İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Nisa Suresi

71 – 74.ayetler

 

Cihada Teşvik:

 

71. Ey iman edenler! Tedbirinizi alın da birlikler halinde yahut (gerektiğinde) topyekun savaşa çıkın.

72. İçinizden bazıları vardır ki (cihad konusunda) pek ağırdan alırlar. Eğer size bir felaket erişirse, "Allah bana lütfetti de onlarla beraber bulunmadım" der.

73. Eğer Allah'tan size bir lütuf erişirse -sanki sizinle onun arasında (zahirı) bir dostluk yokmuş gibi- "Keşke onlarla beraber olsaydım da ben de büyük bir başarı kazansaydım!" der.

74. O halde, dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse biz ona yakında büyük bir mükafat vereceğiz.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah mü'min kullarına, düşmanlarına karşı tedbir almalarını emrediyor. Bu ise onların silah ve askeri mühimmat bakımından hazırlık yapmalarını, Allah yolunda seferber olarak büyük kalabalıklar oluşturmalarını gerektirmektedir.

 

..... (sübatin)'in miması "ardı ardına gelen topluluklar, fırkalar ve birlikler halinde"dir. Sübat sübet'in çoğulu olup "sübin" şeklinde de çoğul yapılır. Ali b. Ebi Talha, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakletmiştir: "Birlikler", yani muhtelif seriyyeler "halinde, yahut topyekun" hepiniz "savaşa çıkın." Mücahid, İkrime, Süddi, Katade, Dahhak Ata' el-Horasani, Mukatil b. Hayyan ve Husayf el-Cezeri’den de böyle rivayet edilmiştir.

 

Yüce Allah, "İçinizden bazıları vardır ki (cihad konusunda) pek ağırdan alırlar .... " buyuruyor. Mücahid ve başkaları bu ayetin münafıklar hakkında nazil olduğunu söylemişlerdir. Mukatil b. Hayyan ...../ pek ağırdan alırlar" ifadesini "cihattan geri kalırlar" diye tefsir etmiştir. Bunun kendisi yavaş davrandığı gibi başkasını da cihattan ağır davranmaya teşvik etmek manasına gelmesi mümkündür. Nitekim Abdullah b. Ubeyy de böyle yapardı; cihada katılmadığı gibi insanları da ondan soğutmaya ve alıkoymaya çalışırdı, Bu İbn Cüreyc ile Taberi 'nin görüşüdür. O yüzden Yüce Allah münafıktan haber vererek onun cihada katılmadığında ne söylediğini bildirerek şöyle buyuruyor: "Eğer başınıza bir musibet", yani Allah'ın hikmeti gereği ölüm, şehitlik ve düşmanlarınızın size karşı galibiyet kazanmaları gibi olumsuzluklar "gelirse: ''Allah bana lütfetti de onlarla beraber bulunmadım" yani onlarla birlikte savaşa katılmadım "der." Bunu Allah'ın (c.c) kendisine bir nimeti sayar. Sabrettiği takdirde elde edeceği sevap veya öldürüldüğü takdirde ulaşacağı şehadet makamı sebebiyle kaçırdığı nimetleri ise bilmez.

 

"Eğer Allah'tan size bir lütuf" galibiyet, zafer ve ganimet "erişirse, sanki sizinle onun arasında bir dostluk yokmuş", sanki sizin dininizden değillermiş "gibi, "Keşke onlarla beraber olsaydım da ben de büyük bir başarı kazansaydım!", ganimetten bana da bir pay verilseydi de benim de ganimetim olsaydı "der." Onun en büyük maksadı ve nihai arzusu odur.

 

Yüce Allah sonra şöyle buyuruyor: "O halde" topyekun savaşa çıkan mü'minler, "dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar," dinlerini az bir dünyalık mukabilinde satanlarla -bu, onların küfürlerinden ve imansızlıklarından dolayıdır- ''Allah yolunda savaşsınlar. "

 

"Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse biz ona yakında büyük bir mükafat vereceğiz. " Yani, kim Allah yolunda savaşırsa ister öldürülsün, ister yenip ganimet alsın, Allah katında onun için büyük sevaplar ve bol ecir vardır.

 

 

[2136] Nitekim Buhari ve Müslim'de geçen bir hadiste Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ''Allah, kendi yolunda cihad eden kimseye, ölürse cennete koyacağı yoksa yuvasına elde ettiği sevap veya ganimetle döneceğine dair garanti vermiştir. " buyurmuştur.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

75. Size ne oldu da Allah yolunda ve "Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!" diyen zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz!

76. İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inanmayanlar ise tağut (batıl davalar ve şeytan) yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarına karşı savaşın; şüphe yok ki şeytanın kurduğu düzen zayıftır.