|
Sahih İbn Hibban |
TAHARE |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب
نواقض الوضوء
Bab: Abdesti Bozan
Şeyler
[ 1096 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان
الشيباني قال
حدثنا حبان بن
موسى قال
أخبرنا عبد
الله عن محمد
بن إسحاق قال
حدثني صدقة بن
يسار عن عقيل
بن جابر عن
جابر بن عبد
الله قال
خرجنا مع رسول
الله صلى الله
عليه وسلم في
غزوة ذات
الرقاع فأصاب
رجل من المسلمين
امرأة رجل من
المشركين
فلما انصرف
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم قافلا
أتى زوجها وكان
غائبا فلما
أخبر حلف لا
ينتهي حتى
يهريق في
أصحاب محمد
صلى الله عليه
وسلم دما فخرج
يتبع أثر رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
فنزل رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
منزلا فقال من
رجل يكلؤنا
ليلتنا هذه
فانتدب رجل من
المهاجرين
ورجل من
الأنصار قالا
نحن يا رسول
الله فقال صلى
الله عليه
وسلم فكونا
بفم الشعب قال
وكان رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
وأصحابه
نزلوا إلى شعب
من الوادي
فلما خرج
الرجلان إلى
فم الشعب قال
الأنصاري
للمهاجري أي
الليل أحب
إليك أن أكفيك
أوله أو آخره
قال اكفني أوله
قال فاضطجع
المهاجري
فنام وقام
الأنصاري يصلي
وأتى زوج
المرأة فلما
رأى شخص الرجل
عرف أنه ربيئة
القوم فرماه
بسهم فوضعه
فيه فنزعه
فوضعه وثبت
قائما يصلي ثم
رماه بسهم آخر
فوضعه فيه
فنزعه وثبت
قائما يصلي ثم
عاد له الثالثة
فوضعه فيه
فنزعه فوضعه
ثم ركع فسجد
ثم أهب صاحبه
وقال أجلس فقد
أتيت فوثب
فلما رآهما الرجل
عرف أنه قد
نذر به هرب
فلما رأى
المهاجري ما
بالأنصاري من
الدماء قال
سبحان الله
أفلا أهببتني
أول ما رماك
قال كنت في
سورة أقرأها
فلم أحب أن
أقطعها حتى
أنفذها فلما
تابع علي
الرمي ركعت
فآذنتك وايم
الله لولا أن
أضيع ثغرا
أمرني رسول
الله صلى الله
عليه وسلم بحفظه
لقطع نفسي قبل
أن أقطعها أو
أنفذها
1096- Cabir b. Abdillah
anlatıyor: Biz, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'le birlikte (hicretin
4. yılında) Zatu'r-Rika Gazası seferine çıktık. Müslümanlardan birisi,
müşriklerden bir adamın hanımını (hurmalıkların yanında) vurdu. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) (kafile olarak oradan) ayrılınca, kadının kocası
geldi. Çünkü adam, (o sırada orada) yoktu. Derken (bu olayadama) haber verildi.
Adam, Muhammed'in arkadaşlarından birinin kanını akıtmadan bu işin peşini
bırakmayacağına- dair yemin etti. Sonra da yola çıkıp Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in izini takip etti. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) bir yerde konakladı. Sonra da: "Bu gecemiz(de) bizi kim
koruyacak?" diye sordu. Bunun üzerine Muhacirlerden bir adam ile Ensar'dan
bir adam bu görevi üstlenerek: "Biz, (koruruz) ey Allah'ın Resulü!"
dediler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Dağ yolunun ağzında /
girişinde durunuz" buyurdu.
Cabir b. Abdillah
devamla der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile sahabileri,
vadinin dar yerinde konakladılar. Bu iki sahabi, vadinin ağzına / giriş kısmına
doğru çıkıp gidince, Ensar'dan olan kişi, Muhacirlerden olan kişiye:
"Gecenin hangi kısmında senin yerine nöbet tutmam sana daha çok
sevimlidir? Baş kısmı mı yoksa son kısmı me" diye sordu. Muhacirlerden olan
kişi: "Bilakis bana benim için gecenin baş kısmında nöbet tutman
kafidir" dedi.
Cabir b. Abdillah
devamla anlatıyor: Bunun üzerine Muhacirlerden olan kişi uyanıp uyudu.
Ensar'dan olan kişi de kalkıp namaza durdu. Bu sırada kadının kocası geldi.
Adam, (Ensar'dan olan) kişinin karaltısını görünce onun, Müslümanların gözcüsü
olduğunu anladı. Sonra da ona bir ok attı ve oku ona isabet ettirdi. Sahabi,
oku çekip çıkardı ve ayakta namaz kılmaya devam etti. Sonra adam, başka bir ok
daha attı ve oku ona yine isabet ettirdi. Sahabi ise yine oku çekip çıkardı ve
ayakta namaz kılmaya devam etti. Adam üçüncü kez bir daha ok attı ve oku ona
isabet ettirdi. Sahabi ise yine oku çekip çıkardı, sonra rüku'ya ve secdeye
vardı. Sonra da arkadaşını uyandırdı. Ona: "Otur, buruldum" dedi.
Bunun üzerine Muhacirlerden olan kişi hemen kalkıp oturdu. Adam, bu iki
sahabiyi görünce, yerinin bilineceğini anladı. Muhacirlerden olan kişi,
Ensar'dan olan kişiden kanlar aktığını görünce: Sübhanallah! Sana ilk oku
attığında beni niçin uyandırmadın?" dedi. O da: "Ben, bir sure
okuyordum. Onu bitirmeden yarıda kesmek istemedim. Ok bana isabet ettiğinde
rükuya vardım ve sana seslendim. Allah'a yemin ederim ki, eğer Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in korumamı emrettiği bir geçidi kaybetmekten
korkmasaydım, muhakkak sureyi kesmeden veya bitirmeden kendim kesilirdim"
dedi.
[Tahric:] Elbani: Hasen (Sahih Ebu Davud 193); Şuayb:
İsnadı zayıftır. Ravi Akil'i İbn Hibbarı dışında tevsik eden yoktur. Ahmed
3/343, 3/344; Ebu Davud 198.
ذكر
الخبر الدال
على أن القيء
ينقض الطهارة
سواء كان ملء
الفم أو لم
يكن
Ağız Dolusu Olsun ya da
Olmasın Kusmanın Abdesti Bozduğuna Delalet Eden Haber
[ 1097 ] أخبرنا
محمد بن إسحاق
بن حزيمة قال
حدثنا أبو
موسى قال
حدثنا عبد
الصمد بن عبد
الوارث قال
سمعت أبي قال
حدثنا حسين
المعلم قال
حدثنا يحيى بن
أبي كثير أن
بن عمرو
الأوزاعي
حدثه أن يعيش
بن الوليد
حدثه أن معدان
بن طلحة حدثه
أن أبا
الدرداء حدثه
أن النبي صلى
الله عليه
وسلم قاء
فأفطر فلقيت
ثوبان في مسجد
دمشق فذكرت له
ذلك فقال صدق
أنا صببت له
وضوءا
1097- Ebu'd-Derda der
ki: "Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kustu ve orucunu açtı."
Derken (bir gün) Sevban-ila DımaşkiŞam Mescidi'nde karşılaştım. Ona bu hadisi
zikrettim. O da: "Doğru söylemiş. Ben (de abdest alması için) Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in (eline) abdest suyu döktüm" dedi.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 2060); Şuayb:
İsnadı Sahihtir. Ahmed 6/443; Ebu Davud 2381; Tirmizi 87; Darimi 2/14.
ذكر خبر
أوهم عالما من
الناس أن
النوم لا يوجب
الوضوء على
النائم في بعض
الأحوال
insanlardan Bir Alime
Bazı Durumlarda Uyumanın Abdesti Bozmayacağı izlenimi Veren İaber
[ 1098 ] أخبرنا
عمر بن محمد
الهمداني
حدثنا عمرو بن
علي حدثنا أبو
عاصم حدثنا بن
جريج قال قلت
لعطاء أي حين
أحب إليك أن
أصلي للعتمة
إما إماما
وأما خلوا
فقال سمعت بن
عباس يقول اعتم
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم بالعتمة
حتى رقد الناس
واستيقظوا
ورقدوا
واستيقظوا فقال
عمر رضى الله
تعالى عنه
الصلاة
الصلاة فخرج
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم كأني
أنظر إليه
الآن تقطر
رأسه ماء
واضعا يديه
على رأسه فقال
لولا أن أشق
على أمتي
لأمرتهم أن
يصلوا هكذا
1098- ibn Cüreyc der ki:
Ata'ya: "Yatsı namazını hangi vakitte kılmam senin için daha sevimlidir?
imamla kılmam mı, yoksa tek olarak kılmam mı?" diye sorduğumda şu
karşılığı verdi: ibn Abbas'ın şöyle dediğini işittim: Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) bir gece insanlar uyuyana kadar yatsı namazını geciktirmişti.
Sonra uyandılar, ardından tekrar uyudular ve yine uyandılar. Ömer kalkıp:
"(Ey Allah'ın Resulü!) Namaa! Namaz!" deyince, Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) namaz için çıktı. Şu anda kendisine bakar gibiyim.
Saçlarından su damlamaktaydı. Ellerini başının üzerine koymuş bir şekilde:
"Eğer ümmetime zorluk verecek olmasaydım yatsı namazını bu vakitte
kılmalarını emrederdim" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Nesai 517); Şuayb:
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Buhari 571; Müslim 642; Nesai
1/266; Bak hadis no: 1532.
ذكر
الخبر الدال
على أن هذا
الخبر كان في
أول الإسلام
Bu Hadisin islamiyet'in
Başlangıcıyla İlgili Olduğuna Delalet Eden Haber
[ 1099 ] أخبرنا
بن خزيمة
حدثنا محمد بن
رافع حدثنا
عبد الرزاق
حدثنا بن جريج
أخبرني نافع
حدثنا بن عمر
أن النبي صلى
الله عليه
وسلم شغل ذات
ليلة عن صلاة
العتمة حتى
رقدنا في
المسجد ثم
استيقظنا ثم
رقدنا ثم
استيقظنا ثم
خرج فقال صلى
الله عليه
وسلم ليس
ينتظر أحد من
أهل الأرض
الصلاة غيركم
1099- Abdullah b. Ömer
bildiriyor: Bir gece Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) meşguliyetinden
dolayı yatsı namazını geciktirdi. Öyle ki biz arada uyuduk, kalktık, uyuduk
kalktık, uyuduk kalktık, Sonrasında Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
yanımıza çıktı ve: "Bu gece yeryüzünde sizden başka bu namazı bekleyen
yoktur" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 194); Şuayb:
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 2/88; Buhari570; Müslim
639/221; Bak hadis no: 1537.
ذكر
الخبر الدال
على أن الرقاد
الذي هو
النعاس لا
يوجب على من
وجد فيه وضوءا
وأن النوم
الذي هو زوال
العقل بوجب
على من وجد
فيه وضوءا
Uyuklamanın Değil Aklı
Devre Dışı Bırakan Uykunun Abdesti Gerektirdiğine Delalet Eden Haber
[ 1100 ] أخبرنا
أبو يعلى
حدثنا هارون
بن معروف
حدثنا سفيان
عن عاصم عن زر
قال أتيت
صفوان بن عسال
المرادي فقال
لي ما حاجتك قلت
له ابتغاء
العلم قال فإن
الملائكة تضع
أجنحتها
لطالب العلم
رضى بما يطلب
قلت حك في نفسي
المسح على
الخفين بعد
الغائط
والبول وكنت امرأ
من أصحاب
النبي صلى
الله عليه
وسلم فأتيتك
أسألك هل سمعت
منه في ذلك
شيئا قال نعم
كان يأمرنا
إذا كنا في
سفر أو
مسافرين أن لا
ننزع خفافنا
ثلاثة أيام
ولياليهن إلا
من جنابة لكن
من غائط وبول
ونوم
1100- Zir anlatıyor:
Safvan b. Assal el-Muradl'nin yanına gittiğimde bana: ''Neden geldin?"
diye sordu. Ona: "ilim edinmek için geldim" karşılığını verdiğimde:
"Melekler, ilim peşinde olandan razı olup bundan dolayı ona kanat
gererler" dedi. Ben: "Büyük veya küçük abdest bozduktan sonra mestler
üzerine mesh etmek beni rahatsız ediyor. Sen, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) ashabındansın. Bu sebeple, bu konuda bir şey duyup duymadığını
sormak istedim" deyince, Safvan: "Evet. Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem), bize seferdeyken veya yolcuyken cünüplük durumu hariç, büyük abdest
küçük abdest bozma ve uyku sebebiyle üç gün boyunca (abdest alıp ayakları
yıkamak için mestlerimizi çıkarmamamızı emrederdi" karşılığını verdi.
[Tahric:] Elbani: Hasen sahih (et-Ta'liku'r-rağıb
1/62)i Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed 4/239; Nesai 1/831 Tirmizi96; İbn Mace
478.
قال
أبو حاتم
الرقاد له
بداية ونهاية
فبدايته
النعاس الذي
هو أوائل
النوم وصفته
أن المرء إذا
كلم فيه يسمع
وإن أحدث علم
إلا أنه
يتمايل
تمايلا
ونهايته زوال
العقل وصفته
أن المرء إذا
أحدث في تلك
الحالة لم
يعلم وإن تكلم
لم يفهم
فالنعاس لا
يوجب الوضوء على
أحد قليله
وكثيره على أي
حالة كان
الناعس والنوم
يوجب الوضوء
على من وجد
على أي حالة
كان النائم
على أن اسم
النوم قد يقع
على النعاس والنعاس
على النوم
ومعناهما
مختلفان
والله عز وجل
فرق بينهما
بقوله { لا
تأخذه سنة ولا
نوم } ولما قرن
صلى الله عليه
وسلم في خبر صفوان
بين النوم
والغائط
والبول في
إيجاب الوضوء
منها ولم يكن
بين البول
والغائط
فرقان وكان كل
واحد منهما
قليل أحدهما
أو كثيره أوجب
عليه الطهارة
سواء كان
البائل قائما
أو قاعدا أو
راكعا أو ساجد
كان كانت كل
من نام بزوال
العقل وجب
عليه الوضوء
سواء اختلفت
أحواله أو
اتفقت لأن
العلة فيه
زوال العقل لا
تغير الأحوال
عليه كما أن
العلة في
الغائط
والبول وجودهما
لا تغير أحوال
البائل
والمتغوط فيه
Ebu Hatim der ki:
"Uyuklamanın (rukad) bir başı ve sonu vardır. Başı uykunun başlangıcı da olan
mayışma (nu'as) durumudur. Uyuklamada kişi kendisiyle konuşulduğu zaman bunu
duyar. Kendisinden abdestini bozacak bir şey çıktığı zaman bunun farkına varır.
Ancak mayışmış olduğu için sağa sola sallanır vaziyettedir. Uyuklamanın sonu da
aklın gitmesi, devre dışı kalmasıdır. Böylesi bir durumda da kişi kendisinden
abdestini bozacak bir şey çıktığı zaman farkına varmaz. Kendisiyle konuşulduğu
zaman söylenenleri anlamaz. Uyuklama hafif de, ağır da olsa hiçbir durumda
abdesti gerektirmez. Uyku (nevın) ise her durumda abdesti gerektirir. Anlamları
farklı olsa da uyuklama (nu'as) ile uyku (nevm) ifadeleri birbirleri yerine
kullanılır. Yüce Allah da "Kendisini uyuklalama ve uyku tutmaz"
(Bakara 255) buyurarak ikisini birbirinden ayırmıştır. Safvan'ın rivayetinde de
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) abdesti gerektiren durumları
sıralarken uyku, büyük abdest ve küçük abdesti birlikte zikretmiştir. Büyük ile
küçük abdest arasında fark yoktur. Her birinin azı veya çoğu abdesti bozar ve
abdest gerektirir. Küçük abdestin ayakta veya oturarak veya rükuda veya secdede
iken yapılması arasında fark yoktur ve abdesti gerektirir. Aynı şekilde aklı
devre dışı kalacak şekilde uykuya dalan kişiye de abdest gerekmektedir. Kişinin
içinde bulunduğu durum bu hükmü değiştirmez. Zira burada abdesti gerektiren
illet, kişinin içinde bulunduğu durum değil aklın gitmesidir. Büyük ve küçük
abdestte kişinin hangi durumda olduğu hükmü değiştirmediği gibi uykuya dalan
kişinin de durumu hükmü değiştirmez."
ذكر
الأمر
بالوضوء من
المذي وضوء
الصلاة
Mezi Görme Durumunda
Namaz Abdesti Gibi Abdest Almanın Emredilmesi
[ 1101 ] أخبرنا
عمر بن سعيد
بن سنان
أخبرنا أحمد
بن أبي بكر عن
مالك عن أبي
النضر مولى
عمر بن عبيد
الله عن
سليمان بن
يسار عن
المقداد بن
الأسود أن علي
بن أبي طالب
أمره أن يسأل
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم عن الرجل
إذا دنا من
أهله ماذا
عليه فإن عندي
ابنته وأنا
أستحيي أن
أسأله قال
المقداد
فسألت رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
فقال إذا وجد
ذلك فلينضح
فرجه وليتوضأ
وضوءه للصلاة
قال أبو حاتم
مات المقداد
بن الأسود
بالجرف سنة
ثلاث وثلاثين
ومات سليمان
بن يسار أربع
وتسعين وقد
سمع سليمان بن
يسار المقداد
وهو بن دون
عشر سنين
1101- Mikdad
ibnu'I-Esved anlatıyor: Ali b. Ebi Talib, Mikdad; Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem)'e gidip hanımına yaklaşıp da kendisinden mezi çıkan kişinin ne yapması
gerektiğini sormasını istedi. (Hz. Ali der ki): Çünkü benim yanımda, Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in kızı bulunmaktadır. Dolayısıyla da ben, ona
böyle bir şey sormaktan utanırım" (dedi). Mikdad da der ki: Bunun üzerine
(bu meselenin hükmünü) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e sordum. O da:
"Sizden birisi mezi bulduğunda cinsel organına su serpsin ve namaz için
(abdest aldığı gibi) abdest alsın" buyurdu.
Ebu Hatim der ki:
"Mikdad b. el-Esved, Curf'ta 33 senesinde; Süleyman b. Yesar, 94 senesinde
vefat etti. Süleyman b. Yesar ise, Mikdad'ı 10 yaşında iken dinlemiştir. "
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 202); Şuayb:
Ravileri güvenilir kimselerdir. Muvatta 1/40; Ahmed 6/5; Müslim 303/19; Ebu
Davud 207; Nesai 1/214; İbn Mace 505.
ذكر
البيان بأن
قوله صلى الله
عليه وسلم
فلينضح فرجه
أراد به
فليغسل ذكره
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in "Cinsel Organına Su Serpsin" Sözüyle Onun
Yıkanmasını Kastetmesi
[ 1102 ] أخبرنا
الفضل بن
الحباب
الجمحي حدثنا
أبو الوليد
الطيالسي حدثنا
زائدة بن
قدامة حدثني
الركين بن
الربيع الفزاري
عن حصين بن
قبيصة عن علي
بن أبي طالب قال
كنت رجلا مذاء
فسألت النبي
صلى الله عليه
وسلم فقال إذا
رأيت المذي
فاغسل ذكرك
وإذا رأيت
الماء فاغتسل
قال أبو حاتم
يشبه أن يكون
علي بن أبي
طالب أمر
المقداد أن
يسأل رسول الله
صلى الله عليه
وسلم عن هذا
الحكم فسأله وأخبره
ثم أخبر
المقداد عليا
بذلك ثم سأل
علي رسول الله
صلى الله عليه
وسلم عما
أخبره به المقداد
حتى يكونا
سؤالين في
موضعين
مختلفين والدليل
على انهما
كانا في
موضعين أن عند
سؤال علي
النبي صلى
الله عليه
وسلم أمره
بالاغتسال
عند المني
وليس هذا في
خبر المقداد
يدلك هذا على
أنهما غير
متضادين
1102- Ali b. Ebi Talib
bildiriyor: Ben, çokça mezi gören bir kimseydim. Bu durumu Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e sordum. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Mezi gördüğün zaman cinsel organını yıka. Meni gördüğünde ise
yıkan" buyurdu.
Ebu Hatim der ki:
"Belki de Ali b. Ebi Talib, Mikdild'dan bunun hükmünü
Resulullah'a (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) sormasını istemiş, Mikdad sorunca da Allah Resulü (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) hükmü bildirmiş, sonradan Mikdild bunu Ali'ye aktarmıştır.
Daha sonra da Hz. Ali, Mikdad'ın aktardığını Resulunah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) sormuştur. Bu şekilde soruların farklı zamanlarda sorulduğu ve
aralarında herhangi bir çelişki olmadığı anlaşılabilir. Bu soruların farklı
zamanlarda sorulduğunun delili de Ali'nin sormasına karşılık Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) meni görüldüğünde guslü emretmesidir. Mikdad'ın
rivayetinde bu kısım bulunmamaktadır."
[Tahric:] Elbani: Sahih (el-İrva' 125; Sahih Ebu Davud
201); Şuayb: Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 1/145; Buhari 132; Müslim 303; Ebu
Davud 206; Tirmizi 114; Nesai 1/112; İbn Mace 504; Bak hadis no: 1101, 1104,
1105, 1106.
ذكر
الخبر الدال
على أن غسل
الذكر للذي لا
يجزئ به صلاته
دون الوضوء
وأن الوضوء
يجزئ عن نضح
الثوب له
Mezi Görüldüğünde Abdest
Olmadan Sadece Cinsel Organı Yıkamanın Namaz için Yeterli Olmayacağına, Abdest
Almanın ise Giysiye Bulaşan Meziye Su Serpmenin Yerini Tuttuğuna Delalet Eden
Haber
[ 1103 ] أخبرنا
أبو يعلى
حدثنا أبو
خيثمة حدثنا
إسماعيل بن
إبراهيم
حدثنا محمد بن
إسحاق حدثني
سعيد بن عبيد بن
السباق عن
أبيه عن سهل
بن حنيف قال
كنت ألقى من
المذي شدة
فكنت أكثر
الاغتسال منه
فسألت رسول
الله صلى الله
عليه وسلم عن
ذلك فقال إنما
يجزئك منه
الوضوء فقلت
فكيف بما يصيب
ثوبي منه قال
يكفيك أن تأخذ
كفا من ماء
فتنضح بها من
ثوبك حيث ترى
أنه أصابه
1103- Sehl b. Huneyf
anlatıyor: Ben, meziden dolayı zorluğa maruz kalırdım. Bundan dolayı da çokça
boy abdesti alırdım. Nihayet (bu durumu) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'e sordum. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de: ''Meziden dolayı
yalnız abdest almak sana kafidir" buyurdu. Ben: ''Ey Allah'ın Resulü!
Elbiseme bulaşan mezı ne olacak?'' diye sordum. Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem): ''Bir avuç su alıp giysine değdiğini gördüğün yere serpmen yeterli
olur" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Hasen (Sahih Ebu Davud 205); Şuayb:
İsnadı kavıdir. Ebu Davud 210; Tirmizi 115; İbn Mace 506; Darimi 1/184.
ذكر
إيجاب الوضوء
على الممذي
والاغتسال
على الممني
Mezi Gören Kimseye
Abdest, Meni Gören Kimseye ise Gusül Gerekmesi
[ 1104 ] أخبرنا
عمر بن محمد
الهمداني قال
حدثنا محمد بن
عثمان العجلي
قال حدثنا
حسين بن علي
عن زائدة عن
أبي حصين عن
أبي عبد
الرحمن
السلمي عن علي
بن أبي طالب
قال كنت رجلا
مذاء فسألت
النبي صلى
الله عليه
وسلم فقال إذا
رأيت الماء
فاغسل ذكرك
وتوضأ وإذا رأيت
المني فاغتسل
1104- Hz. Ali der ki:
Mezisi çok olan biri idim. Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
sorduğumda: "Islaklık gördüğünde cinsel organını yıkayıp abdest al. Meniyi
görürsen yıkanırsın" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Buhari'nin şartınca
sahihtir. Ahmed 1/129; Buhari 269; Nesai 1/96; Bak hadis no: 1102, 110l.
ذكر خبر
أوهم من لم
يحكم صناعة
الحديث أنه
مضاد لخبر أبي
عبد الرحمن
السلمي الذي
ذكرنا
Hadis ilminde Derinliği
Olmayana Üstteki Ebu Abdirrahman esSülemi Hadisine Aykırı Olduğu izlenimi Veren
Haber
[ 1105 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان قال
حدثنا أمية بن
بسطام قال
حدثنا يزيد بن
زريع قال
حدثنا روح بن
القاسم عن بن
أبي نجيح عن
عطاء عن إياس
بن خليفة عن
رافع بن خديج
أن عليا أمر
عمارا أن يسأل
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم عن المذي
فقال يغسل
مذاكيره
ويتوضأ
1105- Rafi b. Hadic
bildiriyor: Hz. Ali, Ammar'dan, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e;
mezi (gören kimsenin durumunu) sormasını istedi. (O da, Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'e mezi gören kimsenin durumunu sordu.) Bunun üzerine Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Cinsel organı ile hayalarını
yıkar ve abdest alır.'' buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih "Ammar" isminin
zikredilmesi hariç; Şuayb: Ravileri Sahih ricalidir; Nesai 1/97.
ذكر خبر
ثالث يوهم من
لم يطلب العلم
من مظانه أنه
مضاد للخبرين
اللذين تقدم
ذكرنا لهما
ilim Talebesine Önceki
iki Hadise Aykırı Olduğu izlenimi Veren Üçüncü Haber
[ 1106 ] أخبرنا
أبو خليفة قال
حدثنا
القعنبي عن
مالك عن أبي
النضر مولى
عمر بن عبيد
الله عن
سليمان بن
يسار عن
المقداد بن
الأسود أن علي
بن أبي طالب
أمره أن يسأل
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم عن الرجل
إذا دنا من
أهله فخرج منه
المذي ماذا
عليه فإن عندي
ابنته وأنا
أستحيي أن
أسأله قال
المقداد
فسألت رسول
الله صلى الله
عليه وسلم عن
ذلك فقال إذا
وجد أحدكم ذلك
فلينضح فرجه
وليتوضأ وضوءه
للصلاة
1106- Mikdad b. el-Esved
anlatıyor: Ali b. Ebi Talib, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gidip
hanımına yaklaşıp da kendisinden mezi çıkan kişinin ne yapması gerektiğini
sormamı istedi ve bana: "Çünkü benim yanımda, Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in kızı bulunmaktadır. Dolayısıyla da ben, ona böyle bir şey
sormaktan utanırım" dedi. Bunun üzerine (bu meselenin hükmünü) Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e sordum. O da: "Sizden birisi mezi
bulduğunda cinsel organına su serpsin ve namaz için abdest alsın" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 202); Şuayb:
Ravileri güvenilir kimselerdir. Ebu Davud 207; Bak hadis no: 1101.
قال
أبو حاتم رحمه
الله قد يتوهم
بعض المستمعين
لهذه الأخبار
ممن لم يطلب
العلم من
مظانه ولا دار
في الحقيقة
على أطرافه أن
بينها تضادا أو
تهاترا لأن في
خبر أبي عبد
الرحمن
السلمي سألت
النبي صلى
الله عليه
وسلم وفي خبر
إياس بن خليفة
أنه أمر عمارا
أن يسأل النبي
صلى الله عليه
وسلم وفي خبر
سليمان بن
يسار أنه أمر
المقداد أن
يسأل رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
وليس بينها
تهاتر لأنه
يحتمل أن يكون
علي بن أبي
طالب أمر
عمارا أن يسأل
النبي صلى الله
عليه وسلم
فسأله ثم أمر
المقداد ان
يسأله فسأله
ثم سأل بنفسه
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
والدليل على
صحة ما ذكرت
أن متن كل خبر
يخالف متن
الخبر الآخر
لأن في خبر
أبي عبد
الرحمن كنت
رجلا مذاء
فسألت النبي
صلى الله عليه
وسلم فقال إذا
رأيت الماء
فاغتسل وفي
خبر إياس بن
خليفة أنه أمر
عمارا أن يسأل
النبي صلى
الله عليه
وسلم فقال
يغسل مذاكيره
ويتوضأ وليس
فيه ذكر المني
الذي في خبر
أبي عبد
الرحمن وخبر
المقداد بن
الأسود سؤال
مستأنف فيسأل
أنه ليس
بالسؤالين
الأولين
اللذين ذكرناهما
لأن في خبر
المقداد أن
علي بن أبي
طالب امره أن
يسأل رسول
الله صلى الله
عليه وسلم عن
الرجل إذا دنا
من أهله فخرج
منه المذي
ماذا عليه فإن
عندي ابنته
فذلك ما وصفنا
على أن هذه
أسئلة
متباينة في
مواضع مختلفة
لعلل موجودة
من غير أن
يكون بينها
تضاد أو تهاتر
Ebu Hatim der ki: ilmi
ehlinden öğrenmeyen ve hakikati etraflıca düşünmeyenlerden bu hadisleri işitenler
aralarında çelişki ve tutarsızlık olduğunu düşünebilirler. Zira EbU Abdirrahman
es-Sülemi'nin rivayetinde Hz. Ali'nin bu konuyu Resulullah'a (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) doğrudan kendisinin sorduğu zikredilmiştir. İyas b. HalIfe'nin
rivayetinde Ali'nin Ammar'dan bunu Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
sormasını istediği zikredilmiştir. Süleyman b. Yesar'ın rivayetinde ise Ali,
Mikdad'dan bunu Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sormasını istediği
zikredilmiştir. Ancak bu rivayetler arasında herhangi bir çelişki ve
tutarsızlık bulunmamaktadır. Zira Ali b. Ebi Talib önce Ammar'ın bunu
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sormasını istemiş, Ammar sorduktan
sonra Mikdad'ın da aynı şeyi Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sormasını
istemiş, Mikdad da sorduktan sonra bizzat kendisi de bunu Resulullah'a
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) sormuş olabilir.
Bu hadislerden her
birinin metninin diğerinden farklı olması da bu söylediğim şeyin doğruluğunu göstermektedir.
Zira Ebu Abdirrahman'ın rivayetinde "Mezisi çok olan biri idim.
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sorduğumda: ‘‘Islaklık gördüğünde
cinsel organını yıkayıp abdest aL. Meniyi görürsen yıkanırsın’‘ buyurdu"
denilir.
İyas b. Halife'nin
rivayetinde Hz. Ali'nin Ammar'dan bunu Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) sormasını istediği, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Cinsel organı ile hayalarını yıkar ve abdest alır" cevabını verdiği
zikredilir. İyas'ın rivayetinde Ebu Abdirrahman'ın rivayetinde olduğu gibi
meniden bahsedilmez.
Mikdad b. el-Esved'in
rivayetinde ise diğer rivayetlerden farklı olarak yeni bir soruya yer verilir.
Bu rivayete göre Ali b. Ebi Talib, Mikdad'dan hanımına yaklaşıp da kendisinden
mezi çıkan kişinin ne yapması gerektiğini Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) sormasını istemiş ve: "Çünkü benim yanımda, Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) kızı bulunmaktadır. Dolayısıyla da ben, ona böyle
bir şey sormaktan utanırım" demiştir. Bu da bize dediğim gibi bunları
farklı yer ve zamanlarda, farklı sebeplerden dolayı sorulduğunu, aralarında
herhangi bir çelişki ve tutarsızlık bulunmadığını göstermektedir.
ذكر
إيجاب الوضوء
من المذي
والاغتسال من
المني
Meziden Abdest ve
Meniden ise Guslün Vacibiyeti
[ 1107 ] أخبرنا
عمر بن محمد
الهمداني قال
حدثنا بشر بن
معاذ قال
حدثنا عبيدة
بن حميد
الحذاء قال حدثنا
الركين بن
الربيع بن
عميلة عن حصين
بن قبيصة عن
علي بن أبي
طالب قال كنت
رجلا مذاء فجعلت
أغتسل في
الشتاء حتى
تشقق ظهري
فذكرت ذلك للنبي
صلى الله عليه
وسلم أو ذكر
له فقال لا
تفعل إذا رأيت
المذي فاغسل
ذكرك وتوضأ
وضوءك للصلاة
وإذا نضحت
الماء فاغتسل
1107- Ali b. Ebı Talib
der ki: Ben mezisi çok gelen biriydim ve mezi sebebiyle kışın bile guslettiğim
için sırtım çatladı. Bu durumu Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
anlattığımda veya Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) anlatıldığında:
"Böyle yapma. Mezi gördüğün zaman erkeklik organını yıka ve namaz abdesti
gibi abdest al. Meni geldiği zaman ise guslet" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed
1/109; Ebu Davud 206; Nesai 1/111; Bak, hadis no: 1102.
ذكر خبر
فيه كالدليل
على أن الوضوء
لا يجب من لمس
المرء ذوات
المحارم
Mahremine Dokunmaktan
Dolayı Kişiye Abdestin Gerekmediğine Delil Olabilecek Haber
[ 1108 ] أخبرنا
إسحاق بن
إبراهيم بن
إسماعيل قال
حدثنا قتيبة
بن سعيد قال
حدثنا الليث
عن بن شهاب عن
عروة عن عائشة
أنها أخبرته
انها كانت
تغتسل مع رسول
الله صلى الله
عليه وسلم في
الإناء
الواحد
1108- Hz. Aişe
bildiriyor: "Kendisi ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aynı kaptan
guslederdi.''
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 70;
er-Ravdu'n-nadır 798; et-Ta'lik ala İbn Huzeyme 2381; Şuayb: Buhari ve
Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 6/37, 6/127; Buhari 250; Müslim
319/41; Ebu Davud 238; Nesai 1/127; İbn Mace 376; Darimi 1/191, 1/192; Bak
hadis no: 1111, 1192, 1195, 1262, 1264.
ذكر
الخبر الدال
على أن
الملامسة من
ذوات المحارم
لا توجب
الوضوء
Mahremine Dokunmaktan
Dolayı Abdestin Gerekmediğine Delalet Eden Haber
[ 1109 ] أخبرنا
أبو خليفة قال
حدثنا
القعنبي عن
مالك عن عامر
بن عبد الله
بن الزبير عن
عمرو بن سليم
الزرقي عن أبي
قتادة أن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم كان
يصلي وهو حامل
أمامة بنت زينب
ابنته فكان
إذا قام حملها
وإذا سجد
وضعها
1109- Ebu Katade
bildiriyor: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namazı kıldırırken
kızı Zeyneb'den olan torunu Umame'yi (omzunda) taşıyordu. Secdeye giderken yere
koyuyor, kalkınca da onu geri alıyordu."
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 851); Şuayb:
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Muvatta 1/170; Ahmed 5/295;
Buhari 516; Müslim 543/41; Ebu Davud 917; Nesai 3/10; Darimi 1/316; Bak hadis
no: 1110.
ذكر
الخبر الدال
على نفي إيجاب
الوضوء من الملامسة
إذا كانت من
ذوات المحارم
Mahremine Dokunmaktan
Dolayı Kişiye Abdestin Gerekmediğine Delil Olan Haber
[ 1110 ] أخبرنا
الفضل قال
حدثنا أبو
الوليد
الطيالسي قال
حدثنا ليث بن
سعد عن سعيد
بن أبي المقبري
عن عمرو بن
سليم الزرقي
أنه سمع أبا
قتادة يقول
بينما نحن على
باب رسول الله
صلى الله عليه
وسلم جلوس إذ
خرج علينا
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم يحمل
أمامه بنت أبي
العاص بن
الربيع وأمها
زينب بنت رسول
الله صلى الله
عليه وسلم وهي
صبية فصلى
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم وهي على
عاتقه يضعها
إذا ركع ويعيدها
على عاتقه إذا
قام حتى قضى
صلاته يفعل
ذلك بها
1110- Ebu Katade der ki:
Bizler Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kapısı önünde oturuyorken
yanımıza çıktı. Ebu'l-As b. er-Rabi'nin kızı Umame de omuzlarındaydı. (Torunu)
Umame, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kızı Zeyneb'in kızıydı. Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namaz kılarken de onu omuzlarında
taşıdı. Rüku'ya gittiği zaman yere koyuyor, secdeden kalktığı zaman da
omuzlarına alıyordu. Bu şekilde omzuna alıp indirerek de namazını
bitirdi."
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 851); Şuayb:
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 5/303; Buhari 5996; Müslim
543; Ebu Davud 918; Nesai 2/45; Darimi 1/316; Bak hadis no: 1109.
ذكر خبر
فيه كالدليل
على أن
الملامسة
للرجل من
امرأته لا
يوجب الوضوء
عليها
Kişinin Karısına
Dokunmaktan Dolayı Abdest Tazelemesi Gerekmediğine Delalet Eden Haber
[ 1111 ] أخبرنا
عمر بن محمد
الهمداني قال
حدثنا أبو
الطاهر قال
حدثنا بن وهب
قال حدثني
أفلح بن حميد
الأنصاري أنه
سمع القاسم بن
محمد يقول سمعت
عائشة تقول إن
كنت لأغتسل
أنا ورسول
الله صلى الله
عليه وسلم من
إناء واحد
تختلف أيدينا فيه
وتلتقي
1111- Aişe der ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte aynı kaptan
yıkanırdık. Ellerimiz kaba gider gelir ve karşılaştıkları olurdu."
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 70; er-Ravdu'n-nadir
798; et-Ta'lik ala İbn Huzeyme 238); Şuayb: Müslim'in şartınca sahih. Ahmed
6/192; Buhari' 261; Müslim 321/45; Nesai 1/201; Bak hadis no: 1108; Bak hadis
no: 1262, 1264.
[ 1112 ] أخبرنا
الحسين بن
إدريس
الأنصاري قال
أخبرنا أحمد
بن أبي بكر عن
مالك عن عبد
الله بن أبي
بكر بن محمد
بن عمرو بن
حزم أنه سمع
عروة بن
الزبير يقول
دخلت على
مروان بن
الحكم فذكرنا
ما يكون منه
الوضوء فقال
مروان
أخبرتني بسرة
بنت صفوان
أنها سمعت
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم يقول إذا
مس أحدكم ذكره
فليتوضأ
1112- Urve b. ez-Zübeyr
der ki: Mervan b. el-Hakem'in yanına girdiğimde abdesti gerektirecek durumları
konuştuk. Mervan dedi ki: "Busre binti Safvan'ın bana bildirdiğine göre
kendisi Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ‘‘Biriniz tenasül uzvuna
dokunduğu zaman abdest alsın’‘ buyurduğunu işitmiştir.''
[Tahric:] Elbani: Sahih (el-İrva' 116; Sahih Ebu Davud
175); Şuayb: İsnadı sahihtir. Muvatta 1/42; Ahmed 6/406; Ebu Davud 181; Nesai
1/100; Darimi 1/185; Bak hadis no: 1113-1118.
قال
أبو حاتم رضى
الله تعالى
عنه عائذ
بالله أن نحتج
بخبر رواه
مروان بن
الحكم وذووه
في شيء من
كتبنا لأنا لا
نستحل
الاحتجاج بغير
الصحيح من
سائر الأخبار
وإن وافق ذلك
مذهبنا ولا
نعتمد من
المذاهب إلا
على المنتزع
من الآثار وإن
خالف ذلك قول
أئمتنا وأما
خبر بسرة الذي
ذكرناه فإن
عروة بن
الزبير سمعه من
مروان بن
الحكم عن بسرة
فلم يقنعهم
ذلك حتى بعث
مروان شرطيا
له إلى بسرة
فسألها ثم
آتاهم
فأخبرهم بمثل
ما قالت بسرة
فسمعه عروة
ثانيا عن
الشرطي عن
بسرة ثم لم
يقنعه ذلك ختى
ذهب إلى بسرة
فسمع منها
فالخبر عن
عروة عن بسرة
متصل ليس
بمنقطع وصار
مروان
والشرطي
كأنهما
عاريتان
يسقطان من
الإسناد
Ebu Hatim der ki:
"Kitaplarımızda Mervan b. el-Hakem ve benzerlerinden gelen bir haberi
delil olarak kullanmaktan Allah'a sığınırız. Zira mezhebimizin görüşleriyle
mutabık olsa dahi sahih olmayan haberleri delil olarak kullanmayı caiz görmez,
hocalarımızın görüşlerine muhalif olsa sadece sahihi olan hadislere itibar
ederiz. Zikrettiğimiz Busre hadisine gelince, Urve b. ez-Zübeyr bunu Mervan b.
el-Hakem vasıtasıyla Busre'den işitmiştir. İkna olmayınca Mervan
muhafızlarından birini Busre'ye gönderip bunu sordurmuştur. Muhafız gelip
Busre'den naklen aynı şeyi söyleyince Zübeyr bunu ikinci kez muhafız olan adam
vasıtasıyla Busre'den işitmiştir. Ancak yine ikna olmayınca bu kez bizzat
kendisi gidip Busre'ye sormuş ve aynı şeyi onun ağzından dinlemiştir.
Dolayısıyla bu hadis Urve kanalıyla Busre'den muttasıl bir şekilde gelmiştir ve
munkati' değildir. Mervan ve muhafızın ise bu hadiste herhangi bir katkıları
yoktur ve isnadda yok hükmündedirler."
ذكر
الخبر الدال
على أن عروة
سمع هذا الخبر
من بسرة نفسها
Bu Hadisi Urve'nin
Bizzat Busre'den işittiğine Delalet Eden Haber
[ 1113 ] أخبرنا
أحمد بن خالد
بن عبد الملك
بن عبيد الله
بن مسرح
الحراني أبو
بدر بسر
غامرطا من ديار
مضر قال حدثنا
أبي قال حدثنا
شعيب بن إسحاق
قال حدثني
هشام بن عروة
عن أبيه أن
مروان بن
الحكم حدثه عن
بسرة بنت
صفوان أن
النبي صلى
الله عليه
وسلم قال إذا
مس أحدكم ذكره
فليتوضأ قال
فأنكر ذلك
عروة فسأل
بسرة فصدقته
1113- Hişam b. Urve.
babasından bildiriyor: "Mervan'ın Busre binti Safvan'dan naklen bildirdiğine
göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ‘‘Biriniz tenasül uzvuna
dokunduğu zaman abdest almadan namaz kılmasın’‘ buyurmuştur."
Ravi der ki: "Urve
buna itiraz etmiş ve hadisi Busre'ye sormuş, ancak Busre bu konuda Mervan'ı
dOğrulamıştır."
[Tahric:] Elbani: Sahih (el-İrva' 116; Sahih Ebu Davud
175); Şuayb: Ravileri güvenilir kimselerdir. Nesai: 1/216; Tirmizi: 83; Bak
hadis no: 1112.
ذكر خبر
ثان يصرح بأن
عروة بن
الزبير سمع
هذا الخبر من
بسرة كما
ذكرناه قبل
Bu Hadisi Üstte Geçtiği
Gibi Urve b. ez-Zübeyr'in Bizzat Busre'den işittiğini ifade Eden ikinci Haber
[ 1114 ] أخبرنا
محمد بن إسحاق
بن خزيمة قال
حدثنا محمد بن
رافع قال
حدثنا بن أبي
فديك قال
أخبرني ربيعة
بن عثمان عن
هشام بن عروة
عن أبيه عن مروان
عن بسرة أن
النبي صلى
الله عليه
وسلم قال من
مس فرجه
فليتوضأ قال
عروة فسألت
بسرة فصدقته
1114- Busre'nin
bildirdiğine göre Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır:
"Kim cinsel organına dokunursa derhal abdest alsın."
(Hadisin ravisi) Urve
der ki: Busre'ye, (bu hadisi gerçekten duyup duymadığını) sordum. Bunun üzerine
Busre hadisi doğruladı.
[Tahric:] Elbani: Sahih (el-İrva' 116; Sahih Ebu Davud
175); Şuayb: İsnadı kavidir. Bak hadis no: 1112.
