İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

A’raf Suresi

31.ayetler

 

İsraf Yapmaksızın Dünya Nimetlerinden Faydalanın:

 

31. Ey Ademoğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yiyin, için, fakat israf etmeyin; şüphesiz Allah israf edenleri sevmez.

 

Tefsiri:

 

Bu ayet-i kerime, Müşriklerin, yapmakta oldukları temel ibadetlerinden Kabe'yi çıplak olarak tavaf etmedeki dayanaklarına bir reddiyedir. Nitekim İmam Müslim, Nesai ve Taberi'nin -ki metin onun rivayetindekidir-, Said b. Cübeyr'den rivayetine göre o İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder:

 

Müşrik erkek ve kadınlar Kabe'yi çıplak olarak tavaf ederlerdi: erkekler gündüz, kadınlar ise geceleyin. Kadın şöyle derdi:

 

Bugün onun bir kısmını veya hepsi görülüyor. Ondan görünen kısmı helal etmiyorum.

 

Onun için Allah (c.c) "Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin." buyurdu. Avfi, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: "Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin ... " ayetinin iniş sebebi şudur: Bazıları Kabe'yi çıplak tavaf ediyorlardı. Allah (c.c) onlara zineti, yani elbise giymelerini emretti. Zin et ise avret mahallini örten çamaşır ile onun dışındaki güzel elbise ve eşyalardır. İşte iman edenler secde yapacakları (namaz kılacakları) her yerde güzel elbiselerini giymekle emrolunmuşlardır. Mücahid, Ata, İbrahim en-Nehai, Said İbn Cübeyr, Katade, Süddi, Dahhak ile -İmam Malik'in rivayetine göre- Zühri ve daha bir çok selef imamı ayetin tefsirinde:

 

Bu, Müşriklerin Kabe'yi tavafları hakkında nazil oldu, demişlerdir.

 

 

[3092] Hafız İbn Merduyeh, Enes (r.a.)'tan, Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in bu ayetin ayakkabılarla namaz kılma hakkında olduğunu söylediğini rivayet etmiştir. Fakat bu (böyle bir hadis olduğu) isabetli değildir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

 

 

Bu ayet ile aynı manayıfifade eden hadislerden dolayı namazda, özellikle Cuma ve bayram namazlarına güzel elbiselerle gitmek müstehap(sünnet) tir. Aynı şekilde, süs kabilinden olduğundan dolayı hoş güzel koku sürünmek, süsü tamamlayıcı olması sebebiyle misvak kullanmak da müstehaptır. Elbisenin en iyisi de beyaz olanıdır.

 

 

[3093] Nitekim İmam Ahmed b. Hanbel'in İbn Abbas (r.a.)'tan rivayetine göre Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Elbiselerinizden beyaz olanı giyin. Zira o sizin en iyi elbisenizdir. Ölülerinizi onunla kefenleyin. Sürmelerinizin en iyisi İsmid'dir. O, gözü kuvvetlendirir ve kıl bitirir. " Bu, senedi sahih, ravileri Müslim'in şartlarına haiz ravilerdir. Ebu Davud, Tirmizi ve İbn Mace Abdullah b. Osman b. Huseym'den rivayet etmişlerdir. Tirmizi: Hasen ve sahih hadistir, demiştir.

 

 

[3094] İmam Ahmed b. Hanbel yine Semure b. Cündeb (r.a.)'tan Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in "Size beyaz elbiseyi tavsiye ederim. Onu giyin. Zira o en temiz ve en hoş elbisedir. Ölülerinizi de onunla kefenleyin. " Taberani, sahih senetle Katade'den şöyle nakleder; Muhammed b. Sirin'den şöyle anlattı: Temim-i Dari bin (dinar veya dirheme) bir elbise satın aldı. Namazı onunla kılardı.

 

"Yiyin, için, fakat israf etmeyin; şüphesiz Allah israf edenleri sevmez."

Seleften bir zat şöyle der: Allah (c.c) tıp ilminin yarısını bir ayetin yarısında özetlemiştir: "yiyin, için, fakat israf etmeyin" İmam Buhari, İbn Abbas (r.a.) şöyle nakleder: "Sana şu iki şey bulaşmadıkça istediğini ye, istediğini giy; israf ve kibir." İmam Taberi, Tavlıs'tan İbn Abbas (r.a.)'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: "İsraf veya kibirlenme olmadıkça Allah her yeme-içmeyi helal kılmıştır. Senedi sahihtir.

 

 

[3095] İmam Ahmed b. Hanbel, Amr b. el-As (r.a.)'tan, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kibir ve israf olmaksızın yiyin, için, giyin ve sadaka verin. Zira Allah nimetini kulunun üstünde görmeyi sever. "

 

 

[3096] Nesai ve İbn Mace, Amr b. el-As (r.a.)'tan, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "İsraf etmeden ve kibirlenmeden yiyin, için ve giyin. "

 

 

[3097] İmam Ahmed b. Hanbel, Mikdam b. Ma'diyekrub el-Kindi'den şöyle nakleder: Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: ''Ademoğlu midesinden daha şerli bir kap doldurmamıştır. ''Ademoğlu için kendisini ayakta tutacak birkaç lokma yeterlidir. Mutlaka daha fazla yiyecekse midesinin üçte birini yiyeceğine, üçte birini içeceğine, üçte birini de nefesine ayırsın. " Bunu Nesai ve Tirmizi bir çok tarikle Yahya b. Cabir'den, sonrasında aynı senetle rivayet etmiştir. Tirmizi: Hasendir, demiştir. Başka bir nüshadakine göre Tirmizi: Hasen ve sahihtir, demiştir.

 

 

[3098] Hafız Ebu Ya'la Hasan-ı Basri kanalıyla Enes b. Malik (r.a.)'tan Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Canının her çektiğini yemen israftır. " Bunu Darekutni, el-Efrad'da rivayet etmiş ve "Bu garip bir hadistir. Sadece Bakiyye'nin rivayetiyle gelmiştir." demiştir. Süddi der ki: Kabe'yi çıplak olarak tavaf edenler hac mevsimi süresince iç yağım kendilerine yasaklarlardı. Onun için Allah (c.c) onlara ""yiyin, için, fakat israf etmeyin ... " buyurdu. Yani, helali haram kılma hususunda haddi aşmayın. Mücahid der ki: Yüce Allah onlara verdiği rızklardan yiyip içmelerini emretmiştir. Abdurrahman b. Zeyd der ki: "Fakat israf etmeyin" buyruğunun manası "haram yemeyin" dir; zira israf odur." Ata' el-Horasani, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: "yiyin, için, fakat israf etmeyin; şüphesiz Allah israf edenleri sevmez. " Yani, yiyecek ve içeceklerde israfa kaçmayın. Imam Taberi der ki: "Şüphesiz Allah israf edenleri sevmez." buyruğunda Allah (c.c) kendisinin koyduğu helal ve haram sınırlarını aşanları, helal ve haram kıldığı şeylerde haramı helal, helali haram kılmak suretiyle aşırı gidenleri sevmediğini, bilakis helal kıldığını helal sayan, haram kıldığını haram sayanları sevdiğini ifade etmektedir. Allah'ın emrettiği denge işte budur.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

32. De ki: Allah'ın kulları için yarattığı süsü ve temiz rızıkları kim haram kıldı? De ki: Onlar, dünya hayatında, özellikle kıyamet gününde mü'minlerindir. İşte, bilen bir topluluk için ayetleri böyle açıklıyoruz.