İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Bakara Suresi

253.ayet

 

Peygamberlerin Dereceleri ve Onlara Tabi Olmak Bakımından insanların Durumları:

 

253. O peygamberlerin bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık. Allah onlardan bir kısmı ile konuşmuş, bazılarını da derece derece yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya açık mucizeler verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs ile güçlendirdik. Allah dileseydi o peygamberlerden sonra gelen milletler, kendilerine açık deliller geldikten sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat onlar ihtilafa düştüler de içlerinden kimi iman etti, kimi de inkar etti. Allah dileseydi onlar savaşmazlardı; lakin Allah dilediğini yapar.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah peygamberlerin bazılarını bazılarına üstün kıldığını bildiriyor.

Nitekim başka bir ayette: "Gerçekten biz, peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık; Davud'a da Zebur'u verdik." (İsra, 55) buyurur. Burada "O peygamberlerin bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık." Musa (a.s), Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ve İbn Hibban'ın Sahih'inde Ebu Zerr (r.a.)'tan rivayet edilen hadiste geçtiği gibi Adem (a.s) ile olduğu gibi "Allah onlardan bir kısmı ile konuşmuş, bazılarını da derece derece yükseltmiştir." Nitekim İsra hadisinde Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) semaya yükselirken her bir peygamberi Allah (c.c) katındaki derecesine göre bulunduğu semada görmüştür.

 

 

[1168] Ancak Buhari ve Müslim, Sahih'lerinde, Ebu Hureyre (r.a.)'tan şöyle rivayet etmişlerdir: Müslümanlardan biriyle Yahudilerden birisi birbirleriyle söz kavgası yaptılar. Yahudi, yaptığı yeminde: "Hayır, Musa'yı alemler arasından seçip herkese üstün kılan Allah'a yemin olsun ki!" deyince Müslüman, elini kaldırıp Yahudinin yüzüne vurdu ve "Ey pis! Muhammed'den de mi üstün kılındı?" dedi. Bunun üzerine Yahudi, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gelerek Müslüman'ı ona şikayet etti. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Beni peygamberlerden üstün saymayınız. Çünkü kıyamet günü insanlar bayılacak (ölecek). Ben yerden ayılıp ilk çıkan kimse olacağım. O sırada Musa arşın sütunlarından birine tutunmuş bir vaziyette olacaktır. o, ya benden önce ayılmıştı, veya Sina dağındaki bayılmasının karşılığını görmüştü. Siz beni peygamberlere üstün göstermeyiniz" buyurdu. Başka bir rivayette:

"Peygamberler arasında üstünlük yarışı yapmayınız" buyurdu. Şayet: "Bu ayetle bu hadis çelişiyor. Sen buna nasıl cevap verirsin?" denilirse; Buna birkaç yönden cevap verilmiştir.

 

Bir: Bunu kendisinin en faziletli olduğunu bilmeden önce söylemiş olabilir. Fakat bu, tartışmaya açık bir cevaptır.

 

İki: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu sözü tevazu kabilinden söylemiştir.

 

Üç: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kavga ve münakaşa esnasında bu tarz üstünlük iddiasında bulunmaktan nehyetmek istemiştir.

Dört: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), bunu tamamen nefsani ve asabiyet dürtüleriyle yapmayın, demek istemiştir.

 

Beş: Peygamberleri birbirine üstün kılmak sizin işiniz değil, Allah'ın işidir.

Size düşen tabi olmak, uymak ve iman etmektir, demek istemiştir.

"Meryem oğlu İsa'ya açık mucizeler", yani kendisinin Allah'ın kulu ve kendilerine gönderilmiş bir peygamberi olduğuna dair İsrailoğullarına söylediği iddialarında doğru olduğuna dair kat'i hüccet ve deliller "verdik ve onu Ruhu'I-Kudüs ile güçlendirdik." Yani, Allah (c.c) onu Cebrail (a.s) ile destekledi. Yüce Allah daha sonra şöyle buyurur: ''Allah dileseydi o peygamberlerden sonra gelen milletler, kendilerine açık deliller geldikten sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat onlar ihtilafa düştüler de içlerinden kimi iman etti, kimi de inkar etti. Allah dileseydi onlar savaşmazlardı." Yani, bunlar Allah'ın (c.c) kaza ve kaderi gereği gerçekleşti. Bu yüzden ardından: "fakat Allah dilediğini yapar. " buyurulmuştur.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

254. Ey iman edenler! Alış veriş, dostluk ve şefaat bulunmayan gün gelmeden önce, size verdiğimiz rızıktan hayır yolunda harcayın. Kafirler zalimlerin ta kendileridir.