İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Bakara Suresi

.ayetler

 

Rehin:

 

283. Yolculukta olur da, yazacak kimse bulamazsanız (borca karşılık) alınmış bir rehin de yeterlidir. Birbirinize bir emanet bırakırsanız, emanet bırakılan kimse emaneti sahibine versin ve (bu hususta) Rabbi olan Allah'tan korksun. Şahitliği (bildiklerinizi) gizlemeyin. Kim onu gizlerse, bilsin ki onun kalbi günahkardır. Allah yapmakta olduklarınızı bilir.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah buyuruyor ki: "Yolculukta olur da" yolculukta iken vadeli olarak borçlanır da size akdi "yazacak kimse bulamazsanız ... " İbn Abbas (r.a.) der ki: Veya yazacak birini bulsalar da kağıt, divit veya kalem bulamasalar 'b durumda teslim alınmış bir rehin de yeterlidir." Yani o durumda borç belgesi yerine alınmış, yani alacaklıya teslim edilmiş bir rehin de onun yerini tutar. "Teslim alınmış bir rehin" ifadesi, rehinin ancak teslim alındığında bağlayıcı / lazım olacağına delil getirilmiştir ki Şafii mezhebiyle cumhurun görüşü de böyledir. Bazıları bu cümleyi rehinin geçerli olabilmesi için rehin alan kişinin elinde bulunmasının şart olduğuna delil göstermişlerdir ki bu görüş İmam Ahmed'den gelen bir rivayettir. Seleften bazıları da bu ayeti rehinin sadece yolculukta meşru olduğuna delil göstermişlerdir. Bu, Mücahid ve bazılarının görüşüdür.

 

 

(1315] Oysa Buhari ve Müslim'in Enes b. Malik (r.a.)'tan rivayet ettiklerine göre; Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat ettiğinde zırhı, aile efradının yiyecek ihtiyaçları için aldığı otuz ölçek arpa karşılığında bir Yahudide rehin duruyordu.

Bir rivayette: Medine Yahudilerinden birinde, denmiştir.

 

İmam Şafii'nin rivayetindeki ifade ise: Ebu Şahm adında bir Yahudideydi, şeklindedir. Bu meseleler uzunca "el-Ahkamu'I-Kebir" kitabımızda ele alınmıştır. Hamd Allah'a mahsustur, ihsan sahibi O'dur. Ancak O'ndan yardım dileriz.

 

"Birbirinize bir emanet bırakırsanız, emanet bırakılan kimse emaneti sahibine versin." İbn Ebi Hatim, ceyyit senetle Ebu Said el-Hudr! (r.a.) 'tan, onun: Bu ayet önceki ayeti neshetti, dediğini rivayet etmiştir. Şa'bı der ki: Yani, birbirinize güvendiğiniz takdirde yazmamanızda ve birilerinizi şahit tutmamanızda bir sakınca yoktur. "Ve (bu hususta) Rabbi olan Allah'tan korksun. " Kasıt emanet bırakılan kişidir.

 

 

[1316] Nitekim İmam Ahmed b. Hanbel ile Sünen sahiplerinin Semlire kanalıyla rivayet ettikleri bir hadiste Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "El (bir şeyi teslim alan kişi), aldığı şeyden, onu teslim edene dek sorumludur. "

 

"Şahitliği de gizlemeyin." Yani, tanığı olduğunuz bilgileri gizlemeyin. fırsatçılık yaparak başkası aleyhinde kullanmayın ve (gereksiz yere) açığa vurmayın. İbn Abbas (r.a.) ve bazıları şöyle demişlerdir: "Yalancı şahitlik en büyük günahlardandır. Şehadeti gizlemek de aynıdır. Bu yüzden Yüce Allah ardından: "Kim onu gizlerse, bilsin ki onun kalbi günahkardır. " buyurmuştur. Facir; günahkar demektir. Bu buyrukta ifade edilen, Şu ayetlerdeki gibidir: "Bu vasiyet karşılığında hiçbir şeyi satın almayacağız, akraba (menfaatine) de olsa; Allah (için yaptığımız) şahitliği gizlemeyeceğiz (aksini yaparsak) bu takdirde biz elbette günahkarlardan oluruz" diye Allah üzerine yemin ettirirsiniz." (Maide, 106) "Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendiniz, ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar, Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, (şahitliği) eğer, büker (doğru şahitlik etmez), yahut şahitlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan haberdardır. ro (Nisa, 135) Yüce Allah burada da aynısını buyuruyor: "Şahitliği (bildiklerinizi) gizlemeyin. Kim onu gizlerse, bilsin ki onun kalbi günahkardır. Allah yapmakta olduklarınızı bilir. "

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

284. Göklerdekilerin ve yerdekilerin hepsi Allah'ındır. İçinizdekileri açığa vursanız da gizleseniz de Allah ondan dolayı sizi hesaba çekecektir, sonra dilediğini affeder, dilediğine de azap eder. Allah her şeye kadirdir.