İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

MUKADDİME

 

Kur'an'ın Diğer Sözlere Üstünlüğü:

 

[101] İmam Buhari, Ebu Musa el-Eş’ari (r.a.)'dan şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kur'an okuyan kimse, turunçgillere benzer. Hem tadı güzeldir, hem de kokusu. Kur'an okumayan (mümin) hurma gibidir. Tadı güzeldir ama kokusu yoktur. Kur'an okuyan facir kimse, rayhane gibidir. Kokusu güzel, tadı acıdır. Kur'an okumayan facir kimse ise, Ebu Cehil karpuzuna benzer. Hem tadı acıdır, hem de kokusu yoktur."  İmam Buhari bunu başka yerlerde başka tariklerle de rivayet etmiştir.

Başlığın bu hadisle alakası şudur: Kur’an nerede ise orada hoş koku var, nerede yoksa orada hoş koku yoktur. Bu ise onun, iyiden ve kötüden sadır olan başka sözlerden daha üstün ve değerli olduğunu göstermektedir.

 

 

[102] İmam Buhari daha sonra İbn Ömer (r.a.)'in Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’den naklettiği şu hadisi zikretmiştir: "Önceki ümmetlere göre sizin ümmetin yaşayacağı süre, ikindi namazı ile akşam namazı arasındaki süre kadardır. Sizin bu durumunuz, Yahudi ve Hristiyanların haline benzer. Şöyle ki bir adam, iş görmeleri için bir takım işçiler tutar. Onlara 'kim benim için öğleye kadar bir kırat karşılığı çalışır?' diye teklifte bulunur. Bu teklif karşısında Yahudiler çalışır. Adam 'kim benim için gündüzün ortasından ikindi vaktine kadar çalışır?' diye iş teklifinde bulunur. Bu defa Hristiyanlar çalışır. Sonra siz, ikindiden akşama kadar iki kı rat karşılığı çalışırsınız. Kıyamet günü onlar 'Biz daha çok çalıştık. Ama az ücret aldık' diye itiraz edecekler. Allah Teala, 'Ben sizin hakkınızı yedim mi?' diyecek. Onlar da 'hayır' diyecekler. Bu defa Rahman şöyle buyuracak: İşte bu benim lütfumdur. Dilediğime onu veririm."  Bunu bu kanalla sadece İmam Buhari rivayet etmiştir.

 

Hadisin başlıkla alakası, bu ümmetin ömrünün kısa olmasına rağmen uzun ömürlü diğer ümmetlerden daha faziletli kılınmış olmasıdır. Nitekim Allah (c.c) "Siz insanlar arasından çıkarılmış en faziletli ümmetsiniz." (Al-i İmran, 110) buyurmuştur.

 

 

[103] Müsned-i Ahmed ile Sünen kitaplarında Behz b. Hakim'in, babasından, onun da kendi babasından yaptığı şu rivayet yer almaktadır:

Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Siz (insanları) yetmiş ümmete tamamlıyorsunuz ve Allah katında hepsinden daha hayırlı ve daha değerli olan sizsiniz. " Ümmet bu üstünlüğe Allah'ın (c.c) indirdiği en değerli, öbür kitaplar üzerinde müheymin (denetleyid, kontrolcü, şahit), onları neshedici, vahyini onunla son buldurduğu bu büyük kitabın bereketiyle ulaşmışlardır. Çünkü önceki bütün kitaplar yeryüzüne bir defada inmiştir. Bu kitap ise ona ve kendisine indirilene (Sallallahu aleyhi ve Sellem) verilen ehemmiyetten dolayı gelişen olaylara göre parça parça inmiştir. Dolayısıyla Kur’an'dan inen her bir şey evvelki ümmetlere inen bir kitaba eşdeğerdedir.

Bizden önceki ümmetlerin en büyükleri Yahudiler ile Hristiyanlardır. Allah (c. c) Yahudileri Musa (a.s) zamanından İsa (a.s) zamanına, Hristiyanları da İsa (a.s) zamanından Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in peygamber gönderilmesine kadar istihdam etmiştir. Sonra da kıyamet gününe kadar bu ümmeti istihdam etmektedir. Allah (c.c) ilk ümmetlere birer kırat verirken bu ümmete ikişer kırat vermiş, onlara verdiğinin iki katını vermiştir. Onlar: "Ey Rabbimiz! Neden biz amelce daha fazla olduğumuz halde sevabımız daha azdır?" diye soracaklar. Allah (c.c) onlara: "Ben size hiçbir haksızlık yaptım mı? Hak ettiğinizden bir şey eksilttim mi?" diyecek. Onlar "Hayır" deyince Allah:

 

Bu, yani onlara sizden fazla olarak verdiğim nimet, kendi lütfumdur. Onu dilediğime veririm, buyurur. Nitekim Allah (c. c) şöyle buyurmuştur: "Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve Peygamberine inanın ki O, size rahmetinden iki kat versin ve size ışığında yürüyeceğiniz bir nur lütfetsin; sizi bağışlasın. Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.. Böylece kitap ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şeyelde edemeyeceklerini bilsinler. Lütuf bütünüyle Allah'ın elindedir, onu dilediğine bahşeder. Allah, büyük lütuf sahibidir." (Hadıd, 28-29)

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

Allah'ın Kitabı'nı Vasiyet Eden Hadisler