Sahih

İbn Hibban

 

TAHARE

 

ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

باب الاستطابة

Bab: Taharetlenme (istinca)

 

ذكر الاستنجاء للمحدث إذا أراد الوضوء

Abdest Bozan Kimsenin Abdest Almak istediğinde istinca Yapması

 

[ 1405 ] أخبرنا إسحاق بن إبراهيم بن إسماعيل ببست حدثنا عبيد بن آدم بن أبي إياس قال حدثنا أبي قال حدثنا شريك قال حدثنا إبراهيم بن جرير عن أبي زرعة عن أبي هريرة قال دخل رسول الله صلى الله عليه وسلم الخلاء فأتيته بماء فيه تور أو ركوة فاستنجى به ومسح يده اليسرى على الأرض فغسلها ثم أتيته بإناء فتوضأ

 

1405- Ebu Hureyre der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tuvalete girdi. Ona (bakırdan veya taştan oyulmuş, su içmeye ve abdest almaya yarayan küçük bir kap olan) "tevr" yahut (aynı maksatla kullanılan deriden yapılmış küçük) ''rekve'' denilen kaplardan biriyle su götürdüm. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onunla temizlendi ve sol elini toprağa sürdü. Sonra da sol elini yıkadı. Daha sonra O'na bir başka kapla su getirdim ve (onunla da namaz) abdesti aldı.

 

[Tahric:]  Elbani: Hasen (Sahih Ebu Davud 35); Şuayb: İsnadı zayıfhr. Ahmed 2/311; Ebu Davud 45; Nesai 1/45; İbn Mace 358; Darimi 1/173.

 

 

ذكر ما يقول المرء عند دخوله الحشائش

Abdest Bozma Yerlerine Girerken Kişi Ne Söyler?

 

[ 1406 ] أخبرنا محمد بن إسحاق بن سعيد السعدي قال حدثنا علي بن خشرم قال حدثنا عيسى بن يونس عن شعبة عن قتادة عن القاسم الشيباني عن زيد بن أرقم أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال إن هذه الحشوش محتضرة فإذا أراد أحدكم أن يدخل فليقل أعوذ بالله من الخبث والخبائث

 

1406- Zeyd b. Erkam'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: "Şu abdest bozulan yerler, (cin ve şeytanların) bulunacağı yerlerdir. Bundan dolayı sizden birisi (buralara) girmek istediği zaman: ‘‘Euzu billahi mine'l-hubusi ve'l-habais (= Erkek ve dişi şeytanlardan Allah'a sığınırım)'' desin."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sallıha 1070); Şuayb: Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 4/373; İbn Mace 296; Bak hadis no: 1408.

 

 

قال أبو حاتم رضى الله تعالى عنه الحديث مشهور عن شعبة وسعيد جميعا وهو ما تفرد به قتادة

 

Ebu Hatim der ki: "Bu hadis Şu'be ile Said'in rivayetleriyle meşhurdur. Bunu rivayette Katade tek kalmıştır."

 

 

ذكر ما يقول المرء من التعوذ عند إرادته دخول الخلاء

Kişi Helaya Girerken Neyden Sığınma Yapar?

 

[ 1407 ] أخبرنا أحمد بن علي بن المثنى قال حدثنا علي بن الجعد قال حدثنا شعبة بن الحجاج وحماد بن سلمة وهشيم بن بشير عن عبد العزيز بن صهيب عن أنس بن مالك عن النبي صلى الله عليه وسلم أنه كان إذا دخل الخلاء قال اللهم إني أعوذ بك من الخبث والخبائث

 

1407- Enes b. Malik'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tuvalete girerken: "Allahım! Her türlü pislikten ve pis olan şeylerden (şeytanlardan) 5dna sığınırım" derdi.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (el-İrva' 51); Şuayb: Sahihan şartlarına göre sahihtir. Ahmed 3/99; Buhari 142; Müslim 375; Ebu Davud 5; Tirmizi 5; Nesai 1/20; İbn Mace 298; Darimi 1/171.

 

قال أبو حاتم رضى الله تعالى عنه الخبث والخبائث جمع الذكور والإناث من الشياطين يقال للواحد من ذكران الشياطين خبيث والاثنين خبيثان والثلاث خبائث وكان يعوذ صلى الله عليه وسلم من ذكران الشياطين وإناثهم حيث قال اللهم إني أعوذ بك من الخبث والخبائث

 

Ebu Hatim der ki: Hubus ve habais, erkek ve dişi şeytanların çoğulu için kullanılan ifadelerdir. Erkek şeytanların tekili için habis, ikilisi için habisan, çoğulu için de habais ifadesi kullanılır. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Allahım! Hubus ve habaisten sana sığınırtm" diyerek şeytanların erkeklerinden de dişilerinden de Allah'a sığınırdı.

 

 

ذكر الأمر بالاستعاذة بالله جل وعلا لمن أراد دخول الخلاء من الخبث والخبائث

Helaya Giren Kimseye "Hubs ve Habais"ten Allah'a Sığınmasının Emredilmesi

 

[ 1408 ] أخبرنا عمر بن محمد الهمداني قال حدثنا محمد بن عبد الأعلى قال حدثنا خالد بن الحارث عن شعبة عن قتادة قال سمعت النضر بن أنس يحدث عن زيد بن أرقم عن النبي صلى الله عليه وسلم قال إن هذه الحشوش محتضرة فإذا دخلها أحدكم فليقل اللهم إني أعوذ بك من الخبث والخبائث

 

1408- Zeyd b. Erkam'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Bu tuvaletlerde şeytanlar bulunur. Sizden biri tuvalete girerken: ‘‘Allahım! Her türlü pislikten ve pis olan şeylerden (şeytanlardan) sana sığınırım’‘ desin'' buyurdu.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahıha 1070); Şuayb: Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 4/369; Ebu Davud 6; İbn Mace 296; Bak hadis no: 1406.

 

قال أبو حاتم رضى الله تعالى عنه الخبث جمع الذكور من الشياطين والخبائث جمع الإناث منهم يقال خبيث وخبيثان وخبث وخبيثة وخبيثتان وخبائث

 

Ebu Hatim der ki: "Hubus erkek şeytanların çağulu için, habais de dişi şeytanların çağulu için kullanılır. Erkek şeytanların tekili için habis, ikilisi için habisun, çağulu için de hubus ifadesi kullanılır. Dişi şeytanların tekili için habisa, ikilisi için habisatan, çağulu için ise habais ifadesi kullanılır."

 

 

ذكر الإباحة للنساء أن يخرجن إلى الصحارى للبراز عند عدم الكنف في بيوتهن

Evlerinde Tuvaletleri Olmayan Kadınların Bu ihtiyaçları için Açık Araziye Çıkmalarının Emredilmesi

 

[ 1409 ] أخبرنا محمد بن إسحاق بن خزيمة وعمر بن محمد قالا حدثنا نصر بن علي الجهضمي قال حدثنا الطفاوي قال حدثنا هشام بن عروة عن أبيه عن عائشة قالت كانت سودة بنت زمعة امرأة جسيمة وكانت إذا خرجت لحاجتها بالليل أشرفت على النساء فرآها عمر بن الخطاب فقال انظري كيف تخرجين فإنك والله ما تخفين علينا إذا خرجت فذكرت ذلك سودة للنبي صلى الله عليه وسلم وفي يده عرق فما رد العرق من يده حتى فرغ الوحي فقال إن الله قد جعل لكن رخصة أن تخرجن لحوائجكن

 

1409- Hz. Aişe der ki: iri cüsseli olan Sevde binti Zem'a ihtiyacı için geceleyin dışarıya çıktı. Diğer kadınlar arasında belli olurdu. Hz. Ömer gelirken orıu gördü ve: "Ey Sevde! Vallahi dışarıya çıktığın zaman bizden gizlenemiyorsun. Bundan dolayı çıkacağın zaman dikkat et" diye seslendi. Bunun üzerine Sevde, Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldi. Ömer'in söylediklerini ona anlattı. Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) elinde etli bir kemik varken vahiy nazil olmaya başladı. Vahyin inişi bittiğinde kemik hala elindeydi. Ardından: "Yüce Allah, ihtiyacınız için (örtülü bir şekilde) dışarıya çıkmanıza izin vermiştir" buyurdu.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Cilbab 105); Şuayb: İsnadı ceyyiddir. Ahmed 6/56; Buhari 147; Müslim 2170/17.

 

 

ذكر الأمر بالاستتار لمن أراد البراز عنده

Büyük Abdest Bozmak isteyene Gizlenmenin Emredilmesi

 

[ 1410 ] أخبرنا محمد بن عبد الله بن عبد السلام مكحول ببيروت قال حدثنا سليمان بن سيف قال حدثنا أبو عاصم قال حدثنا ثور بن يزيد عن حصين الحميري عن أبي سعد الخير عن أبي هريرة قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم من استجمر فليوتر من فعل فقد أحسن ومن أتى الغائط فليستتر وإن لم يجد إلا كثيبا من رمل فإن الشيطان يلعب بمقاعد بني آدم

 

1410- Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: "Sizden birisi taşla temizlendiğinde (taşların sayısını) tek yapsın. (Gözlerine) sürme çektiğinde tek sayıda çeksin. Böyle yapan kişi iyi yapmış olur. Kim büyük abdest yapmaya vardığında (insanlardan) örtünsün / gizlensin. Eğer (böyle bir şeye imkan) bulamazsa o zaman kum yığınından (yararlansın). Çünkü şeytan, insanoğullarının oturaklarıyla (veya abdest bozmak için oturdukları yerlerde) oynar."

 

[Tahric:]  Elbarri: Zayıf (Daif Ebi Davud 8); Şuayb: İsnadı zayıftır. Ahmed 2/371; Ebu Davud 35; İbn Mace 3498; Darimi 1/169.

 

 

ذكر ما يستحب للمرء من الاستتار عند القعود على الحاجة

Büyük Abdest Bozmak için Oturan Kimsenin Gizlenmesinin (Kendini Perdelemesinin) Müstehaplığı

 

[ 1411 ] أخبرنا بن خزيمة قال حدثنا الحسن بن محمد بن الصباح قال حدثنا يزيد بن هارون قال أخبرنا مهدي بن ميمون عن محمد بن أبي يعقوب عن الحسن بن سعد عن عبد الله بن جعفر قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم أحب ما استتر به هدف أو حائش نخل

 

1411- Abdullah b. Cafer der ki: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) def-i hacet ederken de en çok bir tümseğin veya hurma bahçesi duvarının arkasında gizlenmeyi tercih ederdi.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Sahihtir. Ahmed 1/204; Müslim 342; Ebu Davud 2549 İbn Mace 340; Darimi 1/170, 1/193; Bak hadis no: 1412.

 

 

ذكر إباحة استتار المرء بالهدف أو حائش النخل إذا تبرز

Kişinin Açık Alanda Abdest Bozacağında Tümseği veya Sık Hurma Ağaçlarını Kendine Perde Yapmasının Mubahlığı

 

[ 1412 ] أخبرنا محمد بن عبد الرحمن بن محمد قال حدثنا محمد بن عبد الكريم العبدي قال حدثنا وهب بن جرير قال حدثنا أبي قال سمعت محمد بن أبي يعقوب يحدث عن الحسن بن سعد عن عبد الله بن جعفر قال ركب رسول الله صلى الله عليه وسلم بغلته وأردفني خلفه وكان رسول الله صلى الله عليه وسلم إذا تبرز كان أحب ما تبرز إليه هدف يستتر به أو حائش نخل قال فدخل حائطا لرجل من الأنصار

 

1412- Abdullah b. Cafer anlatıyor: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) katırına bindi ve beni terkisine aldı. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) abdest bozmak için arkasına gizlenmeyi en uygun bulduğu yer, yerden yüksek bir şeyin veya sık hurma ağaçlarının arkası idi. Ensar'dan bir adamın bahçesine girdi. 

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: Ravileri güvenilir kimselerdir. Ahmed 1/205; Bak hadis no: 1411.

 

 

ذكر الخبر الدال على نفي إجازة دخول المرء الخلاء بشيء فيه

ذكر الله

Üzerinde Allah'ın isminin Yazılı Olduğu Bir Şey ile Helaya Girmenin Caiz Olmadığına Delalet Eden Haber

 

[ 1413 ] أخبرنا عمران بن موسى بن مجاشع قال حدثنا هدبة بن خالد القيسي قال حدثنا همام بن يحيى عن بن جريج عن الزهري عن أنس بن مالك أن رسول الله صلى الله عليه وسلم كان إذا دخل الخلاء وضع خاتمه

 

1413- Enes b. Malik der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), tuvalete gireceği zaman yüzüğünü (çıkarıp) bir yere koyardı."

 

[Tahric:]  Elbani: Zayıf (Daif Ebi Davud 4); Şuayb: İsnadı zayıflır. Ebu Davud 19; Tirmizi 1746; Nesai 8/178; İbn Mace 303.

 

0a

 

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in Helaya Girmeden Önce Yüzüğünü Çıkarma Nedeni

 

1414- Enes b. Malik der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in mührünün üzerindeki yazı üç satırdı "Muhammed" bir satır, "Resul" bir satır ve "Allah" bir satırdı.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Muhtasaru'ş-Şemail 74); Şuayb: Hadis sahihtir. Buhari 3106; Tirmizi 1747.

 

 

 

insanların Yollarına ve Avlularına Küçük Abdest Bozmanın Yasaklanışı

 

1415- Ebu Hureyre, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Lanetlenmiş iki şeyden kaçının!" "Bunlar nedir, ey Allah'ın Resu!'' diye sorduklarında ise buyurdu ki: "Kişinin, insanların geçtiği yola veya avlularına abdest bozmasıdır."

 

[Tahric:]  Elbani: Hasen (el-İrva' 62); Şuayb: Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 2/272; Müslim 269; Ebu Davud 25.

 

 

 

Büyük ya da Küçük Abdest Bozarken Önünü ya da Arkasını Kıbleye Dönmenin Yasaklanışı

 

1416- Ebu Eyyub el-Ensari bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sizden biri tuvalete gidince ister büyük isterse küçük abdest bozsun, önünü veya arkasını kıbleye dönmesin. Doğuya veya batıya dönsün" buyurdu,

 

Ebu Eyyub ekledi: Şam'a geldiğimiz zaman tuvaletlerin kıbleye doğru yapıldığını gördük. ihtiyacımızı gidereceğimiz zaman yan dururduk ve Allah'tan da bağışlanma dilerdik.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: Hadis sahihtir. Muvatta 1/193; Ahmed 5/421; Buhari 394; Müslim 264; Ebu Davud 9; Tirmizi 8; Nesai 1/22; 23; İbn Mace 318; Bak hadis no: 1417,

 

 

 

1417- Ebu Eyyub el-Ensari bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sizden biri tuvalete gidince önünü veya arkasını kıbleye dönmesin. Doğuya veya batıya dönsün" buyurdu. Şam'a geldiğimiz zaman tuvaletlerin kıbleye doğru yapıldığını gördük. ihtiyacımızı gidereceğimiz zaman yan dururduk ve Allah'tan da bağışlanma dilerdik.

 

(Ravi) Nu'man ekledi: Tuvaletler kıble yönüne bakar şekilde yapılmıştı.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı sahihtir. Bak hadis no: 1416.

 

 

Ebu Hatim der ki: "Doğuya veya batıya dönsün" sözü, bazı durumlarda genel anlamıyla anlaşılan bir emirdir. Ancak İbn Ömer'den gelen rivayet genel olarak anlaşılabilecek bu emri tahsis etmektedir. İbn Ömer'den gelen söz konusu rivayete göre, genel olarak gelen bu emirden kasıt, hela ve kapalı alanlar dışında çöllerdir. Genel olan bu emri tahsis eden bir diğer şey de icmadır. Zira kıblesi doğu veya batıya doğru olanların tuvalette iken, kıbleye doğru dönmüş olacağı için doğuya veya batıya doğru dönmemeleri gerektiği konusunda icma vardır. Buna göre Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) emri tuvalet anında kişinin kıble dışında başka bir tarafa dönmeye yöneliktir.

 

 

 

Zikrettiğimiz Lafzın Umumi Hükmünü Hususi Kılan iki Şeyden Biri

 

1418- ibn Ömer der ki: "Bir gün Hafsa'nın evinin üzerine çıktım, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) oturmuş arkasını kıbleye, önünü Şam'a dönmüş tuvalet ihtiyacını giderdiğini gördüm."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahihi Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 2/41i 149; Tirmizi 11; İbn Mace 322; Darimi 1/171; Bak hadis no: 1421.

 

 

 

1419- Süleyman b. Ziyad el-Mısrı anlatıyor: Biz, (bir) Cuma günü Abdullah b. el-Haris b. Cez' ez-Zübeydı'nin huzuruna girmiştik. Derken bir tas istedi.

Cariyeye / kız çocuğuna: "Beni ört!" dedi. O da onu örttü. Bunun üzerine Abdullah ibnu'l-Haris b. Cez' ez-Zübeydı kabın içerisine küçük abdestini yaptı. Sonra da: "Ben, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in, sizden birisinin kıbleye dönerek küçük abdest bozmasını yasakladığını işittim" dedi.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 10)i Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 4/190,191.

 

 

 

Hadis ilminde Derinliği Olmayana Üstte Zikrettiğimiz Yasaklamayı Neshettiği izlenimi Veren Haber

 

1420- Cabir (b. Abdillah) der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize (küçük abdest yaparken) cinsel organlarımızla kıbleye dönmemizi ve kıbleyi arkaya almamızı yasaklardı.

