|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Bakara Suresi 168, 169.ayetler |
Şeytana Uymayın:
168. Ey insanlar!
Yeryüzünde bulunan maddelerin helal ve temiz olanlarından yiyin. Şeytanın
adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.
169. O size kötü ve
çirkin şeyleri yapmanızı ve Allah hakkında bilmediklerinizi söylemenizi
emreder.
Tefsiri:
Yüce Allah kendinden
başka hiçbir İlah bulunmadığını ve mahlukatın tek sahibinin kendisi olduğunu
açıkladıktan sonra, tüm mahlukatın rızkını verenin de kendisi olduğunu
açıklamaya başlıyor. Lütfunu dile getiriyor ve insanların, Allah (c. c)
tarafından helal kılınmış ve hoş olması şartıyla, yer yüzündeki yiyeceklerden
yemelerine izin verdiğini bildiriyor. Hoş olmasından (tayyib) kasıt, haddi zatında
hoşlanılan olması, bedene ve akla bir zararı bulunmamasıdır. Ve insanları
şeytanın adımlarına uymaktan nehyediyor. Şeytanın adımlarından kasıt da onun
'Bahire, Saibe, Vasile, vb. şeyleri yasaklamak' gibi cahiliye dönemlerinde
insanlara süslü gösterdiği ve böylece peşinden gidenleri saptırdığı yol ve
yöntemleridir.
[721] Nitekim Sahih-i
Müslim'de geçen ve İyaz b. Himar'ın rivayet ettiği bir hadiste Allah Rasulü
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Allah (c. c) buyurdu ki:
Kullarıma her lutfettiğim mal helaldir. " Hadisin bir yerinde de şöyle
buyrulmaktadır: "Ben kullarımı hanifler (muvahhidler) olarak yarattım.
Ancak şeytanlar gelip onları dinlerinden kopardılar ve kendilerine helal
ettiklerimi haram yaptılar. "
[722] Hafız İbn
Merduyeh, İbn Abbas (r.a.)'dan şöyle nakleder: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi
ve Sellem)'in yanında "Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların helal ve
temizlerinden yiyiniz." ayeti okununca Sa'd b. Ebi Vakkas ayağa kalktı ve
"Ya Rasulallah! Beni duası makbul biri yapması için Allah'a dua et."
dedi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Sa'd! helal ye ki
duası makbul biri olasın. Muhammed'in canını elinde tutan Allah'a yemin olsun
ki kişi midesine haram bir lokma attığında kırk gün boyunca duası kabul olmaz.
Eti zulüm ve faiz malıyla oluşan her kula cehennem ateşi daha layıktır. "
buyurdu.
"Çünkü o, sizin
için apaçık bir düşmandır. " buyruğuyla insanlar şey tandan nefret
ettiriliyor ve ona karşı uyarılıyar. Kur'an'da benzer ayetler şunlardır:
"Rablerini inkar edenlerin "Çünkü şeytan, sizin düşmanınızdır, siz de
onu düşman sayın. O, kendi taraftarlarını ancak ateş ehlinden olmaya
çağırır." (Fatır, 6) "Şimdi siz, beni bırakıp da onu ve onun soyunu
mu dost ediniyorsunuz? Oysa onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne fena
bir değişmedir!" (Kehf, 50)
"Şeytanın
adımlarına uymayın. " ayetini Katade ve Süddi şöyle tefsir etmişlerdir:
Allah'a (c.c) karşı işlenen her masiyet, şeytanın adımlarındandır. İkrime: Bu şeytanın
dürtmeleridir; Mücahid: Şeytanın adımlarından kasıt onun hatasıdır -veya
hatalarıdır- demiştir; Ebu Miclez: Şeytanın adımları günah adımlarıdır,
demiştir. Şa'bi der ki: Bir adam oğlunu kesmeyi adamıştı. Mesruk ona bir koç
kesmesi fetvasını verdi ve: Bu yaptığın şeytanın adımlarındandır, dedi. Ebu
Duha, Mesruk'tan şöyle nakleder: Abdullah b. Mes'ud (r.a.)'a yeşillik ve tuz
getirilirdi. Ondan yerken adamın biri topluluktan ayrılıp kenara çekildi. İbn
Mes'ud (r.a.): Bundan arkadaşınıza da verin, dedi. Adam: İstemiyorum, dedi. İbn
Mes'ud: Oruçlu musun? dedi. Adam: Hayır, dedi. "Yememenin sebebi
nedir?" dedi. Adam: Ben yeşillik yemeyi kendime ebediyyen yasakladım,
dedi. İbn Mes'ud (r.a.): Bu şeytanın adımlarındandır. Onu ye ve yeminin kefaretini
ver, dedi. Bunu İbn Ebi Hatim de rivayet etmiştir. İbn Ebi Hatim ayrıca Ebu
Rafi'den şöyle nakletmiştir: Hanımefendim (kölesi olduğum kadın) bir gün bana
öfkelendi ve ''Karın bir gün Yahudi, bir gün Hristiyandır. Sen hanımını
boşamazsan bütün kölelerim azad olsun." dedi. Bunun üzerine Abdullah b.
Ömer (r.a.)'a gelerek bunu anlattım. "Bu şeytanın adımlarındandır"
dedi. O gün Medine'nin en fakih kadını olan Ümmü Seleme'nin kızı Zeyneb'e
gittim, o da böyle dedi. Asım ve İbn Ömer (r.a.)'a da gittim, onlar da aynısını
söylediler. Abd b. Humeyd, İbn Abbas (r.a.)'dan şöyle nakleder: Öfke anında
yapılan her yemin ve adak, şeytanın adımlarındandır, kefareti yemin
kefaretidir. Said b. Davud, tefsirinde, Asım el-Ahvel'den şöyle nakle der:
İkrime, kölesine "Sana yüz sopa vurmazsam karım boş olsun" diyen bir
adam hakkında şöyle dedi: "Kölesine sopa atmaz, hanımını da boşamaz. Bu,
Şeytanın adımlarındandır .. "
"O size kötü ve
çirkin şeyleri yapmanızı ve Allah hakkında bilmediklerinizi söylemenizi
emreder." Yani düşmanınız şeytan size sadece kötü fiilleri emreder ki
bunların en çirkini zina ve benzeri fuhşiyattır. Bunlardan daha çirkini ise
Allah (c. c) hakkında bilgisizce ileri geri konuşmaktır. Buna ise her katir ve
her bidat ehli girer.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |