İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Al-i İmran Suresi

29 ve 30.ayetler

 

Allah Her Şeyi Bilmekte Olup Ahirette Ortaya Serecektir:

 

29. De ki: İçinizdekileri gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerde ve yerde olanları da bilir. Allah her şeye kadirdir.

30. Herkesin, iyilik olarak yaptıklarını da kötülük olarak yaptıklarını da karşısında hazır bulduğu günde (insan) isteyecek ki kötülükleri ile kendisi arasında uzun bir mesafe bulunsun. Allah, kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor. Allah kullarına çok şefkatlidir.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah kullarına kendisinin; onların gizli, saklı ve açık her şeylerini bildiğini ve hiçbir şeyin O'na gizli kalmadığını; bilgisinin onların tüm halleriyle her zaman, gün, an ve tüm vakitlerini kuşatlığını bildiriyor. Bilgisinin yerdeki ve gökteki her şeyi de kuşatlığını, yerin her bir köşesindeki, denizler ve dağlardaki zerrelerin, hatta ondan daha küçük nesnelerin dahi bilgisi dışında kalmadığını haber veriyor. Ve ekliyor: "Allah her şeye kadirdir." Yani, Allah'ın kudreti bunların hepsinde geçerlidir, hiçbir engel tanımaz. Yüce Allah burada kullarına, nehyetliği ve yaptıkları taktirde kızmasına sebep olacak fiilleri işlemekten engellemesi için kendisinden korkmalarını ve çekinmelerini tembih ediyor.

Zira, Allah (c.c) her hallerini bilmekte olup onları cezalandırmaya kadirdir.

Allah verdiğine mühlet verir, fakat bu sadece bir erteleme olup sonra onu "aziz ve güçlü yakalayışla" yakalayıverir.

 

Bu yüzden Yüce Allah daha sonra şöyle buyuruyor: "Herkesin, iyilik olarak yaptıklarını da kötülük olarak yaptıklarını da karşısında hazır bulduğu günde (insan) isteyecek ki kötülükleri ile kendisi arasında uzun bir mesafe bulunsun ... " Yani, Yüce Allah kıyamet gününde insanın hayır veya şer ne ameli varsa hepsini gözünün önüne serecektir. Nitekim başka bir ayette şöyle buyurur: "O gün, insanoğluna önde ve sonda yaptığı ne varsa (veya yaptığı ve yapması gerekirken terk ettiği ne varsa) bildirilir." (Kıyamet, 13) Kulu bunlardan gördüğü güzel ameller sevindirecek ve mutlu edecek, kötü ameller ise onu üzecek ve kızdıracaktır. Kötü amelleriyle hiçbir alakasının olmamasını, ondan tamamen uzak olmayı temenni edecektir. Nitekim o, dünyada hep birlikte olduğu ve kendisini kötülükler işlemeye cesaretlendiren ve iten şeytanı için de aynısını söyleyecektir: "O şeytan dostu kimse, en sonunda bize gelince arkadaşına, 'Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı, ne kötü arkadaşmışsın!' der. " (Zuhruf, 38)

 

Yüce Allah daha sonra, önceki manayı pekiştirerek, tehdit ve uyarıda bulunarak şöyle buyuruyor: ''Allah, kendisine karşı sizi sakındırıyor." Yani, sizi cezasından korkutuyor. Aziz ve Celil olan Allah ardından rahmetinden ve lütfundan ümit kesmemeleri için kullarına ümit vererek şöyle buyuruyor: ''Allah kullarına çok şefkatlidir." Hasan-ı Basri der ki: Onlara olan şefkatinden dolayı onları kendisine karşı uyarmıştır. Başkaları da şöyle tefsir etmişlerdir:

Allah kullarına çok merhametlidir; onların dosdoğru yolunda ve dininde sebat etmelerini, değerli peygamberine tabi olmalarını ister.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

31. (Rasulüm!) De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun uz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

32. De ki: Allah'a ve Rasulü'ne itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah kafirleri sevmez.