İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Enfal Suresi

25.ayetler

 

Herkesi Kuşatacak Azaptan Sakının:

 

25. Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz. Biliniz ki Allah'ın azabı şiddetlidir.

 

Tefsiri:

 

Allah Teala Mü'min kullarını günahkarlarla ve günahları direk işleyenlerle sınırlı kalmayıp aksine kötüleri ve diğerlerini birden kapsayacak, engellenemeyecek ve kaldırılamayacak bir fitneye, yani sınava ve belaya karşı uyarıyor.

 

 

[3318] Nitekim İmam Ahmed b. Hanbel, Mutarrif'ten şöyle nakleder: Zübeyr’e "Ey Ebu Abdullah! Sizi buraya ne getirdi? Öldürülen halifeyi zayi ettiniz. Sonra gelmiş onun kanını dava ediyorsunuz" dedim. Zübeyr (r.a.) şöyle dedi: Biz Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Ebu Bekir (radıyallahu an h), Ömer (r.a.) ve Osman (r.a.) zamanında "Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz." ayetini okurduk da, kendimizin onun kapsamında olacağımızı sanmazdık. Sonunda bizden olanlar oldu. Bunu Bezzar da Mutarrif'in Zübeyr’den nakliyle rivayet etmiş ve "Mutarrif'in Zübeyr'den bunun dışında bir hadis rivayet ettiğini bilmiyoruz." demiştir. Bunu Nesai ... Hasan-ı Basri'nin Zübeyr'den, benzer bir lafızla rivayet etmiştir. İmam Taberi, Hasan-ı Basri'den şöyle nakleder: Zübeyr "Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz. " buyruğunu kastederek şöyle dedi: Biz Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikteyken (bu ayetle) korkutulurduk, fakat sadece bize mahsus olduğunu sanmazdık. Bunu Humeyd de Hasan-ı Basri'nin Zübeyr’den nakliyle böyle rivayet etmiştir.

Davud b. Ebu Hind Hasan-ı Basri'den bu ayet hakkında şöyle nakleder:

Bu ayet Ali, Osman, Talha, Zübeyr (Allah hepsinden razı olsun) hakkında nazil oldu. Süfyan-ı Sevri, Salt b. Dinar'dan, o Ukbe b. Sahban'dan şöyle nakleder: Zübeyr (r.a.)'ı şöyle derken duydum: Bu ayeti kendimizi onun kapsamında görmeksizin uzun bir süre okuduk. Bir de baktık ki "Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, İçinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz. Biliniz ki Allah'ın azabı şiddetlidir." ayetiyle kastedilenler bizlermişiz. Bu Zübeyr b. Avvam (r.a.)'tan bir çok kanaldan rivayet edilmiştir.

 

Süddi der ki: ayet sadece Bedir ehli hakkında nazil olmuştu. Fakat Cemel vak'asına katılanları vurdu da birbirleriyle savaştılar. Ali b. Ebi Talha "Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz." buyruğu hakkında İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder:

 

"Onda sadece Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in ashabı kastedilmiştir." Ali b. Ebi Talha'nın yaptığı başka bir rivayette İbn Abbas (r.a.) şöyle demiştir: Allah (c.c) Mü'minlere önlerinde işlenen kötülüklere susmamalarını emrediyor ve aksi taktirde Allah'ın azabının onları kuşatacağını bildiriyor. Bu çok güzel bir tefsirdir. O yüzden Mücahid "Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, İçinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz." buyruğu hakkında:

 

Bu aynı zamanda sizin içindir, demiştir. Dahhak, Yezid b. Ebi Habib ve daha başkaları da böyle demişlerdir. İbn Mes'ud (r.a.) der ki: "Her biriniz mutlaka bir fitneye (imtihan vesilesi) sahipsiniz. Zira Allah (c. c) "Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır: Büyük mükafat ise Allah'ın yanındadır." (Teğabun, 15) buyurmuştur. Kim bir şeyden sığınacaksa, Allah'a (c.c), saptırıcı fitnelerden koruması için sığınsın." Bunu Taberi rivayet etmiştir. Hitap sahabelere olmakla birlikte hem onları hem diğer Mü'minleri kapsadığı görüşü asıl doğru görüştür. Fitnelere karşı uyarma hususunda varit olan hadisler de buna delalet etmektedir. Bu konuda müstakil bir kitabımız var ve İnşaallah bunlar orada açıklanacak. İmamlar da öyle yapmış, bu konuya mahsus kitaplar kaleme almışlardır.

 

 

[3319] Bu konuyla ilgili en özel rivayetlerden biri İmam Ahmed b. Hanbel'in Adiyy b. Umeyre'den yaptığı nakildir: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: ‘‘Aziz ve Celil olan Allah bazılarının fiili sebebiyle herkesi, ancak onları gözlerinin önünde münker işlerken görüp, karşı çıkmaları mümkün iken onu yapmamaları durumunda kapsar. Öyle yaptıklarında Allah (c.c) onu işleyen belli kimselere de genel halka da azap eder. " Senedinde meçhul bir ravi vardır. Bunu Kütüb-i Sitte sahiplerden biri dahi kitabında zikretmemiştir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

 

 

[3320] Başka bir hadis: İmam Alımed b. Hanbel Huzeyfe b. Yeman (r.a.)'tan şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Canımı elinde tutan Allah’a andolsun ki ya mutlaka iyiliği emreder, mutlaka kötülükteri sakındırırsınız. Ya da Allah çok yakında 'size kendi katından öyle bir ceza gönderir ki sonra dua edersiniz de duanızı kabul etmez. " Bunu Ebu Said de İsmail b. Cafer'in nakliyle rivayet etmiştir ve ondaki ifade şöyledir: "Ya da Allah (c.c) size öyle bir milleti musallatı eder ki sonra dua edersiniz de kabul buyurmaz. "

 

 

[3321] İmam Ahmed b. Hanbel, Ebu Rukad'den şöyle nakleder: Kölemle çıktım ve birlikte Huzeyfe (r.a.)'ye uğradık. Huzeyfe (r.a.) şöyle diyordu: Vallahi Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında bir adam tek bir kelime söylediğinde münafık olurdu. Ben ise tek bir mecliste onu sizden dört defa işitiyorum. Ya mutlaka iyiliği emreder, mutlaka kötülükten men edersiniz, birbirinizi hayra teşvik edersiniz. Yoksa Allah (c.c) hepinizi bir azapla silip süpürür. Veya başınıza en kötülerinizi getirir. Sonra en iyileriniz dua eder de duaları kabul olunmaz.

 

 

[3322] İmam Ahmed b. Hanbel, Amir'den şöyle nakleder: Numan b. Beşir'i (r.a.) hutbesinde parmaklarıyla kulaklarını işaret ederek şöyle derken duydum; Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: "Allah'ın sınırlarına riayet edenle oraya düşenlerin hali bir gemiye binmiş şu kimselerin haline benzer: Gemiye bindiklerinde bazıları en alt, en sert ve en kötü yerine, bazıları ise en yüksek yerine düşmüşlerdir. Alttakiler su almak istediklerinde üsttekilerin yanından geçerek onlara eziyet ederler. Bunun üzerine "Bize ait yerden bir delik açıp suyu oradan alsak, böylece üstümüzdekilere eziyet etmesek. " derler. Eğer yukarıdakiler onları kendi hallerine bırakırlarsa hep birlikte helak olurlar. Bundan engellerlerse hep birlikte kurtulurlar. " Bunu iki imamdan sadece İmam Buhari rivayet etmiş, İmam Müslim rivayet etmemiştir. Buhari bunu Şirket Kitabı ile Şehadetler Kitabı'nda, Tirmizi, Fitneler Kitabı'nda bir çok tarikle Süleyman b. Mihran A’meş'ten, o Şerahil Şa'bi'den rivayet etmiştir.

 

 

[3323] Başka bir hadis: Imam Ahmed b. Hanbel Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in hanımı Ümmü Seleme (r.anha)'dan şöyle rivayet etmiştir: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i "Ümmetim arasında günahlar çoğaldığında, Allah (c.c) kendi katından onları kuşatan bir azap gönderir." buyururken işittim. "Ya Rasulallah! Onlarda salih insanlar yok mu?" dedim. ''Evet, var" buyurdu. "Peki onlara ne yapar?" dedim. "İnsanların başına gelen onlara da gelir, sonra Allah'tan bir bağışlanma ve rızaya erişirler." buyurdu.

 

 

[3324] Başka bir hadis: İmam Ahmed b. Hanbel, Münzir b. Cerir'den, o da babasından şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bir millet günahlar işler de onlar arasında daha güçlü ve kuvvetli birileri olduğu halde onları değiştirmezlerse, Allah (c.c) mutlaka hepsini kuşatacak azap gönderir -veya onları cezalandırır-" Bunu Ebu Davud, Müsedded'den, o Ebu Ahvas'tan, o da Ebu İshak'tan rivayet etmiştir.

 

 

[3325] Yine İmam Ahmed b. Hanbel.. Ubeyd b. Cerir'den, o da babasından şöyle rivayet etmiştir: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Herhangi bir millette günahlar işlenir, onlar bunu işleyenlerden daha güçlü ve daha çok olurlar, sonra da değiştirmezlerse, mutlaka Allah (c.c) onların hepsine birden azap eder. " İmam Ahmed b. Hanbel daha sonra bunu Veki"in İsrail ile Abdurrezzak'tan, onların Ma'mer ile Esved'den, onların Şerik ile Yunus'ten, hepsi birden Ebu İshak es-Sübey'i'den ... rivayet etmişlerdir. Bunu İbn Mace de Ali b. Muhammed'in Veki’den .... nakli olarak rivayet etmiştir.

 

 

[3326] İmam Ahmed b. Hanbel, Aişe (r.anha)'dan şöyle nakleder; Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Yeryüzünde kötülükler arttığında Allah (c.c) yeryüzü halkına azabını gönderir." buyurdu. Ben: "İçlerinde Allah'a itaat eden kimseler olduğu halde mi?" dedim. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evet. Onlar sonraAllah'ın rahmetine kavuşurlar" buyurdu.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

26. Hatırlayın ki bir zaman siz yeryüzünde aciz tanınan az bir toplum idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz da, şükredesiniz diye Allah size yer yurt verdi. Yardımıyla sizi destekledi ve size temizlerinden rızklar verdi.