İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Enfal Suresi

19.ayetler

 

Müşriklerin Dualarının Aleyhlerine Dönmesi:

 

19. Eğer siz fetih istiyorsanız, işte size fetih geldi! Ve eğer küfürden vazgeçerseniz bu sizin için daha iyidir. Yine Peygamber’e düşmanlığa dönerseniz, biz de yardıma döneriz. Topluluğunuz, çok bile olsa, sizden hiçbir şeyi savamaz, Allah mü'minlerle beraberdir.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah kafirlere şöyle sesleniyor: "Eğer siz fetih istiyorsanız, işte size fetih geldi!" Yani, şayet siz Allah'tan yardım istiyor, O'nun (c.c) sizinle Mü'min düşmanlarınız arasında hükmünü vermesini istiyorsanız istemiş olduğunuz şey gerçekleşmiş bulunmaktadır.

 

 

[3309] Nitekim Muhammed b. İshak ve başkaları Zühri kanalıyla Abdullah b. Sa'lebe b. Suayr'dan şöyle nakletmişlerdi: Ebu Cehil Bedir günü "Allah'ım! Bizden akrabalık ilişkilerini en çok koparan ve bize bilmediğimiz şeyleri en çok getiren kim ise yarın sabah onu helak et." demişti. Bununla fetih ve zafer için dua ediyordu. Bunun üzerine "Eğer siz fetih istiyorsanız, işte size fetih geldi!... " ayeti nazil oldu.

 

 

[3310] İmam Ahmed b. Hanbel, Abdullah b. Sa'lebe'den şöyle nakle der: İki taraf birbiriyle karşılaşınca Ebu Cehil "Allah'ım! Bizden akrabalık ilişkilerini en çok koparan ve bize bilmediğimiz şeyleri en çok getiren kim ise yarın sabah onu helak et." dedi. Böylece Allah'tan fetih isteyen o oldu. Bunu Nesai de Tefsir kitabında Salih b. Keysan'ın Zühri'den bu senetle nakliyle rivayet etmiştir. Hakim, Müstedrek'inde Zühri kanalıyla rivayet etmiş ve "Buhari ile Müslim'in Sahih'lerinde tahric etmemiş olsalar da onların şartlarını taşıyan sahih bir hadistir" demiştir. Bunun benzeri de İbn Abbas, Mücahid, Dahhak, Katade, Yezid b. Ruman ve bir çok kişiden rivayet edilmiştir.

 

Süddi der ki: Müşrikler Mekke'den Bedir'e gelirken Kabe'nin örtüsünü aldılar ve Allah'tan zafer isteyerek "Allah'ım! İki askerin en yücesini, iki topluluğun en üstününü, iki kabilenin en faziletlisini muzaffer kıl" dediler. Bunun üzerine Allah (c.c) "Eğer siz fetih istiyorsanız, işte size fetih geldi!..." ayetini nazil etti. Yüce Allah (c.c) bununla, "Söylediğiniz kişiye yardım ettim ki o Muhammed'dir" demek istemiştir. Abdurrahman b. Zeyd der ki: Onların bahsedilen zafer duaları Allah'ın (c.c) bildirdiği şu dualarıdır: "Ey Allah'ım! Eğer bu Kitap senin katıhdan gelmiş bir gerçekse üzerimize gökten taş yağdır, yahut bize elem verici bir azap getir!" (Enfal, 32)

 

"Ve eğer ondan vazgeçerseniz bu sizin için daha iyidir. " Yani, içinde bulunduğunuz Allah'ı inkar ve küfür ile Peygamberini yalanlamayı bırakırsanız, bu sizin için dünya ve ahirette daha iyidir.

 

Allah'ın (c.c) daha sonraki "Yine Peygamber'e düşmanlığa dönerseniz, biz de yardıma döneriz." buyruğu başka bir ayetteki " ... Fakat siz eğer yine (fesatçılığa) dönerseniz, biz de sizi yine cezalandırırız. " (İsra, 8) buyruğu gibidir. Yani, içinde bulunduğunuz küfür ve sapıklığa tekrar dönerseniz, biz de tekrar bu olaydaki gibi yaparız. Süddi ise: Eğer siz evvelki gibi tekrar zafer isterseniz biz de Muhammed’e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) fethe, yardıma ve düşmanlarına karşı galip etmeye tekrar döneriz. Fakat birinci görüş daha kuvvetlidir.

 

"Topluluğunuz, çok bile olsa, sizden hiçbir şeyi savamaz. Allah da Mü'minlerle beraberdir." Yani, toplayabileceğiniz en büyük kalabalıkları toplasanız dahi Allah'ın kendisiyle olduğu kimseye galip gelecek yoktur. Zira Allah (c.c) Mü'minlerle beraberdir ki onlar Peygamber ordusu ve Muhammed Mustafa taraftarlarıdır.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

20. Ey iman edenler! Allah'a ve Rasulü'ne itaat edin, işittiğiniz halde O'ndan yüz çevirmeyin.

21. İşitmedikleri halde işittik diyenler gibi olmayın.

22. Çünkü Allah katında yaratıkların en kötüsü, düşünmeyen sağırlar ve dilsizlerdir.

23. Allah onlarda bir hayır görseydi elbette onlara işittirirdi. Fakat işittirseydi bile yine onlar yüz çevirerek dönerlerdi.