İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

A’raf Suresi

50 ve 51.ayetler

 

Cehennemdekilerin Cennettekilerden İstekleri:

 

50. Cehennem ehli, Cennet ehline: Suyunuzdan veya Allah'ın size verdiği rızktan biraz da bize verin! diye seslenirler. Onlar ise: Allah bunları kafirlere haram kılmıştır, derler.

51. O kafirler ki dinlerini bir eğlence ve oyun edindiler de dünya hayatı onları aldattı. Onlar, bu günler ile karşılaşacaklarını un uttukları ve ayetlerimizi bile bile inkar ettikleri gibi biz de bugün onları unuturuz.

 

Tefsiri:

 

Allah Teala Cehennem ehlinin zillet halini, Cennettekilerden içecek ve yiyeceklerinden vermelerini istemelerini, ancak bu isteklerine olumlu cevap verilmemesini anlatıyor. Süddi der ki: Ayetteki "Allah'ın size verdiği rızık" tan kasıt yiyecektir, Abdurrahman b. Zeyd der ki: Cennettekilerden yiyecekleri ve içecekleri şeyler isterler. Süfyan-ı Sevri, Osman es-Sekafi'den, Said b. Cübeyr'in bu ayet hakkında şöyle dediğini rivayet eder: "Adam babasına ve kardeşine "yandım, üzerime bir miktar su dök" der. "Onlara cevap verin" denilince, "Allah bu ikisini kafirlere haram kılmıştır" diye cevap verirler. Başka bir tarikle Said b. Cübeyr'den, İbn Abbas (r.a.)'ın böyle dediği rivayet edilmiştir. Abdurrahman b. Zeyd der ki: "Allah bu ikisini kafirlere haram kılmıştır." ayetinde kastedilen Cennet'in yiyecek ve içecekleridir.

 

 

[3114] İbn Ebi Hatim, Ebu Musa es-Safar'dan şöyle nakleder: İbn Abbas (r.a.)'a "En faziletli sadaka hangisidir?" diye soruldu -bir rivayette: "ben sordum" -, şöyle cevap verdi; Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "En üstün sadaka sudur. Cehennemlikler Cennetliklerden istekte bulunduğunda onlara "sudan veya Allah'ın size bahşettiğinden bize de verin" dediklerini işitmedin mi?"

 

 

[3115] Yine İbn Ebi Hatim Ebu Salih'ten şöyle nakleder: Ebu Talip hastalanınca ona "Senin şu yeğenine haber göndersen de sana Cennet'ten bir salkım meyve göndersin. Belki sana şifa verir," dediler. Gönderdikleri adam Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e geldiğinde Ebu Bekir (r.a.) onun yanındaydı. Ebu Bekir (r.a.): "Şüphesiz Allah onları kafirlere yasaklamıştır" dedi. 

 

Allah Teala daha sonra kafirleri ve "dinlerini oyun ve eğlence edinmek", "dünyaya, dünyanın cazibesine ve görkemine kapılıp emrolundukları ahiret yurdu için çalışmayı terk etmek" gibi dünyadaki esas niteliklerini zikrediyor.

"Onlar, bu günleri ile karşılaşacaklarını unuttukları ve ayetlerimizi bile bile inkar ettikleri gibi biz de bugün onları unuturuz. "Yani, onlara kendilerini unutan kimsenin yaptığı gibi muamele ederiz. Çünkü " ... Rabbimin yanında bir kitaptadır. Rabbim, ne yanılır ne de unutur" (Taha, 52) ayetinde buyrulduğu gibi, hiçbir şey Allah'ın bilgisi dışında kalmaz ve Allah hiçbir şeyi unutmaz. Allah Teala ise bunu mukabele kabilinden söylemiştir. Aynısı şu ayetlerde de vardır: "Onlar Allah'ı unuttular. Allah da onları unuttu! Çünkü münafıklar fasıkların kendileridir." (Tevbe, 67) "(Allah) buyurur ki: İşte böyle. Çünkü sana ayetlerimiz geldi; ama sen onları unuttun. Bugün de aynı şekilde sen unutuluyorsun!" (Taha, 126) "Denilir ki: Bu güne kavuşacağınızı unuttuğunuz gibi biz de bugün sizi unuturuz!" (Casiye, 34)

 

Avfi, İbn Abbas (r.a.)'tan "Onlar, bu günler ile karşılaşacaklarını unuttukları ve ayetlerimizi bile bile inkar ettikleri gibi biz de bugün onları unuturuz." buyruğu hakkında şöyle nakleder: Allah onları şerden (cezada) değil hayırdan unutmuştur. Ali b. Ebi Talha, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: Onlar bu gündeki buluşmalarını terk ettikleri gibi biz de onları terk ederiz. Mücahid der ki: Yani, onları Cehennem'de unuturuz. Süddi: Bu buluşma için çalışmayı terk ettikleri gibi biz de onları rahmetten yana terk ederiz.

 

 

[3116] Sahih bir hadiste şöyle buyrulmaktadır: Allah Teala kıyamet günü kula "Seni evlendirmedim mi, ikramlarda bulunmadım mı, at ve develeri hizmetine vermedim mi, insanlara başkan olmana ve gezip dolaşmana izin vermedim mi?" der. Kul "Evet, bunları yaptın ey Rabbim" der. "Sen hiç benimle buluşacağına inandın m;?" diye sorar. Kul "Hayır" der. Bunun üzerine Allah Teala "Öyleyse, sen beni unuttuğun gibi ben de seni unutacağım" buyurur.19

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

52. Andolsun biz onlara bir kitap indirdik. Onu inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak bilgi üzere uzun uzun açıkladık.

53. Onlar onun tevilinden başka bir şeyi mi bekliyorlar? Tevili geldiği gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki: Doğrusu Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler. Şimdi bizim şefaatçılarımız var mı ki bize şefaat etsinler veya (dünyaya) geri döndürülmemiz mümkün mü ki yapmış olduğumuz amellerden başkasını yapalım? Onlar gerçekten kendilerine yazık ettiler ve uydurdukları şeyler (putlar) de kendilerinden uzaklaşıp kayboldular.