 

(Cabir devamla) der ki: Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i, ölümünden bir yıl önce kıbleye dönmüş bir şekilde küçük abdestini yaparken gördüm.

 

[Tahric:]  Elbani: Hasen (Sahih Ebu Davud 10); Şuayb: İsnadı kavidir. Ebu Davud 13; Tirmizi 9; İbn Mace 325.

 

 

 

Küçük ya da Büyük Abdest Bozarken Kıbleye Dönme Yasağının Açık Alanlar için Olduğuna ve Tuvaletler ile Kapalı Mekanları Kapsamadığına Delalet Eden Haber

 

1421- Abdullah b. Ömer der ki: Bazıları "Def-i hacet için oturduğun zaman kıbleyi ve Beytu'l-Makdis'i önüne alma" diyorlar. Oysa bir defasında evimin damına çıktığımda oradan Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) iki kerpicin üzerine oturup, Beytu'l-Makdis'e doğru dönmüş bir şekilde hacetini giderdiğini gördüm.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 9); Şuayb: Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Muvatta 1/193, 194; Buhari 145; Ebu Davud 12; Nesai 1/23, 24; Bak hadis no: 1418.

 

 

 

Büyük Abdest Bozan (Oturmuş) iki Kimseden Birinin Konuştuğu Arkadaşının Avret Yerine Bakmasının Yasaklanışı

 

1422- Ebu Said el-Hudri'nin bildirdiğine göre Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şoyle buyurmaktadır: "iki kişi büyük abdest bozmak üzere (çıktıklarında) karşılıklı olarak konuşup oturmasın. Bu durumda her biri, (diğer) arkadaşinın avret (yer)ini görür. Allah da, bu duruma öfkelenir."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 3120); Şuayb: İsnadı zayıfhr. Ahmed 3/36; Ebu Davud 15; İbn Mace 342.

 

 

 

Zorunlu Olmayan Vakitler Dışında Kişinin Ayakta Küçük Abdest Bozmasının Yasaklanışı

 

1423- Abdullah b. Ömer'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: "Ayakta küçük abdest yapma.''

 

[Tahric:]  Elbani: Zayıf (es-Silsiletu'd-daife 934); Şuayb: İsnadı zayıfhr. İbn Mace 308.

 

 

Ebu Hatim der ki: Korkarım ki İbn Cüreyc bu hadisi Nafi'den işitmemiştir.

 

 

 

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in "Ayakta işeme!" Sözünün Tevilinin Doğruluğuna Delalet Eden Haber

 

1424- Huzeyfe bildiriyor: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir topluluğun çöp döktükleri yere gidip ayakta idrarını yaptı. Sonra abdest alıp. mestleri üzerine meshetti."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: Buhari ve Müslim'in şartlarına göre Sahihtir. Ahmed 5/382; Buhari 224; Müslim 273/73; Ebu Davud 23; Tirmizi 13; Nesai 1/25; İbn Mace 305; Darimi 1/171; Bak hadis no: 1425, 1428, 1429.

 

 

 

1425- Huzeyfe der ki: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir topluluğun çöp döktükleri yere gidip ayakta idrarını yaptığını gördüm. Sonra su isteyince kendisine su götürdüm ve abdest alıp mestleri üzerine meshetti.''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ebu Davud 23; Bak hadis no: 1424.

 

 

Ebu Hatim der ki: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) idrarını bu şekilde yapması imkansızlıktan dolayıydı. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) söz konusu çöplüğe gelip idrarını yapmak istemiş, ancak bunu oturarak yapma imkanını bulamamıştır. Zira kişi yerden yüksekçe bir yere idrarını yaptığı zaman bu idrar dağılıp üzerine bulaşabilir. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) idrarını oturarak yapamadığı için de ayakta yapmıştır."

 

 

 

1426- Umeyme binti Rukayka bildiriyor: Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (geceleyin) hurma ağacından yapılma bir kabın içerisine küçük abdestini yapardı, Sonra da bu kap, yatağının altına konulurdu,

 

[Tahric:]  Elbani: Hasen sahih (Sahih Ebu Davud 16); Şuayb: Ravileri güvenilir kimselerdir. Ebu Davud 24; Bak hadis no: 1424.

 

 

 

Kişinin Çekinmediği Taktirde Küçük Abdest Bozana Yaklaşmasının Mubahlığı

 

1427- Huzeyfe bildiriyor: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir topluluğun çöplüğüne gitti ve ayakta küçük abdest bozdu. Ben oradan uzaklaşınca, beni yanına çağırdı ve topuklarının yanına kadar yaklaştım. Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) su döktüm ve abdest aldı. Mestlerinin üzerine de meshetti.''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: Buhari'nin şartınca sahihtir. Bak hadis no: 1424.

 

 

 

Söz Konusu Durumda Huzeyfe'nin Mustafa'ya (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Yaklaşmasının O'nun Emri Üzere Gerçekleştiği Hakkında 452

 

1428- Huzeyfe der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber yürürken bir topluluğun çöplüğüne vardı ve küçük abdestini bozdu. Ben oradan uzaklaşınca, beni yanına çağırdı ve: "Yaklaş!" dedi. Ben de topuklarının yanına kadar yaklaştım. Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) abdest aldı. Mestlerinin üzerine de meshetti."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: Ravileri Sahih ridilidir. Bak hadis no: 1424.

 

 

 

Bu Hadisi Rivayette Süleyman el-A'meş'in Rivayette Tek Kaldığını iddia Edenin Kavlini çürüten Haber

 

1429- Ebu Vail dedi ki: Ebu Musa (el-Eş'ari) idrar konusunda çok titizdi. Şöyle derdi: "israiloğullarından birinin tenine idrar değdiği zaman değen yeri makasla keserdi." Huzeyfe bunun üzerine dedi ki: "Arkadaşınızın bu kadar titiz olmamasını isterdim. Bir gün Resulullah'la (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beraber yürürken, bir duvar ardında yer alan bir kavmin çöplüğüne gitti ve siz nasıl ayakta duruyorsanız o da ayakta durarak bevletmeye başladı. Ben ondan uzaklaşınca bana işaret etti. Yanına gelip işini bitirinceye kadar (kimse görmesin diye) topuklarının yanında durdum.''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: Buhari ve Müslim'in şartlarına göre Sahihtir. Ahmed 5/402; Buhari 225; Müslim 273/27; Nesai 1/25; Bak hadis no: 1424.

 

 

 

İlimde Derinliği Olmayana Üstte ki Huzeyfe Hadisine Aykırı Olduğu izlenimi Veren Haber

 

1430- Hz. Aişe der ki: "Sana Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ayakta bevlettiğini aktaran kişiyi yalanla! Zira onu hep oturarak bevlettiğini gördüm.''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih liğayrihi (es-Silsiletu's-sahiha 201); Şuayb: Hadis sahihtir. Ahmed 6/192; Tirmizi 12; Nesai 1/26; İbn Mace 307.

 

 

Ebu Hatim der ki: Bu haber, hadiste yetkin olmayan birine Huzeyfe'den gelen söz konusu hadisle çelişkili olduğu izlenimini verebilir. Oysa öyle değildir. çünkü

Huzeyfe, Resülunah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir topluluğa ait olan, Medine'nin kenarındaki bir bahçenin arkasında bulunan bir çöplükte ayakta bevlederken görmüştür. Bunu ayakta yapma sebebini de daha önce açıklamıştık. O sırada da Aişe yanında değildi. Aişe, Resülullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) evdeyken oturarak bevlettiğini görürdü. Aişe bu yönde gördüğünü aktarırken, Huzeyfe de şahit olduğu şeyi aktarmıştır. Aişe "Yalanla!" derken "hatalı olduğunu söyle" demek istemiştir. Zira Araplar hatayı da yalan olarak isimlendirirlerdi.

 

 

 

Tezek ve Kemikle Taharetlenmenin Yasaklanışı

 

1431- Ebu Hureyre anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ben ancak sizin babanız yerindeyim. (Bu nedenle de sizlere gereken her şeyi öğretiyorum.) Sizden birisi büyük abdest yapmaya vardığında önünü ve arkasını kıbleye çevirmesin, sağ eliyle de temizlenmesin" buyurdu.

 

(Ebu Hureyre devamla der ki:) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (bize) üç taş ile (temizlenmemizi) emreder, tezek ve çürümüş kemiklerle (temizlenmeyi) yasaklardı.

 

[Tahric:]  Elbani: Hasen (Tahricu'l-Mişkat 347; Sahih Ebu Davud 6); Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed 2/247; Müslim 265; Ebu Davud 8; Nesai 1/38; İbn Mace 313; Darimi 1/172, 173; Bak hadis no: 1435, 1440.

 

 

 

Kemik ve Tezekle Taharetlenmenin Yasaklanış Nedeni

 

1432- Şa'bı der ki: Alkame'ye: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cinlerle görüştüğü gecede ibn Mes'ud da yanında mıydı?" diye sorduğumda şöyle dedi: ''Ben de ibn Mes'ud'a: "Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cinlerle görüştüğü gecede yanında sizlerden biri bulundu mu?" diye sorduğumda: "Hayır!" dedi ve şöyle devam etti: "Ancak bir gece Resulullah'la (Sallallahu aleyhi ve Sellem) birlikteyken onu ortalıkta göremedik. Vadilerde ve yamaçlarda aramaya çıktık ve: "Ya cinler tarafından kaçırıldı ya da öldürüldü" demeye başladık. Kişinin geçirebileceği en kötü geceyi geçirdik. Sabah olduğunda Hıra mağarası tarafından geldiğini gördük. "Ey Allah'ın Resulü! Seni göremeyince aradık, ama bulamadık. Bundan dolayı geçirebileceğimiz en kötü geceyi geçirdik" dediğimizde, Hz. Peygamr (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Cinlerden bir davetçi geldi, onunla birlikte gittim ve onlara Kur'an okudum" buyurdu. Sonra bizi götürüp onların izleri ile ateşlerinin -kalıntılarını gösterdi. O gecede cinler Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) neler yiyebileceklerini sormuş. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Et bakımından bol etli olarak elinize geçen üzerine Besmele çekilmiş her kemik sizin azığınızdır. Hayvanların tezekleri de sizin hayvanlarınız için yemdir" buyurmuş. Sonrasında Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize: "Bu ikisiyle kemik ve tezele taharetlenmeyin! Zira bunlar cinlerden kardeşlerinizin yiyecekleridir.'' buyurdu."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih. el-İrva' 1/85/46); Şuayb: Müslim'in şartınca sahih. Müslim 450; Ebu Davud 85; Tirmizi 18.

 

 

 

Erkeğin Cinsel Organına Sağ Eliyle Dokunmasının Yasaklanışı

 

1433- Cabir (b. Abdillah) der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), kişinin, cinsel organını sağ eliyle tutmasını yasakladı."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 24); Şuayb: Ravileri güvenilir kimselerdir.

 

 

 

Küçük Abdest Bozarken Eliyle Cinsel Organını Tutmanın Yasaklanışı

 

1434- Abdullah b. Ebi Katade, babasından bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Biriniz bevlederken tenasül uzvuna sağ eliyle dokunmasın. Taharetlenmeyi de sağ eliyle yapmasın."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: Buhari'nin şartınca sahihtir. Ahmed 5/300; Buhari 1S4; Müslim 267; Ebu Davud 31; Nesai 1/2S; İbn Mace 310.

 

 

 

istinca (Taharet) Yapmak isteyenin Sağ Elini Kullanmasının Yasaklanışı

 

1435- Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sağ elle istinca etmeyi (taharetlenmeyi) yasaklamıştır.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı hasendir. Bak hadis no: 1431.

 

 

 

(Büyük Abdest Bozduktan Sonra) Taşla Taharetlenmek isteyene Tek Sayıda Taşlar Kullanmasının Emredilmesi 457

 

1436- Seleme b. Kays el-Eşcai'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: "Abdest aldığında burnuna su çek. Taşla temizlendiğinde (taşın sayısını) tek yap."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahıha 1306); Şuayb: Sahih'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 4/339; Tirmizi 27; Nesai 1/41; İbn Mace 406.

 

 

 

Bu Emrin Veriliş Nedeni

 

1437- Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: "Sizden birisi taşla temizlendiğinde (taşların sayısını) tek yapsın. Çünkü Yüce Allah, tektir. Tek olanı sever. Görmez misin ki, göklerin sayısı yedi, günlerin sayısı yedi ve tavaf(taki şavt) sayısı yedidir."

 

(Ebu Hureyre der ki:) Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) devamla benzer başka şeyler zikretti.

 

[Tahric:]  Elban'i: Zayıf (es-Silsiletu'd-da'ife 5656); Şuayb: Ravileri güvenilir kimselerdir.

 

 

 

1438- Ebu Hureyre ile Ebu Said derler ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Her kim abdest alırsa burnuna su alsın, (taşlarla) istindı yapan ise sayıyı tek yapsın" buyurdu.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Eb'i Davud 128); Şuayb: Müslim'in şartınca sahih. Muvatta 1/19; Ahmed 2/401; Buhari 161; Müslim 237; Nesai 1/66, 1/67; İbn Mace 409; Darimi 1/178.

 

 

Ebu Hatim der ki: "İstinsar, burundaki suyu dışarı çıkarmaktır. İstinşak ise burna su almaktır. Resülunah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu hadiste abdest alan kişiye istinsarı emretmesi istinşak anlamındadır. Zira burundaki suyu boşaltmak için ilk önce burna suyun alınması gerekmektedir. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) burada istinşak (su alma) ile başlayan bir fiili sonucu (istinsar) itibariyle zikretmiştir. İsticmar ise taharetlenme, dışkı ve idrarın çıkış yerlerindeki necaseti gidermektir."

 

 

 

Önceki Lafızdan Zikrettiklerimizin Doğruluğunu Bildiren Haber

 

1439- Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sizden biri abdest alacağı zaman burnuna su çekip iyice temizlesin. Taşla taharetlenen (silinen) de tek sayıda taş kullansın" buyurdu.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 128); Şuayb: Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 2/278; Buhari 162; Müslim 237; Nesai 1/65, 1/66.

 

 

 

Taharetlenmek isteyene Üç Taş Kullanmanın Emredilmesi

 

1440- Ebu Hureyre der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ben sizin babanız yerindeyim. Tuvalete gittiğinizde, önünüzü ve arkanızı kıbleye dönmeyiniz. Sağ elinizle de istinca etmeyiniz" buyurdu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) üç taşla taharetlenmeyi emreder, tezek ve kemikle taharetlenmeyi ise yasaklardı.

 

[Tahric:]  Elbani: Hasen (Tahricu'l-Mişkat 347; Sahih Ebu Davud 6); Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed 2/250; Nesai 1/38; Bak hadis no: 1431.

 

 

 

Heladan Çıkarken Kişiye Suyla Taharetlenmenin Gerekmesi

 

1441- Hz. Aişe der ki: "Ben, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i Zilhicce'nin (ilk) on gününde oruç tutarken hiç görmedim. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (büyük abdestini bozup da) suyla temizlenmeden tuvaletten çıkmazdı.''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih liğayrihi (Sahih Ebu Davud 2108); Şuayb: İsnadı zayıflır. Ebu Davud 2439; Müslim 1176; Tirmizi 756; İbn Mace 1729.

 

 

 

Önceki Aişe Hadisinde Geçen "Suyla Temas" Lafzıyla Suyla istinca Yapılmasının Kastedilmesi

 

1442- Enes der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tuvalet ihtiyacı için Çıktığı zaman yanımızdaki Ensar'dan bir hizmetçiyle bir ibrik su götürürdük ve onunla istinca ederdi.''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 33); Şuayb: Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 3/203; Buhari 150; Müslim 271; Ebu Davud 43; Nesai 1/42.

 

 

 

1443- Hz. Aişe kadınlara hitaben der ki: "Kocalarınıza su ile istinca yapmalarını (taharetlenmelerini) söyleyin. Çünkü ben, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu şekilde yaptığını onlara söylemeye utanıyorum. ''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (el-İrva' 42); Şuayb: Hadis sahihtir. Ahmed 6/113; Tirmizi 19; Nesai 1/42.

 

 

 

Kişinin Heladan Çıkarken Allah'tan Mağfiret Dilemesinin Müstehaplığı

 

1444- Hz. Aişe'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tuvaletten çıkınca: "Gufraneke (Allahım! Mağfiretini dilerim)" derdi.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (el-İrva' 52; Mişkat 356; Sahih Ebu Davud 22); Şuayb; İsnadı hasendir. Ahmed 6/155; Ebu Davud 30; Tirmizi 7.

 

 

 

Kişinin Geceleyin Kalkıp işedikten Sonra Virdi için Daha Sonra Kalkmak Üzere Uyumak istediğinde Yüzünü ve Ellerini Yıkamasının Müstehaplığı

 

1445- ibn Abbas der ki: Teyzem Meymune'nin yanında gecelemiştim. Allah Resulü'nün (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (uykudan) kalkıp küçük abdest bozduktan sonra yüzünü yıkayıp uyuduğunu gördüm.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: Sahih'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 1/284; Buhari 6316; Müslim 763/187; EbU Davud 5043; Nesai 2/218; İbn Mace 508.

 

Sonraki sayfa için aşağıdaki link’i kullan:

 

Namaz'ın Farziyeti