İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Nisa Suresi

148 ve 149.ayetler

 

Yapılan kötülüğü Açığa Vurmak:

 

148. Allah kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez; ancak zulme uğrayan başka. Allah her şeyi işitici ve bilicidir.

149. Bir iyiliği açıklar yahut gizlerseniz veya bir kötülüğü affederseniz, şüphesiz Allah da ziyadesiyle affedici ve kadirdir.

 

Tefsiri:

 

İbn Ebi Talha, "Allah kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez" buyruğu hakkında İbn Abbas (r.a.)'ın şöyle dediğini rivayet eder: Allah (c.c) zulme uğramamışsa bir kimsenin birine beddua etmesini sevmez. Mazlumun kendisine zulmedene (haksızlık edene) beddua etmesine ise izin vermiştir ki bunu, "ancak zulme uğrayan başka ... " buyruğu ifade etmektedir. Fakat sabrederse bu onun için daha hayırlıdır.

 

 

[2321] Ebu Davud'un Aişe (r.anha)'dan rivayetine göre Aişe (r.anha)'nın bir eşyası çalınmış ve o da hırsıza beddua etmeye başlamıştı. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Onun cezasını hafifletme" buyurdu. Hasan-ı Basrı der ki: Beddua etmeyip, "Allah'ım! Ona karşı bana yardım et, hakkımı ondan al" desin. Başka bir rivayette Hasan-ı Basrı, "Allah (c.c) mazluma, hakkına geçmeden zalime beddua etmesi için izin vermiştir. Abdulkerim b. Malik el-Cezeri bu ayet hakkında şöyle der: Ayette bahsedilen sana söven kimsedir ki sen de ona sövebilirsin. Ama sana iftira atarsa ona iftira atma. Zira Allah (c.c), "Zulüm gördükten sonra hakkını alan kimselere, işte onların aleyhine bir yol yoktur" (Şura, 41) buyurur.

 

 

[2322] Ebu Davud, Ebu Hureyre (r.a.)'tan Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Birbirlerine sövenlerin söyledikleri her sözün sorumluluğu -mazlum (ilk sövülen) diğerinin hakkına geçmediği sürece- illI başlayana aittir. " Abdurrezzak, "Allah kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez" buyruğuyla ilgili olarak Mücahid’den şöyle nakleder: Bir adam birine misafir olur da ev sahibi ona misafirlik haklarını vermez. Çıkıp gidince insanlara, "Filana misafir oldum da bana misafirlik hakkımı ödemedi" der. İşte çirkin sözün açıkça söylenmesi budur. 'Ylncak haksızlığa uğrayan başka" ile ifade edilen ise misafirlik hakkını yerine getirmemesi durumudur. İbn İshak, 'Ylılah kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez" buyruğu hakkında Mücahid'den şöyle nakleder: Bu, birisine misafir olup ev sahibi tarafından güzel ağırlanmayan, sonra çıkıp, "Beni kötü ağırladı, ikramda bulunmadı" diyen adam hakkındadır. Bir rivayette, "Bu biniti çevrilmiş ve ev sahibine açıktan kötü söz söyleyen kişidir" demiştir. Başka birçok tarikle Mücahid'den bunun benzerleri rivayet edilmiştir.

 

 

[2323] Nesai dışında tüm Kütüb-i Sitte sahipleri Ukbe b. Amir (r.a.)'tan şöyle naklederler: Biz, "Ya Rasulallah! Sen bizi bir yere gönderdiğinde (bazen) birilerinin yanına konaklıyoruz da bizi ağırlamıyorlar. Bu konuda ne buyurursunuz?" dedik. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Birilerinin yanına konakladığınızda size misafire vermeye elverişli ikramlarda bulunmaları için (hizmetçilerine vs.) emrederlerse onlardan kabul edin. İkram etmezlerse vermeleri gereken misafir hakkınızı onlardan alın" buyurdu. 

 

 

[2324] İmam Ahmed b. Hanbel, Mikdam Ebu Kerime'den Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Bir Müslüman birilerini misafir eder de misafir ondan ikram görmezse, o geceki misafir yemeğini ev sahibinin ekininden ve malından alması hususunda misafir yardım etmek her Müslüman üzerinde bir görevdir. " Bunu sadece İmam Ahmed b. Hanbel, bu tarikten rivayet etmiştir.

 

 

[2325] İmam Ahmed b. Hanbel, başka bir tarikle Mikdam Ebu Kerime'den, onun Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şöyle işittiğini nakleder: "Yolcunun gece (ikramı) her Müslüman'a vaciptir. Eğer evin avlusunda ikram görmeden sabahlarsa, bu ev sahibinden alacağı bir hak olur; onu dilerse alır, dilerse bırakır. " Bu ve benzeri hadislerden dolayı İmam Ahmed b. Hanbel ve başka alimler, misafire ikramın vacip olduğu görüşünü benimsemişlerdir.

 

 

[2326] Hafız Bezzar'ın rivayet ettiği şu hadis de bu kabildendir: ... Ebu Hureyre (r.a.)'tan; Bir adam Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gelerek, "Bana eziyet eden bir komşum var" dedi. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Eşyalarını al ve yol üzerine koy" buyurdu. Adam da eşyalarını alıp yola koydu. Oradan geçen herkes "Sana ne oldu?" diye soruyor, o da "Komşum bana eziyet ediyor" diyor, onlar da "Allah'ım! Ona lanet et. Allah'ım! Onu rezil rüsva yap" diyordu. Bunun üzerine komşusu, "Evine dön. Vallahi, bir daha sana asla eziyet etmeyeceğim" dedi. Bunu Ebu Davud da Edeb Kitabı'nda başka bir tarikle rivayet etmiştir. Bezzar bu hadisi rivayet ettikten sonra, "Bu hadisin Ebu Hureyre (r.a.)'tan bundan başka bir senetle rivayetini bilmiyoruz" demiştir. Bunu Cuhayfe Vehb b. Abdullah da Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den, ayrıca Yusuf b. Abdullah b. Selam da yine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den rivayet etmişlerdir.

 

"Bir iyiliği açıklar yahut gizlerseniz veya bir kötülüğü affederseniz, şüphesiz Allah da ziyadesiyle affedici ve kadirdir." Yani: Ey insanlar! Eğer bir iyiliği açığa vurur veya gizlerseniz veyahut size kötülük edeni affederseniz, bu sizi Allah'a yaklaştırmaya sebep olur ve O (c.c) sizi kendi katından bol mükafatla ödüllendirir. Çünkü Allah'ın sıfatlarından biri ceza vermeye kadir olduğu halde kullarını affetmesidir. O yüzden "Şüphesiz Allah da ziyadesiyle affedici ve kadirdir" buyurmuştur. Bu sebeple rivayette ifade edildiğine göre; Arş'ı taşıyan melekler Allah'ı tesbih ederlerken bazıları, "Bildiğin halde halim (sabırlı, yumuşak) oluşundan dolayı seni tenzih ederiz" derler. Bazıları ise, "Gücün yettiği halde affetmenden dolayı seni tenzih ederiz" derler.

 

 

[2327] Sahih bir hadiste de şöyle buyurulmuştur: "Hiçbir mal sadakadan dolayı eksilmez. Allah, affından dolayı kulun ancak izzet ve şerefini artırır. Kim Allah için tevazu gösterirse Allah onu yüceltir, "

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

150. Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler ve (inanma hususunda) Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyenler, "Bir kısmına iman ederiz ama bir kısmına inanmayız" diyenler ve bu ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu;

151. İşte gerçekten kafirler bunlardır. Ve biz kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

152. Allah'a ve peygamberlerine iman eden ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara (gelince); işte Allah onlara mükafatlarını verecektir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.