ذكر
الخبر الدال
على أن الأمر
بالوضوء من مس
الفرج إنما هو
الوضوء الذي
لا تجوز
الصلاة إلا به
Cinsel Organa
Dokunmaktan Dolayı Emredilen Abdestin (Elin Yıkanması Değil) Namaz Abdesti Gibi
Abdest Olduğuna Delalet Eden Haber
[ 1115 ] أخبرنا
الفضل بن
الحباب
الجمحي قال
حدثنا مسلم بن
إبراهيم قال
حدثنا علي بن
المبارك عن هشام
بن عروة عن
أبيه عن بسرة
قالت قال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم من
مس فرجه فليعد
الوضوء قال
أبو حاتم لو
كان المراد
منه غسل
اليدين كما
قال بعض الناس
لما قال صلى
الله عليه
وسلم فليعد
الوضوء إذ
الإعادة لا
تكون إلا
للوضوء الذي
هو للصلاة
1115- Yine Busre'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır:
"Kim cinsel organına dokunursa derhal abdesti yeniden alsın.''
Ebu Hatim der ki: Burada
ellerin yıkanması kastedilmiş olsaydı Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
"Abdesti yeniden alsın" demezdi. Çünkü abdest tazeleme, sadece namaz
abdesti için söz konusudur.
[Tahric:] Elbani: Sahih (el-İrva' 116; Sahih Ebu Davud
175); Şuayb: Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahih. Ahmed 6/406; Nesai
1/216; Tirmizi 82; Bak hadis no: 1112.
ذكر خبر
ثان يصرح بأن
الوضوء من مس
الفرج إنما هو
وضوء الصلاة
وإن كانت
العرب تسمي
غسل اليدين وضوءا
Her Ne Kadar Araplar
Abdestle Elleri Yıkamayı da isimlendirmiş Olsalar da Cinsel Organa Temastan
Dolayı Gereken Abdestin Namaz Abdesti Olduğuna Delalet Eden Haber
[ 1116 ] أخبرنا
أبو نعيم عبد
الرحمن بن
قريش قال حدثنا
محمد بن عبد
الله بن يزيد
المقرىء قال
حدثنا عبد
الله بن
الوليد
العدني عن
سفيان قال حدثنا
هشام بن عروة
عن أبيه عن
مروان عن بسرة
قالت قال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم من
مس ذكره
فليتوضأ
وضوءه للصلاة
1116- Busı-e der ki:
''Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: "Kim
cinsel organına dokunursa derhal (cinsel organını) yıkasın ve namaz için
(abdest aldığı gibi) abdest alsın."
[Tahric:] Elbani: Hasen sahih; Şuayb: İsnadı kavıdir, İbn
Mace 479; Bak hadis no: 1112.
ذكر
البيان بأن
حكم الرجال
والنساء فيما
ذكرنا سواء
Söz Konusu Hükmün Hem
Erkekleri, Hem de Kadınları Kapsaması
[ 1117 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد بن سلم
قال حدثنا عبد
الله بن أحمد
بن ذكوان
الدمشقي قال
حدثنا الوليد
بن مسلم قال
حدثنا عبد
الرحمن بن نمر
اليحصبي عن
الزهري عن
عروة عن بسرة
عن النبي صلى
الله عليه وسلم
قال إذا مس
أحدكم فرجه
فليتوضأ
والمرأة مثل
ذلك
1117- Busre'nin
bildirdiğine göre Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır:
"Sizden bir kimse cinsel organına dokunursa derhal abdest alsın. Kadın
için de aynı durum söz konusudur."
[Tahric:] Elbani: Son cümle hariç sahih (Sahih Ebu
Davud); Şuayb: Ravileri güvenilir kimselerdir. Nesai 1/216; Darimi 1/184; Bak
hadis no: 1112,
ذكر
البيان بأن
الأخبار التي
ذكرناها
مجملة بأن
الوضوء إنما
يجب من مس
الذكر إذا كان
ذلك بالإفضاء
دون سائر المس
أو كان بينهما
حائل
Cinsel Organa Dokunmanın
Abdesti Gerektirdiğine Dair Genel Olarak Zikrettiğimiz Bu Haberlerdeki
Dokunmanın Arada Herhangi Bir Şey Bulunmadan Çıplak Elle Dokunma Anlamında
Olması
[ 1118 ] أخبرنا
علي بن الحسين
بن سليمان
المعدل بالفسطاط
وعمران بن
فضالة
الشعيري
بالموصل قالا
حدثنا أحمد بن
سعيد
الهمداني قال
حدثنا أصبغ بن
الفرج قال
حدثنا عبد
الرحمن بن
القاسم عن
يزيد بن عبد
الملك ونافع
بن أبي نعيم
القارىء عن
المقبري عن
أبي هريرة قال
قال رسول الله
صلى الله عليه
وسلم إذا أفضي
أحدكم بيده
إلى فرجه وليس
بينهما ستر
ولا حجاب
فليتوضأ قال
أبو خاتم رضى
الله تعالى
عنه احتجاجنا
في هذا الخبر
بنافع بن أبي
نعيم دون يزيد
بن عبد الملك النوفلي
لأن يزيد بن
عبد الملك
تبرأنا من
عهدته في كتاب
الضعفاء
1118- Ebu Hureyre der
ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: ''Sizden
birisi, eli ile cinsel organı arasında bir örtü ve bir perde olmaksızın eliyle
cinsel organına dokunursa derhal abdest alsın.''
Ebu Hatim der ki:
"Biz bu hadiste Nafi b. Ebi Nuaym'ın rivayetiyle ihticac ettik. Yezid b.
Abdilmelik en-Nevfeli ile değiL. Zira Yezid b. Abdilmelik'in rivayetlerinden
uzak durduğumuzu Kitabu'd-Duafa'da açıkladık."
[Tahric:] Elbani: Sahih (Mevarid 210; es-Silsiletu's-sahiha
1235); Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed 2/333.
ذكر خبر
أوهم عالما من
الناس أنه
مضاد لخبر بسرة
أو معارض له
İnsanlardan Bir Alime
Busre Hadisine Zıt ya da Aykırı Olduğu izlenimi Veren Haber
[ 1119 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان
الشيباني قال
حدثنا نصر بن
علي بن نصر
قال أخبرنا
ملازم بن عمرو
عن عبد الله
بن بدر عن قيس
بن طلق عن
أبيه قال
خرجنا وفدا
إلى النبي صلى
الله عليه
وسلم فجاء رجل
فقال يا نبي
الله ما تقول
في مس الرجل ذكره
بعدما يتوضأ
فقال هل هو
إلا مضغة أو
بضعة منه
1119- Talk anlatıyor:
Biz, bir heyet olarak Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzuruna
girmiştik. Derken bir adam geldi ve: "Ey Allah'ın Peygamberi! Abdest
aldıktan sonra cinsel organına dokunan kimse hakkında ne dersin (abdest bozulur
mu)?" diye sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), (abdestin
bozulmadığını belirtmek için): "O, onun vücudundan bir çiğnem -veya bir
parça- et değilmidir ki?" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 176; Şuayb:
İsnadı kavidir. Ahmed 4/23; Ebu Davud 182; Nesai 1/101; Tirmizi 85; İbn Mace
483; Bak hadis no: 1120, 1121.
ذكر
البيان بأن
حكم المتعمد
والناسي في
هذا سواء
Kasıtlı Yapanla Unutan
Kimsenin Bu Konuda Aynı Hükümde Olması
[ 1120 ] أخبرنا
بن قتيبة
بعسقلان
حدثنا بن أبي
السري أخبرنا
ملازم بن عمرو
قال حدثني عبد
الله بن بدر
قال حدثني قيس
بن طلق قال
حدثني أبي قال
كنا عند النبي
صلى الله عليه
وسلم فأتاه
أعرابي فقال
يا رسول الله
إن أحدنا يكون
في الصلاة فيحتك
فيصيب يده
ذكره فقال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم وهل هو
إلا بضعة منك
أو مضغة منك
1120- Talk b. Ali der
ki: Heyet olarak Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanında iken
bir Bedevi gelip: "Ey Allah'ın Resulü! Namazında tenasül organına dokunan
bizden bir adam hakkında ne dersin?" diye sorunca, Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Dokunduğun bu şey kendinden bir çiğnem veya bir parça
değil midir ki?" karşılığını verdi.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 177); Şuayb:
Ravileri güvenilir kimselerdir. Bak hadis no: 1119.
ذكر
الخبر المدحض
قول من زعم أن
هذا ما رواه ثقة
عن قيس بن طلق
خلا ملازم بن
عمرو
Bu Hadisi Kays b.
Talk'tan Mulazım b. Ömer Dışında Güvenilir Bir Ravinin Rivayet Etmediğini iddia
Edenin Kavlini çürüten Haber
[ 1121 ] أخبرنا
محمد بن
إبراهيم بن
المنذر
النيسابوري
بمكة حدثنا
محمد بن عبد
الوهاب
الفراء حدثنا
حسين بن
الوليد عن
عكرمة بن عمار
عن قيس بن طلق
عن أبيه أنه
سأل النبي صلى
الله عليه
وسلم عن الرجل
يمس ذكره وهو
في الصلاة قال
لا بأس به إنه
لبعض جسدك
1121- Yine Talk
bildiriyor: Talk, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e; namazda iken
cinsel organına dokunan kimse(nin abdestinin bozulup bozulmadığını) sordu.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de: "Bunda herhangi bir sakınca
yoktur. Çünkü o, kişinin vücudunun herhangi bir uzvu gibidir" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsileru's-sahiha); Şuayb:
İsnadı kavidir. Bak hadis no: 1119.
ذكر
الوقت الذي
وفد طلق بن
علي على رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
Talk b. Ali'nin
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e Heyetle Geldiği Zaman
[ 1122 ] أخبرنا
الفضل بن
الحباب قال
حدثنا مسدد بن
مسرهد قال
حدثنا ملازم
بن عمرو قال
حدثنا جدي عبد
الله بن بدر
عن قيس بن طلق
عن أبيه قال
بنيت مع رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
مسجد المدينة
فكان يقول
قدموا
اليمامي من
الطين فإنه من
أحسنكم له مسا
1122- Talk b. Ali der
ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'le birlikte Medine Mescidi'ni
yaptım. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Yemameli (Talk b.
Ali'yi) çamura yaklaştırınız. Çünkü o, en iyi kalıp çıkaranınızdır"
buyururdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Mevarid 303); Şuayb: İsnadı
kavidir.
قال
أبو حاتم رضى
الله تعالى
عنه خبر طلق
بن علي الذي ذكرناه
خبر منسوخ لأن
طلق بن علي
كان قدومه على
النبي صلى
الله عليه
وسلم أول سنة
من سني الهجرة
حيث كان
المسلمون
يبنون مسجد
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم
بالمدينة وقد
روى أبو هريرة
إيجاب الوضوء
من مس الذكر
على حسب ما
ذكرناه قبل
وأبو هريرة
أسلم سنة سبع
من الهجرة فدل
ذلك على أن
خبر أبي هريرة
كان بعد خبر
طلق بن علي
بسبع سنين
Ebu Hatim der ki:
"Zikrettiğimiz Talk b. Ali hadisi ne sh olunmuş haberdir. Çünkü Talk b.
Ali'nin Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gelişi, hicretin ilk
senesinde Müslümanların Mescid-i Nebevi'yi inşa etmelerine rastlamaktadır.
Zikrettiğimiz şekilde cinsel organa temastan dolayı abdestin gerektiğine dair
hadisi nakleden Ebu Hureyre ise hicretin yedinci senesinde müslüman olmuştur.
Bu durumda Ebu Hureyre'nin hadisi, Talk b. Ali'den yedi yıl sonrasıyla
tarihlenmiştir. "
ذكر
الخبر المصرح
برجوع طلق بن
علي إلى بلده
بعد قدمته تلك
Talk b. Ali'nin
(Medine'ye) Geldiği Vakitte Ülkesine Geri Döndüğünü Belirten Haber
[ 1123 ] أخبرنا
أبو خليفة قال
حدثنا مسدد
قال حدثنا
ملازم بن عمرو
قال حدثنا عبد
الله بن بدر
الحنفي عن قيس
بن طلق عن
أبيه قال
خرجنا ستة
وفدا إلى رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
خمسة من بني
حنيفة ورجل من
بني ضبيعة بن
ربيعة حتى
قدمنا على نبي
الله صلى الله
عليه وسلم
فبايعناه
وصلينا معه
وأخبرناه أن
بأرضنا بيعة
لنا
واستوهبناه
من فضل طهوره فدعا
بماء فتوضأ
منه وتمضمض
وصب لنا في
إداوة ثم قال
اذهبوا بهذا
الماء فإذا
قدمتم بلدكم فاكسروا
بيعتكم ثم
انضحوا
مكانها من هذا
الماء
واتخذوا
مكانها مسجدا
فقلنا يا رسول
الله البلد
بعيد والماء
ينشف قال
فأمدوه من
الماء فإنه لا
يزيده إلا
طيبا فخرجنا
فتشاححنا على
حمل الإداوة
أينا يحملها
فجعلها رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
نوبا لكل رجل
منا يوما وليلة
فخرجنا بها
حتى قدمنا
بلدنا فعملنا
الذي أمرنا
وراهب ذلك
القوم رجل من
طيء فنادينا
بالصلاة فقال
الراهب دعوة
حق ثم هرب فلم
ير بعد قال
أبو حاتم رضى
الله تعالى
عنه في هذا الخبر
بيان واضح أن
طلق بن علي
رجع إلى بلده
بعد القدمة
التي ذكرنا
وقتها ثم لا
يعلم له رجوع
إلى المدينة
بعد ذلك فمن
ادعى رجوعه
بعد ذلك فعليه
أن يأتي بسنة
مصرحة ولا
سبيل له إلى
ذلك
1123-, Talk b, Ali
anlatıyor: Heyet halinde altı kişi olarak Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) gelerek ona biat ettik ve onunla beraber namaz kıldık, Beş kişimiz
Hanıfe oğullarından, bir kişi de Dubay'a b, Rabia oğullarındandI. Ona
memleketimizde bir havramız olduğunu haber verdik. Abdest suyundan arta
kalanını bize hediye etmesini istedik, Bunun üzerine Allah Resulü (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) su getirtti, abdest aldı ve suyu ağzında çalkalayıp bir
tuluma döktü, Suyu almamızı emrederek: "Şimdi bu suyu götürün ve
memleketinize vardığınızda havranızı yıkın, onun yerine bu. suyu serpin ve
orayı mescid olarak kullanın" buyurdu, Bunun üzerine ona: "Bizim
memleketimiz uzak, aşırı sıcak var: dolayısıyla bu su buharlaşıp yok olur
gider" deyince: "O suyun üzerine su ilave edin, ilave edeceğiniz su
sadece bu suyun güzelliğini arttırır" buyurdu,
Bunun üzerine yola
çıkacakken tulumu kim taşıyacak diye birbirimizle çekişince Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) bizden herkesin nöbetleşe bir gün bir gece
taşımasına karar verdi, Biz de çıkıp memleketimize geldik, Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in dediklerini harfiyen yerine getirdik, O kavmin eski rahibi
Tay kabilesinden bir adamdı. Biz ezan okuyunca: ''Bu hak bir davettir.'' dedi.
Daha sonra kaçtı. Bir daha onu görmedik.
