İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Enfal Suresi

27 ve 28.ayetler

 

Allah'a, Peygambere ve Emanetlere ihanet:

 

27. Ey iman edenler! Allah'a ve Rasulü'ne ihanet etmeyin, bile bile emanetlerinize de ihanet etmeyin.

28. Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir.

Allah'ın katında ise büyük bir mükafat vardır.

 

Tefsiri:

 

[3327] Abdullah b. Ebu Katade ile Zühri şöyle derler: Ayet Ebu Lübabe b. Abdülmünzir hakkında nazil oldu. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in hükmünü uygulamalarını bildirmesi için Beni Kureyza kabilesine göndermişti. Beni Kureyzalılar durumu ona sordular. O da "(Uymazsanız) boğazlanacaksınız" manasında eliyle boğazını işaret etti. Sonra Ebu Lübabe ne yaptığını farketti; Allah'a (c.c) ve Peygamberine (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ihanet ettiğini düşündü. Ölene veya Allah (c.c) tevbesini kabul edene kadar ağzına hiçbir şeyalmayacağına yemin etti. Medine'deki Mescid-i Nebevi'ye giderek kendini oradaki direklerden birine bağladı. Bu şekilde dokuz gün kaldı. Artık bitkinlikten baygın düşmüştü. Sonunda Allah (c.c) Peygamberine onun tevbesini kabul ettiğini bildiren ayetini indirdi. Bunun üzerine insanlar gelerek Allah'ın (c.c) onun tevbesini kabul ettiği müjdesini verdiler ve onu direkten çözmek istediler. Fakat Lübabe kendisini oradan ancak Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in bizzat kendi eliyle çözmesi için yemin etti. Bunun üzerine Rasulullah gelip (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu çözdü. Lübabe: "Ya Rasulallah! ben malımın hepsini sadaka vermek için adakta bulunmuştum" dedi. Allah 'Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Malının üçte birini tasadduk etmen yeterlidir." buyurdu.

 

Taberi, Muğıre b. Şu'be'den şöyle nakleder: "Ey iman edenler! Allah'a ,

ve Rasulü'ne ihanet etmeyin, bile bile emanetlerinize de ihanet etmeyin"

ayeti Hz. Osman (r.a.)'ın öldürülmesi hakkında nazil oldu.

 

 

[3328] Yine Taberi, Cabir b. Abdullah (r.a.)'tan şöyle nakleder: Ebu Süfyan Mekke'den yola çıkmıştı. Cebrail (a.s) Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gelerek "Ebu Süfyan filan filan yerdedir" dedi. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de "Ebu Süfyan filan filan yerdedir. Oraya doğru gitmek üzere yola çıkın ve bunu gizli tutun. " buyurdu. Münafıklardan bir adam Ebu Süfyan'a "Muhammed size saldırmak istiyor. Tedbirinizi alın." diye haber gönderdi. Bunun üzerine Allah (c.c) "Ey iman edenler! Allah'a ve Rasulü'ne ihanet etmeyin, bile bile emanetlerinize de ihanet etmeyin. " ayetini nazil etti. Bu çok garip bir rivayettir. Senedi ve metni problemlidir.

 

 

[3329] Buhari ve Müslim'in Sahih'lerinde yer alan Hatıp b. Ebu Beltea kıssasında ifade edildiğine göre o Mekke'nin fethedileceği yıl Mekke'lilere Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in onlara doğru geldiğini bildiren bir mektup yazdı. Allah (c.c) da Peygamberini (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bundan haberdar etti. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (mektubu götüren kişinin) peşinden birini göndererek geri çevirtti. Hatıp'ı da yanına çağırttı. Hatıp yaptığını itiraf etti. Hz. Ömer (r.a.) hemen ayağa kalktı ve "Ya Rasulallah! Şunun boynunu vurmayayım mı? Zira o Allah'a (c.c), Peygamberine (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ve Mü'minlere ihanet etmiştir." dedi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Onu bırak. Zira Bedir’e katılmıştır. Nereden biliyorsun; belki de Allah (c.c) Bedir'e katılanların tüm hallerinden haberdar olmuş ve "Dilediğinizi yapın; ben sizi bağışladım" demiştir. " Ben derim ki:

 

Doğrusu, bunun belli bir sebepten dolayı nazil olduğu sahih haberlerde sabit olsa da, ayet geneldir. Çünkü cumhur-u ulemaya göre sebebin hususiliği değil lafzın genelliği esas alınır.

 

İhanet, başkasına zararı olan ve olmayan büyük ve küçük günahları kapsar. Ali b. Ebi Talha, İbn Abbas (r.a.)'tan "bile bile emanetlerinize de ihanet etmeyin." buyruğu hakkında şöyle nakleder: Emanet Allah'ın (c.c) kullara emanet bıraktığı ameller, yani farzlardır. Allah (c.c) "onlara ihanet etmeyin" derken "Onlar hakkındaki ahdinizi bozmayın" demek istemektedir. Başka bir rivayete göre İbn Abbas (r.a.) ''Allah'a ve Rasulü'ne ihanet etmeyin" hakkında da: Yani, Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in sünnetini terk ederek ve Allah'a (c. c) karşı günahlar işleyerek ihanet etmeyin, demiştir.

 

Muhammed b. İshak bu ayet hakkında Urve b. Zübeyr'den şöyle nakleder: Yani, insanların gözü önünde Allah'ı razı edecek şeyler ortaya koyup sonra gözlerden uzakta onun emirlerine aykırı davranmayın. Çünkü bu emanetlerinizi zayi etmek, kendinize ihanet etmek demektir. Süddi der ki: Allah'a (c.c) ve Peygamber’e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ihanet ettiklerinde emanetlerine ihanet etmiş olurlar. Süddi yine: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den bir söz işittiklerinde onu Müşriklere duyuracak kadar yayıyorlardı, der. Abdurrahman b. Zeyd der ki: Allah (c.c) sizi münafıkların yaptıkları gibi Allah'a (c.c) ve Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e ihanetten men ediyor. "Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir." Yani, Allah'ın (c.c) sizi deneme ve sınama vesilesidir. Çünkü onları size, onlardan dolayı Allah’a şükredecek misiniz, onlar hakkında Allah'a itaat edecek misiniz, yoksa onlarla oyalanarak Allah'ı unutacak mısınız, Allah (c.c) yerine onlara razı mı olacaksınız, işte bunları bilmek için vermiştir. Nitekim Yüce Allah "Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır: Büyük mükafat ise Allah'ın yanındadır." (Teğabun, 15) buyurur. Yine, "Her canlı, ölümü tadar. Bir deneme

olarak sizi hayırla da, şerle de imtihan ederiz. Ve siz, ancak bize döndürüleceksiniz. " (Enbiya, 35) buyurur. Yüce Allah yine: "Ey iman edenler! Mallarınız

,

ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte

onlar ziyana uğrayanlardır." (Münafikun, 9) buyurur. Allah Teala bir ayette de:

"Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, kusurlarını örterseniz, bilin ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir. " (Teğabun, 14) buyurur.

 

"Allah'ın katında ise büyük bir mükafat" yani, Allah'ın ödülü ve ihsanı "vardır. " Onun Cennetleri sizin için mallardan ve evlatlardan daha hayırlıdır. Zira bazen onlardan sana düşman çıkar. çoğunun sana bir faydası yoktur. Allah (c.c.) ise dünya ve ahiret için yegane tasarruf ve yetki sahibidir. Kıyamet gününde bol mükafat sadece O'nun katındadır. Bir rivayete göre Allah (c. c) şöyle buyurur: "Ey Ademoğlu! Beni ara ki bulasın. Beni bulursan her şeyi bulursun. Beni kaybedersen her şeyi kaybetmiş olursun. Ben senin için her şeyden daha sevgiliyim (senin için öyle olmalıyım)."

 

 

[3330] Sahih bir hadiste Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurur: "Üç kimse vardır ki kim onlar arasında olursa imanın tadını alır:

Allah ve Rasulü kendisine onlar dışındaki her şeyden daha sevgili olan kişi. Birini yalnız Allah için seven kişi. Cehenneme atılmak kendisine Allah (c.c.) kurtardıktan sonra küfre dönmekten daha sevimli gelen kişi. "

 

Hatta Allah (c. c) ve Peygamberinin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sevgisi çocuklarından, mallardan ve canlardan öndedir.

 

 

[3331] Nitekim sahih bir hadiste Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurur: "Canımı elinde tutan Allah'a andolsun ki sizden hiç kimse ben kendisine canından, malından ve bütün insanlardan daha sevimli olmadıkça iman etmiş olamaz. "

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

29. Ey iman edenler! Eğer Allah'tan korkarsanız O, size iyi ile kötüyü ayırt edecek bir anlayış (furkan) verir, kusurlarınızı siler (kefaret) ve onları sizin için gizler (mağfiret). Şüphesiz Allah büyük lütuf sahibidir.