|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
MUKADDİME |
Kur'an'ı Gösteriş
Yaparak Okuyanın, Onu Kazanç Kapısı Haline Getirenin ve Kur'an'la Facir Olan
Kimsenin Günahı:
[176]
İmam Buhari, Hz. Ali (r.a.)'dan şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: ''Ahir zamanda
ömürleri kısa, akılları kıt bir nesil türeyecek. Mahlukata gönderilmiş sözlerin
en hayırlısı hakkında ileri geri konuşacaklar. Okun, hedefi delip geçtiği gibi
İslam'a girip çıkacaklar. İman onların boğazlarından aşağı inmez. Bu kimselerle
nerede karşılaşırsanız onları öldürün! Onların öldürülmesi, kıyamet günü
öldürenler için bir ecir olarak karşılarına çıkar. "
[177]
İmam Buhari, Ebu Said el-Hudri (r.a.)'dan şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: "İçinizden öyle
bir topluluk türeyecek ki onların namazlarına bakınca namazlarınızı, oruçlarına
bakınca oruçlarınızı ve diğer amellerine bakınca da amellerinizi küçük
göreceksiniz. Onlar Kur'an da okurlar. Ama Kur'an kalplerine inmez. Böyleleri
okun hedefi delip geçtiği gibi İslam'a girip çıkarlar. Bu şekilde bir ok atan
kimse okun temrenine bakar, ama kan namına bir şey göremez. Sapına bakar, onda
da bir şey göremez. Bir de yelesine bakar, onda da bir emare göremez. Son
olarak, acaba ava dokunmadı mı şüphesiyle fok denen veter medhaline bakar,
ancak orada da kan izini göremez. "
İmam
Buhari bunu başka bir yerde de zikretmiştir. Hadisi Müslim, Nesai ve İbn Mace
de senedde bazı farklılıklarla rivayet etmişlerdir.
[178]
"Kur'an okuyan kimse, turunçgillere benzer. Hem tadı güzeldir, hem de
kokusu. Kur'an okumayan (mümin) hurma gibidir. Tadı güzeldir ama kokusu yoktur.
Kur'an okuyan facir kimse, rayhane gibidir. Kokusu güzel, tadı acıdır. Kur'an
okumayan facir kimse ise, Ebu Cehil karpuzuna benzer. Hem tadı acıdır, hem de
kokusu yoktur. " İmam Buhari bu hadisi başka yerlerde de, diğer meşhur
muhaddislerle birlikte birçok tarikten rivayet etmiştir.
Bu
hadisler en büyük ibadetlerden olan Kur’an okumada gösteriş ve riya yapmaya
karşı uyarmaktadır. Nitekim hadiste şöyle buyurulmuştur:
[179]
"Bil ki sen Allah'a ondan çıkan şeyden daha büyük bir şeyle yak(aşamazsın.
" Hadiste kastedilen, Kur’an okumaktır.
Hz.
Ali ve Ebu Said el-Hudri hadislerinde bahsedilenler, imanları boğazlarından
içeri geçmeyen Haricilerdir. Başka bir rivayette Rasulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem): "Sizden herhangi biri Kur'an okumasını onların Kur'an okuması
karşısında, namazını onların namazı karşısında, orucunu onların orucu
karşısında küçümser." buyurmuştur. Bununla birlikte onların öldürülmeleri
emredilmiştir. Çünkü onlar, aynı zamanda amellerini gösteriş ve riya olarak
yapmaktadırlar. Bazıları riya için yapmasa da, amellerini yanlış ve sağlıksız
inanç üzerine bina ettiklerinden, şu ayetlerde yerilen kimseler gibi
olmuşlardır: "Binasını Allah korkusu ve rızası üzerine kuran kimse mi daha
hayırlıdır, yoksa yapısını yıkılacak bir yerin kenarına kurup, onunla beraber
kendisi de çöküp cehennem ateşine giden kimse mi? Allah zalimler topluluğunu
doğru yola iletmez. " (Tevbe, 109)
Ayrıntısı
ileride geleceği gibi, Haricilerin kafir veya fasık sayılmaları ve
rivayetlerinin reddi hususunda alimler arasında farklı görüşler vardır.
Görünürde
kokusu bulunup tadı ise acı olan rayhaneye benzetilen münafık, Kur’an
okumasında gösteriş yapan kimsedir.
"Şüphesiz
münafıklar Allah'a oyun etmeye kalkışıyorlar; halbuki Allah onların oyunlarını
başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar,
insanlara gösteriş yaparlar, Allah'ı da pek az hatıra getirirler. " (Nisa,
142)
İmam
Buhari daha sonra: "Kalbiniz Kur’an üzere birleştiği sürece onu
okuyun!" başlığını atmış, ardından:
[180]
Cündeb b. Abdullah'tan (r.a.) rivayet ettiği Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'in şu hadisini getirmiştir: "Kalpleriniz birleştiği sürece Kur'an
okuyun! İhtilafa düştüğünüz zaman Kur'an okumaktan uzaklaşın!"
(İbn
Kesir daha sonra bu hadisin Müslim, Ebu Davud, Nesai ve Taberani gibi başka muhaddisler
tarafından muhtelif tariklerle naklini ele almış; Rasulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem)'in sözü mü, sahabi sözü mü olduğu hususunda farklı görüşleri
zikretmiş, ardından şöyle demiştir): Bu konuda asıl sahih görüş, hadis ilminin
piri İmam Buhari'nin söylediğidir: Alimlerin çoğuna göre bunu Cündeb b.
Abdullah, Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in kendi sözü olarak rivayet
etmiştir ki en doğrusu da budur.
Hadiste
Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ümmetine Kur’an okumayı tavsiye ve
teşvik etmekte, ancak bunun için meşgul ve bıkkın hallerinde değil de okuma
niyetinde hemfikir oldukları, okudukları üzerinde düşünüp tefekkür
edebildikleri vakti seçmelerini tavsiye etmektedir. Çünkü meşgul ve bıkkın
halde okunduğunda maksat hasıl olmaz. Bir hadiste buyrulduğu gibi:
[181]
‘‘Amellerden gücünüzün yettiğini yüklenin. Zıra siz bıkmadıkça Allah bıkmaz.
" Başka bir hadiste ‘‘Allah'ın en çok sevdiği amel az da olsa sahibinin
devam ettiği ameldir" buyurulmuştur. Bu hadisin başka bir lafzı şöyledir:
‘‘Amellerin Allah'a en sevimlisi, devamlı olanıdır."
[182]
İmam Buhari daha sonra Nezzal b. Sebre’den şu rivayeti zikretmiştir: Abdullah
İbn Mes'ud'un anlattığına göre o, bir adamı bir ayeti okurken işitmiş. Ama Hz.
Peygamber’den (Sallallahu aleyhi ve Sellem) O ayetin farklı şekilde okunduğunu
öğrenmişti.
(Abdullah
olayın bundan sonrasını şu şekilde anlatmıştır:) Adamın elinden tuttum ve
Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’e götürdüm. Olayı anlatınca Allah
Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İkinizin de okuyuşu
güzel. Böyle okuyun!." Büyük ihtimalle ardından da şöyle dedi:
"İhtilafa düşmeyin! lıra sizden önceki toplumları ihtilafa düşmeleri helak
etmiştir. " Bunu Nesai de rivayet etmiştir. Hadis, geçen hadislerin
anlatmak istediğini anlatmaktadır. Bu da daha önce geçen hadislerin nehyettiği
gibi, Kur'an okumada ihtilafa düşmekten, çekişmekten ve gösteriş yapmaktan men
etmektedir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.
[183]
Buna yakın bir rivayet de Ahmed b. Hanbel'in, Müsned'inde, İbn Mes'ud
(r.a.)'dan yaptığı şu rivayetlir: Kur'an'ın bir suresinde "ayet sayısı
otuz beş, otuz altı" diye tartıştık. Sonra Rasulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem)’e gittik ve Ali (r.a.)'1 onunla özel bir şey konuşurken bulduk. Biz
"Okuma hususunda ihtilaf ettik" deyince Rasulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem)'in yüzü kıpkırmızı oldu. Ardından Ali (r.a.): Rasulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) size nasıl öğretildiyse öyle okumanızı emrediyor, dedi.
Yukarıda
zikrettiğimiz hadis, İmam Buhari'nin Fezailu'l-Kur'an'da getirdiği son
hadistir. Kitabını indiren ve söyleyen yücedir ve noksanlıklardan münezzehtir.
Hamd ve minnetimiz ancak Allah'adır.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |
Kur’an okumak,
Kur'an'ın yüksek değeri ve Kur’an ehlinin fazileti hakkında başka hadisler