Ebu Hatim der ki: Bu
hadis, Talk b. Ali'nin zikredilen Medine'ye geldiği vakitte ülkesine geri
döndüğünü açıkça beyan etmektedir. Bu dönüşünden sonra tekrar Medine'ye
geldiğini iddia edenin bunu sarih bir sünnetle ispatlaması gerekir ki bunu da
yapamaz.
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 2582);
Şuayb: İsnadı sahihtir. Nesai 2/38; Bak hadis no: 1119.
ذكر
الأمر
بالوضوء من
أكل لحم
الجزور ضد قول
من نفى عنه
ذلك
Olmadığını iddia Edenin
Aksine Kesimlik Hayvan Etinden Yiyen Kimseye Abdest Almasının Emredilmesi
[ 1124 ] أخبرنا
محمد بن إسحاق
بن خزيمة قال
حدثنا بشر بن
معاذ العقدي
قال حدثنا أبو
عوانة عن
عثمان بن عبد
الله بن موهب
عن جعفر بن
أبي ثور عن
جابر بن سمرة
أن رجلا سأل
النبي صلى
الله عليه
وسلم قال يا
رسول الله
أنتوضأ من
لحوم الغنم
قال إن شئت
فتوضأ وإن شئت
فلا تتوضأ قال
أنتوضأ من
لحوم الإبل
قال نعم قال
أصلي في مبارك
الإبل قال لا
1124- Cabir b. Semure
bildiriyor: Bir adam Allah Resulü'ne (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Koyun eti
yemekten dolayı abdest almamız gerekir mi?" diye sordu. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "isterseniz alır isterseniz
almazsınız" buyurdu. "Deve eti yemekten dolayı abdest almamız gerekir
mi?" diye sorduklarında: "Evet (gerekir)" buyurdu.
"Develerin istirahat yerlerinde namaz kılabilir miyiz?" diye
sorduklarında ise: "Hayır (kılamazsınız)" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (el-İrva' 118); Şuayb: İsnadı
sahihtir. Ahmed 5/98; Müslim 360; Bak hadis no: 1154, 1156, 1125, 1127.
[ 1125 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان قال
حدثنا أبو بكر
بن أبي شيبة
قال حدثنا
عبيد الله بن
موسى عن إسرائيل
عن أشعث بن
أبي الشعثاء
عن جعفر بن
أبي ثور عن
جابر بن سمرة
قال أمرنا
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم أن نتوضأ
من لحوم الإبل
ولا نتوضأ من
لحوم الغنم
1125- Cabir b. Semure
der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), deve eti yediğimiz
zaman abdest almamızı emredip koyun etinden dolayı abdest almanın gerekmediğini
söyledi.''
[Tahric:] Elbani: Sahih (el-İrva' 118); Şuayb: İsnadı
sahihtir. Ahmed 5/102; Müslim 360; Bak hadis no: 1124, 1127, 1157.
ذكر خبر
أوهم غير
المتبحر في
صناعة الحديث
ان هذا الخبر
معلول
Hadis ilminde Derinliği
Olmayana Bu Hadisin illetli Olduğu izlenimi Veren Haber
[ 1126 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد الأزدي
قال أخبرنا
إسحاق بن
إبراهيم قال
أخبرنا النضر
بن شميل قال
حدثنا شعبة عن
سماك قال سمعت
أبا ثور بن عكرمة
بن جابر بن
سمرة عن جابر
بن سمرة عن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم أنه سئل
عن الصلاة في
مبات الغنم
فرخص فيها
وسئل عن
الصلاة في
مبات الإبل
فنهى عنها
وسئل عن الوضوء
من لحوم الغنم
فقال إن شئت
فتوضأ وإن شئت
فلا تتوضأ
1126- Cabir b. Semure
bildiriyor: Allah Resulü'ne (Sallallahu aleyhi ve Sellem) koyun ağıllarında
namaz kılınmasının hükmü sorulunca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
izin verdi. Develerin istirahat yerinde namaz kılınmasının hükmü sorulunca da
yasakladı. Koyun eti yemekten dolayı abdest almanın hükmü sorulunca, Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "istersen alır istersen almazsın"
buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (el-İrva' 118); Şuayb: İsnadı
hasendir. Ahmed 5/93.
قال
أبو حاتم رضى
الله تعالى
عنه أبو ثور
بن عكرمة بن
جابر بن سمرة
اسمه جعفر
وكنية أبيه أبو
ثور فجعفر بن
أبي ثور هو
أبو ثور بن
عكرمة بن جابر
بن سمرة روى
عنه عثمان بن
عبد الله بن
موهب وأشعث بن
أبي الشعثاء
وسماك بن حرب
فمن لم يحكم
صناعة الحديث
توهم أنهما
رجلان
مجهولان فتفهموا
رحمكم الله
كيلا تغالطوا
فيه
Ebu Hatim der ki: Ebu Sevr
b. İkrime b. Cabir b. Semure'nin adı, Cafer'dir, babasının künyesi ise Ebu
Sevr'dir. Ebu Sevr b. İkrime b. Cabir b. Semure'den Osman b. AbdiHalı b.
Mevheb, Eş'as b. Ebi'ş-Şa'sa ve Simak b. Harb rivayette bulunmuştur. Hadis
ilminde yetkin olmayan, bu iki kişinin meçhul kimseler olduklarını zanneder.
Karıştırmamak için derinlemesine düşünün.
ذكر
الخبر المصرح
بإيجاب
الوضوء من أكل
لحوم الجزور
Kesimlik Hayvan Eti
Yemekten Dolayı Abdest Almanın Gerekliliğini Bildiren Haber
[ 1127 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد الأزدي
قال حدثنا
إسحاق بن
إبراهيم قال
أخبرنا عبيد
الله بن موسى
عن إسرائيل عن
أشعث بن أبي
الشعثاء عن
جعفر بن أبي
ثور عن جابر
بن سمرة قال
أمرنا رسول
الله صلى الله
عليه وسلم أن
نتوضأ من لحوم
الإبل ولا
نتوضأ من لحوم
الغنم وأن
نصلي في مرابض
الغنم ولا
نصلي في أعطان
الإبل
1127- Cabir b. Semure
der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) deve eti yediğimiz zaman
abdest almamızı emretti ve koyun eti yediğimizde ise abdest almamıza gerek
olmadığını söyledi. Koyun ağıllarında namaz kılabileceğimizi, ama develerin
çöktüğü yerlerde ise namaz kılmamamızı emretti.
[Tahric:] Elbani: Sahih (el-İrva' 118); Şuayb: İsnadı
sahihtir. Bak hadis no: 1125.
ذكر
الخبر الدال
على الأمر
بالوضوء من
أكل لحوم
الإبل إنما هو
الوضوء
المفروض
للصلاة دون غسل
اليدين
Deve Eti Yemekten Dolayı
Emredilen Abdestin, Elleri Yıkamak Olmayıp Namaz Abdesti Gibi Olduğuna Delalet
Eden Haber
[ 1128 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد الأزدي
قال حدثنا إسحاق
بن إبراهيم
قال أخبرنا
عبد الرزاق
قال أخبرنا
الثوري عن
الأعمش عن عبد
الله بن عبد الله
الرازي عن عبد
الرحمن بن أبي
ليلى عن
البراء أن
النبي صلى الله
عليه وسلم سئل
أنصلي في
أعطان الإبل
قال لا قيل
أنصلي في
مرابض الغنم
قال نعم قيل
أنتوضأ من
لحوم الإبل
قال نعم قيل
أنتوضأ من
لحوم الغنم
قال لا
1128- Bera anlatıyor:
Bir adam, Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e: "Deve ahırlarında
namaz kılabilir miyiz?" diye sordu. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): ''Hayır" buyurdu. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e:
"Davar ağıllarında namaz kılabilir miyiz?" diye soruldu. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evet" buyurdu.
Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'e: ''Deve etlerini (yememiz'den ötürü yeniden) abdest alalım
mı?'' diye soruldu. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Evet'' buyurdu.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e: ''Davar etlerini (yememizden ötürü
yeniden) abdest alalım mı?'' diye soruldu. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): ''Hayır'' buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 138; el-İrva'
118); Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 4/303; Ebu Davud 184; Tirmizi 81; İbn Mace
494.
قال
أبو حاتم رضى
الله تعالى
عنه في سؤال
السائل عن
الوضوء من
لحوم الإبل
وعن الصلاة في
أعطانها
وتفريق النبي
صلى الله عليه
وسلم بين الجوابين
أرى البيان
أنه أراد
الوضوء
المفروض للصلاة
دون غسل
اليدين ولو
كان ذلك غسل
اليدين من
الغمر لاستوى
فيه لحوم
الإبل والغنم
جميعا وقد كان
ترك الوضوء مما
مسته النار
وبقي
المسلمون
عليه مدة ثم
نسخ ذلك وبقي
لحوم الإبل
مستثنى من
جملة ما أبيح
بعد الخطر
الذي تقدم
ذكرنا له
Ebu Hatim der ki:
"Deve ve davar eti yemekten dolayı abdest gerekip gerekmediği ve deve ile
davar ahırlarında namaz kılınıp kılınmayacağına yönelik sorulan sorulara
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) farklı cevaplar vermesinden
anladığım kadarıyla burada abdestten (vudu) kast edilen elleri yıkamak değil,
namaz için de farz kılınan abdesttir. Zira bundan kasıt, el yıkama olsaydı bu
yönde deve eti ile davar eti arasında bir fark olmazdı. Ateşte pişen bir şeyi
yemekten dolayı abdest alınmaması uygulaması bir süre devam etmiş, daha sonra
ise neshedilmiştir. Daha önce zikrettiğimiz yasaktan sonra ise mubah kılınanlar
içinde deve eti istisna olarak kalmıştır."
ذكر خبر
قد يوهم غير
المتبحر في
صناعة العلم ان
الوضوء من
لحوم الإبل
إذا أكلت غير
واجب
ilimde Derinliği
Olmayana Deve Eti Yemekten Dolayı Abdestin Vacip Olmadığı izlenimi Veren Haber
[ 1129 ] أخبرنا
محمد بن أحمد
بن نضر
الخلقاني
بمرو قال
حدثنا إسحاق
بن منصور قال
حدثنا عبد
الصمد بن عبد
الوارث قال
حدثنا أبي قال
حدثنا داود بن
أبي هند عن
عكرمة عن بن
عباس أن النبي
صلى الله عليه
وسلم مر على
قدر فانتشل
منها عظما فأكله
ثم صلى ولم
يتوضأ
1129- ibn Abbas'ın
bildirdiğine göre Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), bir tencerenin
başında durup içinden çıkardığı bir kemikten yedi ve abdest almadan namaz
kıldı.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1849; Şuayb:
İsnadı sahihtir. Ahmed 1/254; Buhari 5405 Ebu Davud 190; Bak hadis no: 1131,
1133, 1140, 1153, 1142, 1144, 1162.
قال
أبو حاتم قول
بن عباس فآكله
أراد به اللحم
الذي على
العظم لا
العظم نفسه
Ebu Hatim der ki: İbn
Abbas'ın "Kemiği yedi" sözüyle kemiği değil, üzerindeki etleri yediği
kastedilmiştir.
ذكر خبر
يوهم غير
المتبحر في
صناعة العلم
أن الوضوء من
أكل لحوم
الجزور غير
واجب
İlimde Derinliği
Olmayana Kesimlik Hayvan Eti Yemekten Dolayı Abdestin Vacip Olmadığı izlenimi
Veren Haber
[ 1130 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد الأزدي
قال حدثنا إسحاق
بن إبراهيم
قال أخبرنا
عبد الرزاق
قال أخبرنا بن
جريج قال
حدثني محمد بن
المنكدر سمع
جابر بن عبد
الله يقول قرب
لرسول الله
صلى الله عليه
وسلم خبز ولحم
فأكله ودعا
بوضوء ثم صلى
الظهر ثم دعا
بفضل طعامه
فأكل ثم صلى
العصر ولم
يتوضأ ثم دخلت
مع أبي بكر
فقال هل من شيء
فلم يجدوا
فقال أين
شاتكم الوالد
فأمرني بها
فاعتقلتها
فحلبت له ثم
صنع لنا طعاما
فأكلنا ثم صلى
قبل أن يتوضأ
ثم دخلت مع
عمر فوضعت جفنة
فيها خبز ولحم
فأكلنا ثم
صلينا قبل أن
نتوضأ قال
وحدثنا معمر
عن بن المنكدر
عن جابر مثله
1130-, Muhammed b.
el-Münkedir, Cabir b. Abdillah'tan bildirir: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) et ile ekmek getirildi. Biraz yedikten sonra su istedi. Getirilen suyla
abdest aldıktan sonra öğle namazını kıldı. Daha sonra geriye kalan yemeği
istedi. Getirilen yemeği yedikten sonra da yeniden abdest almadan namaza
kalktı.
Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in vefatından sonra Ebu Bekr'in yanına girdim. Ebu Bekr,
(etrafındakilere): "(Yiyecek) bir şey var mı?" diye sordu. Fakat
onlar, (yiyecekherhangi bir şey) bulamadılar. Ebu Bekr: "Doğum yapmış
koyununuz nerede?" diye sordu. Sonra da- bana emretti. Ben de (onu)
bağladım. Sütünü sağdım. Sonra Ebu Bekr (bundan bizim için) bir yiyecek
hazırladı. Biz de (onu) yedik. Sonra (yeniden) abdest almaksızın namaz kıldı.
Sonra Ömer'in yanına
girdim. Ona içinde ekmek ve et olan bir tas koydum
Ondan yedikten sonra
abdest almadan namaz kıldık.
Bize bunu Ma'mer,
ibnu'l-Münkedir kanalıyla Cabir'den aynısını aktardı.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 186); Şuayb: Buhari
ve Müslim'in şartlarına göre Sahihtir. Ahmed 3/322; Ebu Davud 191; Tirmizi 80;
İbn Mace 489; Bak hadis no: 1132, 1135-1139.
ذكر خبر
قد يوهم غير
المتبحر في
صناعة العلم أن
الوضوء من أكل
لحوم الإبل
غير واجب
İlimde Derinliği
Olmayana Deve Eti Yemekten Dolayı Abdestin Vacip Olmadığı izlenimi Veren Haber
[ 1131 ] أخبرنا
أبو يعلى قال
حدثنا أبو
خيثمة قال حدثنا
إسماعيل بن
عليه عن أيوب
عن وهب بن
كيسان عن محمد
بن عمرو بن
عطاء عن بن
عباس أن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم أكل
من كتف أو قال
تعرق من ضلع
ثم صلى ولم
يتوضأ
1131- ibn Abbas
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir kürek kemiğinin veya
kaburga kemiğinin üzerindeki etten yedi. Sonra abdest almadan namaz kıldı.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed
1/272; Müslim 359/96; Bak hadis no: 1129, 1133, 1153.
ذكر خبر
قد يوهم غير
المتبحر في
صناعة العلم أنه
ناسخ للأمر
الذي ذكرناه
أو مضاد له
İlimde Derinliği
Olmayana Zikrettiğimiz Şeyi Neshettiği ya da Ona Aykırı Olduğu izlenimi Veren
Haber
[ 1132 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان قال
حدثنا حبان بن
موسى قال
حدثنا عبد
الله عن معمر
قال حدثنا
محمد بن
المنكدر عن
جابر قال أكل
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم من لحم
ومعه أبو بكر
وعمر ثم قاموا
إلى الصف ولم
يتوضؤوا قال
جابر ثم شهدت
أبا بكر أكل
طعاما ثم قام
إلى الصلاة
ولم يتوضأ ثم
شهدت عمر أكل
من جفنة ثم
قام فصلى ولم
يتوضأ
1132- Cabir (b.
Abdillah) anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), beraberinde Ebu
Bekr ile Ömer de olduğu halde et yedi. Sonra (ikindi namazı kılmak üzere) saf
tutmak üzere ayağa kalktılar. (Yeniden) abdest almadılar.
[Tahric:] Elbani: Sahih(Sahih Ebu Davud 186); Şuayb:
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Bak hadis no: 1130.
1132- Cabir devamla der
ki: Sonra Ebu Bekr'e tanık oldum. O, yemek yedi. Sonra namaz kılmak için ayağa
kalktı. (Yeniden) abdest almadı.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 16); Şuayb:
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir.
1132- Sonra Ömer'e tanık
oldum: O da bir çanaktan yemek yedi. Sonra ayağa kalkıp (yeniden) abdest
almaksızın namaz kıldı.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 186); Şuayb:
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 1/227; Müslim 354; Bak
hadis no: 1129, 1131, 1140, 1153.
ذكر خبر
أوهم عالما من
الناس انه
ناسخ للأمر بالوضوء
من لحوم الإبل
İnsanlardan Bir Alime
Deve Etlerinden Yemekten Dolayı Abdest Emrini Neshettiği izlenimi Veren Haber
[ 1133 ] أخبرنا
محمد بن أحمد
بن أبي عون
الرياني قال
حدثنا أبو بشر
بكر بن خلف
قال حدثنا
يحيى القطان
قال حدثنا
هشام بن عروة
عن وهب بن
كيسان عن محمد
بن عمرو بن
عطاء عن بن
عباس ان رسول
الله صلى الله
عليه وسلم أكل
كتفا فصلى ولم
يتوضأ
1133- ibn Abbas
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir kürek kemiğinden yedi.
Sonra abdest almadan namaz kıldı.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed
1/227; Müslim 354; Bak hadis no: 1129 1131,1140,1153.
ذكر خبر
قد يوهم غير
المتبحر في
صناعة العلم أنه
ناسح لأمره
صلى الله عليه
وسلم بالوضوء
من لحوم الإبل
İlimde Derinliği
Olmayana Deve Etlerinden Yemekten Dolayı Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'in Verdiği Abdest Emrini Neshettiği izlenimi Veren Haber
[ 1134 ] أخبرنا
محمد بن إسحاق
بن خزيمة قال
حدثنا موسى بن
سهل الرملي
قال حدثنا علي
بن عياش قال حدثنا
شعيب بن أبي
حمزة عن محمد
بن المنكدر عن
جابر بن عبد
الله قال كان
آخر الأمرين
من رسول الله
صلى الله عليه
وسلم ترك
الوضوء مما مست
النار
1134- Cabir b. Abdillah
der ki: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu yönde son
uygulaması ateşte pişen bir şeyi yemekten dolayı abdest alınmasının
gerekmediğidir."
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 187); Şuayb:
İsnadı sahihtir. Ebu Davud 192; Nesai 1/108.
قال
أبو حاتم رضى
الله تعالى
عنه هذا خبر
مختصر من حديث
طويل اختصره
شعيب بن أبي
حمزة متوهما
لنسخ إيجاب
الوضوء مما
مست النار
مطلقا وإنما
هو نسخ لإيجاب
الوضوء مما
مست النار خلا
لحم الجزور
فقط
Ebu Hatim der ki: "Bu
haber uzunca bir hadisin muhtasar olarak zikredilmiş halidir. Şuayb b. Ebi
Hamza ateşte pişen bir şeyi yemekten dolayı abdest alma gerekliliğinin mutlak
bir şekilde neshediliğini düşündüğü için hadisi bu şekilde muhtasar olarak
zikretmiştir. Oysa bu yöndeki nesih, mutlak değildir ve deve eti bu neshin
dışında kalmıştır."
ذكر
الخبر
المقتضي
للفظة
المختصرة
التي ذكرناها
Söz Konusu Hadisin
Muhtasar Olarak Zikredildiğini Gösteren Haber
[ 1135 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد الأزدي
قال حدثنا إسحاق
بن إبراهيم
قال أخبرنا
أبو علقمة عبد
الله بن محمد
بن عبد الله
بن أبي فروة
المديني قال
حدثني محمد بن
المنكدر عن
جابر قال رأيت
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم أكل
طعاما مما مست
النار ثم صلى
قبل أن يتوضأ
ثم رأيت بعد
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
أبا بكر أكل
طعاما مما
مسته النار ثم
صلى قبل أن
يتوضأ ثم رأيت
بعد أبي بكر
عمر أكل طعاما
مما مسته
النار ثم صلى
قبل أن يتوضأ
1135- Cabir der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i gördüm, ateşte pişmiş yemekten
yedikten sonra abdest almadan namaz kıldı.
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'den sonra Ebu Bekr'i gördüm, o da ateşte pişmiş yemekten
yedikten sonra abdest almadan namaz kıldı. Ebu Bekr'den sonra Ömer'i de gördüm,
ateşte pişmiş yemekten yedikten sonra abdest almadan namaz kıldı.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Müslim'in şartınca
sahih. Bak hadis no: 1130.
[ 1136 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان قال
حدثنا حبان بن
موسى قال
أخبرنا عبد
الله عن معمر
قال حدثنا محمد
بن المنكدر عن
جابر قال أكل
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم من لحم
ومعه أبو بكر
وعمر رضوان
الله عليهما
ثم قاموا إلى العصر
ولم يتوضؤوا
قال جابر ثم
شهدت أبا بكر
أكل طعاما ثم
قام إلى
الصلاة ولم
يتوضأ ثم شهدت
عمر أكل من
جفنة ثم قام
فصلى ولم
يتوضأ
1136- Cabir dedi ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), yanında Ebu Bekir ile Ömer varken et
yedi. Daha sonra hiçbiri abdest almadan ikindi namazına kalktılar.
Sonra Ebu Bekr'e tanık
oldum. Yemek yedikten sonra abdest almadan namaza kalktı. Sonra Hz. Ömer'in
yemeğini yedikten sonra abdestini yenilemeden kalkıp namaz kıldığına şahit
oldum.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Buhari ve Müslim'in
şartlarına göre sahihtir. Bak hadis no: 1135
ذكر
البيان بأن
هذا الطعام
الذي لم يتوضأ
صلى الله عليه
وسلم من أكله
كان لحم شاة
لا لحم إبل
Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) Yedikten Sonra Abdest Aldığı Yemeğin Deve Eti
Değil Koyun Eti Olması
[ 1137 ] أخبرنا
عمر بن محمد
الهمداني قال
حدثنا الحسن
بن قزعة قال
حدثنا محمد بن
عبد الرحمن
الطفاوي قال
حدثنا أيوب عن
محمد بن
المنكدر عن
جابر بن عبد
الله قال دعت
امرأة من
الأنصار رسول الله
صلى الله عليه
وسلم على شاة
فأكل النبي صلى
الله عليه وسلم
وأصحابه
فحضرت الصلاة
فتوضأ رسول
الله صلى الله
عليه وسلم ثم
عاد إلى
بقيتها
فأكلوا فحضرت
العصر فلم
يتوضأ رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
1137- Cabir b. Abdillah
der ki: Ensar'dan bir kadın Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir koyun yemeğe
davet etti. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ve ashabı yemeği yedikten
sonra namaz vakti gelince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) abdest aldı.
Namazdan sonra yemeğin kalan kısmına dönüp yediler. ikindi vakti gelince
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) abdest tazelemedi.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı kavıdir. Bak
hadis no: 1130.
ذكر
البيان بأن
أكل المصطفى
صلى الله عليه
وسلم ما
وصفناه كان
ذلك من لحم
شاة لا من لحم
جزور
Vasfedildiği Gibi
Mustafa'nın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Yediği Etin Büyükbaş Eti Değil Koyun
Eti Olması Hakkında
[ 1138 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد الأزدي
قال حدثنا إسحاق
بن إبراهيم
قال أخبرنا
وهب بن جرير
قال حدثنا أبي
قال حدثني
محمد بن
المنكدر عن
جابر أن النبي
صلى الله عليه
وسلم أتى
امرأة من الأنصار
قال فبسطت له
عند ظل صور
ورشت بالماء
حوله وذبحت
شاة فأكل
وأكلنا معه ثم
قال تحت الصور
فلما استيقظ
توضأ ثم صلى
الظهر فقالت
المرأة يا رسول
الله فضلت
عندنا فضلة من
طعام فهل لك
فيها قال نعم
فأكل وأكلنا
معه ثم صلى
قبل ان يتوضأ
1138- Cabir (b.
Abdillah) anlatıyor: Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), (bir gün)
Ensar'dan bir kadının yanına gelmişti. Kadın, Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'le birlikte gelenlere hurma ağaçlarının altında sofra açtı.
(Serinlemeleri için) sofranın etrafına da su serpti. Bir koyun kesti.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), (bu koyun etinden) yedi. Biz de
O'nunla birlikte (o koyun etinden) yedik. Sonra Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem), hurma ağaçlarının altında öğle uykusuna yattı. uyanınca abdest aldı.
Sonra da öğle namazını kıldı. Kadın: "Ey Allah'ın Resulü! Yanımızda (koyun
etinden yapılmış) yemekten bir fazlalık arttı. Bu fazlalıktan yer misin?"
dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evet (yerim)"
buyurdu. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (ondan) yedi ve biz de yedik.
Sonra Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), (yeniden) abdest almaksızın
namaz kıldı.
[Tahric:] Elbani: İsnadı sahihtir; Şuayb: Buhari ve
Müslim'in şartlarına göre Sahihtir. Bak hadis no: 1130, 1145.
ذكر
البيان بأن
اللحم الذي
أكل رسول الله
صلى الله عليه
وسلم ولم يتوضأ
منه كان لحم
شاة لا لحم
إبل
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in Yedikten Sonra Abdest Almadığı Etin Deve Değil Koyun Eti
Olması
[ 1139 ] أخبرنا
عمر بن محمد
الهمداني قال
حدثنا بشر بن
معاذ العقدي
قال حدثنا
يزيد بن زريع
قال حدثنا روح
بن القاسم عن محمد
بن المنكدر عن
جابر بن عبد
الله قال دعتنا
امرأة من
الأنصار
وذبحت شاة
وصنعت طعاما
ورشت لنا صورا
فدعا رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
بالطهور
فتوضأ ثم صلى
ثم أتينا
بفضول الطعام
فأكله وصلى
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
ولم يتوضأ
ودخلنا على
أبي بكر فدعا
بطعام فلم
يجده فقال أين
شاتكم التي
ولدت قالت هي
ذه فدعا بها
فحلبها بيده
ثم صنعوا لبأ
فأكل فصلى ولم
يتوضأ وتعشيت
مع عمر فأتي
بقصعتين
فوضعت واحدة
بين يديه
والأخرى بين
يدي القوم
فصلى ولم
يتوضأ قال أبو
حاتم الصور
مجتمع النخل
1139- Cabir b. Abdillah
der ki: Ensar'dan bir kadın bizleri yemeğe davet etti. Kadın bir koyun kesti ve
pişirip yemek taptı. Kadın bize ağaçtan silkelediği hurma da ikram etti.
Yemekten biraz yedikten sonra Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
abdest için su istedi. Sonra abdest alıp namaz kıldı. Daha sonra arta kalan
yemeği getirtip yedik. Yemekten sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
abdest tazelemeden namaz kıldı.
(Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in vefatından sonra) Ebu Bekr'in yanına girdik.
Ebu Bekr (bizim için) bir yiyecek (getirilmesini) istedi. Fakat (bize ikram
edecek) bir yiyecek bulamadı. Bunun üzerine Ebu Bekr: "Doğum yapmış
koyununuz nerede?" diye sordu. Kadın: "işte o, şu (koyundur)"
dedi. Koyunun (getirilmesini) istedi. Sonra koyunu kendi eliyle sağdı. Sonra
(yeni doğum yapmış davardan ilk alınan süt olan) ağızı hazırladılar. Ebu Bekr
(bundan) yedi, (yeniden) abdest almaksızın namaz kıldı.
Ömer'le birlikte de
akşam yemeği yedim. iki tabak getirilip biri önüne biri de
bizim önümüze kondu.
Ömer yedikten sonra abdest tazelemeden namaz kıldı.
Ebu Hatim der ki:
Metinde geçen "savr", hurma ağacının meyveli dalıdır.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı kavıdir. Bak
hadis no: 1130.
ذكر
البيان بأن
الكتف الذي لم
يتوضأ صلى
الله عليه
وسلم من أكله
كان ذلك كتف
شاة لا كتف
إبل
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in Yedikten Sonra Abdest Almadığı Şeyin Deveninki Değil
Koyunun Kürek Kemiği Olması
[ 1140 ] أخبرنا
محمد بن أحمد
بن أبي عون
قال حدثنا أبو
مروان
العثماني قال
حدثنا عبد
العزيز بن
محمد عن موسى
بن عقبة عن
محمد بن عمرو
بن عطاء عن بن
عباس أن رسول الله
صلى الله عليه
وسلم أكل كتف
شاة ثم صلى ولم
يتوضأ
1140- ibn Abbas
bildiriyor: "Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) koyunun kürek
kemiği etini yedi ve abdest tazelemeden namaz kıldı''
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed
1/253, 258; Bak hadis no: 1131, 1133.
ذكر خبر
ثان يصرح بأن
الكتف الذي
أكله المصطفى
صلى الله عليه
وسلم ولم
يتوضأ منه كان
ذلك كتف شاة
لا كتف إبل
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in Yedikten Sonra Abdest Almadığı Şeyin Deveninki Değil
Koyunun Kürek Kemiği Olduğunu Bildiren ikinci Haber
[ 1141 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد بن سلم
قال حدثنا حرملة
بن يحيى قال
حدثنا بن وهب
قال أخبرني
عمرو بن
الحارث عن بن
شهاب عن جعفر
بن عمرو بن
أمية الضمري
عن أبيه قال
رأيت رسول الله
صلى الله عليه
وسلم يحتز من
كتف شاة فيأكل
منها فدعي إلى
الصلاة فقام
فطرح السكين
فصلى ولم
يتوضأ قال بن
شهاب وحدثني
علي بن عبد الله
بن عباس عن
أبيه عن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم مثل
ذلك
1141- Cafer b. Amr b.
Umeyye ed-Damri, babasından bildiriyor: ''Rsulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) koyunun pişmiş kürek etinden kesip yediğini gördüm. Namaz için
çağrılınca da Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kalkıp bıçağı bıraktı ve
abdest tazelemeden namazı kıldırdı."
İbn Şihab der ki:
"Ayrıca Ali b. Abdillah b. Abbas ta babası kanalıyla Resulullah'tan
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) aynısını bize bildirdi."
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Müslim'in şartınca
sahih. Ahmed 4/139; Buhari 208; Müslim 355/93; Tirmizi 1836; Darimi 1/185; Bak
hadis no: 1150.
ذكر خبر
ثالث يصرح بأن
الكتف الذي
أكله صلى الله
عليه وسلم
فصلى من غير
إحداث وضوء
كان ذلك كتف
شاة لا كتف
إبل
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in Yedikten onra Abdest Tazelemeden Namaz Kıldığı Şeyin Deveninki
Değil Koyunun Kürek Kemiği Olduğunu Bildiren Üçüncü Haber
[ 1142 ] أخبرنا
محمد بن أحمد
بن أبي عون
قال حدثنا أبو
مروان
العثماني قال
حدثنا عبد
العزيز بن محمد
عن زيد بن
أسلم عن عطاء
بن يسار عن بن
عباس ان رسول
الله صلى الله
عليه وسلم أكل
كتف شاة ثم قام
إلى الصلاة
فصلى ولم
يتوضأ ولم
يتمضمض
1142- ibn Abbas
bildiriyor: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (abdestliyken)
koyunun pişmiş kürek etinden yedi. Sonra yeniden abdest almadan ve ağzını
çalkalamadan kalkıp namaz kıldı."
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 3028);
Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed 1/365, 1/356; Bak hadis no: 1143.
ذكر
البيان بأن
الكتف الذي
أكله المصطفى
صلى الله عليه
وسلم ولم
يتوضأ منه
إنما كان ذلك
كتف شاة لا
كتف إبل
Mustafa (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in Yedikten Sonra Abdest Almadığı Şeyin Deveninki Değil
Koyunun Kürek Kemiği Olması
[ 1143 ] أخبرنا
أبو خليفة قال
حدثنا
القعنبي عن
مالك عن زيد
بن أسلم عن
عطاء بن يسار
عن بن عباس أن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم أكل
كتف شاة ثم صلى
ولم يتوضأ
1143- ibn Abbas bildiriyor:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (abdestliyken koyunun pişmiş
kürek etinden yedi. Sonra yeniden abdest almadan namaz kıldı."
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Buhari ve Müslim'in
şartlarına göre sahihtir. Muvatta 1/25; Ahmed 1/266; Buhari 207; Müslim 354;
Ebu Davud 187.
ذكر
البيان بأن
الكتف الذي لم
يتوضأ صلى
الله عليه
وسلم من أكله
كان ذلك كتف
شاة لا كتف
إبل
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in Yedikten Sonra Abdest Almadığı Şeyin Deveninki Değil
Koyunun Kürek Kemiği Olması
[ 1144 ] أخبرنا
عمر بن سعيد
بن سنان قال
أخبرنا أحمد بن
أبي بكر عن
مالك عن زيد
بن أسلم عن
عطاء بن يسار
عن بن عباس ان
النبي صلى
الله عليه
وسلم أكل كتف
شاة ثم صلى
ولم يتوضأ
1144- ibn Abbas
bildiriyor: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (abdestliyken koyunun
pişmiş kürek etinden yedi. Sonra yeniden abdest almadan namaz kıldı.''
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Buhari ve Müslim'in
şartlarına göre sahihtir. Bak hadis no: 1143.
ذكر
البيان بأن
الأكل الذي
وصفناه من
المصطفى صلى
الله عليه
وسلم اللحم
الذي لم يتوضأ
منه كان ذلك
لحم شاة لا
لحم إبل
Vasfedildiği Şekilde
Mustafa (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in Yedikten Sonra Abdest Almadığı Etin
Deveninki Değil Koyunun Eti Olması
[ 1145 ] أخبرنا
أحمد بن علي
بن المثنى قال
حدثنا شيبان
بن أبي شيبة
قال حدثنا
جرير بن حازم
قال سمعت محمد
بن المنكدر عن
جابر بن عبد الله
أن النبي صلى
الله عليه
وسلم أتى
امرأة من
الأنصار
فبسطت له عند
صور ورشت حوله
وذبحت شاة
فصنعت له
طعاما فأكل
صلى الله عليه
وسلم وأكلنا
معه ثم توضأ
لصلاة الظهر
فصلى فقالت
المرأة يا
رسول الله قد
فضلت عندنا من
شاتنا فضلة
فهل لك في
العشاء قال
نعم فأكل
وأكلنا ثم صلى
العصر ولم
يتوضأ
1145- Cabir b. Abdillah
der ki: Ensar'dan bir kadın Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendisi
için yapmış olduğu bir yemeğe davet etti. Ben de Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) ile birlikte gittim. Kadın (gölgesinde oturacağımız) hurma
ağaçlarının altına su serpmiş ve bir koyunu / keçiyi kesmişti. Kadın
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yemek yapınca Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) ondan yedi ve biz de kendisiyle birlikte yedik. Sonra
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kalkıp öğle namazı için abdest aldı ve
namazı kıldırdı. Kadın: "Ey Allah'ın Resulü! Koyunumuzdan fazlaca et
arttı. Akşam yemeğine buyurmaz mısın?" diye sorunca Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Olur" buyurdu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) ondan yedi ve biz de kendisiyle birlikte yedik. Sonra Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) abdest almadan ikindi namazını kıldı.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Müslim'in şartınca
sahih. Bak hadis no: 1138.
ذكر
الأمر بالشيء
الذي نسخه
فعله الذي
ذكرناه قبل
Daha Önce Zikrettiğimiz
ve Fiilen Neshedilen Bir Şeyin Yapılmasının Emredilmesi
[ 1146 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان قال
حدثنا أبو بكر
بن أبي شيبة
قال حدثنا بن
علية عن معمر
عن الزهري عن
عمر بن عبد
العزيز عن
إبراهيم بن عبد
الله بن قارظ
أن أبا هريرة
أكل أثوار أقط
فتوضأ ثم قال
أتدرون لم
توضأت إني
أكلت أثوار أقط
سمعت رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
يقول توضأ مما
مست النار
وكان عمر بن
عبد العزيز
يتوضأ من
السكر
1146- ibrahım b. Abdillah
b. Karız'ın bildirdiğine göre Ebu Hureyre peynir parçası yedi. Sonra kalktı ve
abdest aldı. Sonra "Niçin abdest aldığımı biliyor musunuz? Ben, peynir
parçası yedim. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ‘‘Ateşte pişen
şeylerden dolayı abdest alın’‘ buyurduğunu işittim" dedi.
Ravi dedi: Ömer b.
Abdilazız yediği şekerden dolayı abdest alırdı.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 189); Şuayb:
Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 2/427; Müslim 352; Nesai 1/105; Tirmizi 79; İbn
Mace 485; Bak hadis no: 1146,1148,1153.
ذكر أمر
المصطفى صلى
الله عليه
وسلم بالوضوء من
أكل ما مسته
النار
Mustafa'nın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) Ateşte Pişen Şeyi Yiyene Abdest Almasını Emretmesi
[ 1147 ] أخبرنا
بن قتيبة قال
حدثنا حرملة
بن يحيى قال
حدثنا بن وهب
قال أخبرنا
يونس وعمرو بن
الحارث عن بن
شهاب أن عمر
بن عبد العزيز
حدثه أن عبد
الله بن
إبراهيم بن
قارظ حدثه أنه
وجد أبا هريرة
على ظهر
المسجد يتوضأ
فسأله قال أبو
هريرة إنما
أتوضأ من
أثوار أقط
أكلتها إن
النبي صلى
الله عليه
وسلم قال توضأ
مما مسته
النار قال أبو
حاتم رضى الله
تعالى عنه
هكذا أخبرنا
بن قتيبة وقال
عبد الله بن
إبراهيم بن
قارظ وإنما هو
إبراهيم بن عبد
الله بن قارظ
1147- Ömer b. Abdilazız,
Zührı'ye bildiriyor: Abdullah b. ibrahım b. Kariz
Ebu Hureyre'yi mescidin
damında abdest alırken gördü. Bunun sebebini sorunca da Ebu Hureyre şöyle dedi:
"Bir peynir parçası yediğimden dalayı abdest almaktayım. Zira Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem), ateşin dokunduğu (pişirdiği) yiyeceği yemekten
dolayı abdest almıştı.''
Ebu Hatim der ki: Bunu
bize İbn Kuteybe, Abdullah b. İbrahim b. Kariz şeklinde aktardı. Halbuki o,
İbrahim b. Abdillah b. Kariz'dir.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Müslim'in şartınca
sahih. Bak hadis no: 1146.
ذكر
البيان بأن
قوله صلى الله
عليه وسلم
توضأ مما مسته
النار أراد به
ما أنضجته
النار
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in "Ateşin Dokunduğu Şeyden Dolayı" Sözüyle Ateşin
Pişirdiğini Kastetmesi
[ 1148 ] أخبرنا
أحمد بن علي
بن المثنى قال
حدثنا عبيد
الله بن معاذ
قال حدثنا أبي
عن شعبة عن
أبي بكر بن
حفص عن الأغر
أبي مسلم عن
أبي هريرة عن
النبي صلى
الله عليه
وسلم قال توضأ
مما مست النار
1148- Ebu Hureyre der
ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ateşte pişen yiyeceği
yemekten dolayı abdest aldı."
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Müslim'in şartınca
sahih. Ahmed 2/458; Müslim 357; Ebu Davud 194; Bak hadis no: 1146, 1147.
ذكر
الإباحة
للمرء ترك
الوضوء مما
مست النار من
لحوم الغنم
Ateşte Pişmiş Koyun
Etini Yemekten Dolayı Abdest Almamanın Mubahlığı
[ 1149 ] أخبرنا
الحسين بن
محمد بن أبي
معشر قال حدثنا
محمد بن وهب بن
أبي كريمة قال
حدثنا محمد بن
سلمة عن أبي
عبد الرحيم عن
زيد بن أبي
أنيسة عن
شرحبيل بن سعد
الأنصاري عن
أبي رافع مولى
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم قال
أهديت لرسول
الله صلى الله
عليه وسلم شاة
فشوي له بطنها
فاكل منها ثم
قام يصلي ولم
يتوضأ
1149- Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in azatlısı Ebu Rafi' der ki: "Resulullah'a (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) bir koyun hediye edildi. Koyunun karın bölgesinden onun için
kızartıldı ve ondan yedi: Sonra abdest tazelemeden kalkıp namaz kıldı.''
[Tahric:] Elbani: Sahih liğayrihi (Mişkat 327): Şuayb:
Ravileri güvenilir kimselerdir. Müslim 357
ذكر
الإباحة
للمرء ترك
الوضوء مما
مسته النار من
لحوم الغنم
Kişinin Ateşte Pişmiş
Koyun Etini Yemesinden Dolayı Abdest Almamasının Mubahlığı
[ 1150 ] أخبرنا
إسحاق بن
إبراهيم بن
إسماعيل ببست
ومحمد بن
الحسن الخليل
بنسا قالا
حدثنا بن عمار
قال حدثنا
حاتم بن
إسماعيل قال
حدثنا موسى بن
عقبة عن صالح
بن كيسان عن الفضل
بن عمرو بن
أمية الضمري
عن عمرو بن
أمية أنه رأى
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم يحتز من
عرق يأكل فأتى
المؤذن
بالصلاة
فألقى العرق
والسكين من
يده ولم يتوضأ
قال إسحاق عن الفضل
بن عمرو بن
أمية عن أبيه
ولم يذكر
الضمري وقال
يحتز من عرق
فأتاه الإذن
بالصلاة وقال من
يده وصلى ولم
يتوضأ
1150- Amr b. Umeyye
bildiriyor: Kendisi Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) etli kemikten
eti kesip yerken gördü. Müezzin gelip onu namaz için çağırınca da Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) bıçağı ve kestiği eti elinden bıraktı. Kalkıp
abdestini tazelemeden namazı kıldırdı."
İshak, bunu Fadl b. Amr
b. Umeyye kanalıyla babasından ed-Damrl nisbesini zikretmeden ve şu ifadeyle
aktarmıştır: Etli kemikten keserken namaz için çağrı yapıldı. Elinden bırakıp
abdest tazelemeden namaz kıldırdı.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Ravileri güvenilir
kimselerdir. Bak hadis no: 1141.
ذكر
البيان بأن
ترك الوضوء من
أكل كتف الشاة
كان بعد الأمر
بالوضوء مما
مست النار
Ateşte Pişen Şeyleri
Yemekten Dolayı Abdest Alma Emrinden Sonra Koyunun Kürek Kemiğini Yemekten
Dolayı Abdest Alınmaması
[ 1151 ] أخبرنا
بن خزيمة قال
حدثنا أحمد بن
عبدة الضبي
قال حدثنا عبد
العزيز بن
محمد عن سهيل
بن أبي صالح
عن أبيه عن
أبي هريرة أنه
رأى النبي صلى
الله عليه
وسلم توضأ من
ثور أقط ثم
رآه أكل كتف
شاة فصلى ولم
يتوضأ
1151- Ebu Hureyre
bildiriyor: Kendisi, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kurutulmuş
peynir yediği için abdest aldığını gördü. Daha sonraları ise pişmiş koyun
küreği eti yedikten sonra abdestini tazelemeden namaz kıldığını gördü.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Muhtasaru'ş-Şemail 149);
Şuayb: Müslim'in şartınca sahih. İbn Mace 493; Bak hadis no: 1146.
ذكر إباحة
ترك الوضوء
مما مسته
النار من
الأسوقة
Ateşte Pişmiş Sevik
(Kavut) Yemekten Dolayı Abdest Almamanın Mubahlığı
[ 1152 ] حدثنا
الحسين بن
إدريس
الأنصاري قال
حدثنا أحمد بن
عبدة الضبي
قال حدثنا
حماد بن يزيد
عن يحيى بن
سعيد عن بشير
بن يسار عن
سويد بن النعمان
قال اقبلنا مع
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم حتى إذا
كنا على روحه
من خيبر دعا
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم بطعام
فلم يوجد إلا
سويق قال فأكلناه
ثم دعا بماء
فمضمض رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
وصلى ولم
يتوضأ
1152- Suveyd b.
en-Nu'man anlatıyor: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile
birlikte Hayber'den geceleyin dönüş yolculuğunda idik. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) yiyecek bir şey istediğinde yanlarında bulabildikleri sadece
kavut (sevık) vardı. Ondan yedik. Sonra su getirtti ve ağzını çalkaladı. Sonra
da Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kalkıp namaz kıldı."
