta Olduğu Hakkında
[ 670 ] أخبرنا
محمد بن عبد
الله بن عبد
السلام ببيروت
قال حدثنا
العباس بن
الوليد بن
مزيد قال حدثنا
أبي قال حدثنا
سعيد بن عبد
العزيز قال
حدثنا عبد
الرحمن بن
سلمة الجمحي
قال سمعت عبد
الله بن عمرو
بن العاص يحدث
عن النبي صلى
الله عليه
وسلم أنه قال
قد أفلح من
أسلم وكان
رزقه كفافا
فصبر عليه
670- Abdullah b. Amr b.
el-As'ın Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bildirdiğine göre o:
"Müslüman olan, kendisine yetecek kadar rızık verilen ve buna sabreden
kişi kurtuluşa ermiştir" buyurmuştur.
[Tahric:] Elbani: Hasen (es-Silsiletu's-sahiha 129); Şuayb: Hadis
sahihtir. Ahmed 2/168, 2/172; Müslim 1054; Tirmizi 2348; İbn Mace 4138.
ذكر
الإخبار عمن
طيب الله جل
وعلا عيشه في
هذه الدنيا
Bu Dünyada Yüce Allah'ın
Yaşantılarını Hoş Kıldıkları
[ 671 ] أخبرنا
مكحول ببيروت
وابن سلم وابن
قتيبة قالوا
حدثنا عبد
الله بن هانئ
بن عبد الرحمن
بن أبي عبلة
قال حدثنا أبي
قال حدثنا أبي
قال حدثنا
إبراهيم بن
أبي عبلة عن
أم الدرداء عن
أبي الدرداء
قال قال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم من
أصبح معافى في
بدنه آمنا في
سربه عنده قوت
يومه فكأنما
حيزت له
الدنيا
671- Ebu'd-Derda,
Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bildiriyor: "Kim sağlıklı,
güvenli bir şekilde uyanır ve o gün kendisine yetecek kadar bir mık yanında
bulunursa dünya kendisinin gibi olur.''
[Tahric:] Elbani: Hasen liğayrihi (es-Silsiletu's-sahiha 2318);
Şuayb: İsnadı çok zayıfhr.
ذكر
الأمر بترك
الأشياء من
الفضول التي
تذكر الدنيا وترغب
الناس فيها
Dünyayı Hatırlatan ve
insanları Kendine Çeken Fuzuli Şeyleri Terketmenin Emredilmesi
[ 672 ] أخبرنا
عمران بن موسى
بن مجاشع قال
حدثنا عثمان
بن أبي شيبة
قال حدثنا أبو
معاوية عن
داود بن أبي
هند عن عزرة
هو بن سعد
الأعور عن
حميد بن عبد
الرحمن
الحميري عن
سعد بن هشام
عن عائشة قالت
كان لنا قرام
فيه تماثيل
فعلقت على
بابي فرأى
النبي صلى
الله عليه
وسلم ذلك فقال
انزعيه فإنه
يذكرني
الدنيا
672- Aişe der ki:
Kapımın üzerinde resimler olan nakışlı bir perdemiz vardı.
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) bunu gördü ve şöyle buyurdu: "Kaldır onu! Çünkü bana
dünyayı hatırlatıyor.''
[Tahric:] Elbani: Sahih (Gayetu'l-meram 136); Şuayb: İsnadı
Müslim'in şartınca sahih. Müslim 2107/88; Tirmizi 2468; Nesai 8/213.
ذكر
الإخبار عما
يستحب للمسلم
من مجانبة
الفضول من هذه
الدنيا
الفانية
الزائلة
Kişiye, Bu Fani Dünyada
Fuzuli Şeylerden Uzak Durmasının Müstehaplığı
[ 673 ] أخبرنا
محمد بن الحسن
بن قتيبة قال
حدثنا يزيد بن
موهب قال
حدثنا بن وهب
عن أبي هانئ
أنه سمع أبا
عبد الرحمن
الحبلي عن
جابر بن عبد
الله أن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم قال
فراش للرجل وفراش
لامرأته
والثالث
للضيف
والرابع
للشيطان
673- Cabir b.
Abdillah'ın bildirdiğine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bir
yatak kocaya, bir yatak karısına, üçüncü yatak da misafiredir. Ancak dördüncü
bir yatak şeytan içindir" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 3/293, 3/324;
Müslim 2084; Ebu Davud 4142; Nesai 6/135.
ذكر
الإخبار عما
يجب على المرء
من ترك الفضول
في قوته رجاء
النجاة في
العقبي مما
يعاقب عليه
أكلة السحت
Ahirette Haram Yemenin
Cezasından Kurtulma Umuduyla Kişinin Fazla Yiyecekten Kaçınmasının Gerekliliği
[ 674 ] أخبرنا
محمد بن الحسن
بن قتيبة قال
حدثنا حرملة
بن يحيى قال
حدثنا بن وهب
قال حدثني
معاوية بن
صالح عن يحيى
بن جابر عن
المقدام بن
معدي كرب أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم قال ما
من وعاء ملأ
بن آدم وعاء شرا
من بطن حسب بن
آدم أكلات
يقمن صلبه فإن
كان لا بد
فثلث لطعامه
وثلث لشرابه
وثلث لنفسه
674- Mikdam b.
Ma'dikerib'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurmaktadır: "Ademoğlu mideden daha kötü bir kap doldurmuş değildir.
Kişiye kendisini ayakta tutacak kadar yiyecek yeterlidir. Bundan fazlası
kaçınılmaz ise midesinin üçte birini yiyeceğine, üçte birini içeceğine, üçte
birini de nefesine ayırsın."
[Tahric:] Elbani: Sahih liğayrihi (el-İrva' 1983;
es-Silsiletu's-sahıha 2265); Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih. Ahmed
4/132; Tirmizi 2380; İbn Mace 3349.
ذكر
الإخبار بأن
أصحاب الجد في
هذه الدنيا يحبسون
في القيامة عن
دخول الجنة
مدة
Bu Dünyada Zengin Olanların
Kıyamette Cennete Girmeden Önce Bir Müddet Bekletilmeleri
[ 675 ] أخبرنا
عمران بن موسى
بن مجاشع قال
حدثنا عبيد
الله بن معاذ
قال حدثنا
معتمر بن
سليمان قال
حدثني أبي عن
أبي عثمان
النهدي عن
أسامة بن زيد
عن النبي صلى
الله عليه
وسلم أنه قال
قمت على باب
الجنة فإذا
عامة من
يدخلها
المساكين وإذا
أصحاب الجد
محبوسون وإذا
أصحاب النار
قد أمر بهم
إلى النار
ونظرت إلى
النار فإذا
عامة من
يدخلها
النساء قال
أبو حاتم رضى
الله تعالى عنه
قرن عمران بن
موسى إلى
أسامة بن زيد
في هذا الخبر
سعيد بن زيد
وأنا أهابه
675- Usame b. Zeyd'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Cennetin kapısında durduğumda içeriye girenlerin çoğunluğunun yoksullar
olduğunu gördüm. Zenginlere gelince, içlerinden sadece cehennemlik olanların
cehenneme girmeleri emredilmiş, diğerleri ise bekletiliyordu. Cehenneme
baktığımda içeriye girenlerin çoğunluğunun kadınlardan oluştuğunu gördüm."
Ebu Hatim der ki:
"Bu hadisi rivayette İmran b. Müsa'ya Said b. Zeyd de eşlik
etmiştir."
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu'd-daife 2800); Şuayb: İsnadı
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 5/205, 5/209; Buhari 5196;
Müslim 2736.
ذكر تفضل
الله جل وعلا
على فقراء هذه
الأمة الصابرين
على ما أوتوا
بإدخالهم
الجنة قبل أغنيائهم
بمدد معلومة
Yüce Allah'ın Bu Ümmetin
Sabırlı Fakirlerini Zenginlerinden Belirli Bir Süre Önce Cennete Sokmakla
Onurlandırması
[ 676 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد الأزدي
حدثنا إسحاق
بن إبراهيم
أخبرنا عبدة
بن سليمان
حدثنا محمد بن
عمرو حدثنا
أبو سلمة عن
أبي هريرة عن
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
قال يدخل
فقراء
المؤمنين
الجنة قبل
الأغنياء
بنصف يوم خمس
مائة سنة
676- Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Mümin fakirler, zenginlerden yarım gün, yani dünya zamanıyla beş yüz sene
önce Cennete girerler."
[Tahric:] Elbani: Hasen sahih (Mişkat 5243); Şuayb: İsnadı hasendir.
Ahmed 2/296; Tirmizi 2353; İbn Mace 4122.
ذكر تفضل
الله جل وعلا
على فقراء
المهاجرين بإدخالهم
الجنة قبل
أغنيائهم
بمدد معلومة
Yüce Allah'ın Muhacirlerin
Fakirlerini Zenginlerinden Belirli Bir Süre Önce Cennet Sokmakla Onurlandırması
[ 677 ] أخبرنا
بن قتيبة
حدثنا حرملة
بن يحيى حدثنا
بن وهب حدثني
معاوية بن
صالح عن عبد
الرحمن بن
جبير بن نفير
عن أبيه عن
عبد الله بن
عمرو قال بينا
أنا جالس في
المسجد وحلقة
من فقراء
المهاجرين
وسط المسجد
جلوس فدخل
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم المسجد نصف
النهار
فانطلق إليهم
فجلس معهم
فلما رأيت النبي
صلى الله عليه
وسلم جلس
إليهم قمت
إليه فأدركت
من حديثه وهو
يقول بشر
فقراء
المهاجرين
إنهم ليدخلون
الجنة قبل
الأغنياء
بأربعين عاما
677- Abdullah b. Amr
anlatıyor: Ben Mescid'de otururken fakir muhacirler de halka şeklinde
oturmuşlardı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gün ortasında içeri
girdi ve yanlarına gidip onlarla oturdu. Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) yanlarında oturduğunu görünce ben de yanına gittim. Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) hadisinden şu sözlere yetiştim: "Fakir
muhacirleri müjdele. Onlar zenginlerden kırk yıl önce Cennete
gireceklerdir."
[Tahric:] Elbani: Sahih (et-Ta'liku'r-rağib 4/87); Şuayb: İsnadı
Müslim'in şartınca sahih. Darimi 2/339; Bak hadis no: 678.
ذكر
البيان بأن
هذا العدد
المذكور في
هذا الخبر لم
يرد به النبي
صلى الله عليه
وسلم نفيا عما
وراءه
Üstteki Hadiste Geçen
Sayı, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bunun Ötesini Dile
Getirmesine Engel Değildir
[ 678 ] أخبرنا
أحمد بن علي
بن المثنى
حدثنا أبو خيثمة
حدثنا عبد
الله بن يزيد
حدثنا حيوة
حدثنا أبو
هانئ أنه سمع
أبا عبد
الرحمن
الحبلي يقول سمعت
عبد الله بن
عمرو يقول
سمعت رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
يقول إن فقراء
المهاجرين
يسبقون
الأغنياء يوم
القيامة
بسبعين أو
أربعين خريفا
678- Abdullah b. Amr der
ki: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Muhacirlerin fakirleri,
kıyamet gününde zenginlerden yetmiş ya da kırk yıl önce cennete girerler"
buyurduğunu işittim.
[Tahric:] Elbani: Sahih (et-Ta'liku'r-rağib 4/87); Şuayb: İsnadı
Müslim'in şartınca sahih. Bak hadis no: 677.
ذكر
الخبر الدال
على أن المالك
من حطام هذه
الدنيا
الفانية
الشيء الكثير
قد يجوز أن
يقال له فقير
كما أن من منع
من حطامها
يجوز أن يقال
له غني
Fani Dünya Malı Fazla
Olan Kişiye Fakir, Malı Olmayan Kişiye de Zengin Denilebileceğini Gösteren
Haber
[ 679 ] أخبرنا
موسى بن محمد
الديلي
بأنطاكية
حدثنا يونس بن
عبد الأعلى
الصدفي حدثنا
بن وهب عن مالك
عن أبي الزناد
عن الأعرج عن
أبي هريرة أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم قال ليس
الغنى عن كثرة
العرض إنما
الغنى غنى
النفس
679- Ebu Hureyre'nin
naklettiğine göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Zenginlik, mal çokluğuyla olan bir şey değildir. Esas zenginlik, gönül
zenginliğidir."
[Tahric:] Elbani: Sahih (Tahricu'l-Mişkat 16); Şuayb: İsnadı
Müslim'in şartınca sahih, Ahmed 2/243; Buhari 6446; Müslim 1051; Tirmizi 2373;
İbn Mace 4137.
ذكر وصف
الغنى الذي
وصفناه قبل
Önceki Hadiste Geçen
Zenginliğin Vasfı
[ 680 ] أخبرنا
عمر بن محمد
الهمداني
حدثنا بندار
حدثنا أبو
داود حدثنا
شعبة عن عمر
بن سليمان قال
سمعت عبد الرحمن
بن أبان يحدث
عن أبيه قال
خرج زيد بن
ثابت من عند
مروان نصف
النهار قال
قلت ما بعث
إليه هذه
الساعة إلا
لشيء سأله عنه
فسألته فقال
سألنا عن
أشياء
سمعناها من
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم سمعت
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
يقول نضر الله
امرأ سمع منا
حديثا فبلغه غيره
فرب حامل فقه
إلى من هو
أفقه منه ورب
حامل فقه ليس
بفقيه ثلاث لا
يغل عليهن قلب
مسلم إخلاص
العمل لله
ومناصحة ولاة
الأمر ولزوم
الجماع فإن
دعوتهم تحيط
من ورائهم ومن
كانت الدنيا
نيته فرق الله
عليه أمره
وجعل فقره بين
عينيه ولم
يأته من
الدنيا إلا ما
كتب له ومن
كانت الآخرة
نيته جمع الله
له أمره وجعل
غناه في قلبه
وأتته الدنيا
وهي راغمة
680- Abdurrahman b. Eban
yoluyla babası Eban (b. Osman) bildiriyor: Zeyd b. Sabit, gün ortasına doğru
Mervan'ın yanından çıktı. Ben de: "Bu saatte, kendisine bazı sorular
sorulmasaydı Mervan'ın yanında bulunmazdı" dedim.
Bunun üzerine (kalktım
ve) ona (Mervan'la konuştuğu) şeyi sordum. O da şu ki: "Evet, Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den duyduğumuz bazı hadisleri bize sordu. Ben de
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle dediğini işittim:
"Bizden bir hadis duyup da onu bir başkasına aktarmak için (onu
ezberleyen) kimsenin yüzünü Allah (kıyamet günü) ağartsın. Nice fıkıhi bilgilere
sahip olup da onu kendisinden daha kavrayışlı bir kişiye aktaran kimseler
vardır. (Bu bilgiyi aktardığı kimseler de onun inceliklerini kavrayıp halka
açıklar.) Yine nice fıkıh / dini bilgilere sahip olup da (onun inceliklerine
nüfuz edecek şekilde) fakih / kavrayışlı olmayan kişiler de vardır.
Üç şey var ki,
Müslümanın kalbi onlar(ın doğru olduğund)a yanılmaz: Allah için samimiyetle
amel etmek; yöneticilere nasihat etmek ve (islam) cemaatinin gerekliliği.
Onların daveti, kendilerinden sonra gelenlere de faydalı olur. Kimin niyeti de
dünyalık kazançsa Allah onun kayıplarını artırır, gözünde fakir kalma duygusu
yaratır ve (ne kadar hırslı olursa olsun) ancak takdir edilen kadar kendisine
dünyalık ulaşır. Kimin niyeti de, ahiret kazancı olursa Allah onun kazancını
toplar (bereketlendirir), kalbinde kanaat yaratır ve istemediği halde kendisine
dünyalık ulaşır" dedi.
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 950;
et-Ta'liku'r-rağib 1/64); Şuayb: İsnadı sahihtir.
ذكر
البيان بأن
بعض الفقراء
في بعض
الأحوال قد
يكونون أفضل
من بعض
الأغنياء في بعض
الأحوال
Bazı Durumlardaki Kimi
Fakirlerin Bazı Durumlardaki Kimi Zenginlerden Üstün Sayılmaları
[ 681 ] أخبرنا
أبو يعلى
حدثنا
إبراهيم بن
سعيد الجوهري
حدثنا أبو
أسامة حدثنا
الأعمش عن
سليمان بن
مسهر عن خرشة
بن الحر عن
أبي ذر قال
بينما أنا مع
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم في
المسجد إذ قال
انظر أرفع رجل
في المسجد في
عينيك فنظرت
فإذا رجل في
حلة جالس يحدث
قوما فقلت هذا
قال انظر أوضع
رجل في المسجد
في عينيك قال
فنظرت فإذا
رويجل مسكين
في ثوب له خلق
قلت هذا قال
النبي صلى
الله عليه
وسلم هذا خير
عند الله يوم
القيامة من
قرار الأرض
مثل هذا
681- Ebu Zer der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber Mescid'de iken bana:
"Ey Ebu Zer! Sence Mescid'de en üstün görünen kimdir bak" buyurdu.
Birileriyle konuşan yeni elbiseli bir adam gördüm ve: "Budur" dedim.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu kez: "Sence Mescid'de en fakir
olarak görünen kimdir bak" buyurdu. Eski giysili miskin bir adamcık
gördüm: "Budur" dedim. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
Bu fakir kişi kıyamet gününde, Allah katında diğerinden yeryüzü dolusunca daha
hayırlıdır" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (et-Ta'liku'r-rağıb 4/92); Şuayb: İsnadı
Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 5/157, 5/170.
ذكر
الإخبار عن
وصف أصحاب
الصفة
Suffe Ashabının Vasfı
[ 682 ] أخبرنا
محمد بن أحمد
بن أبي عون
حدثنا أبو عمار
الحسين بن
حريث حدثنا
الفضل بن موسى
حدثنا الفضيل
بن غزوان عن
أبي حازم عن
أبي هريرة قال
أصحاب رسول
الله صلى الله
عليه وسلم في
الصفة ما على
أحد منهم رداء
إلا إزار أو
كساء متوشحا
به قد عقده
خلفه
682- Ebu Hureyre
anlatıyor: "Suffa'da kalanlardan yetmiş kişi gördüm ve hiçbirinin de
ridası yoktu. Ya izarları ya da boyunlarına bağladıkları tek parçalık bir
giysileri vardı ki bu giysiyi de (elleriyle) arkalarında toplarlardı.''
[Tahric:] Elbani: Sahihi Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in
şartlarına göre sahihtir. Buhari 442.
ذكر ما
كان طعام
القوم على عهد
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم على
الأغلب في
أحوالهم عند
ابتداء ظهور
الإسلام بهم
Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem)'in Zamanında islamiyet'in Başlangıç Döneminde insanların Ekseriyetle
Yedikleri Şeyler
[ 683 ] أخبرنا
الفضل بن
الحباب
الجمحي حدثنا
أبو الوليد
حدثنا شعبة عن
داود بن
فراهيج قال
سمعت أبا
هريرة يقول ما
كان طعامنا
على عهد رسول
الله صلى الله
عليه وسلم إلا
الأسودان
التمر والماء
683- Ebu Hureyre der ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında iki siyah olan hurma
ve su dışında başka da yiyeceğimiz yoktu.''
[Tahric:] Elbani: Sahih liğayrihi (Muhtasaru'ş-Şemail 77/111)i
Şuayb: İhtilaflı Davud hariç ravileri güvenilir kimselerdir. Muvatta 3/116;
Ahmed 2/298, 2/4051 Tirmizi 3357i Bak hadis no: 5786.
ذكر
العلة التي من
أجلها كان في
أصحابه ما وصفناه
Anlatılan Şeyin Ashabda
Olmasının Nedeni
[ 684 ] أخبرنا
عمر بن محمد
الهمداني
حدثنا عبد
الله بن سعد
بن إبراهيم
حدثنا عمي
حدثنا أبي عن
بن إسحاق
حدثني عبد
الله بن أبي
بكر عن عمرة
عن عائشة قالت
من حدثكم أنا
كنا نشبع من
التمر فقد
كذبكم فلما
افتتح صلى
الله عليه
وسلم قريظة
أصبنا شيئا من
التمر والودك
684- Hz. Aişe der ki:
"Her kim size hurmaya doyduğumuzu söylerse size yalan söylemiş olur.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kurayza'yı fethettiği zaman hurma ve
yağlı etten az bir şey almıştık."
[Tahric:] Elbani: Sahih et-Ta'liku'r-rağib 4/112); Şuayb: İsnadı
kavidir. Bak hadis no: 729.
ذكر كتبة
الله جل وعلا
الحسنة
للمسلم
الفقير الصابر
على ما أوتي
من فقره بما
منع من حطام هذه
الزائلة
Fani Maldan Mahrum
Kalmaya Karşılık Olarak Fakirliğine Sabreden Müslümana Yüce Allah'ın iyilik
Sevabı Yazması
[ 685 ] أخبرنا
بن قتيبة
حدثنا حرملة
بن يحيى حدثنا
بن وهب حدثني
معاوية بن
صالح عن عبد
الرحمن بن
جبير بن نفير
عن أبيه عن
أبي ذر قال
قال رسول الله
صلى الله عليه
وسلم يا أبا
ذر أترى كثرة
المال هو
الغنى قلت نعم
يا رسول الله
قال فترى قلة
المال هو
الفقر قلت نعم
يا رسول الله
قال إنما
الغنى غنى
القلب والفقر
فقر القلب ثم
سألني عن رجل
من قريش فقال
هل تعرف فلانا
قلت نعم يا
رسول الله قال
فكيف تراه وتراه
قلت إذا سأل
أعطي وإذا حضر
أدخل ثم سألني
عن رجل من أهل
الصفة فقال هل
تعرف فلانا
قلت لا والله
ما أعرفه يا
رسول الله قال
فما زال يحليه
وينعته حتى
عرفته فقلت قد
عرفته يا رسول
الله قال فكيف
تراه أو تراه
قلت رجل مسكين
من أهل الصفة
فقال هو خير
من طلاع الأرض
من الآخر قلت
يا رسول الله
أفلا يعطى من
بعض ما يعطى
الآخر فقال
إذا أعطي خيرا
فهو أهله وإن
صرف عنه فقد
أعطي حسنة
685- Ebu Zer der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Ebu Zer! Malın çokluğunu
zenginlik olarak mı sayıyorsun?" diye sorunca: "Evet, ey Allah'ın
Resulü!" dedim. "Malın azlığını da fakirlik olarak mı
görüyorsun?" diye sorunca da: "Evet, ey Allah'ın Resulü!"
cevabını verdim. Bunun üzerine: "Esas zenginlik gönül zenginliği, asıl
fakirlik de gönül fakirliğidir" buyurdu. Sonra bana Kureyşli biri için:
"Filan kişiyi tanıyor musun?" diye sordu. Ben: "Evet, tanıyorum
ey Allah'ın Resulü!" deyince: "Onu nasıl biri bilirsin veya sana
nasıl biri olduğu söylenir?" diye sordu. Ben: "Bir şey istediğinde
verilir, bir yere gittiği zaman da davet edilir" dedim. Sonra Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana Suffe ahalisinden biri için: "Filanı
tanıyor musun?" diye sordu. "Ey Allah'ın Resulü! Vallahi onu tanımıyorum"
diye cevap verdim. O kişiyi tanıyana kadar bana onu vasfedip anlatınca:
"Onu tanıdım, ey Allah'ın Resulü!" dedim. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Onu nasıl biri bilirsin veya sana nasıl biri olduğu
söylenir?" diye sorunca: "O Suffe ahalisinden miskin biridir"
karşılığını verdim.
Bunun üzerine Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu kişi yeryüzü dolusunca diğerinden daha
hayırlıdır" buyurdu "Ey Allah'ın Resulü! Ona bir şeyler verildiği
gibi buna da verilmiyor mu?" diye sorduğumda: "Bu kişiye (Allah
tarafından) mal verilirse o malın hakkını verir, verilmediği zaman da kendisine
bir iyilik sevabı yazılır" karşılığını verdi.
[Tahric:] Elbani: Sahih (et-Ta'liku'r-rağıb 4/92-3); Şuayb: İsnadı
Müslim'in şartınca sahih. Bak hadis no: 681.
ذكر بعض
العلة التي من
أجلها فضل بعض
الفقراء على
بعض الأغنياء
Bazı Fakirlerin Bazı
Zenginlerden Üstün Olmalarının Bir Nedeni
[ 686 ] أخبرنا
محمد بن إسحاق
بن خزيمة
حدثنا أحمد بن
المقدام
العجلي حدثنا
المعتمر بن
سليمان قال
سمعت أبي يقول
حدثنا قتادة
عن خليد
العصري عن أبي
الدرداء أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم قال ما
طلعت شمس قط
إلا وبجنبتيها
ملكان
يناديان
اللهم من أنفق
فأعقبه خلفا ومن
أمسك فأعقبه
تلفا
686- Ebu'd-Derda'nın
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır:
"Güneşin doğduğu her seferinde mutlaka iki tarafında şöyle seslenen iki
melek bulunur: "Allahım! (Yolunda) infak edene hemen arkasından onun
yerini tutacak olanı ver. Cimrilik edenin de malını derhal telef et.''
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 920; Tahricu
Fıkhi's-sire 3319); Şuayb: İsnadı sahihtir. Bak hadis no: 3330.
ذكر
البيان بأن
الله جل وعلا
جعل الدنيا
سجنا لمن
أطاعه ومخرفا
لمن عصاه
Yüce Allah'ın Dünyayı
Kendisine itaat Edene Zindan, isyan Edene Bahçe Kılması
[ 687 ] أخبرنا
إسحاق بن
إبراهيم بن
إسماعيل ببست
قال حدثنا
قتيبة بن سعيد
وهشام بن عمار
قالا حدثنا
عبد العزيز بن
محمد عن
العلاء عن
أبيه عن أبي
هريرة قال قال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم الدنيا
سجن المؤمن
وجنة الكافر
687- Ebu Hureyre der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Dünya müminin
zindanı, kafirin ise Cennetidir."
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih.
Ahmed 3/323, 2/485; Müslim 2956; Tirmizi 2324; İbn Mace 4113; Bak hadis no:
688.
ذكر
البيان بأن
الدنيا إنما
جعلت سجنا للمسلمين
ليستوفوا
بترك ما
يشتهون في
الدنيا من
الجنان في
العقبي
Müslümanların, Dünyada
Canlarının Çektiği Şeyleri Terk Etmek Suretiyle Ahirette Cennetleri Elde Etmek
için Dünyalarını Zindana Çevirmeleri
[ 688 ] أخبرنا
الفضل بن
الحباب قال
حدثنا
القعنبي قال حدثنا
عبد العزيز بن
محمد عن
العلاء عن
أبيه عن أبي
هريرة قال قال
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
الدنيا سجن
المؤمن وجنة
الكافر
688- Ebu Hureyre der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Dünya müminin
zindanı, kafirin ise Cennetidir."
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih. Bak
hadis no: 687.
ذكر
الإخبار بأن
أسباب هذه
الفانية
الزائلة يجري
عليها التغير
والانتقال في
الحال بعد الحال
Fani ve Geçici Dünyada
Her Şeyin Zamanla Değişip Dönüşebilmesi
[ 689 ] أخبرنا
إسحاق بن
إبراهيم بن
إسماعيل قال
حدثنا هشام بن
عمار قال
حدثنا الوزير
بن صبيح قال
حدثنا يونس بن
ميسرة عن أم
الدرداء عن
أبي الدرداء
عن النبي صلى
الله عليه
وسلم في قوله {
كل يوم هو في
شأن } قال من
شأنه أن يغفر
ذنبا ويفرج
كربا ويرفع
قوما ويضع
آخرين
689- Ebu'd-Derda, Hz.
Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "....O, her gün yeni bir
iştedir''[Rahman, 29] ayeti hakkında: "Bir günahı bağışlaması, bir
üzüntüyü gidermesi, bir kavmi yükseltip bir kavmi alçaltması O'nun
işlerindendir" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih(Zilalu'l-cenne 301); Şuayb: Ravileri
güvenilir kimselerdir. İbn Mace 202.
ذكر
الإخبار بأن
ما بقي من هذه
الدنيا هو
المحن
والبلايا في
أكثر الأوقات
Bu Dünyadan Ekseri
Vakitlerinde Mihnet ve Belaların Kaldığı Hakkında
[ 690 ] أخبرنا
محمد بن عبد
الله بن عبد
السلام
ببيروت قال
حدثنا العباس
بن الوليد بن
مزيد قال
حدثنا أبي قال
حدثنا بن جابر
قال سمعت أبا
عبد رب يقول
سمعت معاوية
على هذا
المنبر يقول
سمعت رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
يقول لم يبق
من الدنيا إلا
بلاء وفتنة
690- Ebu Abdi Rab der
ki: Muaviye şu minberde, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Dünyadan geriye bela ve fitneden başka bir şey kalmamıştır"
buyurduğunu söyledi.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı kavidir. Ahmed 4/94; İbn Mace
4035; Bak hadis no: 339, 392,2899.
ذكر الإخبار
عما يجب على
المرء من قلة
الاغترار بمن
أوتي هذه
الدنيا
الفانية
الزائلة
Kişiye, Bu Fani ve
Gidici Dünyadan Kendisine Verilenlere Kendini Fazla Kaptırmamasının Gerekliliği
[ 691 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد بن سلم
قال حدثنا بن
أبي عمر
العدني قال
حدثنا سفيان
عن عمرو بن
دينار ويحيى
بن سعيد عن
الزهري عن هند
عن أم سلمة
ومعمر عن
الزهري عن هند
عن أم سلمة
قالت قال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم ذات
ليلة سبحان
الله ماذا
أنزل من الفتن
وماذا فتح من
الخزائن
أيقظوا صواحب
الحجر فرب كاسية
في الدنيا
عارية يوم
القيامة
691- Ümmü Seleme der ki:
Bir gece Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Sübhanallah! Bu gece ne fitneler indirildi ve ne hazineler açıldı. Hücre
sahiplerini (odalarındaki hanımlarımı) kim uyandıracak? Dünyada nice giyinik
kadınlar vardır ki kıyamet gününde çıplaktırlar.''
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Sahih'in şartlarına göre sahihtk
Muvatta 2/913; Ahmed 6/297; Buhari 115; Tirmizi 2196.
ذكر
الزجر عن
اغترار المرء
بما أوتي في
هذه الدنيا من
النساء
والنعم
Bu Dünyada Kendisine
Verilen Kadınlar ve Nimetlere Aldanmasının Kişiye Yasaklanışı
[ 692 ] أخبرنا
عمران بن موسى
بن مجاشع قال
حدثنا عبيد
الله بن معاذ
بن معاذ قال
حدثنا معتمر
بن سليمان
التيمي قال
حدثنا أبي عن
أبي عثمان النهدي
عن أسامة بن
زيد بن حارثة
أنه حدث عن
النبي صلى
الله عليه وسلم
أنه قال قمت
على باب الجنة
فإذا عامة من
دخلها
المساكين
وإذا أصحاب
الجد محبوسون
وأصحاب النار
قد أمر بهم
إلى النار
ونظرت إلى
النار فإذا
عامة من دخلها
النساء قال
أبو حاتم رضى الله
تعالى عنه قرن
عمران بن موسى
بأسامة بن زيد
سعيد بن زيد
في هذا الخبر
المعتمر معتمر
بن سليمان
692- Usame b. Zeyd b.
Harise'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurmuştur: "Cennetin kapısında durduğumda içeriye girenlerin
çoğunluğunun yoksullar olduğunu gördüm. Zenginlere gelince, içlerinden sadece
cehennemlik olanların cehenneme girmeleri emredilmiş, diğerleri ise
bekletiliyordu. Cehennemin kapısında durduğumda da içeriye girenlerin
çoğunluğunun kadınlardan oluştuğunu gördüm."
Ebu Hatim der ki: Usame
b. Zeyd hadisini rivayette İmran b. Müsa'ya Said b.
Zeyd eşlik etmiştir.
Mu'temir ise İbn Süleyman'dır.
[Tahric:] Elbani: Sahih.
ذكر
ما يستحب
للمرء أن تعزف
نفسه عما يؤدي
إلى اللذات من
هذه الفانية
الغرارة وإن
أبيح له ارتكابها
حذر الوقوع في
المحذور منها
Kişinin Nefsinin Mubah
Olsa Dahi Dünyanın Geçici ve Aldatıcı Lezzetlerine Sevkeden Şeylerden Yüz
Çevirmesinin Gerekliliği
[ 693 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد الأزدي
حدثنا إسحاق
بن إبراهيم
أخبرنا
الوليد بن
مسلم عن سعيد
بن عبد العزيز
عن سليمان بن
موسى عن نافع
قال سمع بن
عمر صوت زمارة
راعي قال فجعل
إصبعيه في
أذنيه وعدل عن
الطريق وجعل
يقول يا نافع
أتسمع فأقول
نعم فلما قلت
لا راجع
الطريق ثم قال
هكذا رأيت
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم يفعله
693- Nafi der ki: ibn
Ömer bir çobanın çaldığı kaval sesini işitti ve parmaklarını kulaklarına koyup yolun
dışına çıkarak: "Ey Nafi! Halen sesi duyuyor musun?" demeye başladı.
Ben: "Evet" karşılığını verdiğim müddetçe kulaklarını tıkamaya devam
etti. Artık sesi duymadığımı söyleyince tekrar yola dönüp: "Resulullah'ın
da (Sallallahu aleyhi ve Sellem) böyle yaptığını gördüm" dedi.
[Tahric:] Elbani: Hasen sahih (Mişkat 4816); Şuayb: Ravileri Sahih
ricalidir. Ahmed 2/8, 2/38; Ebu Davud 4924.
ذكر
الإخبار عما
يجب على
المؤمن من حفظ
نفسه عما لا
يقربه إلى
بارئه جل وعلا
دون نواله
شيئا من حطام
الدنيا
الفانية
Müminin Fani Dünyanın
Mallarına Tamah Etmeden Kendisini Allah'a Yaklaştırmayacak Şeylerden Nefsini
Korumasının Gerekliliği
[ 694 ] أخبرنا
محمد بن أحمد
بن أبي عون
الرياني قال
حدثنا الحسين
بن حريث قال
حدثنا وكيع عن
الأعمش عن أبي
وائل عن أبي
موسى الأشعري
قال قال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم ألا
إن الدينار
والدرهم
أهلكا من كان
قبلكم وهما
مهلكاكم
694- Ebu Musa der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bu dinar ile
dirhemler sizden öncekileri helak etmişti, sizleri de helak edeceklerdir"
demiştir.
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 1703); Şuayb: İsnadı
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir.
ذكر ما
يستحب للمرء
أن يذود نفسه
من هذه الغرارة
الزائلة ببذل
ما يملك منها
لغيره
Kişinin Fani ve Geçici
Dünya Mallarından Sadece ihtiyacı Kadarını Alıp Kalanı Başkalarına infak
Etmesinin Müstehaplığı
[ 695 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان حدثنا
هدبة بن خالد
حدثنا همام عن
قتادة عن أنس
بن مالك أن أم
سليم بعثت
بقناع فيه رطب
إلى النبي صلى
الله عليه وسلم
فجعل يقبض
القبضة فيبعث
بها إلى بعض
أزواجه ثم
يقبض القبضة
فيبعث بها إلى
أزواجه ثم
يبعث بها وإنه
ليشتهيه فعل
ذلك غير مرة
وإنه ليشتهيه
695- Enes b. Malik
bildiriyor: "(Annem) Ümmü Süleym, Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) başörtüsü içinde yaş hurma gönderdi. Resulullah da (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) hurmadan avuçlayarak hanımlarına göndermeye başladı. Kendisinin de
canı çektiği halde hurmayı hanımlarına gönderiyordu. Yine başka bir zaman
kendisinin canı çektiği halde öyle yaptı (ve hurmaları hanımlarına
gönderdi)."
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in
şartlarına göre sahihtir. Ahmed 3/125,3/269.
ذكر ما
يستحب للمرء
رعاية عياله
بذبهم عن الأشياء
التي يخاف
عليهم
متعقبها
Kişinin Kötü
Sonuçlarından Korkulan Şeylerden Ailesini Korumasının Müstehaplığı
[ 696 ] أخبرنا
أحمد بن يحيى
بن زهير قال
حدثنا محمد بن
المعلى
الأدمي قال
حدثنا يحيى بن
حماد قال حدثنا
أبو عوانة عن
العلاء بن
المسيب عن
إبراهيم بن
قعيس عن نافع
عن بن عمر أن
النبي صلى
الله عليه
وسلم كان إذا
خرج في غزاة
كان آخر عهده
بفاطمة وإذا
قدم من غزاة
كان أول عهده
بفاطمة رضوان
الله عليها
فإنه خرج لغزو
تبوك ومعه علي
رضوان الله
عليه فقامت
فاطمة فبسطت
في بيتها
بساطا وعلقت
على بابها
سترا وصبغت
مقنعتها
بزعفران فلما
قدم أبوها صلى
الله عليه وسلم
ورأى ما أحدثت
رجع فجلس في
المسجد
فأرسلت إلى
بلال فقالت يا
بلال اذهب إلى
أبي فسله ما
يرده عن بابي
فأتاه فسأله
فقال صلى الله
عليه وسلم إني
رأيتها أحدثت
ثم شيئا
فأخبرها فهتكت
الستر ورفعت
البساط وألقت
ما عليها ولبست
أطمارها
فأتاه بلال
فأخبره فأتاه
فاعتنقها
وقال هكذا
كوني فداك أبي
وأمي
696- ibn Ömer
bildiriyor: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir gazveye gideceği
zaman son uğradığı kişi Fatıma olurdu. Bir gazveden geldiği zamanda ilk
uğradığı kişi yine Fatıma olurdu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
Tebuk gazvesine Ali ile beraber gidince, Fatıma evine bir halı açıp kapısına da
bir örtü astı ve baş örtüsünü de zafiran ile boyadı. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) gazveden geri dönünce Fatıma'nın yaptıklarını gördü ve geri
dönüp Mescid'de oturdu. Fatıma, Bilal'ı çağırttı ve: "Ey Bilal! Babama git
ve sor, onu kapımdan geri çeviren şey nedir?" dedi. Bilal, Resulullah'a
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) gidip sorunca, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi
ve Sellem): "Onun orada değişiklikler yaptığını gördüm" buyurdu.
Bunun üzerine Fatıma kapıdaki örtüyü çekip halıyı kaldırdı ve boyadığı o baş
örtüsünü çıkararak eskilerinden bir tane giydi. Bilal de gidip durumu
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) haber verdi. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem), Fatıma'ya gitti ve boynuna sarılıp: "Annem babam sana
feda olsun, sürekli öyle ol" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Zayıf (es-Silsiletu'd-daife 6269); Şuayb: İsnadı
zayıftır. Ahmed 2/21; Ebu Davud 4149, 4150.
ذكر
الإخبار عن
الوصف الذي
يجب أن يكون
المرء في هذه
الدنيا
الفانية
الزائلة
Fani ve Gidici Bu
Dünyada Yaşayan Kimseye Gerekenler
[ 698 ] أخبرنا
إسحاق بن
إبراهيم بن
إسماعيل ببست
قال حدثنا
الحسن بن قزعة
قال حدثنا
محمد بن عبد
الرحمن
الطفاوي قال
حدثنا الأعمش
عن مجاهد عن
بن عمر قال
أخذ رسول الله
صلى الله عليه
وسلم بمنكبي
أو قال بمنكبي
فقال كن في
الدنيا كأنك
غريب أو عابر
سبيل قال فكان
بن عمر يقول
إذا أصبحت فلا
تنتظر المساء
وإذا أمسيت
فلا تنتظر
الصباح وخذ من
صحتك لمرضك
ومن حياتك
لموتك وقال
إسحاق قال
الحسن بن قزعة
ما سألني يحيى
بن معين إلا
هذا الحديث
698- ibn Ömer der ki: Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) omzumdan tuttu ve: "Dünyada bir yabancı gibi
veya gelip geçen bir yolcu gibi ol" buyurdu.
Mücahid der ki: ibn Ömer
de şöyle derdi: "Sabahı ettiğin zaman akşamı, akşamı ettiğin zaman da
sabahı bekleme! Hasta düşmeden önce sağlığını iyi değerlendir. Ölmeden önce de
hayatta olduğun zamanı iyi değerlendir."
ishak dedi ki: Hasan b.
Kaza'a: "Yahya b. Main benden sadece bu hadisi sordu" dedi.
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 1157); Şuayb:
Ravileri güvenilir kimselerdir. Ahmed 2/24; Buhari6416; Tirmizi 2333; İbn Mace
4114.
ذكر
الإخبار عن
أحساب أهل هذه
الدنيا
الفانية
الزائلة
Bu Fani ve Gidici Dünya
Ehlinin Değer Verdiği Şeyler
[ 699 ] أخبرنا
محمد بن عبد
الله بن
الجنيد ببست
قال حدثنا
سويد بن نصر
بن سويد
المروزي قال
أخبرنا علي بن
الحسين بن
واقد عن أبيه
عن عبد الله
بن بريدة عن
أبيه بريدة
قال قال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
أحساب أهل الدنيا
المال
699- Bureyde der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: "Dünya
ehlinin en çok değer verdikleri şeyler, (şu dünya) malıdır."
[Tahric:] Elbani: Sahih (el-İrva' 6/271); Şuayb: İsnadı hasendir.
Ahmed 5/361; Nesai6/64; Bak hadis no: 700.
ذكر
البيان بأن
قوله صلى الله
عليه وسلم
أحساب أهل
الدنيا المال
أراد به الذين
يذهبون إليه
عندهم
Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Dünya Ehlinin En Çok Değer Verdiği Şeyler
(şu dünya) Malıdır" Sözünde Kastettiği Kişilerin Mal Peşinde Koşan
Kimseler Olması
[ 700 ] أخبرنا
محمد بن إسحاق
بن خزيمة قال
حدثنا محمد بن
يحيى القطعي
قال حدثني زيد
بن الحباب قال
حدثني الحسين
بن واقد قال
حدثنا عبد
الله بن بريدة
عن أبيه قال
قال رسول الله
صلى الله عليه
وسلم إن أحساب
أهل الدنيا
الذي يذهبون
إليه لهذا
المال
700- Bureyde'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır:
"Şu dünyanın peşinden götürerek en çok rağbet ettirdiği (en çok saygınlık
uyandıran) şeyler, şu (dünya) malıdır.''
[Tahric:] Elbani: Sahih (el-İrva' 6/271); Şuayb: İsnadı Müslim'in
şartınca sahih. Ahmed 5/353; Bak hadis no: 699.
ذكر
الإخبار عما
يؤول متعقب
أموال أهل
الدنيا التي
هي أحسابهم
إليه
İnsanların Değer Verdiği
Malların Akıbeti
[ 701 ] أخبرنا
عبد الله بن
قحطبة قال
حدثنا محمد بن
بشار قال
حدثنا محمد بن
جعفر وهو غندر
قال حدثنا
شعبة قال سمعت
قتادة قال
سمعت مطرفا
يحدث عن أبيه
قال انتهيت
إلى رسول الله
صلى الله عليه
وسلم وهو يقرأ
ألهاكم
التكاثر قال
يقول بن آدم
ما لي ما لي
وإنما لك من
مالك ما أكلت
فأفنيت أو
لبست فأبليت
أو تصدقت
فأمضيت
701- Mutarrif b.
Abdillah'ın bildirdiğine göre babası dedi ki: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) yanına vardığım zaman, onun: "Çokluk ile böbürlenmeniz, sizi
öylesine ayaladı ki; kabirleri bile ziyaret ettiniz''(Tekasur 1) okuduğunu
gördüm. Sonra buyurdu ki: "Ademoğlu: ‘‘Malım, malım’‘ der. Malından sana
yiyip bitirdiğinden veya giyip eskittiğinden ya da tasadduk edip gönderdiğinden
başkası var mı ki!"
[Tahric:] Elbani: Sahih (Müşkiletu'l-fakr 113); Şuayb: İsnadı
Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 4/24; Müslim 2958; Nesai 6/20,8; Tirmizi 2342;
Bak hadis no: 3327.
ذكر
البيان بأن
الله جعل
متعقب طعام بن
آدم في الدنيا
مثلا لها
Yüce Allah'ın
insanoğlunun Yediğinden Çıkanı Dünyaya Misal Olarak Göstermesi
[ 702 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان قال
حدثنا موسى بن
الحسين بن
بسطام قال
حدثنا أبو
حذيفة قال
حدثنا سفيان
عن يونس بن
عبيد عن الحسن
عن عتي عن أبي بن
كعب أن النبي
صلى الله عليه
وسلم قال إن
مطعم بن آدم
ضرب للدنيا
مثلا بما خرج
من بن آدم وإن
قزحه وملحه
فانظر ما يصير
إليه
702- Ubey b. Ka'b'ın
bildirdiğine göre, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Dünya (malı), insanoğlunun yemesi sonrası bıraktığı dışkıya
benzetilmiştir. Kişi yiyeceğini baharatlayıp tuzlasa da sonunda ne oluyor ona
bir bak!"
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 382); Şuayb: Hadis
sahihtir. Ahmed 5/136.
ذكر
البيان بأن ما
ارتفع من هذه
الأشياء لا بد
له أن يتضع
لأنها قذرة
خلقت للفناء
Fani Dünyanın Kiri
Olarak Yaratılması Hasebiyle Değer Verilen Bu Tür Şeylerin Nihayetinde
Değersizleşmesi
[ 703 ] أخبرنا
الحسين بن
أحمد بن بسطام
بالأبلة قال
حدثنا محمد بن
العلاء بن
كريب قال
حدثنا أبو
خالد الأحمر
عن حميد عن
أنس قال كانت
ناقة رسول الله
صلى الله عليه
وسلم العضباء
لا تسبق كلما
سابقوها سبقت
فجاء أعرابي
على قعود
فسبقها فسبقها
فاشتد ذلك على
أصحاب رسول
الله صلى الله
عليه وسلم حتى
رأى ذلك في
وجوههم فقال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم حق على
الله أن لا
يرتفع شيء من
هذه القذرة
إلا وضعها
الله
703- Enes der ki: Hz.
Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Adba adında bir devesi vardı.
Yarışmalarda onu kimse geçemezdi. Bir bedevi, genç bir deve getirip yarışarak
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) devesini geçince, bu Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in ashabının ağırına gitti. Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) sahabenin yüzlerindeki üzüntüyü görünce:
"Dünyada her yükselen şeyi (oradan tekrar) aşağı indirmek Allah'ın
kanunudur" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahıha 3525); Şuayb: İsnadı
Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 3/103; Buhari6501; Ebu Davud 4803; Nesai 6/227.
ذكر
البيان بأن
المرء يجب
عليه أن يقنع
نفسه عن فضول
هذه الدنيا
الفانية
الزائلة
بتذكرها عاقبة
الخير وأهله
Hayrın ve
Hayırseverlerin Akıbetini Düşünerek Kişinin Fani ve Geçici Dünya Malına Karşı
Kanaatkar Olmasının Gerekliliği
[ 704 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان حدثنا
حرملة بن يحيى
حدثنا بن وهب
أخبرني
الماضي بن
محمد عن هشام
بن عروة عن
أبيه عن عائشة
قالت كان
لرسول الله صلى
الله عليه
وسلم سرير
مشبك بالبردي
عليه كساء
أسود قد
حشوناه
بالبردي فدخل
أبو بكر وعمر
عليه فإذا
النبي صلى
الله عليه
وسلم نائم
عليه فلما
رآهما استوى
جالسا فنظرا
فإذا أثر
السرير في جنب
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم فقال أبو
بكر وعمر
وبكيا يا رسول
الله ما يؤذيك
خشونة ما نرى
من سريرك وفراشك
وهذا كسرى
وقيصر على فرش
الحرير
والديباج
فقال لا تقولا
هذا فإن فراش
كسرى وقيصر في
النار وإن
فراشي وسريري
هذا عاقبته
إلى الجنة
704- Hz. Aişe anlatıyor:
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hurma liflerinden örülmüş bir
yatağı, hurma lifinden içini doldurduğumuz siyah kumaştan bir döşeği vardı. Ebu
Bekr ve Ömer yanına girdiklerinde Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) O
yatakta uyuyordu. Onları gördüğünde kalkıp oturdu. Yatağın izi Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) yan tarafına çıkmıştı. Ebu Bekr ve Ömer bunu
görünce ağlayarak: "Ey Allah'ın Resulü! Karyola ve döşeğin sertliğinin
sana eziyet verdiğini görüyoruz. Oysa Kisra ve Kayser ipekli kumaş ve saf
ipekten yataklar üzerinde yatıyorlar" dediler. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Öyle demeyin, Kisra ve Kayser'in yatakları
cehennemdedir. Benim yatağımın ve döşeğimin beni götüreceği yer ise
Cennettir" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Zayıf (et-Ta'liku'r-rağib 4/114); Şuayb: Madi
isimli ravi dışında rayileri güvenilir kimselerdir. Ahmed 3/139, 140; Buhari
2468; Müslim 1479; Ebu Davud 5191; Tirmizi 3315; Nesai 4/137, 4/138.
ذكر
استحباب
الاقتناع
للمرء بما
أوتي من الدنيا
مع الإسلام
والسنة
islam ve Sünnetle
Birlikte Kişinin Dünyadan Elde Ettiğiyle Yetinmesinin Müstehaplığı
[ 705 ] أخبرنا
بكر بن أحمد
بن سعيد
العابد
الطاحي بالبصرة
قال حدثنا نصر
بن علي بن نصر
الجهضمي قال
أخبرنا
المقرىء قال
حدثنا حيوة بن
شريح قال
حدثنا أبو
هانئ أن أبا
علي الجنبي
أخبره أنه سمع
فضالة بن عبيد
يقول إنه سمع
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم يقول
طوبى لمن هدي إلى
الإسلام وكان
عيشه كفافا
وقنعه الله به
705- Fadale b. Ubeyd'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"islam'la müşerref olup da sadece geçinecek kadar malı olan ve Yüce Allah'ın
onu bununla kanaat ettirdiği kişiye ne mutlu!''
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 1506); Şuayb: İsnadı
Sahihtir. Ahmed 6/19; Tirmizi 2349.
ذكر
الأمر
بالتخلي عن
الدنيا
والاقتناع
منها بما يقيم
أود المسافر
في رحلته
Dünyaya Yüzçevirmenin ve
Ancak Yolcunun ihtiyacı Olan Kadarıyla Yetinmenin Emredilmesi
[ 706 ] أخبرنا
محمد بن الحسن
بن قتيبة
حدثنا يزيد بن
موهب الرملي
حدثنا بن وهب
عن أبي هانئ
أخبرني أبو
عبد الرحمن
الحبلي عن
عامر بن عبد
الله أن سلمان
الخير حين
حضره الموت
عرفوا منه بعض
الجزع قالوا
ما يجزعك يا
أبا عبد الله
وقد كانت لك
سابقة في
الخير شهدت مع
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم مغازي
حسنة وفتوحا
عظاما قال
يجزعني أن
حبيبنا صلى
الله عليه
وسلم حين
فارقنا عهد
إلينا قال
ليكف اليوم
منكم كزاد
الراكب فهذا
الذي أجزعني
فجمع مال
سلمان فكان
قيمته خمسة
عشر دينارا
قال أبو حاتم
عامر هذا هو عامر
بن عبد قيس
وسلمان الخير
هو سلمان
الفارسي
706- Amir b. Abdillah
anlatıyor: Selman el-Hayr (el-FarisT) ölüm anı geldiği zaman onun korku içinde
olduğunu gördüler. "Ey Ebu Abdillahi Seni korkutan nedir? Senin hayır
işlerinde bayağı bir geçmişin vardır. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
ile beraber bir çok gazve ve güzel fetihlerde bulundun" dediklerinde:
"Habibim Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat edeceği zaman bize: ‘‘Birinize (dünyalık olarak)
bir yolcu azığı kadarı yeter’‘ diye vasiyet etmişti. Benim korkum budur"
karşılığını verdi. Selman'ın malı toplandığında onbeş dinar değerinde olduğu
görüldü.
Ebu Hatim der ki:
"Amir, Amir b. Kays'tır; Selman el-Hayr ise Selman el-
Farisi'dir."
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 1716); Şuayb: İsnadı
sahihtir. Ahmed 5/438; İbn Mace 4104.
ذكر
الإخبار عما
يجب على المرء
من قلة التلهف
عند فوته
البغية في
غدوه
Kişinin Amacına
Ulaşamaması Durumunda Fazla Tasalanmamasının Gerekliliği
[ 707 ] أخبرنا
أبو يعلى قال
حدثنا أبو
خيثمة قال حدثنا
سفيان عن عاصم
عن زر عن عبد
الله قال كنا
مع النبي صلى
الله عليه
وسلم في غار
فنزلت عليه
والمرسلات
عرفا فأخذتها
من فيه وإن
فاه رطب بها
فما أدري
بأيها ختم
فبأي حديث
بعده يؤمنون أو
إذا قيل لهم
اركعوا لا
يركعون فسبقتنا
حية فدخلت في
جحر فقال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
وقيتم شرها
كما وقيت شركم
707- Abdullah (b.
Mes'ud) der ki: Biz Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile bir
mağaradayken Mürselat Suresi nazil olunca, onu Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) ağzından dinleyip öğrenmeye başladım. Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) henüz sureyi okurken "Onlar artık bundan (Kur'an'dan)
sonra hangi söze inanacaklar'' (Mürselat 50) ayetine mi yoksa ''Onlara ‘‘Rüku
edin’‘ denildiğinde rükua varmazlar'' (Mürselat 48) ayetine mi yetişti
bilmiyorum, bir yılan önümüzden kaçarak bir deliğe girdi. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Hem siz onun şerrinden korundunuz, hem o
sizin şerrinizden korundu" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Nesai 2700); Şuayb: İsnadı hasendir.
Ahmed 1/377; Bak hadis no: 708.
[ 708 ] أخبرنا
محمد بن محمود
بن عدي بنسا
قال حدثنا
محمد بن
إسماعيل
الجعفي قال
حدثنا عمر بن
حفص بن غياث
قال حدثنا أبي
قال حدثنا
الأعمش قال حدثني
إبراهيم عن
الأسود عن عبد
الله قال بينما
نحن مع النبي
صلى الله عليه
وسلم في غار
فنزلت عليه والمرسلات
عرفا فإنه
ليتلوها وإني
لأتلقاها من
فيه وإن فاه
لرطب بها إذ
وثبت علينا
حية فقال
النبي صلى
الله عليه
وسلم اقتلوها
فابتدرناها
فذهبت فقال
النبي صلى
الله عليه
وسلم لقد وقيت
شركم كما
وقيتم شرها
708- Abdullah (b.
Mes'ud) der ki: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile bir
mağaradayken Mürselat Suresi nazil olmuştu ve onu Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) okurken ağzından dinleyerek öğreniyorduk. Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) henüz sureyi okuyorken bir yılan bize doğru
fırladı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Onu öldürün!"
buyurdu. Öldürmek için davrandık, ama elimizden kaçtı. Bunun üzerine Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sizin onun şerrinden
korunduğunuz gibi, o da sizin şerrinizden korundu" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 1/428; Buhari
1830; Müslim 2234; Nesai S/208.
ذكر
الإخبار بأن
الإمعان في
الدنيا يضر في
العقبي كما أن
الإمعان في
طلب الآخرة
يضر في فضول
الدنيا
Kendini Dünyaya Adamanın
Ahirete, Ahirete Adamanın ise Dünyanın Gereksiz Şeylerine Zarar Vermesi
[ 709 ] أخبرنا
إسحاق بن
إبراهيم بن
إسماعيل قال
حدثنا قتيبة
بن سعيد قال
حدثنا يعقوب
بن عبد الرحمن
الإسكندراني
عن عمرو بن
أبي عمرو عن
المطلب عن أبي
موسى أن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم قال
من أحب دنياه
أضر بآخرته
ومن أحب آخرته
أضر بدنياه
فآثروا ما
يبقى على ما
يفنى
709- Ebu Musa'nın
bildirdiğine göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Dünyasını seven kişi ahiretine, ahiretini seven kişi de dünyasına zarar
verir. Siz kalıcı olanı fani olana tercih edin."
[Tahric:] Elbani: Zayıf (es-Silsiletu'd-daife 5650); Şuayb: İsnadı
kopukluk nedeniyle zayıflır. Ahmed 4/412.
ذكر
الزجر عن
اتخاذ الضياع
إذ اتخاذها
يرغب في
الدنيا إلا من
عصم الله جل
وعلا
Allah'ın Koruduğu
Kimseler Hariç, Dünyaya Rağbet Ettireceği için Arazi Edinmenin Yasaklanışı
[ 710 ] أخبرنا
أبو يعلى قال
حدثنا أبو
خيثمة قال حدثنا
محمد بن خازم
عن الأعمش عن
شمر بن عطية
عن المغيرة بن
سعد بن الأخرم
عن أبيه عن
عبد الله بن
مسعود قال قال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم لا
تتخذوا
الضيعة فترغبوا
في الدنيا قال
عبد الله
وبالمدينة وما
بالمدينة
وبراذان وما
براذان
710- Abdullah b. Mes'ud,
Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle bildirir: "Tarıma ve
çiftçiliğe kendinizi kaptırmayın, sonra dünyaya meyledersiniz."
Abdullah der ki:
"Böylesi bir durumda Medine ahalisinin hali ne olacak? At sahiplerinin
hali ne olacakı"
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 12). Ahmed 1/377,
1/426; Tirmizi 2328.
ذكر
الأمر بالنظر
إلى من هو دون
المرء في
أسباب الدنيا
Kişiye Dünya işlerinde
Konum Olarak Kendinden Aşağı Olanları Nazarı itibara Almasının Emredilmesi
[ 711 ] أخبرنا
إسحاق بن
إبراهيم بن
إسماعيل قال
حدثنا قتيبة
بن سعيد قال
أخبرنا الليث
بن سعد عن بن
عجلان عن
الأعرج عن أبي
هريرة أن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم قال
إذا رأى أحدكم
من فضل عليه
في الخلق أو
الرزق فلينظر
إلى من هو
أسفل منه ممن
فضل هو عليه
711- Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Biriniz yaradılış (güzellik) ve rızık bakımından kendisinden daha üstte
olanlara baktığı zaman aynı hususlar bakımından kendisinden daha altta olanlara
da baksın."
,
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı hasendir. Bak hadis no: 712,
713, 714.
ذكر
الأمر للمرء
أن ينظر إلى
من هو دونه في
المال والخلق
دون من فوقه
فيهما
Kişiye Mal ve Yaradılış
Olarak Kendinden Üstün Olanları Değil Aşağı Olanları Nazarı itibara Almasının
Emredilmesi
[ 712 ] أخبرنا
محمد بن الحسن
بن قتيبة قال
حدثنا بن أبي
السري قال
حدثنا عبد
الرزاق قال
أخبرنا معمر
عن همام بن
منبه عن أبي
هريرة قال قال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم إذا نظر
أحدكم إلى من
فضل عليه في
المال والخلق
فلينظر إلى من
هو أسفل منه
ممن فضل هو
عليه
712- Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Biriniz mal ve güzellik bakımından kendisinden daha üstte olanlara
baktığı zaman mal ve güzellik bakımından kendisinden daha altta olanlara da
baksın.''
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha; Şuayb: Hadis
sahihtir. Ahmed 2/314; Müslim 2963.
ذكر
الزجر عن أن
ينظر المرء
إلى من فوقه
في أسباب
الدنيا
Kişiye Dünya işlerinde
Konum Olarak Kendinden Üstün Olanları Nazarı itibara Almasının Yasaklanışı
[ 713 ] أخبرنا
أبو خليفة قال
حدثنا مسدد
قال حدثنا أبو
معاوية عن
الأعمش عن أبي
صالح عن أبي
هريرة قال قال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم لا
تنظروا إلى من
هو فوقكم
وانظروا إلى
من هو أسفل
منكم فإنه
أجدر أن لا
تردوا نعمة
الله
713- Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Allah'ın size
bahşettiği nimetleri değersiz görmemeniz için bu konuda sizden daha üstte
olanlara değil, sizden daha aşağıda olanlara bakın" buyurmuştur.
[Tahric:] Elbani: Zayıf (es-Silsiletu'd-daife 633; er-Ravdu'n-nadır
604); Şuayb: İsnadı Buhari'nin şartınca sahihtir. Ahmed 2/254, 2/482; Müslim 2963/9;
Tirmizi 2513; İbn Mace 4142.
ذكر وصف
الفوق الذي في
خبر أبي صالح
الذي ذكرناه
Zikredilen Ebu Salih
Hadisinde Geçen Üsttekilerin Vasfı
[ 714 ] أخبرنا
عبد الرحمن بن
بحر البزار
قال حدثنا بن
أبي عمرو
العدني قال
حدثنا سفيان
عن أبي الزناد
عن الأعرج عن
أبي هريرة قال
قال رسول الله
صلى الله عليه
وسلم إذا رأى
أحدكم من فوقه
في المال
والحسب فلينظر
إلى من هو
دونه في المال
والحسب
714- Ebu Hureyre der ki:
Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Mal ve
soyluluk konusunda sizden daha üstte bulunanlara değil, sizden mal ve soyluluk
konusunda daha aşağıda olanlara bakın."
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih.
Ahmed 2/243; Buhari 6490; Müslim 2963/8; Bak hadis no: 711, 712, 713.
ذكر ما
يستحب للمرء
أن يكون خروجه
من هذه الدنيا
الفانية
الزائلة وهو
صفر اليدين
مما يحاسب
عليه مما في
عنقه
Kişinin Fani ve Geçici
Dünyadan Hesaba Çekilmeyecek Şekilde Mal Edinmeden Ayrılmasının Müstehaplığı
[ 715 ] أخبرنا
إسماعيل بن
داود بن وردان
بالفسطاط حدثنا
عيسى بن حماد
أخبرنا الليث
عن بن عجلان
عن أبي حازم
عن أبي سلمة
بن عبد الرحمن
عن عائشة أنها
قالت اشتد وجع
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم وعنده
سبعة دنانير
أو تسعة فقال
يا عائشة ما
فعلت تلك
الذهب فقلت هي
عندي قال
تصدقي بها
قالت فشغلت به
ثم قال يا عائشة
ما فعلت تلك
الذهب فقلت هي
عندي فقال
ائتني بها
قالت فجئت بها
فوضعها في كفه
ثم قال ما ظن
محمد أن لو
لقي الله وهذه
عنده ما ظن محمد
أن لو لقي
الله وهذه
عنده
715- Hz. Aişe der ki:
Yanında yedi ya da dokuz dinar (altın) olduğu halde Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in ağrısı şiddetlenince: "Ey Aişe! Şu altınları ne
yaptın?" diye sordu. Ben: "Yanımda duruyorlar" deyince:
"Onları tasadduk et" buyurdu. Ancak meşguliyetimden dolayı yapamadım.
Daha sonra yine: "Ey Aişe! Şu altınları ne yaptın?" diye sorunca
"Yanımda duruyorlar" dedim. "Onları bana getir" buyurunca
getirdim. Onları alıp avucuna koydu ve şöyle buyurdu: "Muhammed, bunlar
yanındayken, Allah'a kavuşacak olsa (hayır namına) ne bekler. Muhammed, bunlar
yanındayken, Allah'a kavuşacak olsa (hayır namına) ne bekler."
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 1414)i Şuayb: İsnadı
hasendir. Ahmed 6/49, 6/182.
ذكر
الإخبار عما
يجب على المرء
من ذمه نفسه
عن شهواتها
واحتماله
المكاره في
مرضاة الباري جل
وعلا
Kişiye Yüce Allah'ın
Rızası için Zorluklara Katlanma ile Zevklere Karşı Kendini Yermesinin Gerekmesi
[ 716 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان بخبر
غريب حدثنا
هدبة بن خالد
القيسي حدثنا
حماد بن سلمة
عن ثابت وحميد
عن أنس أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم قال حفت
الجنة
بالمكاره
وحفت النار
بالشهوات
716- Enes b. Malik'in bildirdiğine
göre Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Cennet zorluklarla,
cehennem ise şehvetlerle çevrelenmiştir" buyurmuştur.
[Tahric:] Elbani: Sahihi Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih.
Ahmed 3/153; Müslim 2822; Tirmizi 2559; Darimi 2/339; Bak hadis no: 718.
ذكر
الإخبار بأن
الشديد الذي
غلب نفسه عند
الشهوات
والوساوس لا
من غلب الناس
بلسانه
Diliyle insanları Alt
Eden Değil, Şehvetler ve Kuruntular Konusunda Kendine Hakim Olan Kimsenin
Gerçek Güçlü Sayılması
[ 717 ] أخبرنا
محمد بن أحمد
بن أبي عون
قال حدثنا
هناد بن السري
قال حدثنا أبو
الأحوص عن
سعيد بن مسروق
عن أبي حازم
عن أبي هريرة
قال قال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم ليس
الشديد من غلب
إنما الشديد
من غلب نفسه
717- Ebu Hureyre,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir:
"Kuvvetli olan kişi başkalarına galip gelen kişi değildir. Kuvvetli olan
kişi nefsine hakim olan kişidir."
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahihu'l-Edeb 997); Şuayb: İsnadı Müslim'in
şartınca sahih. Muvatta 3/98,3/99; Ahmed 2/236; Buhari6114; Müslim 2609.
ذكر
الإخبار عما
يجب على المرء
من الاحتراز من
النار مجانبة
الشهوات في
الدنيا
Kişiye Cehennemden
Korunmak için Dünyada Zevklerinden Uzak Durmasının Gerekmesi
[ 718 ] أخبرنا
أحمد بن علي
بن المثنى قال
حدثنا أبو نصر
التمار قال
حدثنا حماد بن
سلمة عن ثابت
عن أنس بن
مالك قال قال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم حفت
الجنة
بالمكاره
وحفت النار بالشهوات
718- Enes b. Malik der
ki: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Cennet hoşa gitmeyen
şeylerle, cehennem ise şehvetlerle çevrelenmiştir" buyurmuştur.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih. Bak
hadis no: 716.
ذكر خبر
ثان يصرح بصحة
ما ذكرناه
Zikrettiğimiz Hususun
Doğruluğuna Delalet Eden ikinci Haber
[ 719 ] أخبرنا
أحمد بن محمد
بن سعيد
المروزي
بالبصرة قال
أخبرنا أحمد
بن منيع قال
حدثنا شبابة
قال حدثنا
ورقاء عن أبي
الزناد عن
الأعرج عن أبي
هريرة قال قال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم حفت
النار
بالشهوات وحفت
الجنة
بالمكاره
719- Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Cehennem
şehvetlerle ve Cennet zorluklarla çevrelenmiştir" buyurmuştur.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in
şartlarına göre sahihtir. Ahmed 2/260; Buhari 6487; Müslim 2823; Ebu Davud
4744; Tirmizi 2560; Nesai 7/3.
Sonraki
sayfa için aşağıdaki link’i kullan: