İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

A’raf Suresi

204.ayetler

 

"Kur'an'ı işittiğinizde Susup Dinleyin"

 

204. Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah Kur'an'ın insanlar için gözleri açan deliller, hidayet rehberi ve rahmet olduğunu bildirdikten sonra, okunduğunda saygı ve tazim için susulmasını, Müşriklerin "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın. Umulur ki bastırırsınız" (Fussilet, 26) dedikleri gibi yapılmamasını emrediyor. Fakat bu emir, imam farz namazda Kur’an’ı sesli okurken daha kuvvetli bir emirdir.

 

 

[3248] Nitekim İmam Müslim'in Sahih'inde Ebu Musa el-Eş'ari (r.a.)'tan kanalıyla rivayet ettiği üzere Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Imam ancak kendisine uyulmak için imam yapılmıştır. Dolayısıyla o tekbir getirdiğinde siz de tekbir getirin, okuduğunda susun. " buyurmuştur. Bunu Sünen sahipleri de Ebu Hureyre (r.a.)'tan rivayet etmişlerdir. İmam

,

Müslim Ebu Hureyre (r.a.)'ın rivayetini de sahih saymış, fakat kitabına almamıştır.

 

 

[3249] İbrahim b. Müslim el-Hicri, Ebu İyfu'dan, o da Ebu Hureyre (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: "İnsanlar namazdayken konuşuyorlardı. "Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ... " ayetiyle diğer ayet nazil oldu ve böylece susmakla emrolundular.

 

 

 

[3250] İmam Taberi, Müseyyeb b. Rafi"den şöyle nakleder: İbn Mes'ud (r.a.) şöyle dedi: Namazdayken birbirimize selam verirdik. Bunun üzerine şu Kur'an ayeti nazil oldu: "Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin. "

 

 

[3251] Yine İmam Taberi, Beşir b. Cabir'den şöyle nakleder: İbn Mes'ud (r.a.) namaz kılarken bazı kimselerin imamla birlikte Kur'an okuduklarını duydu. Namazı bitirince şöyle dedi: "Anlamanızın vakti gelmedi mi? Aklınızı kullanmanızın zamanı gelmedi mi? Allah'ın size buyurduğu gibi:

"Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin. "

 

 

[3252] imam Taberi, Zühri’den şöyle nakleder: Bu ayet Ensardan bir delikanlı hakkında nazil oldu. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) her okuduğunda o da okurdu. Bunun üzerine "Kur’an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ... " ayeti nazil oldu. 

 

 

[3253] İmam Ahmed b. Hanbel ve Sünen sahipleri, Ebu Hureyre (r.a.)'tan şöyle rivayet etmişlerdir: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kur'anı sesli okuduğu bir namazı bitirdikten sonra "Biraz önce sizden birisi benimle birlikte Kur'an okudu mu?" diye sordu. Bir adam: "Evet ya Resulallah!" dedi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

 

"Ben diyorum ki: Kur'an okumada neden benimle yarışılıyor ki?" Resulullah Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in bu sözünü işittikten sonra insanlar artık O'nun okuduğu namazlarda O'nunla birlikte okumayı bıraktılar. imam Tirmizi:

 

Bu hasen hadistir, demiş, Ebu Hatim er-Razi sahih olduğunu söylemiştir. Abdullah b. Mübarek, Yunus'tan, o da Zühri’den şöyle nakleder: imamın sesli okuduğu namazlarda arkasında okunmaz. Sesini işitmeseler de insanlara imamın okuması kafi gelir. Fakat imamın içinden okuduğu namazlarda sessizce okurlar. imamın sesli veya sessiz okuduğu namazlarda arkasında hiç kimsenin onunla birlikte okuması olmaz. Çünkü Allah (c.c) "Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin. " buyurur.

 

Ben derim ki: Bir grup alimin görüşü de böyledir. Onlara göre imamın açıktan okuduğu namazlarda cemaatten olan kişilerin ne Fatiha'yı ne başka sureleri okuması vacip değildir. Bu İmam Şafii' nin iki kavlinden biri, yani kadim mezhebindeki görüşüdür. İmam Malik de bu görüştedir. Ahmed b. Hanbel'den iki rivayetten biri de böyledir. Dayanakları ise zikretmiş olduğumuz delillerdir.

 

İmam Şafii yeni mezhebinde: Cemaat imamın (Fatiha'dan sonraki) beklemelerinde sadece Fatiha'yı okur, demiştir. Bu sahabe, tabiin ve sonraki dönemlerden bir grup ilim ehlinin görüşüdür.

