|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Nisa Suresi 171.ayetler |
Hristiyanların isa
(a.s) Hakkındaki Sapkın inançları:
171. Ey Ehl-i kitap!
Dininizde aşırı gitmeyin ve Allah hakkında, gerçekten başkasını söylemeyin. Meryem
oğlu İsa Mesih, ancakAllah'ın Rasulüdür, (o) Allah'ın, Meryem'e ulaştırdığı
"kün" (OL) kelimesi (nin eseri) dir, O'ndan bir ruhtur. (O'nun
tarafından gönderilmiş yahut teyit edilmiş, yahut da Cebrail tarafından
üfürülmüş bir ruhtur). Şu halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin.
"(Allah) üçtür" demeyin, sizin için hayırlı olmak üzere bundan
vazgeçin. Allah ancak bir tek Allah'tır. O, çocuğu olmaktan münezzehtir.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Vekil olarak Allah yeter.
Tefsiri:
"Ey Ehl-i kitap!
Dininizde aşırı gitmeyin ... " Yüce Allah kitap ehlini taşkınlık ve
aşırılıktan men ediyor. Bu Hristiyanlarda çoktur. Zira, onlar İsa (a.s)
hakkında haddi aşarak onu Allah'ın (c. c) koyduğu makamdan daha yükseğe
çıkardılar. Peygamberlik konumundan çıkarak Allah'la birlikte ibadet ettikleri
ikinci bir ilah haline getirdiler. Hatta onun dininden olduğunu iddia eden
taraftar ve takipçileri hakkında da aşırıya giderek onların hatadan korunmuş
olduklarını iddia ettiler. Hak veya batıl, düzgün veya eğri, doğru veya yalan
olduğuna bakmaksızın söyledikleri her şeyde onlara uydular. Nitekim Yüce Allah
başka bir ayette, "(Yahudiler) Allah'ı bırakıp bilginlerini (hahamlarını);
(Hristiyanlar) da rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih'i (İsa'yı) rabler edindiler.
Halbuki onlara ancak tek ilaha kulluk etmeleri emrolundu" (Tevbe, 31)
buyurmuştur.
[2372] İmam Ahmed b.
Hanbel, İbn Abbas (r.a.) kanalıyla Ömer (r.a.) 'tan şöyle nakleder: Allah
Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Hristiyanların İsa
(a.s) hakkında aşırıya gittikleri gibi sizler de hakkımda aşırıya gitmeyin. Ben
sadece bir kulum. Onun için, (hakkımda ancak) "Allah'ın kulu ve
rasulÜ" deyin. " İmam Ahmed bunu daha sonra başka bir tarikle ve şu
lafızla rivayet etmiştir: "Ben sadece bir kulum; o yüzden "Allah'ın
kulu ve rasulÜ" deyin." Ravilerden Ali b. el-Medini, "Bu, senedi
sahih bir hadistir" demiştir. Bunu İmam Buhari de Humeydi'nin Süfyan b.
Uyeyne'den, onun Zühri’den nakliyle ve şu lafızla rivayet etmiştir: "Ben
sadece bir kulum; öyleyse, 'Allah'ın kulu ve elçisi' deyin."
[2373] İmam Ahmed b.
Hanbel Enes b. Malik (r.a.)'tan şöyle nakleder: Bir adam, "Ey Muhammed!
Eyefendimiz ve efendimizin oğlu, ey en faziletlimiz ve en faziletlimizin
oğlu" dedi. Bunun üzerine Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem),
"Ey insanlar! Sözlerinize sahip çıkın ve şeytan sizi aldatmasın. Ben
Abdullah'ın oğlu Muhammed'im, Allah'ın kulu ve elçisiyim. Vallahi sizin,
Allah'ın beni koyduğu makamdan daha yükseğe çıkarmanızı istemem " buyurdu.
Hadisi bu vecihle sadece İmam Ahmed rivayet etmiştir.
"Allah hakkında,
gerçekten başkasını söylemeyin." Yani, Allah (c.c)'ya iftira atarak ona eş
ve çocuk isnat etmeyin. Yüce Allah bunlardan münezzehtir, tamamen uzaktır.
Hükümranlığı, büyüklüğü ve azametinde pak, münezzeh, mukaddes ve tektir. Ondan
başka hiçbir ilah, O'nun dışında hiçbir Rab yoktur. Yüce Allah ardından şöyle
buyuruyor: "Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın Rasulüdür, (o) Allah'ın,
Meryem'e ulaştırdığı 'kün' (OL) kelimesi (nin eseri) dir, O'ndan bir ruhtur.."
Yani, O (a.s) sadece, Allah'ın kullarından bir kuldur. Yaratıklarından biri
olup, ona "OL" der demez oluvermiştir. Elçilerinden bir elçi, Meryem
(a.s)'a attığı bir sözdür. Cebrail (a.s) ile Meryem (a.s)'a gönderdiği
"OL" kelimesiyle yaratmıştır. Cebrail (a.s), Rabbinin izniyle ona
ruhundan üfleyince Allah'ın izniyle meydana gelmiştir. Elbisesinin yenine
üflediği bu kelime babanın anneyle çiftleşmesi misali cinselorganına kadar
ulaşmıştır. Bunların hepsi Allah'ın yaratıklarıdır. İsa (a.s)'a işte bu yüzden,
"O Allah'ın kelimesi ve ruhudur" denmiştir. Çünkü, doğmasına sebep
olmuş bir babası yoktu. Sadece Cebrail (a.s)'ın ona söylediği "OL"
kelimesiyle yaratılmıştır; bu sözle ve Cebrail (a.s) ile gönderdiği ruh ile
meydana gelmiştir. Nitekim Yüce Allah başka ayetlerde şöyle buyurur:
"Meryem oğlu Mesih ancak bir Rasuldür. Ondan önce de (birçok) Rasuller
gelip geçmiştir. Anası da çok doğru bir kadındır. Her ikisi de yemek
yerlerdi." (Maide, 75) "Allah nezdinde İsa'nın durumu, Adem'in durumu
gibidir. Allah onu topraktan yarattı. Sonra ona 'OL!' dedi ve oluverdi."
(Al-i İmran, 59) "Irzını iffetle korumuş olanı (Meryem'i de an.) Biz ona
ruhumuzdan üfledik; onu ve oğlunu cümle alem için bir ibret kıldık."
(Enbiya, 31) "İffetini korumuş olan, İmran kızı Meryem'i de (Allah örnek
gösterdi). Biz, ona ruhumuzdan üfledik ve Rabbinin sözlerini ve kitaplarını
tasdik etti. O gönülden itaat edenlerdendi. .. " "O, sadece kendisine
nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek kıldığımız bir kuldur."
(Zuhruf, 59)
Abdurrezzak, Katade'den
şöyle nakleder: "Allah'ın, Meryem'e
ulaştırdığı 'kün' (OL) kelimesidir"den kasıt Allah'ın "ol"
sözüdür ve o da hemen oluvermiştir. İbn Ebi Hatim, Ahmed b. Sinan el-Vasıti'den
şöyle nakleder: Şazz b. Yahya'yı, "Allah'ın, Meryem'e ulaştırdığı 'kün'
(OL) kelimesidir", O'ndan bir ruhtur" buyruğu hakkında şöyle derken
işittim: Bu kelime İsa (a.s)'a dönüşmemiştir, bilakis bu kelimeyle İsa (a.s)
meydana gelmiştir. Bu, Taberi'nin (aynı kökten gelme fiilin kullanıldığı)
"Allah'ın, Meryem'e ulaştırdığı 'kün' (OL) kelimesidir" buyruğu
hakkındaki "ilka etti, ulaştırdı" kelimesini "öğretti"
şeklinde tefsirinden daha iyidir. Nitekim aynı şekilde "Melekler
demişlerdi ki: Ey Meryem! Allah sana kendisinden bir Kelime'yi müjdeliyor"
(Al-i İmran, 45) ayetinin de "kelime'yi öğretiyor" manasına geldiğini
iddia etmiştir. Buradaki ilka'nın şu ayetteki manada olduğunu söylemişlerdir:
"Sen, sana bu Kitap'ın verileceğini (öğretileceğini) ummazdın."
(Kasas, 86) Fakat asıl doğrusu, bundan kasıt, Cebrail (a.s)'ın Meryem (a.s)'a
getirdiği ve Allah'ın izniyle ona üfleyip İsa (a.s)'ın olduğu kelimedir.
[2374] İmam Buhari,
Ubade b. Samit (r.a.)'tan, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle
buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kim Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına,
onun bir ve tek olduğunda, ortağının bulunmadığına, Muhammed'in onun kulu ve
Rasulü olduğuna, İsa'nın Allah'ın kulu, Rasulü, Meryem'e bıraktığı kelimesi ve
kendinden bir ruh olduğuna, cennetin hak, cehennemin de hak olduğuna şehadet
ederse, ameli ne olursa olsun Allah (c.c) onu cennete girdirir. "
Ravilerden Evzai yerine İbn Cabir'in kanalıyla gelen rivayetteki ifade ise,
"Cennetin yedi kapısından hangisinden girmek isterse oradan cennete
girdirir" şeklindedir. Bunu Müslim de böyle rivayet etmiştir.
Ayette ve hadiste geçen
"kendinden bir ruh" ifadesindeki "min" (den) ifadesinin
manası, "O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendinden (kendi katından
bir lütuf olarak) size boyun eğdirmiştir" ayetindeki "min"
gibidir. Manası, "Allah'ın yaratıklarından ve katından biri
olarak"tır. Yoksa Hristiyanların (Allah'ın kesintisiz laneti üzerlerine
olsun) inancında olduğu gibi, "Allah'tan bir parça olarak" manasında
değildir. Bilakis diğer ayette olduğu gibi bir şeyin kaynağı ve başlangıcı
manasındadır. Mücahid, "kendinden bir ruh"u "kendinden bir
rasul" diye tefsir etmiştir. Başka biri de, "kendinden bir
sevgi" diye tefsir etmiştir. En kuvvetli olan görüş ise birincisidir; yani
Allah'ın yarattığı bir ruhtan yaratılmış olmasıdır. Ruhun Allah'a isnad
edilmesi ise onu şereflendirme ve onurlandırma maksatlıdır. "Şuayb, 'Bu
Allah'ın devesidir ... ' dedi" (Hud, 64) ile "Tavaf edenler ... için
evimi temizle" (Hacc,26) ayetlerinde (Allah'ın devesi ve Allah'ın evi
tamlamalarında) olduğu gibi.
[2375] Sahih bir hadiste
de, "Rabbimin evinde Rabbimin huzuruna girerim" buyurulmuştur. Burada
da şereflendirme maksadıyla ev Rabbe isnad edilmiştir. Bunların hepsinde tek
bir üslup ve tarz vardır.
"Şu halde Allah'a
ve peygamberlerine iman edin." Yani, Allah'ın tek ve bir olduğunu, çocuk
ve eşinin bulunmadığını tasdik edin. İsa (a.s)'ın Allah'ın kulu ve elçisi
olduğunu kesin olarak ve yakinen bilin. O yüzden Allah (c.c) "(Allah)
üçtür, demeyin" Yani, Isa (a.s) ile annesini Allah'ın iki ortağı yapmayın.
Allah (c.c) yüceliği ve azametiyle bundan münezzehtir. Bu ayet Maide
süresindeki gibidir. Zira orada şöyle denilmektedir: ''Andolsun 'Allah, üçün
üçüncüsüdür' diyenler de kafir olmuşlardır. Halbuki bir tek Allah'tan başka
hiçbir ilah yoktur." (Maide, 73) Yüce Allah bu sürenin sonlarında şöyle
buyurur: ''Allah, Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara, 'Beni ve anamı, Allah'tan
başka iki ilah bilin' diye sen mi dedin, buyurduğu zaman o, 'Haşa! Seni tenzih
ederim; hakkım olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz. Hem ben söyleseydim sen onu
şüphesiz bilirdin. Sen benim içimdekini bilirsin, halbuki ben senin zatında
olanı bilmem. Gizlilikleri eksiksiz bilen yalnızca sensin. " (Maide, 116)
Sürede daha önce geçen bir ayette de, ''Andolsun ki 'Allah, kesinlikle Meryem
oğlu Mesıh'tir' diyenler kafir olmuşlardır. Halbuki Mesıh, 'Ey İsrailoğulları!
Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk ediniz. Biliniz ki kim Allah'a ortak
koşarsa muhakkak Allah ona cenneti haram kılar; artık onun yeri ateştir ve
zalimler için yardımcılar yoktur' demişti. " (Maide, 73) buyurmuştur. İşte
Hristiyanların cehaletinin bir ölçüsü ve küfürlerinin bir sınırı yoktur.
Bilakis görüş ve sapıklıkları karmakarışıktır. Zira, bazıları İsa (a.s)'ın ilah
olduğuna, bazıları Allah'ın ortağı olduğuna, bazıları ise Allah'ın oğlu
olduğuna inanırlar. Onların birbirinden çok farklı görüşlere ve bir araya
getirilemeyecek zıt inançlara sahip birçok grupları vardır. Kelam alimlerinden
biri ne kadar güzel söylemiş: "On Hristiyan bir araya gelse on bir
görüşleri olur!" Onların meşhur din adamlarından İskenderiye Patriği Said
b. Batrik, hicretten sonra 400 yıllarında Hristiyan din adamlarının kendi
ifadesiyle büyük -hakikatte ise alçak ve hakir- konsilinde toplandılar. Bu
Kostantin şehrinin kurucusu Kostantin'in krallığı dönemindeydi. Bunlar İsa
(a.s) hakkında sınırsız ve ölçüsüz bir yığın farklı görüş öne sürdüler. Din
adamı sayısı iki bin idi. Birçok grupları vardı. 50 kişi bir görüşte, 20 kişi
bir görüşte, 100 kişi bir görüşte, 70 kişi bir görüşteydi, daha fazla ve daha
az sayıda kişilerin oluşturduğu başka gruplar farklı farklı görüşteydiler.
Kralonlardan 318'inin bir görüşte buluştuğunu görünce onu benimseyip
destekledi. Onlara kiliseler inşa edildi, kitaplar ve kurallar yazdılar, küçük
çocuklara bunu telkin ettiler. İman ederken ve çocukları vaftiz ederken söylenecek
bir amentü ortaya çıkardılar. Bunların takipçilerine Melikiyye denir. Sonra
bunlar konsilde bir daha toplandılar ve bundan Yakubiyye denilen bir grup
türedi. Sonra üçüncüsü yapıldı ve bundan da Nasturiyye fırkası doğdu. Bu
grupların tamamı Hz. İsa (a.s) hakkında teslisi kabul etmekte müttefiktirler.
Fakat onun niteliği ile kendi iddialarına göre Lahut ve Nasut'un birbiriyle
birleşip tek bir şey oluşturduğu veya birleşmediği veya onunla mezcolduğu
veyahut ona hülul ettiği konularında ihtilaf ederek üç gruba ayrıldılar.
Bunların her biri diğerini kafir sayar, biz ise hepsini kafir kabul ederiz.
Yüce Allah şöyle
buyuruyor: "Sizin için hayırlı olmak üzere bundan vazgeçin. " Yani,
bundan vazgeçin ki sizin için daha hayırlı olsun. "Allah ancak bir tek
Allah'tır. O, çocuğu olmaktan münezzehtir." Yani, Allah (c.c) bundan uzak
ve paktır, bununla vasıflanamayacak kadar yüce ve büyüktür. "Göklerde ve
yerde ne varsa hepsi O'nundur. Vekil olarak Allah yeter." Yani, bunların
hepsi Allah'ın mülkü ve yaratığıdır. Bunların içindeki her şey Allah'ın
kuludur, onun yönetim ve tasarrufu altındadır. O her şeyde vekildir. Böyle iken
nasıl bir eşi ve çocuğu olabilir? Nitekim başka ayetlerde şöyle buyurulmuştur:
"O, göklerin ve
yerin eşsiz yaratıcrsıdır. O'nun eşi olmadığı halde nasıl çocuğu olabilir! Her
şeyi O yaratmıştır ve her şeyi hakkıyla bilen O' dur." (Bakara, 117)
"Rahman çocuk edindi" dediler. Hakikaten siz, pek çirkin bir
şeyortaya attınız. Bundan dolayı, neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak, dağlar
yıkılıp düşecektir! Rahman'a çocuk isnadında bulunmaları yüzünden. Halbuki
çocuk edinmek Rahman'ın şanına yakışmaz. Göklerde ve yerde olan herkes
istisnasız, kulolarak Rahman'a gelecektir. O, bunların hepsini kuşatmış ve
sayılarını tespit etmiştir. Bunların hepsi de kıyamet gününde O'nun huzuruna
tek başına (yapayalnız) gelecektir." (Meryem, 88-95)
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |