|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
MUKADDİME |
Kur'an'ı Üç Günden Az
Sürede Hatmetmek:
Seleften
bazıları Kur'an'ı üç günden daha kısa sürede hatmetmeyi caiz görmüşlerdir ki
bunlardan biri Hz. Osman b. Affan (r.a.)'dır. Ebu Ubeyd, Said b. Yezid'den şöyle
rivayet etmiştir: Bir adam Abdurrahman b. Osman et-Teymi'ye Talha b.
Ubeydullah'ın namazını sordu. O: İstersen sana Osman (r.a.)'ın namazını bile
anlatabilirim, dedi. Adam: Pekala, anlat, deyince Abdurrahman şöyle anlattı:
Ben "Bu gece (insanların namazına bakmak için) mutlaka evlerin damlarına
çıkacağım" dedim ve kalktım. Bir de ne göreyim, yüzü kapalı biri ardımdan
geliyor. Ondan geride kalmak için hemen kenara çekildim. Namaz kıldı ve Kur'an
secdelerine geldikçe secde yapıyordu. Ben "Şafak doğmak üzere" derken
bir rek’at vitir namazı kıldı ve başka bir namaz kılmadı. Bunun isnadı
sahihtir.
Ebu
Ubeyd, İbn Sirin'den şöyle rivayet etmiştir: Katiller Hz. Osman'ı (r.a.)
öldürmek için evine girdiklerinde Kelbi kabilesinden Furafasa'nın kızı Naile
"Onu öldürsünler veya dokunmasınlar; o, gecenin tamamını bir rek'at
namazla ihya eder ve onda Kur'an'ı hatmederdi" dedi. Bu da hasendir. Ebu
Ubeyd yine İbn Sirin'den şöyle rivayet etmiştir: Temim-i Dari, Kur’an’ın tümünü
bir rek'atta okudu. Said b. Cübeyr'den de: Ben Kabe'de Kur’an’ın tamamını bir
rek'at namazda okudum, dediğini rivayet etmiştir. İbrahim en-Nehai’den şöyle
rivayet etmiştir: Alkame bir gecede Kur’an’ın tamamını şu şekilde okudu. Evvela
Kabe'yi yedi defa tavaf etti. Sonra Makam-ı İbrahim'e gelerek namaz kıldı ve
onda uzun sureleri (Bakara'dan itibaren sekiz sure) okudu. Sonra Kabe'yi yedi
defa tavaf etti. Ardından Makam-ı İbrahim'e gelerek namaz kıldı ve onda miun
(yüz ayetli sureleri) okudu. Sonra Kabe'yi yedi defa tavaf etti. Ardından
Makam-ı İbrahim'e gelerek namaz kıldı ve onda Mesani surelerini okudu. Sonra
Kabe'yi yedi defa tavaf edip geldi ve Makam-ı İbrahim'de namaz kıldı ve onda
Kur'an'ın kalan kısmını okudu. Hepsinin senedi sahihtir.
Bunlardan
daha ilginci Ebu Ubeyd'in Bekr b. Mudar'dan yaptığı şu rivayettir: Süleym b.
Itr et-Tucibi Kur'an'ı her üç günde bir hatmederdi. Vefat edince hanımı
"Allah sana rahmet etsin. Hem Rabbini hem aileni razı ederdin" dedi.
İnsanlar "Bunu nasıl yapardı?" diye sorunca şöyle anlattı:
"Geceleyin
namaza kalkar ve Kur’an’ı hatmederdi. Sonra eşiyle ilişkiye girip guslederdi.
Sonra dönüp (namaz kılar ve onda) Kur'an'ı okuyup hatmederdi. Sonra eşiyle
ilişkiye girip guslederdi. Sonra dönüp Kur’an’ı bir kez daha hatmederdi. Sonra
eşiyle ilişkiye girip gusleder ve sabah namazına çıkardı.
Ben
derim ki: Süleym b. ltr değerli, güvenilir ve asil bir tabiydi. Muaviye
döneminde Mısır kadısı ve vaiziydi. Ebu Hatim: Ebu Derda'dan hadis rivayet
etmiştir. Ondan da Zehr rivayet etmiştir, demiş, ardından Ka'b b. Malik'ten şöyle
rivayet etmiştir: Süleym b. ltr, tabiinin en faziletlilerindendi. Bunu İbn
Yunus da Mısır Tarihi'nde zikretmiştir.
İbn
Ebi Davud da, Mücahid'in akşam ile yatsı arasında Kur'an'ı hatmettiğini rivayet
etmiştir. Mansur'dan şöyle rivayet edilmiştir: Ezdi, Ramazan'ın her gecesi
akşam ile yatsı arasında Kur'an'ı hatmederdi. İbrahim b. Sa'd'dan da şöyle
rivayet edilmiştir: Babam ayaklarını toplayıp elbisesinin içine alarak otururdu
ve bunu ise ancak Kur'an'ı hatmettikten sonra yapardı.
Ben
derim ki: Mansur b. Zazan'ın öğle ile ikindi arasında bir hatim, akşam ile
yatsı arasında başka bir hatim yaptığı ve bunun için insanların yatsı namazını
biraz geç kıldıkları rivayet edilmiştir. İmam Şafii'nin de Ramazan günlerinde
yirmi dört saat boyunca iki hatim, Ramazan dışında ise bir hatmederdi. İmam
Buhari' nin de Ramazan' da her gün bir hatim yaptığı rivayet edilmiştir.
Ebu
Abdurrahman es-Sülemi es-Sufi'nin anlattığı şu hadise de bu konudaki garip ve
müthiş olaylardandır: Şeyh Ebu Osman el-Mağribi'yi şöyle derken işittim: İbn
Katib, Kur'an'ı gündüz dört, gece dört defa hatmederdi. Ama bu çok nadirdir.
Seleften nakledilen bu ve benzeri uygulamalar ya daha önce geçen hadislerin
onlara ulaşmadığı veya onların bu hıza rağmen Kur’an’ı anlayabildikleri ve
tefekkür edebildikleri şeklinde yorumlanır. Doğrusunu en iyi Allah bilir.
İmam
Nevevi, Tibyan kitabında geçen rivayetlerin bir kısmını zikrettikten sonra
şöyle demiştir: Bu konuda tercihe şayan görüş, bunun, kişilerin durumuna göre değiştiğidir.
Dolayısıyla Kur'an'ın incelikleri ve derin manaları üzerinde durabilen kimse,
okuduğunu tam anlayabileceği miktarla yetinsin. İlim ve benzeri dini görevlerle
veya Müslümanların genel işleriyle uğraşan kimse ise kendisini bekleyen bu
işleri aksatmayacak kadarıyla yetinsin. Anılan kimselerden olmayanlar ise
bıkkınlığa ve aşırı hızlı okumaya yol açmadıktan sonra diledikleri kadar çok
okuyabilirler.
İmam
Buhari daha sonra şöyle demiştir:
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |