|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Maide Suresi 119 ve 120.ayetler |
O Gün Sadıkların
Günüdür:
119. (Bu konuşmadan
sonra) Allah şöyle buyuracaktır: Bu, doğrulara, doğruluklarının fayda vereceği gündür.
Onlara, içinde ebedi kalacakları, zemininden ırmaklar akan Cennetler vardır.
Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük
kurtuluş ve kazanç budur.
120. Göklerin, yerin
ve içlerindeki her şeyin mülkiyeti Allah'ındır, O, her şeye hakkıyla kadirdir.
Tefsiri:
Yüce Allah, Allah ve
elçisi adına yalan uyduran inkarcı Hristiyanlardan
beri olduğunu söyleyip onlar hakkındaki hükmü Allah'ın dilemesine bırakan İsa
(a.s)'a cevaben şöyle buyuruyor: "Allah şöyle buyuracaktır: Bu, doğrulara,
doğruluklarının fayda vereceği gündür." Dahhak'ın İbn Abbas (r.a.)'tan
rivayetine göre o bunu "muvahhidlere tevhidlerini fayda vereceği gün"
diye tefsir etmiştir. "Onlara, içinde ebedi kalacakları", yer
değiştirmeyecekleri, hiç ayrılmayacakları ve orada sürekli kalacakları
"zemininden ırmaklar akan Cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuştur,
onlar da O'ndan razı olmuşlardır." Nitekim Yüce Allah başka bir ayette de,
''Allah'ın rızası ise hepsinden büyüktür" (Tevbe, 72) buyurmuştur. Bu
ayetle ilgili hadis birazdan gelecek.
[2858] İbn Ebi Hatim bu
ayetin tefsirinde Enes (r.a.)'tan şöyle nakleder: Rasul-i Ekrem (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sonra Yüce Rabb onlara tecelli eder ve
'Benden isteyin bakalım, isteyin ki vereyim' der. Ondan rızasını isterler.
"Hoşnutluğum sizi Cennet diyarıma yerleştirmem ve ikramlarıma erdirmemdir.
Benden isteyin ki vereyim" buyurur. Onlar yine rıza ve hoşnutluğunu
isterler. Bunun üzerine Allah (c.c) onları kendilerinden razı olduğuna şahit
tutar. "
"İşte büyük
kurtuluş ve kazanç budur. " Yani, daha bir kazanç yoktur, en
, .
büyük kazanç budur. Nitekim Yüce Allah başka bir ayette
"Işte büyük kur-
tuluş şüphesiz budur.
Çalışanlar bunun için çalışsın" (Saffat, 61) buyurur. Bir ayette de,
"Onun içiminin sonunda misk kokusu vardır. İşte yarışanlar ancak onda
yarışsınlar" (Mutaffifin, 26) buyurur.
"Göklerin, yerin ve
içlerindeki her şeyin mülkiyeti Allah'ındır, o, her şeye hakkıyla
kadirdir." Yani, her şeyi yaratan, her şeyin sahibi, her şeyde dilediği
tasarrufta bulunan, her şeyin üzerinde kadir ve galip olan O' dur. Dolayısıyla
her şeyonun mülküdür, galebe, kudret ve dilemesinin altındadır. O'nun hiçbir
benzeri, yardımcısı ve dengi yoktur. Hiçbir babası, çocuğu ve eşiği
bulunmamaktadır. O'ndan başka hiçbir ilah, O'ndan gayri hiçbir rab yoktur. İbn
Vehb, Abdullah b. Amr'dan şöyle nakleder: "Son inen sure Maide
suresidir"
Maide suresinin tefsiri
sona erdi.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki
kullan |