 

Ebu Hanife ve Ahmed b. Hanbel ise: Gizli veya sesli okunan okunan namazların hiçbirinde cemaate Kur'an okumak vacip değildir, demişlerdir.

 

 

[3254] Zira hadiste "Kimin imamı varsa imamın okuması onun için okuma yerine geçer" buyurulmuştur. Bu hadisi Ahmed b. Hanbel, Müsned'inde Cabir (r.a.)'tan merfu (Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in hadisi) olarak rivayet etmiştir. Bunu İmam Malik el-Muvatta'da Vehb b. Keysan'ın Cabir'den (r.a.) onun sözü olarak rivayet etmiştir ki bu rivayet daha sahihtir. Bu konu başka bir çok yerde detaylı olarak ele alınmıştır. İmam Buhari de konuyla ilgili müstakil bir kitap kaleme almış, gizli ve sesli namazlarda imamın arkasında Kur'an okumanın farz olduğu görüşünü tercih etmiştir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

 

Ali b. Ebi Talha, İbn Abbas (r.a.)'tan "Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun. .. " ayeti hakkında şöyle nakleder: ayette kastedilen farz namazlarda okunan Kur'an'dır. Abdullah b. Mugaffel'den de böyle rivayet edilmiştir. İmam Taberi, Talha b. Ubeydullah b. Keriz'den şöyle nakleder:

 

Vaiz vaaz verirken Ubeydullah b. Umeyr ile Ata b. Ebu Rebah'ı konuşurken işittim. "Zikr'e (nasihate) kulak verseniz de vaad olunan mükafatı hak etseniz?" dedim. Bana baktılar, sonra dönüp konuşmalarına devam ettiler. Sözümü tekrarladım. Yine bana baktılar ve konuşmaya devam ettiler. Onlara üçüncü kez söyleyince bana baktılar ve "O sadece namazdadır, dediler ve "Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ... " ayetini okudular. Süfyan-ı Sevri, Ebu Haşim İsmail b. Kesir'den, Mücahid'in "Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ... " buyruğu hakkında şöyle dediğini nakleder: Bu namazdaki kıraat hakkındadır. Bunu Mücahid dışında bir çok kişiden rivayet etmiştir. Abdurrezzak, Sevri'den, o Leys'ten, o da Mücahid'den şöyle nakleder: Bir kimse namaz dışında Kur’an okurken konuşmakta hiçbir sakınca yoktur. Said b. Cübeyr, Dahhak, İbrahim en-Nehai, Katade, Şa'bı, Süddi, Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem de aynı şekilde: Bundan kasıt namazda okunan Kur’an' dır, demişlerdir.

 

İbrahim b. Ebu Hürre'nin anlattığına göre o Mücahid'i "Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ... " hakkında: Bu namaz ve cuma hutbesinde okunan Kur'an hakkındadır, derken işitmiştir. İbn Cüreyc de Ata'dan bunun benzerini rivayet etmiştir. Hüşeym, Rebi’ b. Subeyh'ten, Hasan-ı Basri'nin:

 

Bu namazdaki ve zikir (hutbe) esnasındaki Kur'an hakkındadır, dediğini rivayet etmiştir. Abdullah b. Mübarek, Bakiyye'den, o Sabit b. Adan'dan şöyle nakleder: Said b. Cübeyr'i "Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ... " buyruğu hakkında şöyle derken işittim: Susmak kurban günü (bayram namazında ve hutbede), Ramazan bayramı gününde ve imamın Kur’an’ı sesli okuduğu namazlardadır.

 

İmam Taberi de, imamın arkasında ve hutbe esnasında susmayı emreden hadislerden dolayı ayette emredilenin namaz ve hutbedeki susma olduğunu tercih etmiştir. Abdurrezzak'ın Mücahid'den naklettiğine göre o imam korku ayetini veya rahmet ayetini okuduğunda arkasındaki birinin (Allah'a dua ve O'na sığınma gibi) bir şey söylemesini güzel bulmaz ve "Sükut!" derdi. Mübarek b. Fudale de, Hasan-ı Basrl'den: Kur'an okunan meclise oturduğunda onu dinle, dediğini rivayet etmiştir.

 

 

[3255] İmam Ahmed b. Hanbel, Ebu Hureyre (r.a.)'tan şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim Allah'ın kitabından bir ayet dinlerse ona kat kat sevap yazılır. Onu kim okursa kıyamet gününde kendisi için nur / ışık olur. " Bunu sadece İmam Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

205. Kendi kendine, yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabbini an. Gafillerden olma.

206. Kuşkusuz Rabbin katındakiler O'na kulluk etmekten kibirlenmezler, O'nu tesbih eder ve yalnız O'na secde ederler.