İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

A’raf Suresi

180 ve 181.ayetler

 

Allah'ın İsimleri: 

 

180. En güzel isimler Allah'ındır. O halde O'na o güzel isimlerle dua edin. Onun isimleri hakkında eğri yola gidenleri bırakın. Onlar yapmakta olduklarının cezasına çarptırılacaklardır.

 

Tefsiri:

 

[3213] Ebu Hureyre (r.a.)'tan şöyle rivayet edilmiştir; Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allah'ın doksan dokuz, yüzden bir eksik ismi vardır. Kim bunları ezberlerse Cennet’e girer. Allah tektir, teki sever. " Bunu Buhari ve Müslim Süfyan b. Uyeyne'nin Ebu Zinad'dan, onun A'rec'den nakliyle rivayet etmiştir. Buhari ayrıca Ebu Yeman'm Şuayb b. Ebu Hamza'dan, onun da Ebu Zinad'dan ... nakliyle rivayet etmiştir.

 

 

[3214] Bunu Tirmizi de ... Velid b. Müslim'in Şuayb'm nakliyle -ki senedin gerisi aynıdır- rivayet etmiştir. Tirmizi'nin rivayetinde "Teki sever" den sonra şu ziyade yer almaktadır: "Allah’ın (c.c.) doksan dokuz ismi vardır. Kim onları sayarsa Cennete girer. O, kendinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah'tır. Rahman, Rahim, Melik, Kuddus, Selam, Mü'min, Müheymin, Aziz, Cebbar, Mütekebbir, Halık, Bari', Musavvir, Gaffar, Kahhar, Vehhab, Rezzak, Fettah, Alim, Kabid, Basıt, Hafıd, Rafi', Muizz, Müzill, Semi', Basir, Hakem, Adl, Latif, Habir, Halim, Azim, Gafur, Şekur, Ali, Kebir, Hafiz, Mukit, Hasib, Celil, Kerim, Rakib, Mucib, Vasi', Hakim, Vedud, Mecid, Bais, Şehid, Hak, Vekil, Kavi, Metin, Veli, Hamid, Muhsi, Mubdi', Muid, Muhyi, Mumit, Hayy, Kayyum, Vacid, Macid, Vahid, Samed, Kadir, Muktedir, Mukaddim, Muahhir, Evvel, Ahir, Zahir, Batın, Vali, Müteal, Berr, Tevvab, Muntakim, Afuvv, Rauf, Maliku'l-Mülk, Zülcelali ve'l-İkram, Muksit, Cami', Gani, Muğni, Mani', Darr, Nafi', Nur, Hadi, Bedi', Baki, Varis, Reşid, Sabur'dur. Tirmizi daha sonra şöyle demiştir: Bu garip bir hadistir. .. Ebu Hureyre (r.a.)'tan bir çok tarikle rivayet edilmiştir. Bu hadis dışındaki rivayetlerin çoğunda isimlerin zikredildiğini bilmiyoruz. Bunu İbn Hibban da Sahih'inde Safvan kanalıyla rivayet etmiştir. İbn Mace, Sünen'inde Musa b. Ukbe'nin A'rec'den, onun Ebu Hureyre (r.a.)'tan merfu olarak nakliyle rivayet etmiştir.

 

Onda Allah'ın isimleri, bazı ziyade ve noksanlıklarla birlikte, geçen hadistekine benzer şekilde yer almaktadır. Bir grup hadis aliminin dayandığı görüşe göre bu hadiste isimlerin sıralanması ona raviler tarafından yapılan bir ekleme (idrac) dır. Velid b. Müslim ile Abdulmelik b. Muhammed es-San'ani'nin Züheyr b. Muhammed'den naklettiklerine göre ona bir çok ilim ehlinden, onu kendilerinin söyledikleri ifadesi ulaşmıştır. Yani, Cafer b. Muhammed, Süfyan b. Uyeyne ve Ebu Zeyde el-luğavi'den varit olduğu gibi bu isimleri Kur'an'dan kendileri derlemişler (ve artı bir bilgi olsun diye rivayete eklemişler)dir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

 

Sonra şu bilinsin ki Allah'ın güzel isimleri doksan dokuzla sınırlı değildir.

 

 

[3215] Zira İmam Ahmed b. Hanbel'in, Müsned'inde İbn Mes'ud (r.a.)'tan rivayet ettiklerine göre o Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den nakletmiştir: "Bir Müslümanın başına kederleneceği veya hüzünleneceği bir şey gelir, o da: "Allah'ım! Ben senin kulunum. Erkek ve kadın kullarının evladıyım. Alnım (kontralüm) senin elindedir. Hakkımda senin hükmün geçerlidir. Hakkımdaki takdirin adalettir. Kendini isimlendirdiğin, Kitabında indirdiğin, kullarından birine öğrettiğin veya katındaki gayb ilminde kalmasını tercih ettiğin sana ait her isimle istiyorum ki: Kur'an'ı kalbimin baharı, göğsümün nuru, hüznümün ortadan kalkması ve kederimin gitmesi (için vesile) kıl" der ise Allah (c.c.) mutlaka onun hüzün ve kederini giderir ve onu sevince dönüştürür" buyurdu. Sahabeler: Ya Rasulallah! Bu sözleri (duayı) ezberlemeyelim mi? dediler. O (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Elbette, işitenin bunları ezberlemesi gerekir" buyurdu. Bunu İmam İbn Hibban da Sahih'inde benzer bir lafızla rivayet etmiştir. Maliki imamlarından fakih Ebu Bekir b. el-Arabi, el-Ahvezi fi Şerh et-Tirmizi kitabında bazılarının Kur'an ve Sünnet'ten Allah'ın bin ismini topladıklarını zikretmiştir.

 

Avfi, İbn Abbas (r.a.)'tan "Onun isimleri hakkında ilhad edenleri bırakın." buyruğu hakkında şöyle nakleder: İlhadçıların ilhadı Allah'ın isimleri arasında Lafı saymalarıdır. İbn Cüreyc, Mücahid'den bu ayet hakkında şöyle nakleder: Müşrikler Lafı Allah isminden, Uzza'yı Aziz isminden türettiler. Katade: İlhadlarından kasıt şirk koşmalarıdır, demiştir. Ali b. Ebi Talha, İbn Abbas (r.a.)'tan: İlhad yalanlamaktır, dediğini nakleder. Esasen İlhad Arapçada doğru yoldan ayrılmak, başka yola meyletmek, zulmetmek ve sapmak manasına gelir. Kabirdeki lahd de, kazılan çukur kıbleye doğru devam eden bir girinti olduğundan dolayı bu adı almıştır.

 

 

181. Yarattıklarımızdan, daima hakka ileten ve adaleti hak ile yerine getiren bir millet vardır.

 

Tefsiri:

 

"Yarattıklarımızdan" yani milletler arasında hakkı söz ve fiilleriyle uygulayan "daima hakka ileten" hakkı söyleyen ve ona çağıran "ve adaleti hak ile yerine getiren" hakkı uygulayan ve onunla hükmeden "bir millet vardır." ayette bahsedilen ümmetin Muhammed ümmeti olduğuna dair rivayetler varit olmuştur.

 

 

[3216] Nitekim Said, Katade'den şöyle nakleder: Bize Allah'ın Peygamberinden ulaşan bilgiye göre kendisi bu ayeti okuduğunda şöyle derdi: "Bu sizin içindir. Sizden önce o kavme de benzeri verilmişti. "Musa'nın kavminden hak ile doğru yolu bulan ve onun sayesinde adil davranan bir topluluk vardır. "

 

 

[3217] Ebu Cafer er-Razi, Rebi’ b. Enes'ten, Yarattıklarımızdan, daima hakka ileten ve adaleti hak ile yerine getiren bir millet vardır" buyruğu ile ilgili olarak şöyle nakleder; Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

"Ümmetimden hak yol üzerinde bulunan bir topluluk hep var olacaktır ve bu İsa (a.s) ne zaman inecekse onun inmesine kadar devam edecektir. "

 

 

[3218] Buhari ve Müslim, Sahih'lerinde, Muaviye b. Ebu Süfyan'dan şöyle rivayet etmişlerdir; Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

"Ümmetimden bir topluluk kıyamet gününe kadar hak üzere galip olacak, onları yardımsız ve desteksiz bırakanlar da onlara karşı gelenler de onlara zarar veremeyecek. " Başka bir rivayette: "Nihayet onlar bu hal üzere iken Allah'ın emri gelecek." buyurmuştur. Başka bir rivayette ise: "Onlar Şam' dadırlar" ifadesi vardır. 

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

182. Ayetlerimizi yalanlayanları, hiç bilmeyecekleri yerden helake götüreceğiz.

183. Onlara mühlet veririm kuşkusuz benim cezam çetindir.