İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Nisa Suresi

37 – 39.ayetler

 

Kibirlilerin Bazı Özellikleri:

 

37. Bunlar cimrilik eden ve insanlara da cimriliği tavsiye eden, Allah'ın kendilerine lütfundan verdiğini gizleyen kimselerdir. Biz, kafirler için alçaltıcı bir azap hazırladık.

38. Allah'a ve ahiret gününe inanmadıkları halde mallarını, insanlara gösteriş için harcayanlar da (ahirette azaba duçar olurlar). Şeytan bir kimseye arkadaş olursa, ne kötü bir arkadaştır o!

39. Allah'a ve ahiret gününe iman edip de Allah'ın kendilerine verdiğinden (O'nun yolunda) harcasalardı ne olurdu sanki! Allah onların durumunu hakkıyla bilmektedir.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah, mallarını ana babaya, akraba, yetim, yoksul, yakın ve uzak komşu, yakın arkadaş, yolcu, ellerinin altında bulunan köle ve hizmetçilere iyilik ve ihsan gibi Allah'ın (c.c) emrettiği yerlere harcamayan, O'nun (c.c) mallardaki hakkını ödemeyen, bunların yanında bir de insanlara cimriliği emreden kimseleri yeriyor.

 

 

[1993] Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'de "Cimrilikten daha büyük hastalık hangisidir ki?" buyurmuştur.

 

 

[1994] Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir hadiste de, "Cimrilikten sakının. Zıra, o sizden evvelkileri helak etmiştir. Onlara yakınlarla ilişkilerini kesmelerini emretmiş, onlar da ilişkilerini kesmişler, günah işlemelerini emretmiş, onlar da günahlar işlemişlerdir. " buyurmuştur.

 

''Allah'ın kendilerine lütfundan verdiğini gizleyen kimselerdir." Çünkü, cimri Allah'ın (c.c.) nimetlerini ısrarla inkar eden kimsedir. Onun ne yiyeceğinde ne giyeceğinde ne vermesinde ne fedakarlığında, hiçbir şeyinde Allah'ın nimetleri belli olur ve görülür. Yüce Allah başka yerde şöyle buyurur: "Şüphesiz insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir. Ve o mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür. " (Adiyat, 5-8) "Şüphesiz buna kendisi de şahittir." Yani, hal ve tarzıyla şahittir. O yüzden Yüce Allah, "Biz, kafirler için alçaltıcı bir azap hazırladık" diyerek onlara tehditte bulunmuştur. Küfür örtmek ve kapamak demektir. Cimri de Allah'ın kendisindeki nimetini örter, gizler ve inkar eder. Dolayısıyla o da Allah'ın kendisine olan nimetlerine karşı kafirlik yapmış olur.

 

 

[1995] Bir hadiste şöyle buyurulmuştur: "Muhakkak Allah bir kula bir nimet bahşettiğinde, nimetini onun üzerinde görmek ister (bundan hoşlanır)." 

 

 

[1996] Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir duasında şöyle-derdi: ''Allah'ım! Bizleri senin nimetlerine şükreden, kabul ederek (başka bir rivayette, "dile getirerek") onlara şükredenlerden eyle. Ve bize o nimetlerini tamamla. " Seleften bazıları bu ayeti, "Yahudilerin, Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in sıfadarıyla ilgili ellerinde bulunan bilgileri açığa vurmak hususunda cimri davranmaları ve bunları gizlemeleri" ile tefsir etmişler ve "Bu sebeple Yüce Allah (ayetin sonunda) 'Biz, kafirler için alçaltıcı bir azap hazırladık' buyurmuştur" demişlerdir. Bunu İbn İshak, İbn Abbas (r.a.)'tan rivayet etmiştir. Mücahid ve daha başkaları da böyle demişlerdir. Şüphesiz ayet bu manayı ifadeye kabildir. İlimde cimrilik malda cimrilik kapsamına evleviyet yoluyla girse bile, göründüğü kadarıyla, cümlenin akışına nazaran mesele malda cimriliktir. Çünkü konu akrabalara ve zayıflara harcama ve infak hakkındadır. Yine sonrasındaki, ''Allah'a ve ahiret gününe inanmadıkları halde mallarını, insanlara gösteriş için harcayanlar da (ahirette azaba duçar olurlar)" ayetinde de durum aynıdır. Çünkü önce mallarını yergiyi hak edecek biçimde ellerinde tutup harcamayan kimseler olan cimriler zikredilmiş, sonra ise harcamaları ve vermelerinde şöhreti, cömertlikle övülmeyi kastedenler, bundan Allah rızasını gözetmeyenlerden bahsedilmiştir.

 

 

[1997] Cehennerri ateşinin ilk tutuşturalacağı üç sınıf olan amelleriyle gösteriş yapan alim, savaşçı ve infakçıyı anlatan hadiste şöyle geçmektedir: "Zengin, 'Malımı senin rızan için, harcanmasını istediğin her alanda harcadım' der. Yüce Allah ise, 'Yalan söylüyorsun. Ondaki hedefin sadece, sana cömert denilmesiydi. Nitekim dendi de!' buyurur." Yani, sen Dünyada mükafatını aldın. Nitekim harcama yaparken niyetindeki de buydu. 

 

 

[1998] Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Adiyy b. Hatem'e de "Baban (cömertlikle) bir şey hedefledi, ona da ulaştı" buyurmuştur.

 

 

[1999] Bir hadiste geçtiğine göre Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e, yapmış olduğu infakların ve köle azatlarının Abdullah b. Cüd'an'a bir fayda verip vermeyeceği soruldu. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Hayır. Çünkü o bir gün olsun, 'Rabbim, hesap gününde benim günahımı bağışla' demedi" diye cevap verdi.

 

O yüzden Yüce Allah, "Allah'a ve ahiret gününe inanmadıkları halde mallarını, insanlara gösteriş için harcayanlar da (ahirette azaba duçar olurlar). Şeytan bir kimseye arkadaş olursa, ne kötü bir arkadaştır o!" buyurmuştur. Yani, onları, gereği gibi itaat ve ibadet etmeyi bırakıp bu çirkin fiili işlemeye iten şeytandır. Zira, şeytan onlarla yakın arkadaş olup bunları onlara süslü ve güzel göstermiş, iğrençlikleri gözlerinde sevimli yapmıştır. O yüzden Yüce Allah, "Şeytan bir kimseye arkadaş olursa, ne kötü bir arkadaştır o!" buyuruyor. Şair de şöyle der:

 

Kişiyi sorma, arkadaşını sor!

Zıra, herkes arkadaşının izinden gider.

 

Yüce Allah daha sonra şöyle buyuruyor: "Allah'a ve ahiret gününe iman edip de Allah'ın kendilerine verdiğinden (O'nun yolunda) harcasalardı ne olurdu sanki!" Yani, onlar Allah'a iman etseler ve güzel yola girselerdi, riyayı bırakıp ihlasa ve Allah'a imana yönelselerdi, salih amel işleyenlere ahirette verilmek üzere vaad edilmiş nimetlere ümit besleseler ve Allah'ın kendilerine verdiği rızıktardan O'nun (c.c) sevdiği ve razı olduğu şeylerde harcasalardı bunun onlara ne zararı olurdu?

 

''Allah onların durumunu hakkıyla bilmektedir." Yani, Allah onların düzgün ve bozuk niyetlerini bilir. Kimin yardımı hak ettiğini bilip onu razı olacağı güzel ameller işlemeye muvaffak kılar ve ona bunları ilham eder. Kimin de yardımsız bırakılmayı, en büyük makam olan Makam-ı İlahi'den kovulmayı hak ettiğini bilir. Ki Allah korusun kim Allah'ın kapısından kovulursa dünya ve ahirette gerçekten hüsrana ve ziyana uğrar.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

40. Şüphe yok ki Allah zerre kadar haksızlık etmez. O zerre eğer bir iyilik ise onu katlar, kendi katından da büyük mükafat verir.

41. Her bir ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit olarak gösterdiğimiz zaman halleri nice olacak!

42. Küfür yoluna sapıp peygamberi dinlemeyenler o gün yerin dibine batırılmayı temenni ederler ve Allah'tan hiçbir haberi gizleyemezler.