İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Bakara Suresi

232.ayet

 

Kadının Eski Kocasına Dönmesi:

 

232. Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, aralarında iyilikle anlaştıkları takdirde, onların (eski) kocalarıyla evlenmelerine engelolmayın. İşte bununla içinizden Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Böyle yapmanız kendiniz için en iyisi ve en temizidir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

 

Tefsiri:

 

Ali b. Ebi Talha, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: Bu ayet-i kerime karısını bir veya iki talakla boşadıktan sonra onunla tekrar evlenme veya ric'at etme kararı vermişken ve kadın da bunu istediği halde kadının yakınlarının onu bundan men etmeleri hakkında indi. Bunu Atiyye el-Avfi de İbn Abbas (r.a.)'tan böyle rivayet etmiştir. Mesrlık, İbrahim enNehai, Zühri ve Dahhak da ayetin bu konuda indiğini söylemişlerdir. Onların verdikleri bu manalar ayette açıktır. Bunda ayrıca, İmam Taberi ile Tirmizi'nin bu ayetin tefsirinde söyledikleri gibi kadının kendisini evlendiremeyeceğine, nikah akdinde kızın velilerinin bulunmasının şart olduğuna delil vardır.

 

 

[1095] Nitekim bir hadiste şöyle buyurulmuştur: "Kadın kadını evlendiremez. Kadın kendisini evlendiremez. Dolayısıyla asıl zina eden kadın, kendisini evlendiren kadındır. "

 

 

(1096] Başka bir hadiste de: "Nikah ancak yol gösterici bir veli ve adil iki şahitle olur" buyurulmuştur. Bu konuda alimler arasında tartışma vardır ve bu, fıkıh kitaplarının ilgili konularında ortaya konmuştur. Allah'a hamd-u senalar olsun, biz de bunu Ahkam isimli kitabımızda ele aldık.

 

Bu ayet-i kerimenin Ma'kil b. Yesar ile kız kardeşi hakkında indiği rivayet edilmiştir.

 

 

[1097] Nitekim İmam Buhari, Sahih'inde, bu ayetin tefsirinde şöyle demiştir: ....Hasan-i Basr!'den: Ma'kil b. Yesar bana: "Benim bir kız kardeşim vardı ve onu benden istediler." dedi. Buhari' nin ,.. Hasan-ı Basri'den naklettiğine göre; kocası, Ma'kıl İbn Yesar'ın kız kardeşi olan karısını boşamış, iddeti doluncaya kadar da ona dönmemişti. Sonra tekrar talip oldu, fakat Ma'kıl buna karşı çıktı. Bunun üzerine ''onların (eski) kocalarıyla evlenmelerine engelolmayın." buyruğu nazil oldu. Bunu Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace, İbn Hatim, Taberi ve İbn Merduyeh de Hasan'a kadar varan birçok tarikle rivayet etmişlerdir. Hasen de bunu Ma'kil b. Yesar'dan rivayet etmiştir.

 

 

[1098] Tirmizi de bunun sahih olduğunu söylemiştir ve onun lafzı şöyledir: Ma'kil b. Yesar'dan ... ; onun kız kardeşi Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında Müslümanlardan bir adamla evlendi. Onunla bir süre yaşadıktan sonra adam onu boşadı ve iddeti bitene kadar ric'at etmedi. Sonra hem kadın adamı, hem de adam kadını arzuladı. Adam bazı kimseler yoluyla ona talip olunca kadının kardeşi: "Ey alçak! Sana iyilik yapıp onunla evle ndirdim, sen ise onu boşadın. Vallahi onunla tekrar kesinlikle evlenemeyeceksin. Bu son hakkındı." dedi. Ancak Allah (c. c) adamın kadına, kadının adama olan ihtiyacını biliyordu ve "Onların (eski) kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın! ... " ayetini indirdi. Bunu işiten Ma'kil "Rabbimin emri başım üstümdedir." dedi. Sonra adamı çağırdı ve "Seni kız kardeşimle evlendiriyor ve sana ikramda bulunuyorum" dedi. İbn Merduyeh'in rivayetinde ayrıca "yeminimin kefaretini de ödüyorum" ziyadesi vardır. İmam Taberi'nin İbn Cüreyc’den yaptığı rivayette kadının ismi Yesar kızı Cümeyl, kocasının ismi ise Ebu Beddah olarak geçmektedir. Süfyan-ı Sevri'nin Ebu İshak esSeb'i'den rivayetine göre ise kadının ismi Yesar kızı Fatıma'dır. Bu şekilde seleften pek çok kişi bu ayetin Ma'kil b. Yesar ve kız kardeşi hakkında nazil olduğunu söylemiştir. Süddi ise bunun Cabir b. Abdullah ile onun amcasının kızı hakkında indiğini söylemiştir. Ancak doğrusu birincisidir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

"İşte bununla içinizden Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir." Yani, boşanan eşler, aralarında iyilikle anlaşıp karşılıklı razı olduklarında onları bundan men etmemek için velilere yönelttiğimiz bu yasağa sizden ancak Allah'ın şeriatına inanan, Allah'ın (c.c) ahirete yönelik tehditlerine, azabına ve oradaki cezasına iman etmiş kimseler uyarlar, ancak onlar ibret alır ve etkilenirler.

 

"Bu", yani, bundaki hamasi duygularınızı terk ederek kararı eşlere bırakmanız "kendiniz için en iyisi ve en temizidir. " Kalbiniz için daha pak ve daha temiz bir harekettir. "Allah bilir, siz bilmezsiniz. " Yani Yüce Allah emrettiği ve yasakladığı hususlardaki faydayı ve menfaatleri bilir. Siz ise hayrın yaptığınız veya terk ettiğiniz şeylerin hangisinde olduğunu bilemezsiniz.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

233. Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (baba) için, anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların ör fe uygun olarak beslenmesi ve giyimi baba tarafına aittir. Bir insan ancak gücü yettiğinden sorumlu tutulur. Hiçbir anne, çocuğu sebebiyle, hiçbir baba da çocuğu yüzünden zarara uğratılmamalıdır. Onun benzeri (nafaka temini) varis üzerine de gerekir. Eğer ana ve baba birbiriyle görüşerek ve karşılıklı anlaşarak çocuğu memeden kesmek isterlerse, kendilerine günah yoktur. Çocuklarınızı (süt anne tutup) emzirtmek istediğiniz takdirde, süt anneye vermekte olduğunuzu iyilikle teslim etmeniz şartıyla, üzerinize günah yoktur. Allah'tan korkun. Bilin ki Allah, yapmakta olduklarınızı görür.