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Müslim'in şartınca
sahih. Ahmed 3/462; Buhari 5390; İbn Mace 492; Bak hadis no: 1155.
ذكر
الإباحة
للمرء إذا أكل
لحما مسته
النار ان يصلي
من غير أن يمس
ماء بيده ولا
فمه
Kişinin Ateşte Pişmiş
Eti Yedikten Sonra Suyu Eline ve Ağzına Sürmeden Namaz Kılmasının Mubahlığı
[ 1153 ] أخبرنا
أحمد بن خالد
بن عبد الملك
أبو بدر بحران
قال حدثنا أبي
قال حدثنا
شعيب بن إسحاق
عن هشام بن
عروة عن وهب
بن كيسان عن
محمد بن عمرو
بن عطاء عن بن
عباس قال رأيت
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم أكل عرقا
من شاة ثم صلى
ولم يتمضمض
ولم يمس ماء
1153- ibn Abbas der ki:
"Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) koyunun etli kemiğinden
dişleriyle koparıp yedi ve ağzını çalkalamadan abdest tazelemeden namaz
kıldı."
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 3028).
Bak hadis no: 1133.
ذكر
البيان بأن
الأمر
بالوضوء مما
مست النار منسوخ
خلا لحم الإبل
وحدها
Sadece Deve Eti Hariç Ateşte
Pişen Şeyi Yemekten Dolayı Abdest Alma Emrinin Mensuh Olması
[ 1154 ] أخبرنا
محمد بن إسحاق
بن خزيمة قال
حدثنا بشر بن
معاذ العقدي
قال حدثنا أبو
عوانة عن عثمان
بن عبد الله
بن موهب عن
جعفر بن أبي
ثور عن جابر
بن سمرة أن
رجلا سأل
النبي صلى
الله عليه وسلم
قال يا رسول
الله أنتوضأ
من لحوم الغنم
قال إن شئت
فتوضأ وإن شئت
فلا تتوضأ قال
أتوضأ من لحوم
الإبل قال نعم
توضأ من لحوم
الإبل قال أصلي
في مرابض
الغنم قال نعم
قال أصلي في
مبارك الإبل
قال لا
1154- Cabir b. Semure
der ki: Bir adam Allah Resulü'ne (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanında
otururken: "Koyun eti yemekten dolayı abdest almamız gerekir mi?'' diye
sordular. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "isterseniz alır
isterseniz almazsınız'' buyurdu. "Ey Allah'ın Resulü! Deve eti yemekten
dolayı abdest almamız gerekir mi?" diye sorduklarında: "Evet
(gerekir)" buyurdu. "Ey Allah'ın Resulü! Koyun ağıllarında namaz
kılabilir miyiz?" diye sorduklarında: "Evet (kılabilirsiniz)''
buyurdu. "Develerin istirahat yerlerinde namaz kılabilir miyiz?" diye
sorduklarında ise: "Hayır (kılamazsınız)" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı sahihtir. Bak
hadis no: 1124.
ذكر
الخبر الدال
على أن الوضوء
لا يجب من أكل ما
مسته النار
خلا لحم
الجزور للأمر
الذي وصفناه
قبل
Daha Önce Vasfedilen
Emre Göre Kesim Hayvanlarının Etleri Hariç Ateşte Pişen Şeyleri Yemekten Dolayı
Abdestin Gerekmediğine Delalet Eden Haber
[ 1155 ] أخبرنا
أبو خليفة قال
حدثنا
القعنبي عن
مالك عن يحيى
بن سعيد عن
بشير بن يسار
أن سويد بن النعمان
أخبره انه خرج
مع رسول الله
صلى الله عليه
وسلم عام خيبر
حتى إذا كنا
بالصهباء وهي
من أدنى خيبر
نزل رسول الله
صلى الله عليه
وسلم فصلى
العصر ثم دعا
بالأزواد فلم
يؤت إلا
بالسويق فأمر
به رسول الله
صلى الله عليه
وسلم فثري
فأكل رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
فأكلنا معه ثم
قام إلى المغرب
فمضمض
ومضمضنا ولم
يتوضأ
1155- Süveyd b.
en-Nu'man bildiriyor: "Hayber'in fethedildiği yıl Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) ile birlikte sefere çıkmıştım. Hayber'in aşağı taraflarında
bulunan Sahba'ya ulaştığında konaklayıp ikindi namazını kıldırdı ve azıkların
getirilmesini söyledi. Ancak kavuttan başka bir şey getirilmedi. Emrederek
kavut suyla ıslatıldı ve ondan yedi. Biz de onunla birlikte yedik. Akşam namazı
için kalktığında da ağzını yıkayınca biz de ağzımızı yıkadık. Sonra da
abdestini tazelemeden namazı kıldırdı."
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Buhari ve Müslim'in
şartlarına göre sahihtir. Muvatta 1/26; Buhari 209; Nesai 1/108; Bak hadis no:
1152.
ذكر
الخبر الدال
على أن الأمر
بالوضوء من
لحوم الإبل هو
المستثنى مما
أبيح من ترك
الوضوء مما
مست النار
Ateşte Pişeni Yemekten
Dolayı Abdest Almamanın Mubah Kılındığı Şeylerden Deve Etlerinin istisna
Edildiğine Delalet Eden Haber
[ 1156 ] أخبرنا
محمد بن إسحاق
بن خزيمة قال
حدثنا بشر بن
معاذ العقدي
قال حدثنا أبو
عوانة عن عثمان
بن عبد الله
بن موهب عن
جعفر بن أبي
ثور عن جابر
بن سمرة أن
رجلا سأل
النبي صلى
الله عليه وسلم
فقال يا رسول
الله أنتوضأ
من لحوم الغنم
قال إن شئت
فتوضأ وإن شئت
فلا تتوضأ قال
أتوضأ من لحوم
الإبل قال نعم
توضأ من لحوم
الإبل قال أصلي
في مرابض
الغنم قال نعم
قال أصلي في
مبارك الإبل
قال لا
1156- Cabir b. Semure
bildiriyor: Bir adam Allah Resulü'ne (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Koyun eti
yemekten dolayı abdest almamız gerekir mi?" diye sordu. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "isterseniz alır isterseniz
almazsınız" buyurdu. "Deve eti yemekten dolayı abdest almamız gerekir
mi?" diye sorduklarında: "Evet (gerekir)" buyurdu.
"Develerin istirahat yerlerinde namaz kılabilir miyiz?" diye
sorduklarında ise: "Hayır (kılamazsınız)" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı sahihtir. Bak
hadis no: 1124.
ذكر خبر
ثان يصرح بصحة
ما ذكرناه
Zikredilen Hususun
Doğruluğunu Bildiren ikinci Haber
[ 1157 ] أخبرنا
عمر بن محمد
الهمداني قال
حدثنا بندار
قال حدثنا عبد
الرحمن بن
مهدي قال
حدثنا زائدة
وإسرائيل عن
أشعث بن أبي
الشعثاء عن
جعفر بن أبي
ثور عن جابر
بن سمرة قال
سئل رسول الله
صلى الله عليه
وسلم عن الوضوء
من لحوم الغنم
فقال توضأ إن
شئت وسئل عن الصلاة
في مرابض
الغنم فقال صل
إن شئت وسئل
عن الوضوء من
لحوم الإبل
فقال توضأ
وسئل عن الصلاة
في مبات الإبل
فقال لا تصل
1157- Cabir b. Semure
der ki: Allah Resulü'ne (Sallallahu aleyhi ve Sellem) koyun eti yemekten dolayı
abdest alınmasının hükmü sorulunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"istersen abdest al" buyurdu. Koyun ağıllarında namaz kılmanın hükmü
sorulunca da Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "istersen
kılabilirsin" buyurdu. Deve eti yemekten dolayı abdest almanın hükmü
sorulunca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evet, abdest
gerekir" buyurdu. Deve yataklarında namaz kılınmasının hükmü sorulunca da
Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Hayır kılamazsın"
buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Müslim'in şartınca
sahih. İbn Mace 495; Bak hadis no: 1125.
ذكر
إباحة ترك
الوضوء من شرب
الألبان كلها
Her Tür Sütü içmekten
Dolayı Abdest Gerekmemesi
[ 1158 ] أخبرنا
بن سلم قال
حدثنا حرملة
بن يحيى قال
حدثنا بن وهب
قال حدثني عمرو
بن الحارث عن
بن شهاب عن
عبيد الله بن
عبد الله عن
بن عباس أن
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
شرب لبنا ثم
دعا بإناء
فمضمض وقال إن
له دسما
1158- ibn Abbas
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) süt içtikten sonra
getirttiği suyla ağzını çalkaladı ve: "Yağı vardır" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 191); Şuayb:
Müslim'in şartınca sahih. İbn Mace 1/223; Buhari 5609; Müslim 358; İbn Mace
498; Bak hadis no: 1159.
ذكر
البيان بأن
شرب اللبن لا
يوجب على
شاربه وضوءا
Sütü içenin Abdest
Tazeleme Zorunda Olmaması
[ 1159 ] أخبرنا
إسحاق بن
إبراهيم بن
إسماعيل قال
حدثنا قتيبة
بن سعيد حدثنا
الليث بن سعد
عن عقيل عن
الزهري عن
عبيد الله عن
بن عباس أن
النبي صلى
الله عليه
وسلم شرب لبنا
فدعا بماء
فتمضمض وقال
إن له دسما
1159- ibn Abbas
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) süt içtikten sonra
getirttiği suyla ağzını çalkaladı ve: "Yağı vardır" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 191); Şuayb:
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahih, Ahmed 1/337; Buhari 211; Müslim
358/95; Ebu Davud 196; Tirmizi 89; Nesai 1/109; Bak hadis no: 1158.
ذكر
الخبر الدال
على إباحة ترك
الوضوء من أكل
الفواكه
Meyve Yemekten Dolayı
Abdest Alınmayacağına Delalet Eden Haber
[ 1160 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان قال
حدثنا سعيد بن
حفص خال
النفيلي قال
حدثنا موسى بن
أعين عن عمرو
بن الحارث عن
أبي الزبير عن
جابر أنهم
كانوا يأكلون
تمرا على ترس
فمر بنا النبي
صلى الله عليه
وسلم فقلنا
سلم فتقدم فأكل
معنا من التمر
ولم يمس ماء
1160- Cabir der ki:
Sahabe, kalkan üzerinde bulunan hurmadan yediler. Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) yanımıza çıkınca ona: "Buyur!" edince bizimle birlikte
hurmadan yedi. Hurma yemeden önce de ellerini yıkamadı.
[Tahric:] Elbani: Zayıf (Daif Ebu Davud 3762); Şuayb:
Hadis sahihtir. Ahmed 3/397; Ebu Davud 3762.
ذكر
الأمر
بالوضوء من
حمل الميت
Ölü Taşıyana Abdest
Almasının Emredilmesi
[ 1161 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان وأبو
يعلى قالا
حدثنا
إبراهيم بن
الحجاج
السامي حدثنا
حماد بن سلمة
عن سهيل بن
أبي صالح عن
أبيه عن أبي
هريرة رضى
الله تعالى
عنه عن النبي
صلى الله عليه
وسلم قال من
غسل ميتا
فليغتسل ومن حمله
فليتوضأ
1161- Ebu Hureyre der
ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ölü yıkayan kimse
gusletsin. Onu taşıyan kimse de abdest alsın" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Ahkam 71); Şuayb: İsnadı
sahihtir. Ahmed 2/433; Ebu Davud 3162; Tirmizi: 993; İbn Mace 1463.
قال
أبو حاتم أضمر
في هذا الخبر
إذا لم يكن بينهما
حائل والدليل
على أنه الوضوء
الذي لا تجوز
الصلاة إلا به
دون غسل اليدين
تقرينه صلى
الله عليه
وسلم الوضوء
بالاغتسال في
شيئين
متجانسين
Ebu Hatim der ki:
"Ölüyü taşıyan kişinin abdest almasının emredilmesi, ölü ile arasında
herhangi bir engel bulunmadığı durumlar için geçerlidir. Buradaki abdestten
kastın el yıkama değil de namaz için alınan abdest olduğunun delili de
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aynı türden olan iki şey (ölü
yıkama ile ölü taşıma) konusunda abdesti gusül ile birlikte
zikretmesidir."
ذكر
إباحة اقتصار
المرء على مسح
اليد بشيء معه
من الغمر دون غسل
اليدين منه
عند القيام
إلى الصلاة
Kişinin Namaza Kalkacağı
Zaman Ellerini Yıkamak Yerine Bir Bez Parçasına Elini Silmekle Yetinmesinin
Mubahlığı
[ 1162 ] أخبرنا
أبو يعلى قال
حدثنا خلف بن
هشام البزار
قال حدثنا أبو
الأحوص عن
سماك عن عكرمة
عن بن عباس
قال أكل النبي
صلى الله عليه
وسلم كتفا ثم
مسح يده بمسح
كان تحته ثم
قام فصلى
1162- ibn Abbas der ki:
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir gün koyun budundan yedi, altındaki
sergiye (sofraya) elini sildi ve kalkıp namaz kıldı.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 184); Şuayb:
Ravileri güvenilir kimselerdir. Ahmed 1/267; Ebu Davud 89; İbn Mace 488; Bak
hadis no: 1129.
ذكر
البيان بأن
مسح المرء
اللحم النيء
لا يوجب عليه
وضوءا
Çiğ Ete Dokunan Kimsenin
Abdest Tazelemesi Gerekmemesi
[ 1163 ] أخبرنا
أحمد بن عمير
بن يوسف قال
حدثنا عمرو بن
عثمان قال
حدثنا مروان
بن معاوية قال
حدثنا هلال بن
ميمون قال
حدثنا عطاء بن
يزيد الليثي
عن أبي سعيد
الخدري أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم مر بغلام
يسلخ شاة فقال
له تنح حتى أريك
فإني لا أراك
تحسن تسلخ قال
فأدخل رسول الله
صلى الله عليه
وسلم يده بين
الجلد واللحم
فدحس بها حتى
توارت إلى
الإبط ثم قال
صلى الله عليه
وسلم هكذا يا
غلام فاسلخ ثم
انطلق فصلى ولم
يتوضأ ولم يمس
ماء
1163- Ebu Said el-Hudri
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) koyunun derisini sayan bir
gençle karşılaşınca ona: "Kenara çekil de nasıl yapılacağını sana
göstereyim, Çünkü senin iyi saymadığını görüyorum" buyurdu. Bunun üzerine
Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) elini koltuk altına kadar koyunun
deri ile eti arasına soktu. Sonra: "işte böyle soyacaksın, ey genç!"
dedi. Sonra yoluna devam edip abdestini tazelemeden cemaate namazı kıldırdı.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 179); Şuayb: İsnadı
kavıdir. Ebu Davud 185; İbn Mace 3179.
Sonraki
sayfa için aşağıdaki link’i kullan: