|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Bakara Suresi 11, 12.ayetler |
11. Onlara: Yeryüzünde
fesat çıkarmayın denildiği zaman, "Biz ancak ıslah edicileriz"
derler.
12. Şunu bilin ki
onlar bozguncuların ta kendileridir, lakin anlamazlar.
Tefsiri:
Süddi, tefsirinde; Ebu
Malik'ten, Ebu Salih kanalıyla İbn Abbas (r.a.)'dan, Mürre el-Hemedani
kanalıyla İbn Mes'ud (r.a.)'dan ve başka sahabilerden, "Onlara: Yeryüzünde
fesat çıkarmayın denildiği zaman, "Biz ancak ıslah edicileriz"
derler. " ayetinin tefsirinde şöyle dediklerini rivayet etmiştir: Fesat /
bozgunculuk; küfür ve günah işlemektir.
Ebu Cafer, Ebu Aliye’den
şöyle nakleder: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın"; yani Allah'a karşı
gelerek günah işlemeyin. Onların fesatları, Allah'a karşı gelmeleri ve günah
işlemeleriydi. Çünkü kim yeryüzünde Allah'a isyan eder veya isyanı emir ve
tavsiye ederse orada fesat ve bozgunculuk yapmış olur. Çünkü yerin ve göğün
düzeni O'na itaatle tahakkuk eder. Rebi' b. Enes ve Katade de böyle
demişlerdir. İbn Cüreyc, Mücahid’den şöyle nakleder:
"Onlara: Yeryüzünde
fesat çıkarmayın denildiği zaman", yani günah işlediklerinde onlara
"şunu şunu yapmayın" denildiğinde; "Biz doğru yol üzereyiz,
ıslah edicileriz." derler.
Selman-ı Farisi'den
gelen bir rivayete göre, o: Bu ayetin bahsettiği kimseler henüz gelmediler,
demiştir. Aynı şekilde Taberi de Selman-ı Farisi'den:
Onlar henüz gelmediler,
dediğini rivayet etmiştir. Taberi der ki: Muhtemelen Selman-ı Farisi Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den sonra gelecek kimselerin Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanındakilerden daha bozguncu olacaklarını
söylemek istemiştir. Yoksa kastı, daha önce bu sıfatı haiz hiçbir kimsenin
yaşamadığı değildir.
Taberi der ki:
Münafıklar Rablerine karşı gelip günahlar işlemek, yasaklarını çiğnemek,
farzlarını ihmal etmek ve iman etmedikçe ve hakikat olduğuna yakinen kanaat
getirmedikçe Allah'ın (c.c) hiç kimseden hiçbir ameli kabul edilmeyeceği
dininde şüpheye düşmek; tüm bunlara rağmen içinde bulundukları şek ve
şüphelerin zıttını iddia ederek mü'minlere yalan söylemek, imkan buldukça Allah
dostlarına karşı Allah'ı, kitaplarını ve peygamberlerini yalanlayanları
desteklemek suretiyle ... yeryüzünü ifsad etmektedirler. İşte münafıkların
bozgunculukları budur ve bununla da yeryüzünde düzen sağladıklarını ve ıslah
ettiklerini sanırlar.
İmam Taberi'nin
söyledikleri güzel. Nitekim, Allah'ın buyurduğu gibi, mü'minlerin kafirleri
dost edinmeleri de yeryüzündeki bozgunculuktandır:
"Kafir olanlar da birbirlerinin
yardımcılarıdır. Eğer siz onu (Allah'ın emirlerini) yerine getirmezseniz
yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur." (Enfal,73)
Çünkü Allah (c.c) şu
buyruğunda olduğu gibi mü'minler ile kafirler arasındaki dostluğu tamamen
ortadan kaldırmıştır: "Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp da kafirleri
dost edinmeyin; (bunu yaparak) Allah'a, aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek
istiyorsunuz?" (Nisa, 144)
Allah (c.c) ardından:
"Şüphe yok ki münafıklar cehennemin en alt katındadırlar. Artık onlara
asla bir yardımcı bulamazsın." (Nisa, 145) buyurmuştur.
Mü'min gözükmeleri
sebebiyle mü'minlerin, münafıkların farkına varamamaları da bir bozgunculuk ve
ifsattır. Çünkü gerçek dışı sözlerle mü'minleri aldatan, onlara karşı
kafirlerle dostluk kuran odur. Önceki hali üzere devam etseydi şerri daha az
olurdu. Yaptığı amelleri Allah (c.c) için yapsaydı, sözü ile ameli birbiriyle
uyuşsaydı, zaten felaha ve kurtuluşa erecekti. Bu yüzden Allah (c.c)
"Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın denildiği zaman, "Biz ancak
ıslah edicileriz" derler." buyurmuştur. Yani biz sadece mü'minler ile
kafirlerin arasını düzeltmeyi ve bunları barışık tutmayı istiyoruz. Allah (c.c)
ise: "Şunu bilin ki onlar bozguncuların ta kendileridir, lakin anlamazlar.
" buyurmaktadır. Yani, onların ıslah diye inandıkları ve zannettikleri şey
fesadın ta kendisidir de cehaletlerinden dolayı onun fesat olduğunun farkına
varmıyorlar.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |